KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

AZERİ SANATÇI CAVİT TEBRİZLİ İLE SÖYLEŞİ

  Arzu KILIÇ

          arzu.kilic@tbd.org.tr
         AZERİ SANATÇI CAVİT TEBRİZLİ İLE SÖYLEŞİ

 Azeri sanatçı Cavit Tebrizli ile söyleşi

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Arzu Kılıç’ın, Azeri sanatçı Cavit Tebrizli söyleşisie:

AZERİ SANATÇI CAVİT TEBRİZLİ:

“SAHNEDE OLMADIĞIM ZAMAN EKSİĞİM”

Mecbur kaldığı için yıllar önce Türkiye’ye geldiğini söyleyen Tebrizli, Türkiye’de yaşamaktan son derece memnun olduğunu ve Türkiye’nin kendisi için ikinci vatanı olduğunu belirtti.

Hepinizin yakından tanıdığı, yanık sesi ile yüreğimizi dağlayan Azeri sanatçı Cavit Tebrizli ile sizler için görüştüm. Cavit Tebrizli’yi sanatçı kişiliği, yaptığı albümler ve konserlerinin yanı sıra, mütevazı oluşu ve sıcakkanlılığı ile de tanıyoruz. Cavit Tebrizli ile müzik hayatı, hayata bakış açısı, hobileri ve bugüne kadar hakkında bilinmeyenleri konuştuk.

İran Azeri’si ve Azeri sanatçısı olarak sizi tanıyoruz ancak hakkınızda çok az şey biliyoruz. İran’da Tebriz Radyosu solisti iken 1985’te ani bir kararla Türkiye’ye yerleştiniz ve bu tarihten itibaren Türkiye’de yaşıyorsunuz.  Niçin Türkiye’ye geldiniz? Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

-İran Azeri’si demiyorum. İran’da yaşayan Azerbaycan Türkleriyiz. Sayımızda 35 milyonun üstündedir. Aslında ani bir karar değildi Türkiye’ye gelmem. Yılların bana verdiği bir zorlama idi. Mecbur kaldım… Tebriz Radyosu’nun solistiydim. Son dönemde İran İslam Cumhuriyeti devriminden sonra bize marşlar söylettirmeye çalıştılar. Ben de ruhuma ve karakterime uymadığı için söylemedim. O nedenle karar verdim ve 1985’te Türkiye’ye geldim.

Benim çocukluğumdan beri müziğe yatkınlığım var. Rahmetlik babam din bilginiydi ancak müziğe yatkınlığı vardı. Müthiş bir sese sahipti. Çok güzel ilahiler söylerdi. Ben babamın mesleğini tercih etmedim. Müzik ve sanata verdim kendimi.

Türkiye’de en çok tanınan şarkılarım “Ayrılık” ve “Size Selam Getirmişem” adlı iki eserdir. Bunların bestekârı olan üstat Ali Selimi’nin öğrencisiyim. Ondan ders aldım.  Sekiz seneden fazla onun şefliğinde birlikte aynı radyoda çalıştık.

Tebriz Güzel Sanatlar mezunuyum. Devrimden sonra kapandı. Kısaca geçmişim budur.

En büyük hayalim…

Konserlerinizde hep vatan özlemiyle yandığınızı belirtiyorsunuz. Yanık sesinizle söylediğiniz şarkılarınızda memleket özleminizi hissettiriyorsunuz dinleyicilere. Hatta bir konserinizde Türkiye-İran sınırına kadar gidip memleketimin havasını içime çektim demiştiniz. İran’a tekrardan gitme imkânınız olsaydı ilk ne yapardınız?

-Tebriz’e ilk ayağımı basar basmaz yüzümü toprağına sürerdim. Çünkü yaklaşık 30 yıldan fazla süredir hasretim o toprağa. Toprağını öperdim ve hemen o güzel halkıma bir konser verirdim. Bizi ancak bir konser bir araya getirir. Sorduğunuz için söylemiyorum hep hayalimde böyle bir şey var.

Türkiye’de yaşamaktan memnun musunuz?

-Türkiye’de yaşamaktan son derece memnunum. Türkiye benim için Azerbaycan’dır. Ankara benim için Tebriz’dir. Iğdır ve Kars benim için köyümüzdür. Türkiye’nin her yeri benim için değerlidir. Mesela iki ay önce Çorum’da düğüne davet edildim. Şereflikoçhisar’a gideceğim yakında. Yani Türkiye’nin her tarafı bana ikinci Azerbaycan’dır. Burası benim yuvamdır, yurdumdur. Vatandaşlığını aldım diye değil. Vatandaşlığını almasaydım da yine burası benim vatanım olurdu.

Eşiniz ve çocuğunuzdan biraz bahseder misiniz? Nerede yaşıyorsunuz?

-Eşim ve oğlum ile Ankara’da yaşıyorum.

Çocuğunuz ne eğitimi aldı? O da sanatçı olmak istiyor mu?

-Bir çocuğum var. Oğlumun ismi Savalan’dır. Savalan bir dağ ismidir. Savalan Dağı, ‘İran’daki Türk Başkenti’ Tebriz’e karayolu ile 3 saat uzaklıkta olan 4811 metre yükseklikteki volkanik bir dağ. Şuan pasif olan efsanevi bir dağdır. Oğluma bu dağın ismini verdim. Azerbaycan’da yaygın bir isim. 

Oğlum 17 yaşında ve güzel sanatlar bölümü, lise öğrencisi. İleride konservatuar düşünüyoruz. Benim yolumda ilerliyor bakalım…

Öyle bir sese sahipsiniz ki Azeri türkülerini sizin yorumunuzla dinlemek deyim yerindeyse insanın içini dağlıyor… Ben ne zaman dinlesem sizi geçmişe gidiyorum. Kaybettiklerimi ve geçmiş anılarımı hatırlıyorum. Merak ediyorum kendi sesinizi dinlerken duygulanıyor musunuz?

-Ben kendi sesimi hiçbir zaman dinlemem  Sadece kayıt sırasında kendimi izlerim. Onun dışında bakmam. Arabada kendi CD’mi takıp sesimi dinleyenlerden değilim. Arkadaşlarım söyler CD’ni tak dinleyelim diye ancak ben istemem.

Yaptığımız müzik dünya standartlarında

Türkiye’de ve yurtdışında sık sık konserleriniz oluyor. Bize konser programınızdan bahseder misiniz? Çalışmalar nasıl gidiyor?

-Konserlerim yurtdışında, yurtiçinde değişik ülkelerde oluyor. Başta Türk vakıf ve dernekleri, Azerbaycan Cemiyetleri davet ediyorlar. Gittiğimiz ülkelerde veya şehirlerde Türklerin yanı sıra yabancılar da çok ilgi gösteriyor. Yaptığımız müzik dünya standartlarında bir müzik. Bütün milletlerin kulaklarına hoş bir sedadır. Örneğin beni Stockholm ve Oslo Belediyesi davet etti. Azerbaycan müziğinin dışında hiçbir şey icra etmiyorum. Amerika’da Bloomington Üniversitesi’nden davet geldi. Orada seyircinin yüzde 65’i Anadolu Türküdür. Onlar için Anadolu türküsü de söyledim. Ancak prensip olarak hep Azeri türkülerini söylüyorum dinleyicilerim için. 

Türklerin Azeri şarkılarını söylemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Türkiye’de Azerbaycan müziği çok seviliyor. Kardeş ülkeyiz neticede. İster istemez kulak aşinalığı oluyor. Anadolu Türküleri söylüyorum. Ben nasıl hakkını veremiyorsam onlar da veremiyor.

Müziğe gerçekten saygısı olan sanatçılar var. Zeki Müren’i Allah rahmet etsin. Çok saygı duyduğum ve sevdiğim bir sanatçıydı. “Ayrılık (Fikrimden Geceler) ” şarkısını söylemek istedi. Ankara’dan rahmetlik yeğeni ile birlikte yola çıktık ve İstanbul’a gittik. Bir gün evinde misafir etti beni. “Ayrılık” şarkısının notasını hocam faksladı ve bize gönderdi. Şarkının bütün notalarını, vurgularını ve işlenecek motiflerin hepsini birer birer benden sordu. Zeki Müren bu şarkıyı benden dinlediği için bunu yaptı. Müziğe ve sanata saygı budur. Müziğe hakkını vermek isteyen bunu yapar. Zeki Müren’den “Ayrılık” şarkısını dinlemeyenler mutlaka dinlesinler. Güfte ve bestecisi Ali Selimi’dir.

Türk şarkıcılarından Azeri şarkı söylemek isteyenlerin o yörenin müzisyenlerine sorması doğru olur. Azerbaycan yöresinin sanatçısı olduğum için o şarkı hangi aksanda söylenir, vurgusunu söylerim.

Azeri ve Türk müzisyenlerden en çok kimleri dinlersiniz?

-Eski sanatçıları dinlerim daha çok. Eskilerden idolüm Ebülfet Aliyev’dir. Şövket Elekberova, Hüseyinağa Hadiyev ve daha birçoklarını severek dinlerim. Türkiye’de de sevdiğim sanatçılar var. Anadolu türkülerini dinlemeyi tercih ediyorum. Pop müzik veya yeni şarkıları dinlemiyorum.

Rahmetlik Kayahan’ın tarzını çok severim.

Türkülerden beslenmiş ve makamsal ise pop müzik dinleyebilirim.

Türkiye’deki sanatçılarla çalışıyor musunuz? Düet yapmayı hiç düşündünüz mü?

-Turnelerde birçok Türk şarkıcı ile çalıştım. Düet ise en son Berhan Arısoy ile oldu. Çok güzel bir sesi var. Onun “İlhama Geldi” adlı bir Azeri şarkısı vardı. Birlikte düet yaptık bu parça için. O düet diyor ancak ben vokal diyorum. Çünkü şarkının nakarat kısmında eşlik ettim. Uğur getireceğine de inanıyorum.

İnternet’ten kitap okuyorum

-Müziğin dışında Cavit Tebrizli neler yapar? Yeteneklerinizden ve hobilerinizden bahseder misiniz?

-Müziğin dışında ticaret ile uğraştım bir ara. Ankara’da iki restaurant işlettim. Sahnelerden uzak kalınca devrettim. Çok güzel para kazandım ancak ben sahnede olmadığım zaman eksiğim.

Şuan çok şükür sahnelerdeyim, konserlerdeyim, düğünlerdeyim, TV programlarına katılıyorum.

Kitap okumayı çok seviyorum. Babamdan kalma bir alışkanlıktır. Eskiden çok okurdum. Özellikle şiir kitaplarıyla çok ilgiliyim. 8-9 aydır elime kitap almadım. İnternet’ten bulup okuyorum kitapları.

Edebiyatı severim. Oğlumla sinemaya gideriz fırsat buldukça.

Sizi her gördüğümde daha sportmen ve enerjik buluyorum. Düzenli olarak spor yapıyor, beslenmenize dikkat ediyor musunuz?

-14 yaşımdan beri spor yapıyorum. Abimden bana geçen bir alışkanlık. Son iki senedir omzumda ağrı olduğundan dolayı spor yapamıyorum. Bu yüzden de göbeğim var şuan

Zaman zaman koşuyorum, yürüyorum, yüzüyorum.

Beslenmeme dikkat ediyorum. Yağlı yemekleri tercih etmiyorum.

Doğal ve samimiyim

Gözlemlediğim kadarıyla dinleyicilerinizle iletişiminiz çok iyi. Onların gözlerinin içine bakıyorsunuz ve her zaman pozitifsiniz. Özel hayatınızda da hep böyle misiniz?

-Ben hep böyleyim…Hiçbir zaman sahnede başka bir havada olmadım. Yapmacık değilim. Dostlarım, arkadaşlarım bilirler beni sevecenimdir. Sevip sevilmeyi çok severim 

Büyükle büyük olur, küçükle de küçük olurum. Halkla iç içe olmayı seviyorum. Ben insanları medyadan veya albümlerinden değil de birebir sıcak ilişkilerimle kazanmışımdır.

Parası az veya çok olsun ya da hiç olmasın ayırt etmeden konserlerimde halkla buluşmayı seviyorum. İnsanlarla, dostlarla, arkadaşlarla buluşacağım için koşarak gidiyorum her yere.

Doğallığımı severler. Bu şekilde sevdirmişim kendimi 

Hayatta müzik dışında sizi besleyen şeyler neler?

-Edebiyat ve şiir diyebiliriz. Bunun dışında spor yapmayı ve doğayı çok seviyorum. İşim yoksa hemen ilk fırsatta kendimi yeşilliğe ve denize bırakırım.

Dürüst olup içten istedikten sonra her şey olur

Hayatta yenildiğiniz noktada kendinizi ayağa kaldıracak enerjiyi nereden buluyorsunuz?

-Enerjimin kaynağı dürüstlüğüm, Allah’a inancımdır. Bütün kapıların üzerime kapandığı bir dönemde iki defa sanki Allah’ı hissettim. Hiç olmayacak bir şey için ona yalvardım ve istedim. Ertesi gün bir mucize oldu. Yaradan isteğimi verdi. Dürüst olup içten istedikten sonra her şey olur inanın buna.

Ben kafamı yastığa koyduğumda vicdanen rahatım. Bilmeyerek insanlara kötülük yapmış olabilirim. Sizin aracılığınızla da buradan binlerce kere özür diliyorum. Ancak bilerek kimseye kötülük ve yanlış yapmadım. Bilerek yaptığım yanlışlar için gidip özür dilemişimdir. Kendimi affettirmişimdir. İnsanız hepimiz hata yaparız. Kendimi bildim bileli kimseyi kandırmadım. Allahtan hep korktum…

Makam, şöhret ve nefsim için yanlışlar yapmadım. O nedenle de rahatım.

Babamın vasiyetidir. Babam, “oğlum sen dürüst ol istediğin her şey senin olur” derdi. Babam bana güzel bir yol gösterdi ve ben o yolu izliyorum…

Hayattan büyük bir beklentim yok

-Günlük hayatta bize var olduğumuzu hissettiren araçlar azaldığından maneviyatı unutup maddiyatla ve her şeyi tüketerek yaşıyoruz. Çoğu zaman geçmişteyiz ve geleceğimizi telaşla yaşıyoruz. An’ı yaşamayı ise unutuyoruz. Siz an’ı yaşayabilmeyi başaran şanslı insanlardan mısınız?

-Ben an’ı yaşarım. Çünkü hayattan büyük bir beklentim yok. Hiçbir zaman hırslı bir insan olmadım. Çok küçük şeylerden bile mutlu olabilen biriyim. Çünkü her şeyin maddiyatla olacağına inanmıyorum. İnsan en dar gününde bile mutlu olabileceği bir bakış açısına sahip olabilir.

İnsanoğlu dünyaya hırsla bakmıyorsa neden mutlu olmasın ki…

-Günümüzde duygularımız hızlı tatmin bulmak istiyor, midemiz ani doyumları yaşamak istiyor. Her şeyin dokunmatik olmasını istediğimiz hayatta aşk da bir anlam kaybına uğruyor.  İnsanlar gerçekten derin bir aşkla sevmek ve sevilmek istiyorlar, ancak, bağlanma ve aşk gibi kavramlar giderek yüzeyselleştiğinden dolayı insanın ruhsal krizinin artışı kaçınılmaz oluyor. Bu tükenmişlik ve yüzeyselliğin önüne geçmek mümkün mü?

-Kesinlikle mümkündür. Hayatta bir şeyi çok yıpratmayacaksınız. Her şeyin bir dozu olmalı. İnsan nefsini dizginleyebilmeli. Fazla “işbaa olmaq” iyi değil. Yani doymayacak, nefsinizi çok doyurmayacaksınız. Aşkta böyledir. Sadece karşı cins değil. Ben arkadaşlarımla her gün görüştüğümde şakayla karışık diyorum ki bıktım sizden gidin biraz özletin kendinizi.

Doymak kötü bir şeydir bana göre. Mahrumiyette kötüdür fazla demokrasi de…

Avrupa’ya bakıyorum o kadar çok şey var ki artık yiyemiyorlar. Her şeyin bir sınırı var.

Maneviyatla ilgili çok ciddi problemlerimiz var bugün. Bir kere dilimizle gönlümüz birbirini tutmuyor. Bu samimiyetsizlik neden?

-Riyakârlık fazla baskıdan olur. Serbest toplumlarda riya ve sahtekârlık olmaz. Baskı ve zulmün olduğu yerde yalan ve samimiyetsizlik vardır. Örneğin aileden yola çıkacak olursak siz çocuğunuzu korkutursanız onu yalana itersiniz.

İnsanların birbirini hoş görmesini öneriyorum. Herkes hata yapar. Hatalarımızı anlayıp bir daha yapmamalıyız. Hataların cezasını ağır ödetirseniz yalan ve riyakârlık başlar.

Sosyal medya araçlarını (Facebook, Instagram vs…) kullanıyor musunuz?

-Sadece Facebook’u kullanmayı tercih ediyorum.

Sosyal medya olduğundan beridir menajer ile çalışmıyorum

İçinde yaşamış olduğumuz tüketim toplumunda sosyal medya araçları ile insanlar daha da yalnızlaşıyorlar. Vızır vızır öten cep telefonları, sosyal medya bağımlılığı derken kimsesizleşen insanlığın gerçek sorunu ne sizce?

-Sosyal medya birçok kolaylığı sunuyor insanlara. Şuan özlem diye bir şey kalmadı.

Bayramlarda ve özel günlerde herkese gönderilen, samimiyetsiz kutlama mesajlarından hoşlanmıyorum. Üç-dört kelime yazıp binlerce kişiye göndermek saygısızca bir şey…Böyle mesajları hemen siliyorum. Ben mesaj gönderdiğimde kişilerin isimlerini yazar, hatırlarını sorarım. Eskiden kartpostal gönderirdim. Şimdi de gönderiyorum. Nasıl mutlu oluyorlar anlatamam. Biraz zahmet edecek ve emek vereceksin.

Sosyal medya olduğundan beridir menajer ile çalışmıyorum. İşlerimin yüzde 90’ini İnternet aracılığı ile yapıyorum. Sevdiklerime sadece sosyal medya ile değil telefon, kartpostal ile ulaşıyor ve ziyaretlerine gidiyorum. Sevdiklerimle yüz yüze konuşup, karşılıklı çay içmek, sohbet etmek gibisi var mı…

Sosyal medyayı kullanacağız ama birebir ilişkileri de unutmayacağız. Birbirimizin sesini duymadan, yüz ifadelerini görmeden iletişimin anlamsız olduğunu düşünüyorum.

Kars ve Iğdır halkını çok seviyorum

-Son olarak sizi en çok seven ve dinleyenler Iğdır-Kars bölgesinden olduğunu biliyorum. Iğdırlı ve Karslı hayranlarınıza buradan ne söylemek istersiniz?

-Ben hayran demiyorum onlara. Sevildiklerimizdir onlar. Onların sayesinde zaten Türkiye’de yaşıyorum. 77 milyon Türk halkı beni bağrına bastı. Artık bu topraklarda misafir olmadığımı, üvey evlat olmadığımı biliyorum.

Azerbaycan kökenli Türklerin yaşadığı en yoğun bölge Iğdır-Kars’tır. En çok beni buralardan davet ederler. Ben onlarla varım. Allah onların muhabbetini bin bir katına çıkarsın. Onları çok ama çok seviyorum. İnanıyorum ki şarkılarımı söylerken gönüllerinde hissediyorlar. Onların yüreğine sağlık. Allah beni onlara çok görmesin onları da bana...

Ağustos’un ilk haftasında Kars’a gidiyorum. Belediye etkinlikleri ve düğün davetleri var. Sürekli oralarda olacağım.

Kars’ımız medeniyet ve kültür kentidir. Kars’ın eski binalarını gördüğümde her binanın önünde durup fotoğraf çektiririm. Kars’ın entelektüellerini biliyorum. Onların sohbetlerine doyamıyorum. Kars’ın o kadar güzel insanları var ki doyum olmuyor.

Kars’ın daha iyi olacağına inanıyorum. Bir Azerbaycan atasözü vardır;  “su gelen arha diyerler gene bir gün su geler.” İsterim ki Kars’ın daha iyi imkânları olsun ve Kars halkı mutlu olsun.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) 

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 31179 Defa Okundu
2015-08-03

SON YAZILARI

TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Melek Bar Elmas: Minyatip söyleşisi Yazar Kılıç’tan Nezih Kuleyin ile Söyleşi AŞKIN BEDEN DİLİ, NEZAKETİN BEDEN DİLİDİR Üç kere “AYN” deyin… “Neşeli Günüm” ile neşelenin! “Kurum kimliğiniz ile yaptığınız paylaşımlara özen gösterin!” Gazeteci Şeref Oğuz: Ar-Ge genellikle bizde Ür-Ge’ye dönüşüyor Yazar Kılıç’tan Prof. Dr. Alkin ile Söyleşi Azeri sanatçı Cavit Tebrizli ile söyleşi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Narman Ziraat Meslek Lisesi Mezunları 37 yıl sonr
Narman Ziraat Meslek Lisesi Mezunları 37 yıl sonra buluştu
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır