KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

“NEŞELİ GÜNÜM” İLE NEŞELENİN!

  Arzu KILIÇ

          arzu.kilic@tbd.org.tr
         “NEŞELİ GÜNÜM” İLE NEŞELENİN!

  “Neşeli Günüm” ile neşelenin!

Kafkas Haber Ajansı ( KHA) Yazarı Arzu Kılıç’ın Neşeli Günüm prodüksiyon şirketi ile yaptığı söyleşisi:

Değerli okurlar,

Koskocaman bir yılı de bitirmek üzereyiz. Acısıyla, tatlısıyla, kavgasıyla, sevinçleriyle, kırgınlıklarıyla bir 365 günü daha geride bırakıyoruz.

Şimdi yine herkes, yeni yıla yeni anlamlar yükleyecek ve yeni hedeflerini sıralayacak.  Daha iyi kariyer fırsatları, daha iyi bir ev, bir aşk, yeni bir hayat vs… Bence öncelikle geçtiğimiz yılı daha iyi analiz edip ona göre yeni kararlarımızı almalıyız. Maddi beklentilerden çok kendimize, iç dünyamıza yönelip kendimizi, aslında ne istediğimizi, neyi yapabildiğimizi ve neyle mutlu olduğumuzu belirlemeliyiz. Huzur, hayatın bize sunduklarını kabul etmekten geçiyor bence. Her şeyin daha iyisi değil de hayatın bize sunduklarına şükretmeliyiz.

Yeni yılda yeni planlar ve hedeflerimiz olacak tabii ki.  Onlar da olsun ancak çokça hayal kuralım. Gerçekleşmesi mümkün olmasa da hayal kuralım... Her şey hayal etmekle başlamıyor muydu? Hedeflerden çok hayallere inanıyorum. Her fırsatta hayal kurun ve şükredin. Hedefleriniz ve hayalleriniz gerçekleşmese de hayatınızı sevin. Kendinizi çokça sevin.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Bu ay, yeni yılda evlilik planları yapan veya evlenmeyi hayal edenlere sesleniyorum. Sizleri, yaratıcı ve çok eğlenceli bir ekiple tanıştırmak istiyorum.

“Neşeli Günüm”, merakı ve yaratıcı düşünmeyi kural olarak belirlemiş bir prodüksiyon şirketi. Fark yaratarak çalışmalarını sürdürüyor. 8 kişilik bir ekip olarak çiftlerin en özel anlarında yanlarında olup özel anlarını görüntülüyorlar. Yaptıkları iş sadece fotoğraf çekmek ve kameraya almak değil. Onları diğer şirketlerden ayıran özellikleri var. Kaliteli işler çıkartıyorlar, anı yakalıyorlar ve her an yanınızdalar. Birçok çiftin poz verilen klasik fotoğrafları yerine, doğal gelişen anlarından oluşan fotoğraflarını tercih ediyorlar. Gelen çiftleri “müşteri” değil de “arkadaş” olarak tanımlıyorlar. İş bitse bile çiftlerle arkadaşlıklarına devam ediyorlar. Hizmetlerini sunarken sosyal medyadan olabildiğince yararlanmaya çalışıyorlar.

Ankara’daki Uğur Mumcu Caddesi’nde bulunan “Neşeli Günüm” ofisinde, sizi renkli ve çok sıcak insanlar bekliyor. Ofisteki kocaman sarı koltuğa hayran kaldım. Oturduğunuzda rahatlıyor ve bütün negatif enerjinizi atıyorsunuz. Daha sonra iş, hayallerinizi gerçekleştirmek için kendinizi ekibe doğru ifade etmenize kalıyor.

Neşeli Günüm’ün kurucularından Ertan İyiaksu ile şirin ofisin sarı koltuğunda oturarak yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum.

Herkese huzurlu ve enerjik bir 2016 yılı diliyorum

-Neşeli Günüm yapım şirketini kurma fikri nasıl oluştu? Hangi amaçla ve ne zaman kuruldu? Çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

Bu işe 2012’de başladık. Daha önce yine aynı sektörde olan bir firmada çalışıyorduk. Sonra kendi işimizi kurmaya karar verdik. 30 Ağustos 2012’de çıktık yola. Anlayacağınız, “Zafer Bayramı”nda biz kendi zaferimizi de kutlar olduk.

Merakı ve yaratıcı düşünmeyi kural olarak belirlemiş bir prodüksiyon şirketiyiz. Fark yaratarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekibimizin yaratıcılığı sayesinde çiftlere özel özgün işler çıkartıyoruz.

Birçok insan, çok basit bakıyor düğün işine…

Düğün işine şöyle bakmışımdır. Bu, iki insanın özel günü. Bu günü mahvedebilirsin de çok güzel geçmesini sağlayabilirsin de. Birçok insan çok basit bakıyor düğün işine ancak aslında öyle değil. Bir bayanın hayali var orada. Yıllara dayanan bir hayal o…Bu özel güne verilen bir çok emek ve bunlar için ödenen paralar var sonra. Düğün gününün sabahından itibaren yaşanılan her anı ve olayı kaydediyoruz. Kaydederken de o günün stresten uzak keyifli geçmesini sağlıyoruz.

2012’de bu şirin ofisi kurduk. Eski ofisimiz de böyleydi. Bir garajda başladık. İnsanlar geldiklerinde bir binanın altında bulunan garaj girişine geliyorlardı. Şu an da oturduğunuz sarı koltuğumuz vardı yine. Herkesin kendini oturduğu zaman çok huzurlu hissettiği bir koltuk bu. Sanırım bizim yarattığımız mutluluğu heyecanı koltukta buluyorlar. Genelde çiftler, evlilik sürecinden dolayı çok stresli olduklarından o koltuğa oturduklarında çok rahat hissediyorlar. Biz genelde insanlarla yakın ilişkiler kurmaya ve onları rahatlatmaya çalışıyoruz.

Her çift ile özel olarak ilgilenebiliyoruz

Biz, iki adam olarak yola çıktık. Şuanda 8 kişiyiz. Kurgu, metin yazarı, kamera operatörü, fotoğrafçı, retoucher her kesin kendi işi var. Butik olarak çalışıyoruz. Çünkü kaliteye çok önem veriyoruz. Her şeyden önce kendi ofisimizdeki insanlarla çalışıyoruz. Dışarıdan ekstra olarak kimseyi almıyoruz yada dün bu işe sevdalanmış bugün başlamış bir yapıda çalışmıyoruz. Burada bütün işler en ince ayrıntısına kadar detaylı bir şekilde yapılıyor.

Her çifte farklı ve özel çalışmalarımız var. Mutlu oldukları şeyleri ve mutsuz oldukları şeyleri öğreniyoruz. Çok fazla iş almadığımız için her çift ile özel olarak ilgilenebiliyoruz.

-Size başvuran her çift hikâyesi ile mi geliyor yoksa siz mi hikâyeleri senaryolaştırıyorsunuz? Karşılaştığınız en ilginç evlenme teklifi nedir?

-Çiftler ilk önce bize telefon açıyorlar. Biz, çok fazla telefonla görüşmüyoruz. İnsanları bizi tanıması için yüz yüze görüşme taraftarıyız. İnsanlar neden bize geliyor, neden biz daha kaliteliyiz? Bunların birçok nedenleri var. Şöyle ki yaklaşık olarak 2-3 ay öncesinden çift bize geliyor. Biz, onlarla sürekli iletişim halinde oluyoruz. Ne yapıyorlar, nasıl gidiyor, heyecanlılar mı, düğün gününde neler planlıyorlar? Hepsini detaylı öğreniyoruz. Biz çiftlerin isteklerini öğrenmek yerine onları tanıyıp onlarla arkadaş oluyoruz. Onların bir şeylere şartlanmasını engelliyoruz çünkü o şeyler olmazsa büyük hayal kırıklığı olur. Tanıyoruz çiftleri ve bir hafta öncesinde düğün programlarını planlıyoruz. Programlamaktan kastım şu; düğün kaçta olacak, kuaför, saç makyaj kaçta olacak gibi detayları konuşuyoruz.

Hiçbir şekilde senaryolaştırmıyoruz

Biz, bir film çekmiyoruz. O an ne varsa onu çekiyoruz. Senaryo ile gitmiyoruz. Heyecanı, duygusallığı, paniklemesi, romantizmi bol olan anları çekiyoruz. İnsanların ne tepki vereceğini bilemezsiniz. Gelin saçını beğenmediği zaman üzülür mü, ağlar mı ya da umursamaz mı bunları bilemezsiniz. Biz o özel anları yaşıyoruz çiftlerle birlikte. Hiçbir şekilde senaryolaştırmıyoruz.    

Çiftlerle birlikte her anı yaşıyoruz ve o yaşadıklarımızı yansıtıyoruz. Kaliteli iş, anı yakalayarak çıkar bence. Çiftlerin yanına giderken onlarla aynı heyecanı ve enerjiyi paylaşıyoruz. Bütün sıkıntılarını onlarla birlikte yaşıyoruz.

Ayakkabısını, papyonunu unutanlar, nikah memuru saati yanlış alanı, düğün günü evlenmekten vazgeçmek isteyeni, hepsini görüyoruz. Mesela bir gelinin gelinliği yırtıldı. Terzi bulayım mı dedim? Şaka yaptığımı sandı. Yaklaşık 5 dakika sonra terzi odadaydı. Evet, işimiz fotoğraf ve kamera ancak fotoğrafın güzel çıkması için o günün kusursuz olması ve ortada hiçbir sıkıntının olmaması gerekiyor. Fotoğraf ve video herkesin yapabildiği bir şey ama işi ne kadar kaliteli yaptığınız önemli.

Siz, nasıl bir hayat yaşıyorsanız onu gösteriyoruz

En çok karşılaştığımız şeylerden bir tanesi de çiftler, şunun düğünü böyle oldu benim ki neden öyle olmadı diyorlar. Herkesin yaşam tarzı, eğlence anlayışı, arkadaş çevresi, kültürü farklı. Herkes kendi içinde güzel. Siz ne kadar kendiniz gibi eğleniyorsanız o eğlenceniz kadar güzel görüntü çıkar. Yani siz nasıl bir hayat yaşıyorsanız biz onu gösteriyoruz. Farklı bir şey göstermiyoruz. Eğer farklı şey gösterirsek yıllar sonra düğün hikâyelerini izlediklerinde kendilerini göremez mutsuz olurlar. Aslında çoğu firmanın yaptığı bu. Olmayan şeyleri gösteriyorlar. Yıllar sonra filmi izlediğinizde diyeceksiniz ki biz bu insanlar değiliz. Neden böyle yaptık. Bu, üzücü bir şey.

Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışında çekimler yapıyoruz. Her bir gelin, her bir damat ve çiftlerimizin aileleri birbirinden farklı insanlar. Her evin geleneği başka, o geleneklerin yaşanışı bambaşka. Dolayısıyla eğer kafamızda “Yine düğün çekmeye gidiyoruz” gibi bir düşünceyle oraya gitseydik sadece düğün çekmiş olurduk.

Düğün günüyle ilgili bütün süreçleri biliyoruz ve bu nedenle bizi organizasyon şirketleri ile karıştıranlar var. Biz, organizasyon şirketi değiliz.

Çiftleri olabildiğince yakından tanımaya çalışıyoruz. Tanıştığımız ilk andan hayatların da olabildiğimiz her ana kadar yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz.

Gün boyu adeta “koç”luk yapıyoruz. Stresten uzak olduklarında kendileri gibi davranıyor, içlerinden ne geliyorsa onu yapıyorlar. Bu yüzden bu kadar mutlu ve samimi görünüyorlar fotoğraflarda. Mesela düğün günü gelinin saçı olmamıştır ve yanındakine sorar “Saçım olmuş mu?” diye. Yanındaki arkadaşı da “Saçın olmamış” der. Bu gelin için yıkımdır. Bunun daha tatlı söylenişi vardır. “Olmuş ama şuralarını düzeltsek daha iyi olur” gibi. Bu iki cümle arasında çok fark vardır. Gelin, saçının kötü olduğuna inanırsa düğün günü biter. İşte biz bu iniş çıkışları çok iyi yakalıyoruz. Düğün ile ilgili bütün süreçleri biliyoruz ve çiftleri ona göre hazırlıyoruz.

Karşılaştığım ilginç bir evlenme teklifi olmadı ancak en ilginç evlenme teklifini ben yapacağım

-Düğün sürecinde kadınlar ve erkeklerin stres kaynakları aynı mı? Sunduğunuz hizmetlerinizde ve müşterilerinize ulaşmak için sosyal medyayı ne kadar kullanıyorsunuz?

-Hayır, tabii ki. Gelen damat adaylarına diyorum ki, “Abi gücünün yettiği her şeye evet de” . Çünkü gelin istediği her şeyi yaptırır. Bütün her şeye hayır denirse her şey sorun olur. Aileler bu süreçte bazen en büyük baskı olabiliyor. Bu nedenle ne kadar aileden uzak olursa o kadar iyi . Ne kadar gelinin istediği olursa o kadar sağlıklı. Gelinin hayallerini gerçekleştirmek bir damadın en asıl görevidir 

Çiftler bir günlük sanatçı oluyorlar

Çiftler, 7-8 aylık bir süreçte düğünün her şeyiyle ilgilendikleri için her şeye stres yapabilirler. Her şeyi tek tek en ince ayrıntısına kadar seçtikleri için her şeyin nasıl olması gerektiğini biliyorlar ve dikkat ediyorlar. Ve olmayan ne varsa farkında oluyorlar.  Damadın kuşağı, papyonu, gelinin saçı, ayakkabısı, masada ki süslemeler, insanlar ne yiyecek nereye oturacak, sanatçı kim olacak, fuaye alanında nasıl bir karşılama olacak her şeyi seçiyorlar. Kadın ve erkek, düğün sürecinde bu tür şeylerin birçoğuna takabiliyorlar. O nedenle aynı şeylere stres yapıyorlar diyebilirim. Örneğin 300 kişilik düğün ise 300 kişinin önüne çıkacaklar ve o günün yıldızı onlar. Bir günlüğüne sanatçı oluyorlar. Bu nedenle de çok stresli oluyorlar. 

Sosyal medyayı olabildiğince kullanmaya çalışıyoruz. Bizim için Facebook çok önemli. Oradan herkese ulaşabiliyoruz. Sitemiz de var ancak sosyal medya daha önemli. Video ve görselleri Facebook’a yüklüyoruz. Dedikodu ve tüm geri bildirimleri buradan öğreniyoruz.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 5101 Defa Okundu
2015-12-10

SON YAZILARI

TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Melek Bar Elmas: Minyatip söyleşisi Yazar Kılıç’tan Nezih Kuleyin ile Söyleşi AŞKIN BEDEN DİLİ, NEZAKETİN BEDEN DİLİDİR Üç kere “AYN” deyin… “Neşeli Günüm” ile neşelenin! “Kurum kimliğiniz ile yaptığınız paylaşımlara özen gösterin!” Gazeteci Şeref Oğuz: Ar-Ge genellikle bizde Ür-Ge’ye dönüşüyor Yazar Kılıç’tan Prof. Dr. Alkin ile Söyleşi Azeri sanatçı Cavit Tebrizli ile söyleşi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Narman Ziraat Meslek Lisesi Mezunları 37 yıl sonr
Narman Ziraat Meslek Lisesi Mezunları 37 yıl sonra buluştu
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır