KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

KHA YAZARI KILIǒIN COŞKUNOĞLU İLE SÖYLEŞİSİ

  Arzu KILIÇ

          arzu.kilic@tbd.org.tr
         KHA YAZARI KILIǒIN COŞKUNOĞLU İLE SÖYLEŞİSİ

 KHA Yazarı Kılıç’ın Coşkunoğlu ile söyleşisi

-CHP ESKİ UŞAK MİLLETVEKİLİ, PROF. DR. COŞKUNOĞLU: “İNTERNET YASASI”, HIRSLA YAPILMIŞ, İNTERNET TEKNOLOJİSİNDE CEHALETİ YANSITAN PANİK BİR YASADIR

Değişiklikler yapılan “İnternet Yasası”nın demokrasi açısından güçler ayrılığı ilkesini ihlal ettiğini belirten Coşkunoğlu, ekonomi için çok güçlü bir kaldıraç olan İnternet’in bu özelliğinin kullanılmadığını söyledi. Yasa için “TİB’e yasamanın üstünde yetkiler veren bir hukuk faciasıdır” diyen Coşkunoğlu, hem İnternet’in yavaşlayacağı hem de pahalı olacağını iddia etti.

Arzu Kılıç

Uzun süredir Türkiye’nin gündeminden düşmeyen konulardan biri de İnternet Yasası. Hükümet, İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini TBMM’ye sundu ve yasa TBMM’den geçti. İnternet Yasası İnternet’te sansür, gözetleme ve fişlemelere neden olacak.5651 Sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler birçok kişi için özellikle de içerik sağlayıcılar açısından çok güç. Maalesef İnternet’in kullanım maliyeti artacağı için pahalı ve daha yavaş İnternet kullanacağız.

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ve diğer ilgili sivil toplum kuruluşları (STK) İnternet yasasıyla ilgili çekinceleri ve önerilerini ayrıntılı bir şekilde kamuoyuna açıkladı. Ancak ilgili STK’lar komisyona davet edilerek görüşleri alınmadı. TBD, İnternet yasasının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına aykırı olduğunu, İnternet kısıtlamalarının toplumun ekonomik ve sosyal alanlarında zarara yol açacağını açıkladı.

Peki, “yeni İnternet Yasası nedir? Kimleri etkileyecek? İnternet Yasası demokrasi açısından güçler ayrılığı (Yasama-Yürütme-Yargı) ilkesine ters mi? İnternet ve bilişimsiz bir geleceğin ülkemiz ekonomisine etkileri neler? Erişim Sağlayıcıları Birliği, nasıl yapılandırılmalı ve nasıl çalışmalı? “Fişleme” ve “Büyük gözetleme” nasıl engellenebilir? Bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen Türkiye’de TBMM’ye ne gibi görevler düşüyor?”. Tüm bu soruları, iki dönem milletvekilliği yapan (2002-2011) ve şimdi teknoloji politikaları ve İnternet üzerine yazılar yazan CHP eski Uşak Milletvekili, araştırmacı yazar, Prof. Dr. Osman Coşkunoğlu’na sorduk. Coşkunoğlu, söyleşide “İnternet Yasası’na neden hep birlikte hayır demeliyiz?”sorusunun yanıtını verdi.

Coşkunoğlu, değiştirilen “İnternet” yasasının “güçler ayrılığı ilkesini ihlal” ettiğine dikkat çekip “Ortada nispeten özgür gibi olan İnternet’i baskı altına alma niyeti söz konusu” dedi.

Facebookta en kalabalık 6. ülke olduğumuz için böbürlenmemiz gerektiğine değinen Coşkunoğlu, “Esas ekonomiye değer katan konularda çok gerilerdeyiz. Biz işin daha çok eğlence, muhabbet ve tüketim kısmındayız” diye konuştu.

“İnternet, ekonomi için çok güçlü bir kaldıraçtır” diyen Coşkunoğlu, hükümetin hiçbir ekonomi ve sanayi politikasında İnternet’in bu güçlü kaldıraç özelliğini kullanmadığını söyledi. Yeni İnternet Yasasıyla İnternet’in hem daha yavaş hem de daha pahalı olacağını belirten Coşkunoğlu, yasanın en sakıncalı yanlarından birinin “sakıncalı içeriğe hızlı bir engelleme getirilmesi” olduğuna işaret edip “Engelleme her zaman yanlıştır. Çünkü bir içeriği engellediğin zaman o İnternet’te duruyor zaten. Onu çıkarmıyorsunuz” ifadesini kullandı.

İnternet’te sansürlemenin pek mümkün olmadığının altını çizen Coşkunoğlu, yeni yasa ile istenmeyen görüntülere 4 saat içinde yasaklama getirileceğini ancak 4 saat içerisinde görüntünün dünya kadar yere yayılabileceğini bildirdi.

Bütün toplumun Facebook sayfaları nedeniyle “içerik” sağladığına değinen Coşkunoğlu, sakıncalı içeriğe engelleme getirilmesinin “bir sansür ve tehdit” yaratacağını vurguladı. Coşkunoğlu, tüzüğü devlet tarafından onaylanacak Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin “sivil inisiyatif” olmadığını, kayıtları tutma zorunluluğu nedeniyle bu masrafların ileride tüketiciye yansıtılacağını anlattı.

Coşkunoğlu, söyleşiyi “Bu yasa hırsla yapılmış, İnternet teknolojisinde cehaleti yansıtan panik bir yasadır. Sansür, gözetleme getiren bilgi toplumu yolunda geri adım atan, bilgi çağı ekonomisiyle uyumsuz, idareye -yani, TİB’e- yasamanın üstünde yetkiler veren bir hukuk faciasıdır. Panik içerisinde ve birden ortaya çıkan bir yasadır. Benim 8,5 yıllık parlamenter deneyimimde görülmemiş sıra dışı yöntemlerle ve olağanüstü hızla Meclis’ten geçirilmiştir” diyerek bitirdi.

-Çifte kavrulmuş yaşamaya alışmış bir ülkenin teknoloji yolunda alın teri döken vatandaşları olarak 5 Şubat 2014’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen yeni “İnternet düzenlemesi” hepimizi etkileyecek. Yeni yasa ile yasama organı (TBMM), bir yargı faaliyetini (mahkeme kararı ile site kapatma) yürütmenin eline veriyor (TİB Başkanını hükümet atıyor). Bu durum demokrasi açısından güçler ayrılığı (Yasama-Yürütme-Yargı) ilkesine ters bir durum değil mi? Özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde “güçler ayrılığı” İnternet konusundaki yasal düzenlemelerde nasıl sağlanıyor?

-“Yeni yasa güçler ayrılığını ihlal ediyor mu?” sorusu daha önce bana yöneltilmemişti. Evet. İhlal ediyor. Bu yasa ile şu anda başbakanın yapmaya çalıştığı budur. Yargıyı, yeni Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu (HSYK) yasasıyla kontrol altına alıyor. Yasama zaten onun kontrolü altında ve meclis bu şekilde iş görüyor. Medyanın baskı altında olduğu bütün uluslararası kuruluşların raporlarında yer alıyor. Ortada nispeten özgür gibi olan İnternet’i baskı altına alma niyeti söz konusu. Telekomünikasyon İletişim Başkanı’nı (TİB) kendi atıyor ve o başkana gerekli yetkileri bu yasa ile veriyor. Söz konusu yasa ile her şey başbakanın elinde toplanıyor.

AB’de böyle bir şey yok. İnternet özgürlükleri konusunda en kötüsü İngiltere’dir. Amerika ve İngiltere’de gerçekten güçler ayrılığı ilkesi vardır. Ama İngiltere, İnternet’e baskı kurabiliyor. Fakat orada bile “Hakaret nedir, özel hayatın gizliliğinin ihlali nedir?” gibi soruların yanıtlarının bir listesini kamuoyu ile paylaşılarak Google, Youtube gibi şirketlerin de katkısıyla yapmış. Uzlaşmayı yansıtan maddeler vardır bu listede. Bunu yapan devlet değil, kamuoyunun temsilcileridir.

Şunu da eklemek isterim ki Türkiye’de düzenleyici kuruluş olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bağımsız değildir. BTK da bakanlığın talimatı ile çalışıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım, BTK Başkanı Tayfun Acarer ve AB temsilcilerin olduğu bir yemekte bu konuyu dile getirdim zaten. Sayın Bakan “biz beraberce gayet güzel çalışıyoruz” dediğinde, AB yetkilisinin kaşları hayretle kalkmıştı.

EKONOMİNİN EN GÜÇLÜ KALDIRACI: İNTERNET

- Torba yasa içerisinde kabul edilen “İnternet Yasası’nın ekonomik boyutu kamuoyunda fazla tartışılmadı. Kuşkusuz günümüzde “İnternet ve bilişimsiz bir gelecek”, ülkemiz ekonomisine büyük zararlar verecektir. NitekimTürkiye Bilişim Derneği (TBD) konuya ilişkin basın açıklamasında “İnternet sınırlamaları ekonomik ve sosyal alanda zarara neden oluyor” değerlendirmesinde bulundu. Yeni yasa ile gündeme gelecek sınırlamalar sizce ne gibi ekonomik ve sosyal zararlara yol açar?

-Hükümet hiçbir ekonomi ve sanayi politikasında İnternet’in güçlü kaldıraç özelliğini kullanmamıştır. İnternet, ekonomi için çok güçlü bir kaldıraçtır. Bu kaldıraç görevini nasıl yapar? Amerika’da gençler inovasyon yapıyor. Facebook, Youtube, Instagram, Pinterest gibi yepyeni uygulamalar çıkıyor.

Amerika’da örneğin şöyle bir yeni uygulama var; siz arabanızı kullandınız ve kullandıktan sonra park ettiniz aracı. Aracın o kullanmadığınız boş saatlerini ihtiyacı olan birine kiralık verebiliyorsunuz. Bunu İnternet üzerinden yapıyorsunuz. Türkiye’de devre mülk vardır ya ona benzer bir uygulama bu. Bu tür inovasyonlar ancak özgürlüklerin olduğu ortamda gelişir.

Yepyeni ekonomik faaliyetler çıkıyor İnternet’te. Bu yeniliklerin olabilmesi için birincisi İnternet’in ekonomik gücünü anlamak gerekir. İkincisi İnternet’in hızlı ve ucuz olması gerekir. Türkiye’de İnternet çok pahalı ve yavaş. Türkiye’de İnternet yaygın olmalı. İnternet’in kullanımı ile ilgili bazı bilgiler veriliyor ancak doğru bilgi için IP adreslerine bakmak lazım. IP adres sıralamasına göre Türkiye, dünyada 24. sırada. Yine çok kötü değil. Dünyadan örnekler verecek olursak; Kore’de her bin kişiye 2300 IP adresi düşüyor. Singapur’da 1000, Amerika’da 5000, Suudi Arabistan’da bile 200 IP adresi var. Türkiye’de bin kişi başına 193 IP adresi var. Demek ki, Türkiye’de İnternet kullanımı yaygın da değil.

Şirketlerimiz İnternet’i ne kadar kullanıyor? E-ticaret, on-line reklam ve içerik gibi tüm mal ve hizmetlerin milli gelire katkısında rakiplerimizin çok gerisindeyiz. Türkiye’de bu sadece yüzde 1.07, Brezilya’da yüzde 2,5, Kore’de yüzde 7.03. Kobilerimizde İnternet kullanımı ortalama yüzde 6.9 verimlilik artışına yol açmış. Bunlar Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) rakamları.

EKONOMİYE DEĞER KATAN KONULARDA GERİDEYİZ

Kısacası Facebookta en kalabalık 6. ülkeyiz diye böbürlenmeyelim. Esas ekonomiye değer katan konularda çok gerilerdeyiz. Biz işin daha çok eğlence, muhabbet ve tüketim kısmındayız. Maalesef Türkiye’de İnternet hızı 3.07 Mbs. Dünyada 56. sıradayız. Türkçe içerik bakımından da çok zayıfız.

Bilgi teknolojileri konusunda ülkelerin yıllık karnesini göstereniki önemli uluslararasırapor yayınlanmakta. Birisi Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (International Telecommunications Union- ITU) yayınladığı rapor. Buna göre dünyada 55.sıradayız. İkinci önemli rapor ise Dünya Ekonomik Formu’nun (World Economic Forum- WEF) yayınladığıdır. Buna göre ise dünyada 45.sıradayız. Bu kadar gerideyiz. Yani bilgi toplumu olma yolunda ve bilgi çağının gerektirdiği ekonomik gelişim konusunda gerideyiz ve bu yasa çıkarılırsa İnternetimiz hem daha yavaş olacak hem de daha pahalı olacak.

SAKINCALI İÇERİĞE ENGELLEME GETİRİLMESİ BİR SANSÜR YARATACAKTIR

-Yasa ile getirilen “site kapatmak yerine sitedeki sakıncalı içeriğe hızlı bir engelleme getirilmesi” ne gibi bir sakınca içeriyor? Erişim Sağlayıcıları Birliği, nasıl yapılandırılmalı ve nasıl çalışmalı? “Fişleme” ve “Büyük gözetleme” nasıl engellenebilir? Ayrıca söz konusu yasada “Erişim sağlayıcılar firmalar, kullanıcıların hangi sitelere girdiğini kaydedip 2 yıl boyunca saklayacak” deniliyor.  Ancak bunun getireceği yük nedeniyle birçok erişim sağlayıcının ekonomik anlamda zorlanacağı hatta kapacağı iddia ediliyor. Bu noktada erişim sağlayıcıların faaliyetlerine devam edebilmeleri için neler yapılmalı, nasıl destek, teşvik ve modeller sunulmalı?

-Aslında “yasanın en sakıncalı üç yönü” diye sorsaydınız, bu sorudaki noktaları belirtirdim. Birincisi sakıncalı içeriğe hızlı bir engelleme getirilmesidir. Engelleme her zaman yanlıştır. Çünkü bir içeriği engellediğin zaman o İnternet’te duruyor zaten. Onu çıkarmıyorsunuz. Bu tamamen şu anda başbakanın ihtiyacına cevap veriyor. Video veya başka bir şeyi yayınlandığında anında sansürlemek içindir. İşin tuhafı örnek olarak sürekli CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın olduğu iddia edilen videoyu gösteriyorlar. Oysa, o zaman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bu özel hayatla ilgili değildir, özel hayat insanın ailesiyle olandır” demişti. Ayrıca, kaseti ortaya çıkaranlar ve yayanları yakalamak için gerekeni yapmamışlardır. Sansürleme yerine yanlış yapan kişiyi yakalama daha doğru bir yöntemdir.

Zaten İnternet’te sansürleme pek de mümkün değildir. Örneğin Youtube’a başbakanın hoşuna gitmeyen bir şey koydunuz. Anında çıkartacaklar. Bu videoyu 4 saat içerisinde dünya kadar yere yayabilirsiniz. Bunu engellemeniz çok zor. Yasa ile, yasaklama ve sansür dışında istenilen amaca ulaşılamayacaktır.

Söz konusu yasayı İnternet teknolojilerini bilmeyen birinin hazırladığı çok belli. İçerik sunanı ve sağlayanı yargılamaktan söz ediliyor. Eskiden içeriği gazeteler falan sağlardı şimdi senin Facebook sayfan var orada bir şeyler paylaşıyorsan sen de içerik sağlıyorsun. Dolayısıyla bütün toplum içerik sağlıyor. Sakıncalı içeriğe engelleme getirilmesi maalesef bir sansür ve tehdit yaratacaktır.

ERİŞİM SAĞLAYICILARI BİRLİĞİ, SİVİL İNİSİYATİF DEĞİLDİR

İkincisi Erişim Sağlayıcıları Birliği kurulması. Bu yasanın en kötü maddelerinden biridir. Maalesef bu konuda da gerçek dışı konuşuyorlar. Diyorlar ki bu bir sivil inisiyatiftir. Birliğin tüzüğü devlet tarafından onaylanacak. Erişim sağlayıcıları faaliyette bulunabilmek için bu derneğe üye olmak zorundadır. Bu sivil inisiyatif değildir. Sivil inisiyatifi, kişi veya kuruluşların özgürce üye olduğu, tüzüklerini kendilerinin hazırladığı girişimlerdir. Bu tamamen hükümetin istediğini yapacak bir birliktir. Bütün şirketler üye olmak zorundadır bu birliğe. Diyelim ki bir İnternet servis sağlayıcı bu birliğe üye oldu. Ama başka birisi olmadı ama faaliyet gösteriyor. Herkesi kapsayamadığı için çoğunluğu dahi kapsayamadığı için üye olan da ceza alacak üye olmayan da. Birlik belli bir süre içerisinde kurulamazsa bütün şirketlere ceza yazılacak.

Birlik firmaların kendi özgür iradeleriyle kurup çalıştıracağı bir yer olmalıdır. Hükümetin zorlamasıyla değil. Elbette bu birliğin muazzam masrafları olacak. Çünkü kayıtları tutma zorunluluğu getiriliyor yasa ile. Bu masraflarda ileride tüketiciye yansıtılacak. Böylece İnternet’i daha pahalıya kullanacağız.

“ FİŞLEME” VE “BÜYÜK GÖZETLEME”

Yasanın diğer tehlikeli maddelerinden biri de” Fişleme” ve “Büyük gözetleme”dir. Büyük gözetleme şudur; IP adresleri arasındaki bütün iletişim kayda geçecek. Bu kayıtlar merkezi bir yerde konsolide edilmeseydi bir derece, fakat tüm bu kayıtlar Birlik’te merkezi olarak toplanacak ve istendiği zaman TİB’e verilecek. Maalesef bu konuyu BTK Başkanı TV konuşmasında yanıltıcı bir şekilde açıkladı. “Biz içeriğe bakmıyoruz. Zarfın üstündeki gönderen ve giden adresleri kaydediyoruz” dedi. Bu benzetme yanlış. Baktıkları, zarfın üzerindeki adresten ibaret değil. Sizin “ne yaptığınız, kimlerle görüştüğünüz, hangi sayfaya girdiniz, ne paylaştınız” gibi bu faaliyetlerin hepsi gözetlenecek.

TBMM’DE KOMİSYONLARA İLGİLİ UZMANLAR VE STK’LAR MUTLAKA DAVET EDİLMELİ

-Bilişim ile ilgili birçok yasal düzenlemeler yapılıyor. Ancak yasal düzenlemelerin gerçekleştirildiği TBMM’de yıllardır daha önceki dönemlerden kalan “Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu”nun herhangi bir etkisi yok. Böyle bir komisyon bulunmasına karşın dönem dönem özellikle bilişim ve İnternet ile ilgili araştırma komisyonları kurularak bazı raporlar hazırlandı. Bilgi toplumuna dönüşmeyi hedefleyen Türkiye’de sizce bu konuda TBMM’ye ne gibi görevler düşüyor?

-TBMM’de İnternet konusunu anlayan çok az milletvekili var. Bunlar yeni teknolojiler. Onun için özellikle bu gibi konularda komisyonlara ilgili uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları (STK) mutlaka davet edilmeli. Onların görüşleri alınmalı. Böyle bir uygulamanın zorunlu olması için TBMM içtüzüğünde yer alması gerekiyor. Bunun sağlanması için meclis başkanına çok baskı yaptım zamanında. Maalesef yapılmadı. Meclis iç tüzüğü hâlâ görüşülüyor. Partilerin anlaşması gerekiyor ancak hâlâ anlaşamadılar. Ben de hâlâ bu konuda ısrarcıyım. Mutlaka var olan komisyonlarda teknolojiyle ilgili yasalar veya her hangi bir konuda görüşülürken konunun uzmanlarının ve STK’ların komisyona davet edilmesi gerekir. Bu komisyon başkanının keyfine bırakılmamalı ve Meclis iç tüzüğünde yer almalıdır.

-AB zorlamasıyla 2008’de hazırlanan, kişi hak ve mahremiyetini esas koruyacak olan “Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı” sizce neden bunca yıldır TBMM gündemine girip bir türlü çıkarılamıyor?

-Bu yasa tasarısı en son 2008’de AB’nin baskısıyla hazırlandı. Fakat içeride bizim, dışarıda AB’nin baskılarına karşın TBMM gündemine alınmadı. Bunun tek bir nedeni olabilir: rahatça fişleme yapabilmek.

Sanırım bundan sonra bu yasa tasarısını gündeme getirecekler. Çünkü artık fişleme olayını yeni 5651 sayılı kanunla kurdukları Birlik kanalıyla yaptıracaklar. Devlet yapmayacak ama Birlik yapacak. Bu, çok ilginç gerçekten. Samimi olsalardı Kişisel Verilerin Korunması, özel hayatın ihlali, mahremiyeti konusunda yasa çıkarırlardı. Bunlar çıkarılmıyor. İnternet yasaklanıyor. Burada samimiyetsizlik var.

-Geçtiğimiz günlerde Amerikan düşünce kuruluşu Freedom House, Türkiye’de demokrasi ve basın özgürlüğünü değerlendiren bir rapor yayınladı. Raporda, AB ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Türkiye’de demokrasiye yönelik artan tehdide karşı göreve çağrıldı. Sizce yurt dışından yapılacak olan uyarılar Türkiye üzerinde ciddi bir baskı oluşturur mu?

-Sadece Freedom House değil, batıdaki tüm demokratik kuruluşlar bu yasayı eleştirdi. Avrupa Parlamentosu ve Komisyonu bu yasa ile ilgili olumsuz açıklamalar yaptı. Yeni İnternet Yasası, Kopenhag Kriterleri’ne aykırıdır. Aslına bakarsanız tüm bu dış baskıların etkisi olması gerekir. Bütün bu dış baskıları başbakan neden göz ardı ediyor? Bütün demokratik ülkeler arasında yalnız kaldı. Batıdaki tüm saygın basın kuruluşları bu yasayı, “gaddar” diye niteledi. Bunlara rağmen neden başbakan ısrarcı bu yasa konusunda? Türkiye’de kontrolü elinde tutmak için adeta tüm demokratik ülkelere kafa tutuyor. Dolayısıyla, sorunuzun yanıtı “Hayır” oluyor. İran gibi oluyoruz, yurt dışından, demokratik ülkelerden gelen uyarılara duyarsız…

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü dış dünyanın görüşleri konusunda daha duyarlı bilirdik. Fakat Cumhurbaşkanı için başbakanı kızdırmamanın, demokratik ülkelerin tepkisinden daha önemli olduğunu anladık.

Sonuç olarak, söz konusu yasayı kısaca değerlendirecek olursam; bu yasa hırsla yapılmış, İnternet teknolojisinde cehaleti yansıtan panik bir yasadır. Sansür, gözetleme getiren bilgi toplumu yolunda geri adım atan, bilgi çağı ekonomisiyle uyumsuz, idareye -yani, TİB’e- yasamanın üstünde yetkiler veren bir hukuk faciasıdır. Panik içerisinde ve birden ortaya çıkan bir yasadır. Benim 8,5 yıllık parlamenter deneyimimde görülmemiş sıra dışı yöntemlerle ve olağanüstü hızla Meclis’ten geçirilmiştir.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 13353 Defa Okundu
2014-03-05

SON YAZILARI

TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Melek Bar Elmas: Minyatip söyleşisi Yazar Kılıç’tan Nezih Kuleyin ile Söyleşi AŞKIN BEDEN DİLİ, NEZAKETİN BEDEN DİLİDİR Üç kere “AYN” deyin… “Neşeli Günüm” ile neşelenin! “Kurum kimliğiniz ile yaptığınız paylaşımlara özen gösterin!” Gazeteci Şeref Oğuz: Ar-Ge genellikle bizde Ür-Ge’ye dönüşüyor Yazar Kılıç’tan Prof. Dr. Alkin ile Söyleşi Azeri sanatçı Cavit Tebrizli ile söyleşi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır