KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

HAYAT SENDE GENÇLİK AKADEMİSİ DERNEĞİ

  Arzu KILIÇ

          arzu.kilic@tbd.org.tr
         HAYAT SENDE GENÇLİK AKADEMİSİ DERNEĞİ

 Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği

“YAPACAK ÇOK ŞEY VAR; DOKUNULACAK ONLARCA HAYAT, ALINACAK BİNLERCE DUA…”

Değerli Okurlar,

Hafta sonu Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği’ne konuk oldum. Basında dernek hakkında okuduğum haberler,  projeleri ve hazırladıkları “Doğru Sözlük” adlı kitapçık oldukça dikkatimi çekti ve yetkilileri ile tanışmak istedim.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği, 2007 yılında devlet korumasında kalan çocuk ve gençlerin temel yaşam becerilerini kazanmış şekilde eşit ve ayrımcılığa uğramadan hayata atılması amacıyla bir grup idealist genç tarafından kurulmuş.

Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Oskay ile tanıştım. Kendisi de yuvada yetişmiş gençlerden birisi. Yuvada yetişmiş olması onun cesaretini kırmamış tam tersi hayata karşı daha da güçlü yapmış. Başarmış, istemiş ve yapmış. Hayatında çok şeyi istemiş ve başarmış. Her zaman varoluşçu felsefeyi benimseyip yaptıklarının değil yapacaklarımın toplamı olmaya odaklanmış. Şu an Ekonomi Bakanlığı’nda çalışıyor, evli ve iki çocuk babası.

Yapacak çok şey; dokunulacak onlarca hayat ve alınacak binlerce duanın olduğunu söyleyerek yuvadaki çocuklara örnek olan Oskay ile dernek faaliyetlerini, “Sosyal Duvarları Yıkalım” Projesi ve “Doğru Sözlük” kitapçığını konuştuk.

Sosyal Duvarları Yıkalım Projesi’nin raporu yayımlandı. Rapora ve raporun çarpıcı sonuçlarına www.sosyalduvarlariyikalim.org adresinden ulaşabilirsiniz. Hayat Sende Ailesi, bu proje ile insanın yaptıklarının değil, yapacaklarının toplamı olduğuna ve değişime yürekten inanıyor.

Dernekte gönüllü olarak çalışan pek çok öğrenci var ve yuvadaki çocuklar için bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Başkent Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi Sultan Çayırlı da onlardan birisi. Derslerinden fırsat buldukça derneğe hizmet ediyor. Kim bilir ileride hangi yuvayı aydınlatacak, hangi çocuğa umut olacak…

Bireysel olarak siz derneğe destek olabilirsiniz. Nasıl mı? Gönüllü olarak Akademide eğitim verebilir, çalışmalara katılabilir, bağış verebilir ve derneğin projelerini sosyal mecralarda paylaşabilirsiniz.

Sosyal ağlarda paylaşılan istatistik, haber, “Başarı Öyküleri” ve “Doğru Sözlük” gibi içerikleri daha geniş kitlelere ulaştırmak içinsiz de sosyal medya hesaplarınızdan paylaşımlarda bulunun.

 “Sosyal Duvarları Yıkalım” projesi ile toplum ve medyanın devlet koruması altında yetişen gençlere yönelik negatif tutumunun tamamen değişmesini ve Türkiye’deki tüm çocukların eşit ve adil bir şekilde yaşamasını diliyorum.

İçinizde yeşeren umutlardan vazgeçmeyin. Hem umutlarınızı yeşertin hem de başkalarına umut olun...

www.hayatsende.org

Keyifle okumanız dileğiyle…

HAYAT SENDE GENÇLİK AKADEMİSİ DERNEĞİ ÜYESİ ABDULLAH OSKAY:

ÇOCUKLARIMIZI ETİKETLEMEYİN!

Toplum ve medyanın devlet koruması altında yetişen gençlere yönelik negatif tutumuna dikkat çeken Oskay, “Sosyal Duvarları Yıkalım” Projesi’yle bu bireylere dair önyargıları ve toplumla aralarında oluşan sosyal duvarları, bilimsel ve etik temele dayanan söylem ve uygulamalarla kaldırmayı hedeflediklerini belirtti.

-HAYAT SENDE GENÇLİK AKADEMİSİ DERNEĞİ’NİN KURULUŞ HİKÂYESİNİ VE AMACINI ANLATIR MISINIZ? DERNEK HANGİ İHTİYAÇTAN DOĞDU VE FAALİYETLERİ NELERDİR?

- Hayat Sende Gençlik Akademisi, Ankara’da 2007 yılında devlet korumasında yetişen bir grup idealist genç tarafından kuruldu. Amacımız devlet korumasında kalan çocuk ve gençlerin temel yaşam becerilerini kazanmış şekilde eşit ve ayrımcılığa uğramadan hayata atılmasıdır. Hayat Sende, varoluşçu felsefeyi kendisine rehber edinerek, insanın geçmişi ne olursa olsun, geleceğinin insanın ellerinde biçimleneceği ve farkı yaratanın insanın kendisi olduğu gerçeğinden hareket etmektedir.

Biz, suçlu bir çocuğun olamayacağını, en iyi ihtimalle suça itilmiş bir çocuğun olacağına inanıyoruz. Bu çerçevede, bu çocukları kazanmak için harcanan çaba ve bedelin, kaybedildikten sonrakinden çok daha az olacağına inanmakta ve faaliyetlerini bu çocukların suça itilmesini önleyici yaklaşımla sürdürmekteyiz.

Amaçlarımız doğrultusunda pek çok etkinlik ve projeler yapıyoruz. Sabancı Vakfı tarafından 2013 yılı Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında desteklenen “Sosyal Duvarları Yıkalım” projesi, Hayat Sende özkaynakları ile sürdürülen “Gençlik Akademisi” projesi, Yetiştirme Yurtları ve Sevgi Evlerine yönelik düzenlenen “Kariyer Şenlikleri” etkinlikleri, Koruyucu Aileliğin Yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılan “Bir Küçük, Bir Gülücük” projesi gibi.

Birçok ağ ve platformun içerisindeyiz. Genç Optimistler Programı, Ulusal Gençlik Parlamentosu, Uçan Süpürge Çocuk Gelinler Platformu, UNICEF Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Ortaklık Ağı gibi… Toplumda çocukların etiketlenmesi karşı birçok çalışma yapıyoruz.

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM” PROJESİ’YLE FARKINDALIK OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ

-Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından “Sosyal Duvarları Yıkalım” Projesi başlattınız. Bu proje kapsamında, devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlere yönelik basında çıkan haberlerin analizi yapıldı. Bu raporun sonuçlarından söz seder misiniz? Medyada rencide ettiğini ve insanları ötekileştirdiğini düşündüğünüz bazı yasak kelimeler var. Bu kelimeler nelerdir?

-Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği önderliğinde Ankara ve İstanbul’da hayata geçirilen “Sosyal Duvarları Yıkalım” Projesi, sosyal hizmetler, çocuk, gençlik ve kadın hakları alanında faaliyet gösteren Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı ile Koruyucu Aile ve Evlat Edinme Derneği’nin ortak çalışmasıdır.

Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği başta olmak üzere beş sivil toplum kuruluşunun rehberliğinde yürütülen Sosyal Duvarları Yıkalım Projesi’nde, kamuoyunda konuyla ilgili farkındalık oluşturarak devlet korumasında yetişen ve yetişmekte olan bireylere dair önyargıları ve toplumla aralarında oluşan sosyal duvarları, bilimsel ve etik temele dayanan söylem ve uygulamalarla ortadan kaldırmayı hedeflemekte.

Araştırmalar, devlet korumasında yetişen gençlerin, akranlarına göre daha fazla sorunlu algılandıklarını göstermekte. Bu durum, büyük ölçüde, söz konusu gençlerin toplum ve medya tarafından etiketlenmelerinden kaynaklanmakta.

Sosyal Duvarları Yıkalım Projesi’nin amacı; toplum ve medyanın devlet koruması altında yetişen gençlere yönelik negatif tutumunun değiştirilmesidir. Sabancı Vakfı’nın desteği ile gerçekleştirilen proje Ankara ve İstanbul’da uygulanmakta. Projeyi uygularken ilk olarak;  medya taraması yapılarak etiketleme örnekleri tespit ettik, ikincisi; örneklerin analiz edilmesi sonucu bir rapor hazırlandı ve üçüncü olarak rapor geleneksel medya, kamu ve sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileri ile paylaşıldı ve sosyal medyada bir kampanya başlatılarak toplumda farkındalık yaratılmaya çalışıldı.

MEDYA, DEVLET KORUMASI ALTINDA YETİŞEN BİREYLERİ ÖTEKİLEŞTİRİP, SUÇLA İLİŞKİLENDİRİYOR

Özellikle medyada devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlerin ötekileştirildiğini ve suçla ilişkilendirildiğini görüyorduk ancak bunun için analitik araçlar ve yöntem yoktu. Devlet, STK, akademisyenlerin ve kamu kurumlarının üzerinde mutabık kaldığı bir sorundu bu. Biz buna ilişkin bir yöntem geliştirdik. Proje doğrultusunda devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlere yönelik basında çıkan haberlerin analizi yapıldı. Medyada Kadına Yönelik Şiddeti İzleme ve Hrant Dink Vakfı’nın uygulamış olduğu Türkiye’de nefret söyleminin izlenmesi projesine benzer şekilde bir metodoloji geliştirdik. Bu metodoloji ile soyut olan bu sorunu daha da somutlaştırdık. Bu doğrultuda birçok sonuca ulaştık.

Devlet korumasında kalan birçok çocuğun gerek medyada gerek yazılı-görsel, videolarda ve haberlerde çok yoğun bir şekilde etiketlendiğini görüyoruz. Bunu bilerek yapmadıklarını düşünüyorum. Ancak çocuklara çok büyük zararlar vermekteler. Bu zararlardan dolayı çocukların ve gençlerin suçla ilişkilendirilmiş olmaları onları yaralamakta. Bu doğrultuda STK’lar ile birlikte bir farkındalık oluşturduğumuza inanıyoruz. Bu projeden sonra RTÜK’ün mevzuatında çocuklarla ilgili yayınlarda değişiklikler oldu.

Projenin aslında üç tane stratejisi vardı. Türk toplumu gibi soyut düşünme becerisi çok gelişmemiş bir toplumda nasıl projeyi somuta dönüştürür ve insanlarda farkındalık oluştururuz diye düşündük. Birinci strateji; medya taramaları. Medya taramalarından elde edilen sonuçlarla basın yayın kuruluşları ve düzenleyici kuruluşlara ziyaretler, ikincisi doğru sözlük. Doğru sözlükte hatalı veya uygunsuz, yanlış kullanılan kelimelerin daha doğru kullanımı. Diğer üçüncüsü ise başarı öyküleri. Yani başarılı olan devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin başarı hikayeleri.

TÜRKİYE’DE ÇOCUK HAKLARI KONUSU KANGREN OLMUŞ BİR KONU

Genel itibariyle Türkiye’de çocuk hakları konusu kangren olmuş bir konu. Sadece devlet yuvasındaki çocuklar için değil. Bütün çocuklar için geçerli bu. Türkiye’nin kangren olmuş çocuk politikasızlığında yuvadaki çocuklarla diğer çocukları ayrı düşünmemek gerekiyor.

Etiketlenme dediğimiz kavram çok boyutlu bir kavram. Birçok yerde etiketlemeyi görmekteyiz. Kurumun çocuğu etiketlemesi var. Nedir bu? Bütün yuvadaki çocuklara aynı kıyafeti giydirmesi, aynı servisle okula gitmek. Yurtlardaki çocuklara karşı eğitim sisteminde etiketleme var. Medyada etiketlenme, iş ve sosyal yaşamda etiketlenme var. Yuvada yetişmiş gence kız vermem gibi. İşverenler yuvada yetiştiği için gençlere iş vermeyebiliyorlar.

DOĞRU SÖZLÜK KİTAPÇIĞI

-Basın, sosyal medya ve kamuda “Devlet Korumasındaki Çocuk” larla ilgili duyuru, haber, proje hazırlar ve sunarken kullanılacak dil konusunda nelere dikkat edilmelidir?

Neredeyse her gün gazetede ve TV’lerde karşılaştığımız mesajlar, haberler, diziler ve sinema filmleri bizi Doğru Sözlük adlı kitapçığı hazırlamaya yönlendirdi. Bu doğrultuda devlet korumasında yetişen çocuk ve gençlere yönelik toplum ve medya nezdindeki olumsuz algıyı ve söylemi değiştirerek kolektif bilinçte etkili bir dönüşümü hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.

Türkiye’de devlet korumasında yetişen çocuk ve gençler, haberlerde ve filmlerde çoğunlukla; potansiyel suçlu, şiddet eğilimli veya cinsel istismar mağduru olarak yansıtılıyor. Farkında olmadan yapılan bu tür etiketlenmeler toplumsal önyargıların oluşmasına ve pekişmesine ve hatta bu devlet korumasındaki bireyler ile toplum arasındaki sosyal duvarları daha da güçlendirmiş oluyor. Medyanın baskın dili, çoğu zaman bizim de gündelik hayatta kullandığımız sözcükleri oluşturuyor.

Sosyal dışlanma ile mücadelenin temelde verimli ve etkili bir iletişim süreciyle başarılı olacağına inanıyor ve devlet korumasında yetişen bireyler ile toplum arasında sosyal duvarlar oluşturan, söz konusu çocuk ve gençlerin özgüvenlerini kıran, kendilerini toplumsal hiyerarşinin en altına koymalarına neden olan, rencide edici ve ayrıştırıcı etiketlerin oluşmasına yol açan hatalı kullanımları, “Doğru Sözlük” ile düzeltmeyi umuyoruz.

DOĞRU SÖZLÜĞE ÖRNEK VERECEK OLURSAK;

Kimsesiz Çocuk yerine “Devlet Korumasındaki Çocuk”,

Yurt Çocuğu yerine “Yetiştirme Yurdunda Yetişen Çocuk”,

Yuva Çocuğu yerine “Çocuk Yuvasında Yetişen Çocuk”,

Korunmaya Muhtaç Çocukyerine”Korunmaya İhtiyacı Olan Çocuk” ,

Fuhuş yerine “Çocuğun Cinsel İstismarı”,

Yetimhane yerine “Çocuk Evleri Sitesi”, “Ev Tipi Sosyal Hizmetler Birimleri”, “Yetiştirme Yurdu”, “Çocuk Yuvası”,

Gerçek Anne-Baba yerine “Biyolojik Anne-Baba”,

Çocuk Verme yerine “Çocuğu Evlat Edindirme”,

Evlatlık  yerine “Evlat Edinilen” kelimelerini kulandık.

DOĞRU SÖZLÜK’TE BUNUN GİBİ PEK ÇOK ÖRNEKLER VAR.

Birleştirici ve ortak bir dil oluşturmak adına Doğru Sözlük için herkesin desteğinizi bekliyoruz!

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA)

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 6576 Defa Okundu
2014-05-02

SON YAZILARI

Minyatip söyleşisi Yazar Kılıç’tan Nezih Kuleyin ile Söyleşi AŞKIN BEDEN DİLİ, NEZAKETİN BEDEN DİLİDİR Üç kere “AYN” deyin… “Neşeli Günüm” ile neşelenin! “Kurum kimliğiniz ile yaptığınız paylaşımlara özen gösterin!” Gazeteci Şeref Oğuz: Ar-Ge genellikle bizde Ür-Ge’ye dönüşüyor Yazar Kılıç’tan Prof. Dr. Alkin ile Söyleşi Azeri sanatçı Cavit Tebrizli ile söyleşi Gramafon ve plaklarla zamana yolculuk…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kafkas Üniversitesinden Çanakkale Şehitlerimize Z
Kafkas Üniversitesinden Çanakkale Şehitlerimize Ziyaret
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars için bakanımız için!
Kars için bakanımız için!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır