KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
Türk Kültür Hayatýnda Dil ve Edebiyat Sorunlarý
Anasayfaya Dn Tm Eðitim Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk Kültür Hayatýnda Dil ve Edebiyat Sorunlarý
2017-05-03 - 19:23
GAZÝ KARS
Facebook'ta Paylas

Türk Kültür Hayatýnda Dil ve Edebiyat Sorunlarý

KAFKAS HABER AJANSI / BEDÝR ALTUNOK – ÖZEL HABER

Twitter sayfamýzý takip için bu linke týklayýnýz: 

Facebook sayfamýzý takip için bu linke týklayýnýz: https://www.facebook.com/Kafkas-Haber-Ajans%C4%B1-109128249159175/

Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Týp Fakültesi Konferans Salonu’nda "Türk Kültür Hayatýnda Dil ve Edebiyat Sorunlarý" konulu panel düzenlendi.

Fen Edebiyat Fakültesi tarafýndan düzenlenen panele konuþmacý olarak Prof. Dr. Ahmet Günþen ve Doç. Dr. Mithat Durmuþ katýldý. Prof. Dr. Ýsmail Parlatýr'ýn Moderatörlüðünü yaptýðý panelde konuþan Prof. Dr. Ahmet Günþen, Oðuz Türkçesi hakkýnda bilgiler verdi.  Günþen "Dilimiz Kimliðimizdir" dedi.

Panel Yöneticisi Ýsmail Parlatýr da “Türkçe konuþa konuþa dünyanýn öbür ucuna gidersiniz, klavuza gerek yok. Türkçe Çince'den sonra en eski dildir. 5 büyük dilden birisidir. Yazýlý kaynaklar bakýmýndan Ýngilizce’den daha köklüdür. 2017 Türk Dili yýlý ilan edildi.” dedi.

Prof. Dr. Ýsmail Parlatýr ayrýca, “2017 yýlý Türk dili yýlý ilan edildi, tabi ki Türk dilinin varlýðý bir yýlla mümkün deðil idrak edilmez. Yüzyýllara sýðan hatta sýðmayan kimliðe sahip bir Türk dili. Ama bir anlam vesilesi bir özel ve anlamlý toplantýlar vesilesi çerçevesinde bir yýl boyunca böylesine oturumlar, söyleþiler, seminerler, kurultaylarýn  yapýlmasý dilimiz açýsýndan çok onurlu ve sevindiricidir.” diye konuþtu.

Türk dilinin dünya diller arasýnda ayrý bir yere ve kimliðe sahip olduðunu belirten Parlatýr, “Hem tarihi geçmiþiyle, hem coðrafi yönleriyle, hem söz varlýðýnýn zenginliðiyle bir büyük dil kimliðine sahiptir. 1995 yýlýn da UNESCO dünya dilleri arasýnda beþ büyük araþtýrma yaptýrýyor bilimsel mana ve sosyolojik manada. beþ büyük dil tespit ediliyor. Bu dillerden biri de Türk dili. Bu güzel bir tespit. Hem uluslararasý bir kuruluþun Türk dilinin kimliðini böylesine bir araþtýrma inceleme neticesinde ifade etmesi çok güzel bir sonuçtur. Çünkü biz söylesek pek inanmazlar. Ama dünya araþtýrma seviyesi yüksek ve sonuçlarý herkes tarafýndan kabul edilen bir kuruluþun böyle bir araþtýrma yaptýrýp ve sonucu ilan etmesi ve bu sonuçlarýn içinde Türkçe'nin de yer almasý çok anlamlýdýr. Bu itibarla Türk dilinin varlýðý dünya dilleri arasýnda ayrý bir özelliðe sahip. Asya'nýn en doðu uç noktasýndan Avrupa en uç batý noktasýna kadar yürüye yürüye yürüye Türkçe konuþa konuþa gidersiniz. Hiç de klavuza gerek yoktur. Kaybolmazsýnýz, aç kalmazsýnýz, kendinizi kaybedemezsiniz yani kimliðinizi bulursunuz. Böyle bir dil dünya üzerinde yoktur herhalde. Ýngilizce büyük bir dildir. Tabi dünya dilleri arasýnda ortak kimliðe sahiptir. Hindistan'da konuþulur. Ama Türkistan'a gelirsiniz Ýngilizce yoktur. Fransa'da veya Almanya'da oralarda Ýngilizce yoktur. Bilinçli olarak Ýngilizce konuþmazlar. Bilinçli olarak kendi dillerini konuþurlar. Ama Türkçe'yi konuþursunuz orda muhakkak konuþan birilerini bulursunuz. Karþýnýza ABR Türk çýkar. Yazýlý belgeleri bakýmýndan en eski bir dildir Çince'den sonra. Biz pek çok Türk diliyle ilgili belgelerimizi Çin kaynaklarýndan öðreniyoruz. Bu da bir gerçektir.” ifadelerine yer verdi. Parlatýr daha sonra þunlarý söyledi:

“Söz varlýðý zaman zaman tartýþýlmýþtýr Türkçe'nin. Veya baþka dillerle mukayese  edilmiþtir. Ýyi araþtýrýlmamýþ,  söz varlýðýnýn zenginliði hakkýyla incelenip ortaya konulmamýþ bir dildir Türk dili. Bugün Ýngilizce'nin 600 bin civarýnda söz varlýðýndan kaynaklarda söz edilmektedir. Ama benim inancým Türk dilinin dünya dilleri içinde zengin bir söz varlýðýna sahip bir dil olduðunu hatta 600 binden de fazla bir söz varlýðýnýn sahibi olduðunu rahatlýkla söyleyebiliriz. Taa ki bütün lehçelerini, bütün aðýzlarýný bir söz varlýðý tespit edilsin ve bir sözlük meydana getirilsin. Türkçe'nin tarihi sözlüðü, etimolojik sözlüðü gibi söz varlýðý zengin bir dil olarak ortaya konsun. Ýngilizceden alt düzeyde bir dil deðildir. Tarihi zenginliði belgelerine dayanarak en eski dillerden biridir Türk dili. Bu konuda pek çok çalýþma yapýldý, yapýlýyor ve yapýlacaktýr. Bunlar güzel tespitlerdir ve beklentilerdir yapýlmasý da gerekir.”

Ýsmail Parlatýr konuþmasýný þu ifadelerle tamamladý:

“Eski Anadolu Türkçesi dönemi dediðimiz dönem adýna ne derseniz deyin bilim adamlarý eski Osmanlýca Türkçesi demiþlerdir. Bu dönem yavaþ yavaþ Anadolu'da Türkçe'nin geliþmeye olgunlaþmaya zenginleþmeye baþladýðý dönemdir. Yazýlý kaynaklarý yavaþ yavaþ olgunlaþýyor ama pek zengin deðil Oðuz Türkçesi'nin dönemi fakat Beyliklerden itibaren biraz Arapça'ya olan ilgi tabii dinin etkisiyle Türk insaný yeni bir dini tanýmýþtýr. Bu tanýmaktan da öte bir ibadet haline gelmiþtir. Türk insaný ibadet ediyor ama neye ibadet etmek istediðini bilmek istiyor bunu Tanzimat döneminde 19.yy'da Þinasi çok güzel ifade etmiþtir.Yani inanan insan ama inandýðýna aklý ile þahadet etmiþtir.  Aklýnca þahadet lazým yani ben hem gönül gözüyle inanayým, inancýmý tazeleyeyim hem de aklýmla bu inancý doldurayým demek istiyor. Türk insanýnýn engin hoþgörüsü kendi kültürüne yabancý kültürü almasýný da biliyor ama kendi özbenliðini yitirmeden yani dil bilincini yitirmeden. Türkçe tarih boyunca pek çok badireler atlatmýþtýr. Nizami, Mahremi gibi sanatçýlar Türkçe yazma gayreti içine girmiþlerdir ve divanda mahalli türkçesini kullanmýþlardýr. Medrese'nin ön plana çýkmasý sanat üslubu olarak Osmanlý Türkçe'sinin ön olanda oluþmasý yeni bir kültür dünyasýnýn ifadesi olmuþtur. Türkçe'nin karþýlýðý olarak kullanýlýyordu Osmanlýca. Hatta 19. yüzyýlda dil tartýþmalarý edebiyatçýlarýn Cevdet Paþa öteki sanatçýlar karþý çýkýyor, hayýr diyorlar. "Osmanlýca diye bir þey yoktur, bu yakýþtýrmadýr, bunun adý Türkçe'dir." Hatta ünlü sözlükçümüz ön sözünde bilinçli olarak Türkçe adýný kullanýyor yani sýkýntýyý seziyor. Fakat o dil tartýþmalarý arasýnda Ahmet Mithat Efendi "Osmanlýcanýn Islahý" diye bir makale yazýyor. Konu arap saçýna dönüyor. Namýk Kemal edebiyatýn yeni bir nizama girmesini istiyor.

Öðrencilerim gelip bana "osmanlýca biyor musunuz?" diye soruyor. Rehabete bakýn. Yani olacak þey mi? Sonra çocuða Osmanlýnýn belli bir dönemde Türkçe'ye verildiðini anlatmaya çalýþýyoruz. Ne yazýk ki bizim insanlarýmýz önsöz okumazlar, sunuþ okumazlar. Her yerde rica ediyorum, muhakkak ki ön sözü okutturun.

Türkçe deðiþiyor, geliþiyor, bir sanat dili kazanýyor. Türk dilinin lehine bir takým çýkýþlar var ama Selanik'te çýkmaya baþlayan Nisan 1911'de Genç Kalemler Hareketi bunu bir ikol seviyesinde düþünüyor. Arapça hizafet, Farsça hizafettir. Konuþma diline kadar girmiþ yaygýnlaþmýþ olanlarý hemen derhal atalým diyorlar ama bazýlarýnada kýyamýyorlar ve bu hareket 1911'den sonra bir büyük dil hareketi olma özelliðini göstermiþ ve edebiyat'a yansýmýþtýr. Bilinçli olarak Ömer Seyfettin sade Türkçe ile þiirler yazmýþtýr ve Osmanlý Türkçe'sini de katmýþtýr. O dönem Servet'i Finun Edebi Hareketi güçlü olduðu için Cenap Þahabettin'in veya Tevfik Fikret'in yazdýklarý þiirleri alýp kendisine bir þiir yazmýþtýr. Baþka ifadeyle savunduklarý tezi uygulamaya koyuluyorlar ama bu þiirler güzel örnek deðillerdir tabii esas güzel örnekleri yazdýðý hikayeler ile vermektedir. Ömer Seyfettin dil alanýnda yapýlmasý gereken örnekleri sýralarken Ali Nacip Yöntem ise edebiyat alanýnda yapýlmasý gerekleri sýralamýþtýr. Milli daha doðrusu Kavmi edebiyat nedir? meselesini gündeme getiriyorlar yani sadece dil hareketi deðil bu Yeni Lisan Hareketi olarak da adlandýrýlsada ayný zamanda bir Edebi hareket olacaktýr hatta kullandýklarý terimlerde bile tereddütleri vardýr. Bu Harekete þiddetle karþý çýkan bir yazar vardýr: Yakup Kadri, bu gençlerin tezlerini þiddetle reddediyor. Yakup Kadri Yeni Lisan Hareket'ini en güzel biçimde hikayelerinde ve romanlarýnda kullanan bir yazar olarak karþýmýza çýkmýþtýr. Halide Edip ayný þekilde o dönemin içinde yetiþmiþtir,her ne kadar Hareket'e karþý deðil gibi görünse de yazýlarýnda hikayelerinde  Türkçe'yi en güzel kullanan yazarlar arasýnda yer almýþtýr.”

Prof. Dr. Ahmet Günþen de, “Ses bayraðýmýz Türkçemiz'i konuþacaðýz. Türkçe varsa biz varýz, Türkçe yoksa varsayýn ki biz yokuz. Bu yýl çok anlamlý bir yýl. Türkiye milletinin Cumhurbaþkaný, Cumhurreisi Sayýn Recep Tayip Erdoðan beyin himayelerinde Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve ona baðlý Türk Dil kurumu tarafýndan 15 Mart 2017 tarihi itibariyle Türkiye'de 2017 yýlý "Türk Dili Yýlý" ilan edilmiþtir. "Dilimiz Kimliðimiz" parolasýyla ilan edilmiþtir. Bu da ayrýca anlamlýdýr.

Türk milleti ilelebet payidar olacaktýr inþallah.”

Günþen konuþmasýný þöyle sürdürdü:

“Önemli bir Türk toplumundan bahsedeceðiz. Çünkü Oðuzlar gerek siyasi gerek dil ve kültür tarihi açýsýndan Türk tarihinin hiç þüphesiz en önemli ve kapsayýcý halkasýný oluþturan bir Türk toplumudur. 10. yüzyýla kadar diðer devlet veya siyasi birlikler içinde yer alan Oðuzlarýn bu yüzyýldan itibaren Oðuz Yabgu adýyla siyasi bir teþekkül oluþturduklarý ama hemen arkasýndan da Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlý ve Türkiye Cumhuriyeti devletleri ile günümüze ulaþtýrdý. Yine 19912’den sonra bu halkaya iki devlet daha dahil olmuþtur. Türk tarihini M.Ö 3. yüzyýllara uzanan bilinen tarihi içerisinde karþýmýza çýkan Türk toplumu bildiðiniz gibi Hunlardýr. Ancak Hunlar þuanda Oðuzlarla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamýyoruz. Biz Türk tarihini özellikle hun tarihini orta Asya ve çevresindeki geliþen tarihinin önemli bir bölümünü Çin kaynaklarýndan öðreniyoruz. Çin yýllýklarýnda ifade edildiði üzere 9 Oðuz tabiri vardýr. Bu 9 Oðuz tabiri bir cins isim olarak bir Türk adý olarak 9 boyu ifade ederken bir anlamda daha sonra etnik bir kimliðin adý 9 Oðuz adýyla tarih sahnesine çýkacak olan bizim söz konuu ettiðimiz Oðulzarý da ifade ediyor olmalýdýr. Avarlarla yapýlan büyük mücadeleler neticesinde M.S 552 yýlýnda Bumin komutanlýðýnda Avarlarla yapýlan mücadeleyi kazanan bugünkü kuzey Moðolistan sýnýrlarý içerisinde Ötügen merkez olmak üzere yeni bir Türk devletinin kurulduðunu yani Göktürklerin kurulduðunu görüyoruz. Köktürk devletinin 745'te Uygurlar tarafýndan yýkýlýþýndan sonra Türkler Orta Asya bir daha çok güçlü bir devlet kuramamýþlardýr. Tarihi kaynaklarda yer alan bilgiler Oðuzlarýn daha 8. yüzyýlýn ikinci yarýsýndan itibaren baþlayan ve kitleler halinde gerçekleþen göçlerde Sirderya boylarýna geçtiklerini görüyoruz. Bu dönemde Oðuzlarýn 10. yüzyýlýn baþlarýndan itibaren zayýflayan Türk siyasi hakimiyeti içerisinde Karluk, Uygur, Kýrgýz, Kimek ve Peçenek Türk boylarýyla birlikte siyasi hakimiyeti elinde bulunduran Türk boylarý arasýnda yer aldýklarýný ve her geçen gün artacak bir öneme sahip olduklarýný gözlüyoruz. 999'da Karahanlýlarýn Ýran bölgesinde ki Salmanoðullarýný yeni siyasi hakimiyetlerine son verdikten sonra  Ýran ile oluþan siyasi boþluk ve otoritesizliði Oðuz kavimleri çok iyi deðerlendirmiþlerdir. Adeta akarcasýna önce Ýran'a arkasýndan da Anadolu'ya ve Batýya kadar uzanan bir süreci de beraberinde taþýyacak siyasi, sosyal þartlarý yaþamýþlardýr.”

Günþen daha sonra þunlarý söyledi:

“Yabgu devleti 1040'ta Selçuklu ailesinin önderliðinde önemli bir baþarýyý gerçekleþtirecek ve siyasi oluþuma dönüþecek. Ardýndan 30 bin yýl bile geçmeden 1071 Malazgirt zaferiyle Anadolu'nun kapýlarýný arýna kadar açacaktýr. Türk tarihinde bu kadar önemli bir yer iþþgal eden oðuzlarýn Türkçesi de bizim için son derece önemlidir. Þimdi bu Türkçenin Göktürk kitabelerinden ve Uygur yazýlý metinlerinden takip edilebildiðini görüyoruz.  Prof. Dr. Zeynep  Korkmaz yine deðerli  kardeþim ve dostum Prof. Dr. Güler Gürse'nin Oðuz Türkçe'ni eski Türkçe Döneminde kitabelerde de daha sonra ki Uygur yazmalarýnda ki belirtilerini güzel makalelerle ortaya koymuþlardýr. Özellikle de 1960'lý yýllarda ünlü Alman Türkolog G. Doerfer'in  Ýran sahasýnda  Halaç türklerini tespit edip Halaç Türkçesinin sözlü ve yazýlý belgelerini ortaya koyduktan sonra bu Türk boyunun da  bir Oðuz boyu olduðunu  tespit ettikten sonra Oðuz Türkçesi üzerinde ki çalýþmalarýndan adeta zirve yapmýþtýr. Oðuzlarýn her ne kadar 10. yüzyýla kadar siyasi bir hakimiyet kuramamýþ olmalarýna ve 13. yüzyýl öncesi yazýlý belge býrakamamýþ olmalarýna raðmen yine Türk boylarýnýn, devletlerinin siyasi hakimiyetlerinde ve ortaya koyduðu yazý dilleri içerisinde Oðuzca'nýn ne ses bilgisinde þekil bilgisinden  ve söz varlýðýna kadar ne iþaretler ve belirtiler kalýntýlar býraktýklarý ortaya konmuþtur. Ýlk yazýlý belgeler 13. yüzyýldan sonra karþýmýza çýkar. 1040'ta Büyük Selçuklu, 1077'de Anadolu Selçuklu devleti kuran Oðuzlarýn bu büyük siyasi oluþumlarýna raðmen maalesef dilleri henüz bir yazý dili geleneðine sahip deðildir. ne yapacaklardý? yapacaklarý þey þuydu: Mevcutlardan istifade edeceklerdi. neden istifade ettiler? Edebiyat dili olarak Farsça'dan, bilim dili olarak medreselerde Arapça'dan devlet yazýþmalarý ve devlet dili olarak önce Arapça'dan daha sonra da Fars kolonisinin Selçuklu hanedaný içerisinde yer bulmasýyla devlet dili olarak Farsça'dan istifade etmiþlerdir. 13. yüzyýla kadar, beylikler dönemine kadar. Þimdi biz Mevlena'nýn neden meþhur eseri mesneviyi farsça yazdýðýný Türkçe yazmadýðýný eleþtiriyoruz. Rahmtli Demirel'in dediði gibi "benzin vardý da biz mi içtik." Edebiyat dili yoktu ki. Ne yapacaktý? Tabi ki Farsça yazacaktý. Dolayýsýyla   13. yüzyýldan sonra bizim Oðuzlarýn yazý dili eserleri verdiðini görüyoruz. Nemeth'in görüþü çok öngörmüþtür. Nemet Oðuz adýnýn boy kabile anlamýna geldiðini söyler. Özellikle de Uygur yazýsýyla yazýlan destanda Oðuz'un resmi bir boða gibi tarif ediliyor. Onun çocuklarýndan geldiðini söyleyebiliriz. oðuz Kaðan hakikaten çok önemlidir. Moðollarýn nasýl Cengiz Haný çok önemliyse, bir cihgangirse  bütün Türklerin de Oðuzlarýn atasý kabul edilen Oðuz Kaða adlý þahsýnda önemli bir yere sahip olduðunu bir cihangir, hükümdar olduðunu görüyoruz. Hatta Oðuz destanýnda da geççtiði gibi bugün ki Türkçeyle ifade edersek; "bu daðp bu deniz bize yetmez,  bize daha dað gerek, daha dað ve deniz gerek, o kadar büyüyelim ki güneþ ruhumuz gök çadýrýmýz olsun" þeklinde ki, cihangirliþk ifadeleri topyekün Türklerin  Türk Cihan hakimiyetinin örnek sembol ifadesi olarak karþýmýza çýkmaktadýr.

Türkçe ayný soydan gelen insanlarýn konuþtuðu 3. büyük dildir. 220 milyona aþkýn Türk nüfusuyla dünya da en çok konuþulan 3. büyük dil Türkçedir. Ama bu Türkçe 220 milyonluk nüfusun bugün için söylerek 80 milyonunu sadece Türkiye Türkleri oluþturuyor. Türkçe'yi tarihi  derinliði ve coðrafi geniþliði hakikaten parmak ýsýrtacak ölçüdedir. Dünya da bizim dilimizle Türkçemizle tarih derinlik bakýmýndan yarýþacak hakikaten 5 tane dil yoktur yaþayan dilller içerisinde. Çince'yi, Hintçe'yi, Sanskritçe'yi söylerdiniz belki. Avrupa da bizimle kýyaslanacak ve yaþayan bir dil yoktur. Bugün 10 bin ile 13 milyon km kareyle ifade edilen çok geniþ bir coðrafya da konuþulmaktadýr. Bu da bizim için son derece önemlidir. Ýþte bu halkanýn ya da bu görüntünün en önemli figürü hiç þüphesiz Oðuzlar olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Oðuzlar'a bir çok boydan teþekkür etmiþler. Köktürk kitabelerinde 9 boydan bahsedilirken daha sonra ki dönemlerde bizim ilk sözlükçümüz ve ilk Türkoloðumuz Kaþkarlý Mahmud'un Divaný Lügattit Türkünde 22, Ýslam Tarihçii Reþidüddü'ünün Camiül Tevarihi'nde 24'e çýkan, Ebul Gazi Bahadýr Han'ýn yazdýðý Þecerei Terakime'de yine 22 ile 24 arasýnda boylardan oluþan bir büyük Türk boyudur Oðuzlar.

Bu süreç ülkenin lehine olmuþtur. Ve Türkiye hakkaten arapça ve farsça ile verdiði istiklal mücadelesini orta Anadolu’da kazanmýþtýr. Ýþte biz bu döneme 13 ve 15 yy arasýnda ki Türkçe'nin bu ilk tarihi dönemine eski anadolu türkçesi diyoruz çoðunlukla, ama buna eski Osmanlýca diyen bilgiler de var. Eski Türkiye Kürtçesi diyen bilgiler de var. Biz Türkolojide genellikle bu dönemin 13 ve 15 yy yani Anadolu Selçuklular, beylikler dönemi ve ilk Osmanlý döneminin yazý dilini bugünkü Türkçemizin temellerinin atýldýðý bu dönemde genel olarak eski Anadolu Türkçesi diye biliyoruz.”

(BA-BA-S) GAZÝ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI – SEDA ERKMEN – BURCU BOZKURT – MERVE ÇELÝK


KHA

Haberin tamamini okuyabilmek iin abone olmaniz gerekmektedir. Abone olmak iin TIKLAYIN


  • Yahoo'da Paylas
  • Paylas
  • Paylas
  • Facebook'ta Paylas
  • Paylas
  • Paylas
  • Paylas
  • Paylas
Bu Haber 2875 Defa Okundu

YORUMLAR

Eðitim Kategorisine Ait Diğer Haberler

Okuma Alýþkanlýðýmýzý Yitirdik KAKÜV’de Eðitim Öðretim Heyecaný baþladý Kaðýzman Fen Lisesi Hazýr Yeni Öðrencilerini Bekliyor Kafkas Üniversitesi’nden Öðretmen Eðitimi için DörtKare projeleri LYS’ye girecekleri DÝKKAT! Özel Çelik Baþarý’da mezuniyet heyecaný KAKÜV’de mezuniyet heyecaný Digor’da Tek Odalý Evden Türkiye Ýkinciliðine Açýlan Pencere Digor’un TEOG Þampiyonlarýndan Abdullah Yakýþýr’ýn eðitim aþký Digor’un TEOG Þampiyonu Ziya Gökalp Ortaokulu Dönem Sonunu Sosyal Etkinliklerle Tamamlýyor Öðretmen ve Öðrencilerden Muallim Klibi

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır