KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans

TARHMZDE ENGELLLER

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         TARHMZDE ENGELLLER

 Tarihimizde Engelliler

“Bir âmâyý kýrk adým götürene cennet vacip olur” hadisini hayata tatbik eden ceddimiz engelli vatandaþlarý için sayýsýz vakýflar kurmuþ. Görme engelliler için Sivas’ta vakýf var mesela. Görme engelliler medreselerde hafýz yapýlmýþ ve iaþesini devlet karþýlamýþ. Camilere müezzin tayin edilmiþler, mevlidhan olmuþlar ve nafakalarýný çýkartmýþlar.

Biliyorsunuz, Þuayb ve Yakup aleyhisselam âmâ idiler. Görme engelli kiþilerin nübüvvet makamýna çýkarýlmasý ne kadar ilginç ve geleceðe mesaj açýsýndan ne kadar manidar… Demek oluyor ki, insanýn engeli, onun peygamber olmasýna bile engel deðil.

O zaman hiçbir þeye engel olmamalý. Zaten Allah insanlarýn þekline deðil, kalbine bakar.

Ashabdan görme engelli bir Abdullah bin Ümmi Mektûm var. Peygamber Efendimiz yirmi yedi defa Medine dýþýna çýkmýþ ve on üçünde Abdullah bin Ümmi Mektûm’u kendi yerine vekil tayin etmiþ.

Hadis-i þerifte, “Bir âmâyý kýrk adým götürene cennet vacip olur” buyruluyor. Bir âmâyý, bir engelliyi kýrk adým götüren ya da ona yardýmcý olan insana cennet vaat ediliyorsa, o engeli yaþayana kim bilir ne nimetler var?

Yazýk ki günümüzde çoðumuz bu açýdan bakamýyoruz. Ama Osmanlý bu açýdan yaklaþmýþ sanýrým. Özürlü vatandaþlarý için sayýsýz vakýflar kurmuþ… Arþivlere girdiðimizde bunlarý görüyoruz. Görme engelliler için Sivas’ta vakýf var mesela… Siirt’te vakýf var. Ayrýca Osmanlý, görme engellileri medreselerde hafýz yapmýþ ve iaþesini devlet karþýlamýþ. Bu alan görme engelliler için bir meslek alaný olmuþ. Camilere müezzin tayin edilmiþler, mevlidhan olmuþlar ve nafakalarýný çýkartmýþlar.

Evliya Çelebi nin notlarýndan, 1500-1700’lerde Osmanlý mahkemelerinde hizmet veren bir saðýrlar topluluðu olduðunu anlýyoruz. Dilsizlerin eðitimi için ilk mektep 1889 yýlýnda Sultanahmet’teki Hamidiye Ticaret Mektebi bünyesinde özel bir bölüm olarak açýlmýþtýr.

Ýlk Ýþitme Engelliler Okulu, II. Abdülhamid tarafýndan, 1902’de kuruldu: Yýldýz Saðýrlar Okulu. Bu okulda, günümüz Türk Ýþaret Dili nin muhtemel alt yapýsýný oluþturan Osmanlý Ýþaret Dili, öðretmenler tarafýndan okullarda sözel dille beraber kullanýlýyordu. Týpký yazýlý dilde olduðu gibi, bu okulda kullanýlan iþaret alfabesi de þu anda kullanýlan alfabeden farklýydý. Bu okullarda Batý’da kullanýlan iþaret dillerinin kullanýldýðýna dair de hiçbir kanýt yoktur.

Osmanlý’da engellilerin tedavisi

Bedensel engellilere yönelik yardým çalýþmalarý Osmanlýlara hatta Selçuklulara dayanýyor. Selçuklular devrinde bir yardým kurumu olarak faaliyet gösteren Ahilik teþkilatýnýn engellilere de hizmet götürdüðünü çeþitli kaynaklardan öðreniyoruz.

II. Abdülhamit tarafýndan kurulan Darülaceze bünyesinde kimsesiz, fakir, çalýþamayacak olanlarýn yanýsýra bedensel engelliler de barýndýrýlmýþtýr.

Türrkiye’de ilk rehabilitasyon çalýþmalarýna Bursa’da baþlanmýþtýr. Harp sakatlarýna protez saðlamak amacýyla 1918 yýlýnda bir atölye açýlmýþtýr. Bugünkü adý Bursa Kara Kuvvetleri Komutanlýðý Fizik Tedavi Hidroklimatoloji ve Rehabilitasyon Hastanesi olan Bursa Askerî Hastanesi,1922 yýlýnda Kurtuluþ Savaþý’nda yaralananlar ve sakatlar için kurulmuþ ve bunlarýn bakýmý, tedavisi ve tertipleri yapýlmýþtýr.

Osmanlý dönemi incelendiðinde ruhsal ve zihinsel engellilerin tedavilerine büyük önem verildiði ve tedavileri için her türlü imkânýn seferber edildiði görülmektedir. Ayný dönemlerde Avrupa’da akýl hastalarý “içlerinde þeytan var” denilerek yakýlýrken, Osmanlý’da ruhsal ve zihinsel engelliler müzik ve suyla tedavi edilmekteydi. Osmanlý döneminde sadece ruhsal ve zihinsel engellilerin tedavi edildiði yerlere “bimarhane” denilmekteydi. Bimarhane kelimesinin zaman içerisinde anlam kaymasý sonucu “týmarhane” gibi sadece akýl hastanelerinin tedavi edildiði yer anlamýna geldiði kabul edilmektedir.Ýmparatorluðun en parlak devrinde Mimar Sinan tarafýndan Ýstanbul’da inþa edilen, bugüne saðlam durumda ulaþan Haseki Hastanesi (1538-1550), Süleymaniye Külliyesi’ndeki þifahane ile týp medresesi (1550-1557) ve Atik Valide Hastanesi (1583-1587) her türlü hastanýn yanýsýra akýl hastalarýnýn da tedavi edildiði ünlü Osmanlý hastaneleridir.

Edirne’deki II. Bayezid Darüþþifasý, gerek ilk defa az personelle yüksek randýman almayý amaçlayan merkezî sistemi ve gerekse o döneme göre çok ileri hatta 18-19. yüzyýllardaki hastane yapýlarýna ýþýk tutacak kadar mükemmel hastanelerden biridir.

Osmanlý’da “bizebanlar”

Bizebanlar, Osmanlý devlet örgütünde sarayda ve Babýâli’de görevli dilsizler… Farsça “dilsiz” sözcüðünün karþýlýðý olan “bizeban”dan gelmektedir. Gizli konuþmalarýn dinlenilmemesi, birtakým sýrlarýn dýþarý sýzmamasý için Fatih zamanýndan beri var olan bir kurum… Kurumda istihdam edilen dilsizler, baþdilsizin yönetiminde çalýþýrdý. Kýdemleri arttýkça, “soyunuk eski” ve “býçaklý eski” gibi unvanlar alýrlardý. Önceleri yalnýzca saraylarda padiþahlarýn hizmetinde görevlendirilirken, giderek sadrazamlarýn ve öteki üst düzey yöneticilerin gizli oturumlarýnda hizmet etmeye de baþladýlar. Osmanlý Devleti’nin yýkýlýþýna kadar bu gelenek sürdü.

Devletin sýrlarý, konuþma ve iþitme engellilere emanetti… Osmanlý Sarayý’nda padiþahýn çalýþma ofislerinin bulunduðu iç kýsýmda saðýr ve dilsizler görev yapardý; devlet adamlarý bunlarla anlaþabilmek için dillerini öðrenmek zorundaydý. Bunlarýn anlaþmak için kendilerine mahsus iþaretleri ve el hareketleri vardý. Bunlara “dilsiz dili” denirdi. Bütün saray halký bu dili öðrenmiþti.

Padiþahýn huzurunda konuþmak ayýp sayýldýðý için saraylýlar bu dille anlaþýrlar, hatta baþka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatýrlardý. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuþtu. Saðýr-dilsiz görevliler Tanzimat’ýn ilanýndan sonra kurulan meclislerde ve heyet-i vükelâ denilen bakanlar kurulunda kullanýldý.

Saray cüceleri

Genel olarak bu sýnýfýn saraydaki konumu þöyle açýklanabilir: Tarihte bütün dünyada görülebilen saray soytarýsý bulundurma geleneði Osmanlý’da bir baþka þekilde ortaya çýkmýþ ve sarayda cücelerin istihdamý baþlamýþtýr.

Dünyada birçok ülkede görülen saray soytarýsý bulundurma geleneði Osmanlý’da pek fazla yer tutmamýþtýr. Ama cücelere yer verilmiþtir. Daha ziyade bedenî mükemmeliyet gerektirmeyen iþlere bakarlardý. Mesela Enderun’da hafýzü’l-kütüplük, yani kütüphane memurluðu yaparlardý. Kabiliyetli olanlarý “Pars Kethüdalýðý”na yükselerek ülkedeki hastahanelerin gelir ve masraflarýna bakarlardý.

Hoþ sohbeti, tatlý dili, hatta umumî kültürüyle padiþahýn nedimi demek olan musahipliðe kadar çýkanlarý bile vardý.

Görme engelli mimar Carlos Mourao Pereira "Ýstanbul a ve Osmanlý mimarisine hayraným, çünkü tarihî mekânlar engelliler hesaba katýlarak inþa edilmiþ, tüm duyulara hitap ediyor” diyor. "Artýk mimarî yapýlarda avlu kullanmýyorlar. Oysa avlular görme engellilerin sesleri daha iyi algýlayýp rahatsýz olmadan bulunabilecekleri mekânlar; Süleymaniye bu anlamda muhteþem."

Ýstanbul da tarihî mekânlarýn birçok duyuya hitap edecek þekilde yapýldýðýný anlatan Mourao, "Ýstanbul daki tarihî mekânlarda bulunmaktan keyif alýyorum. Mimarî öyle olaðanüstü ki akustik ve kokular sayesinde mekâný algýlayabiliyorum" diyor.

  • Yahoo'da Payla
  • Payla
  • Payla
  • Facebook'ta Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
  • Payla
Bu Yaz 696 Defa Okundu
2017-05-06

SON YAZILARI

Ötekileþtirme! Sevgi Kalpte Olmadan, Bilgi Beyinde Olmaz Eriþebilirlilik Eriþebilirlilik ve Ulaþýlabilirlik Farklý Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk Ýnanmak mý, güvenmek mi? Bir Dakikalýðýna Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VDEO HABERLER
Ciritte heyecanl anlar
Ciritte heyecanl anlar
Anketler
OK OKUNANLAR
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...
Sanayiciyim dedi, azl dolandrc kt...

Referandum Sonular, Kars Referandum Sonular, 2010 Referandum Sonular, Referandum Oy Sonular, Trkiye Referandum Sonular, izmir haber, canl referandum sonular

RSS 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansý | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır