KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

SEÇİMLER VE ENGELLİLER

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         SEÇİMLER VE ENGELLİLER

Seçimler ve Engelliler 

Haziran ayında seçimlere gidiyoruz. Ülkede her şey seçime endekslendi. Artık planlamalar iki türlü yapılıyor, seçim öncesi ve seçim sonrası. Seçime kadar olan süreç geçici planlamanın yapıldığı dönemdir. Seçim sonrası planlamada uzun vadeli ve kalıcı olan stratejik planlardır. Seçim sürecinde Sosyal politikaların konusu insan ve toplum olduğu için hem bireyleri hem de toplumları direk ilgilendirir. Günümüzde sosyal politikalar ekonomik ve toplumsal korumaya gereksinim duyan tüm kesimlerin korunmasını öngörür. Tabi ki bu korumayı temin ve tesis etmek başta devlet olmak üzere bütün yöneticilerin de görevidir. Şöyle Türkiye ve Dünya konjektürüne baktığımızda korunması gerekenlerin başında kadınlar, çocuklar, engelliler ve yaşlılar gelmektedir. sosyal politikalarda hangi parti ne yapıyor bizde kendi penceremizden izliyoruz, izleyeceğiz de.
 
Ne yazık ki şimdi gördüğümüz manzara engelliler adına çok kötü durumdadır. Engellilerin eğitimi, çalışması ve işsizlikten daha doğrusu yoksulluktan korunması konusu bir yandan uluslararası belgelerde bir yandan da başta Anayasa olmak üzere ulusal mevzuatımızda gereğince işlenmiştir. Bu yönde, ortaya çıkacak hukuksal düzenleme gereksinimini karşılayacak yeni çalışmalar elbette ihmal edilmemelidir. Ancak bu alandaki asıl sorun toplumsal anlayıştan, uygulamadaki tutarsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu gün ülkemizde engelliler işsiz kalmanın, yoksulluğun ezikliği içindedirler. Üretken ve yaratıcı çalışma, insanca ve onurlu bir yaşam sürdürebilmenin ön koşuludur. Bu yüzden engelli bireyin de topluma uyumunda, toplumla bütünleşmesinde bir işe sahip olması büyük önem taşır. Engelli birey işsiz kaldığı ve yaşadığı topluma üreterek katkıda bulunamadığı için kendine güvenememekte, ailesine ve topluma yük olmaktadır. Çıkarılan yasa ve yönetmeliklerde, iş bilmez bürokratlar yüzünden, engelli için bir faydaya dönüşmemiştir.
 
Bir anne düşünün beş çocuk. En büyüğü 8 yaşında. Baba cezaevine düşmüş, suçunu tam olarak bilen yok. Anne genç sayılır bir yaşta, çalışmıyor ve çok çaresiz; yetmiş yaşında ki kayın pederine sığınmış. Ev iki göz odadan ibaret. Bir odada soba yanıyor. Sobaya baktım, talaş ve tezekten köy halkının verdiği tahta kasa parçaları ile dolu. Çocuklar odada yaş sırasına dizilmiş yemek beklerken, dede dışarıdan eve geldi. Bizi görünce biraz mahcup oldu. Yüzü kızardı. Oğlunu cezaevinde olduğunu 2 torunun beyin felci olduğunu, birinin de gözlerinde kayma olduğunu gözleri dolarak anlattı eve giren tek gelirin 8 yaşındaki çocuğa verilen bakım ücreti olduğunu söyleyince onu teselli edecek hiçbir söz bulamadım. Böyle bir kelime var mı? Bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var oda, onlarla hayatı paylaşamadığım için insanlığımdan utanmam…
 
Bunun gibi birçok örneğe rağmen yoksulluğu yenmenin yolu çalışmak, hem kişisel hem de toplumsal gelişmenin/refahın önkoşulu ve hatta olmazsa olmazıdır. Kişisel ihtiyaçlarını (beslenme, giyinme, barınma, vb.) karşılayabilen bireylerden oluşan bir toplum, "Toplumsal Refah"ını da arttırmış ve Sosyal Devlet kavramının içini doldurmuş olur. Aksi halde, gelir eşitsizliğine dayanan Göreli Yoksulluk ortaya çıkar ki, bu da gelişmişlik düzeyinin sığ olduğunu gösterir ve toplum, “Gelişmemiş Ülke” olarak tanımlanır. Bu tanımı üzerimize almayacak ve ülkemizin Gelişmiş Ülke olduğunu söyleyeceksek, engelliler aleyhine var olan ayrımcılığı ve peşin hükümleri ortadan kaldırmamız ve bununla beraber, gerekli sosyal yatırımları da tamamlamamız gerekmektedir. Ve bunu bir an önce yapmamız şarttır. Zira artık gelişmişlik “refahın genele ne kadar yayıldığıyla ölçülür hale gelmiştir ve 3-5 tekerlekli sandalye ya da işitme cihazı dağıtarak sorumluluktan kurtulmak söz konusu değildir.
 
Bir başka deyişle: Toplumun en büyük azınlığı konumundaki engellilerin, sorunlar karşısındaki ezilmişliğine son vermez ve onlara toplum içinde saygın bir statü kazandırmazsak, gelişmişlikten dem vurmamız söz konusu olamaz. Güzeli de; ne bu sorunları/engelleri görmezden gelmek ne de çözümleri ertelemek artık mümkündür. Önümüzdeki günlerde bu sorunlar çözülecek ve “herkesi içine alan, herkese uygun bir toplum modeli” hayata geçirilmesi gerekecektir. Bu süreçle birlikte, toplumun sorunlarını doğru tespit etmenin ve sonra da çözümler üretmenin önemi daha bir ortaya çıkmaktadır. O halde, işe, “Toplumun en büyük sorunu nedir?” sorusuna cevap vermekle başlayabiliriz…
 
Yoksulluk ‘’bu ülkede azalmadı mı?’’ diye kendimize sorduğumuz bu soru ve bulduğumuz cevaplarımız içimizi burktu. Bu çok net bir söz. Bu aileler, dilenmekten hoşlanmıyorlar. Gerçekten çaresizler. Ne iş yapacaklarını bilmiyorlar. Yönlendirilmeleri ve rehabilite edilmeleri durumunda, üreten bireyler olarak toplumda saygın birer birey olarak yer alabilirler. Tabi bunun için önce sorunu çözmeye gerçekten niyet etmelisiniz, popülist yaklaşımdan uzak, kısa, orta ve uzun vadeli bir planlarınız olmalı ve bunları hayata geçirerek kalıcı çözümler bulmalısınız. Ama sanırım iktidarı, muhalefeti engelli ve yoksulların durumları düzelsin istemiyor. Onlara umut satıp, oy almak böyle daha kolay…
 
Ülkemizde çıkarılan yasa ve yönetmelikler, engellilerin hayat standardını yükseltmedi. Onların hayatlarında bir iyileşme yok. Yoksullukla mücadele adı altında yürütülen varsa çalışmalar, bir derde derman olmadı. Engellilerin yaşama alanını gezin ve görün. Ya da, bazı kuruluşlarda yardım alan kişilerin istatistiklerine bir gününüzü ayırıp ta bakın ve ya etrafınızdaki yetkilileri bir sorun.
 
Bunları kim ve nasıl sizlere iletecek bilmiyorum. Bizim sesimiz kalın duvarları aşıp sizlere ulaşabilir mi? Pek emin değilim. Bildiğim ve gördüğüm bir şey var, çağdaş anlayışın bir gereği olarak "çalışmak ve işsizlikten korunmak" bir insan hakkı olarak da değerlendirilmektedir. Kendimizi anlatmayı, yaşam zorluklarına çözüm aramayı gündeme getirirken zihniyet, yapı ve yetersiz uygulamalarla da mücadele etmek durumunda kalmaktayız ki bu nedenle tablo hiç de, iç açıcı değil.
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 6352 Defa Okundu
2011-04-11

SON YAZILARI

Erişebilirlilik ve Ulaşılabilirlik Farklı Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır Ey Kahraman Türk Kadını Empatik Komşu Ötekileştirme

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars’ta Kazlar Neden Ölüyor!
Kars’ta Kazlar Neden Ölüyor!
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır