KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

HADDİMİ AŞTIYSAM SENİN İÇİN

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         HADDİMİ AŞTIYSAM SENİN İÇİN
Haddimi aştıysam senin için
 
Konumuz yine ilimizin diğer illere göre yaşanabilirliği. Çok iç açıcı bir konu değil aslında fakat ilimizin yöneticilerinin tozpembe dünyasında gayet güzel bir tablonun konusu. Halkın neden bu durumda olduğumuzla ilgili suçluyu bilememesi veya söyleyememesi ve yöneticilerinde yüksek çıkan sesinden dolayı halkı suçlu görmesi ilimizin yaşanabilirliğini iyice son sıralara atıyor. İçinde bulunduğumuz berbat durumu görmezden gelip atılması gereken adımın bir türlü atılmaması ve gereken değişimin yapılmaması bizi bu şehirden iyice soğutuyor. Şimdi durup dururken neden mi söylüyorum bunları.
 
Çünkü Kars’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yılı 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında düşman istilasına uğrayan Kars’ın, 43 yıllık işgalin ardından Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bağlı birliklerin ileri harekâtıyla 30 Ekim 1920 günü yeniden vatan topraklarına katıldığını yani 30 Ekim 2012 Kars’ın kurtuluş günü…
 
Yaşadığım şehrin en belirgin özelliği küçük olması. Öyle ki burada birkaç yıl yaşayan birisi bir anda kör olsa bile çok zorlanmadan hayatına devam edebilir. Çünkü farkında olmasak bile şehrin her köşesini her kaldırımını zihnimizdeki haritaya yerleştiririz. Ancak şehrin ruhuna bu ezberle katkı sunmaz küçüklük. Ben ve benim gibiler kendilerini daha büyük hissettiği için bu küçüklüğü içinde büyütür ve mutsuzluğa kapılırlar. Büyük bir şehirde küçük bir insan olup daha büyük işlere imza atabileceğimize inanırız saflıkla. Belki bazılarımız için bu durum geçerli olabilir ancak küçük şehrimizden çıkmadan bunu anlamamız imkânsız. Bu şehrin ruhu öyle kuşatıcı öylesine yoğun ki içinde bulunduğumuz her kötü durumda acımasızca onu suçlar dururuz. Kendi başarısızlıklarımız, özel hayatımızdaki sorunlarla yüzleşmek istemememiz yüzünden olabilir bu. Fakat yine de içimizde iyimserliğe yer bırakmaz şehir. Tüm acımasız eleştirilere zalim suçlamalara rağmen şehir zamana kafa tutar ve değişime direnir. Bu şehirde değişmeyen her şey aslında bizim ruhumuzdaki fırtınaların büyümesine yol açar.
 
Bu şehirde neredeyse herkes herkesi tanır. Özel alan kamusal alanın çemberi içinde erir ve yok olur. Kimileri bu yakın ilişki durumundan memnun olsa bile bir şehre birazcıkta olsa yabancı olmanın, keşfedilecek bir şeylerin olmasının yararlı olacağını düşünüyorum. Çünkü insanı insan yapan aklından ziyade merak duygusudur. Merak edecek bir şeyler kalmamışsa eğer ölüm çoktan sizi kuşatmıştır. Belki de bu yüzden bu şehrin sakinleri duymamaları gereken şeyleri duyar, bilmemeleri gereken şeyleri bilir. Şehre olan aşinalık özel hayata olan merakı körükler. Bu durumun içinde yaşayanlara da şehrin ruhuna da yapıcı bir katkısı olduğuna inanmam zor. Çünkü ikili ilişkilere ya da bir başkasının sırlarına dayalı bir bilme etkinliğinin şehri daha da küçültmekten başka sonucu olamaz. Sonuçta giderek küçülen şehir mutsuzluğu perçinler ve kaçma duygusunu körükler.
 
Siyasal olarak bu şehrin net bir çizgisi olduğu söylenebilir mi bilemiyorum ama bu şehirde yaşayan insanlar kendi kalesine gol atıp duran bir futbolcu gibidir. Öyle ki buzlu yollarda kayıp düşer, çamurlu yollarda kirlenir, çukurdan dolayı arabasının altını vurur, elektrikleri kesilir, altından dünyanın gazı geçtiği halde kalitesiz kömürle havasını kirletilir, çöplük yerine çöpü sokağa atar ama yine de bunlar yetmez çünkü ben diyen toplumdan ibarettir üstünde yaşayan. Şikâyet etmenin nasıl anlamsız hale geldiğini merak edenler aslında bu şehirde bir süre yaşamalıdır. Bu durumun mevcut yönetimle bir alakası olmadığını, meselenin şahıslardan ziyade genel tercihlerin sonucu olduğunu belirtmekte de fayda görüyorum. Amcaoğlu aday oldu diye oyumun renginin değişmesi ve benim daha kötü şartlarda yaşamam, sonuçta amcaoğlunun zengin olup gözümüzün önünde dolaşması bu zihniyete bir örnek teşkil edebilir belki de. Bazen kendi kendime düşünür dururum Allah bir gecede şehrimi ortadan kaldırsa acaba dünyanın nasıl bir kaybı olur? Verdiğim cevaptan utanır ve aklıma bir daha böyle acayip sorular getirmemeye çalışırım. Neticede ben demek yerine biz diyebilirsek şehrimiz yaşanır bir şehir olur tıpkı geçmişte olduğu gibi. Kars bölgede şehirleşmesi en düzenli şehirlerden biridir. Kars şehrinin şehir olma yolunda çok eksiklerinin olduğu üzerine hem fikiriz ama düzeltecek bizler yoğuz…
 
Farabi’ye lafı uzatanlara ne yapmak lazım diye sormuşlar, o da;
 
-Uzun konuşanı kısa dinlemeli…
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 9714 Defa Okundu
2012-10-27

SON YAZILARI

Sevgi Kalpte Olmadan, Bilgi Beyinde Olmaz Erişebilirlilik Erişebilirlilik ve Ulaşılabilirlik Farklı Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır