KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

ENGELLİ DOĞUM, KÜRTAJ VE YAŞAMA HAKKI

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         ENGELLİ DOĞUM, KÜRTAJ VE YAŞAMA HAKKI
Engelli Doğum, Kürtaj ve Yaşama Hakkı
 
Kutsal kitaplar (Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran) ve seçilmiş insanlar (peygamberler, "bilen yüce insanlar" vs.), dünyanın var oluşunu insanlara anlatırken, tüm farklılıklara rağmen özde birleşmektedirler. Bu anlatım sırasında da bazı şeyleri anlatmayıp, insan düşünce sistemine bırakmalarına rağmen özde birleşen bu anlatım, eksik bırakılanlar ve geniş anlatımdaki farklılıklar, düşünen insanların yapısal başkalığından dolayı çok değişik yorumlara neden olsa da öz olarak aktarılan kısmında çok büyük ayırımlar içermemektedir.
 
İnsanların var oluşları ya da diğer bir değişle dünyaya gelişleri ve karşılaştıkları diğer insanlar arasında kesin, zaman zaman çok derin farklılıkların olduğunu görüyoruz. Hatta bu farklılığa rahatlıkla insanlar arasındaki eşitsizlik diyebiliriz. Yapısal farklılıklar, normal diyebileceğimiz insanlar arasında, birbirlerine karşı normal sayılmayan ya da özelliğinden dolayı normal görülmeyen ve yaşam biçimine kadar etkileyen olumsuzlukları oluşturabilmektedirler. O halde nedir normal olan? Normal olan, insanların hep karşı çıktığı, bu eşitsizlik midir? Bu eşitsizliğin olumlu ve olumsuz etkileri, var oluştan itibaren mi başlar? Allah, bize göre eşit olmayan durumları özellikle mi var etmiştir?
 
Yaşam, en başından bu yana bazen acıyı, bazen tatlıyı, bazen burukluğu, bazen sevinci zincirin halkaları gibi her canlı için içermektedir. Belki de ve hatta bütün bu zincirin halkalarına yaşam denilmektedir. Hiç bir canlı için hep acı, ya da hep sevinç, yani hep bir tanesi olmamaktadır. O halde yaşam zincirinin ya da yaşam halkasının her insan için, onu ulaştırmaya çalıştığı amaç mı vardır? Bu düşüncenin kendi düşüncesine yakın olduğunu ve daha fazlasının olduğunu insanların çoğunluğu “hemen” söyleyecektir. O halde yaşamın kendisi ya da yaşamı biçimlendiren her olumlu olumsuz olay, olgu, oluşumun kabul edilebilir, kabul edilir olması da gerekmez mi?
 
Yaşadığımız ortam ki buna geniş anlamda “doğa” demek yanlış olmayacaktır, dengede olmayı tercih etmektedir. Doğanın bu dengeli yapısı ya da dengeli duruşu, bir terazinin kefelerin aynı hizada durması gibi algılanmamalıdır. Doğadaki denge gerçekte dinamiktir. Bu dinamizmde terazi kefelerinin aynı hizada olması beklenemez. Süreklilik gösteren ya da durağan denge, ancak eşitlik ilkesinin doğadaki her şey üzerinde olması ile sağlanabilir ki bunun da olmadığını olamayacağını az önce anlatmıştım. Doğada dengeden söz ederken eşitlikten söz edememek, önceleri insan yapısına ters gelse de, gözlemler sonucunda bu düşüncenin gerçekliğini algılamak daha kolay olacaktır. Bir bölgede yaşayan bütün insanların aynı işi yapmaları, aynı yoksulluk ya da zenginlikte olmaları, aynı şeylerden hoşlanmaları, aynı zekâ düzeyinde bulunmaları istenir durum değildir. Pek çok olayda şaşkın bir ifade ile doğa kendi kendini dengeliyor dediğimiz olur.
 
Bu aşamaya kadar din ve doğa açısından ele aldığımızda, engelli doğumun engellenmemesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Din açısından her varoluş, olay, oluşum ve olgunun kendi içinde nedeni ve gereği vardır. Doğa açısından ise, her varoluş, olay, oluşum ve olgu, dinamik denge yapısında yerini alacaktır ya da başka bir deyişle yeni dengeyi oluşturacaktır. İnsan sosyal varlıktır. İnsanın sosyal çevresi hem kendi iç dinamikleri (yetenek, bilgi, zekâ, duygular vs) hem de çevresinin dinamikleri (kurallar, inançlar, aşırılıklar, ilgisizlikler vs.) ile şekillenmektedir. İnsan, oluşturduğu bu sosyal çevre içinde hem kendi kendisine bir rol ve bir itibar seviyesi biçer hem de diğer insanlar ona bir rol ve itibar seviyesi biçerler. İnsan çoğu zaman doğanın dinamik dengeleri arasında sürüklenmektedir. İnsan kendisinde ve çevresindeki her şeyi kontrol edebilir mi? Bu soruya, mutlak kontrol eder diyebilmek için, insanın pek çok duygularından arındırılmış adeta bir robota dönüştürülmüş olması gerekmektedir. Oysa yaşam süresi boyunca yaptığı pek çok şeye sonradan hata yâda doğru demekte ve yaşama devam etmektedir. Yaşamı kendi içi ve çevresinde çalkantılar, çırpıntılar içinde geçen bütün insanlar, kendisi ya da bir başka insan söz konusu olduğunda önceliği genellikle (çoğunlukla) kendisine tanımaktadır.
 
Doğan çocuk ya da çocukların öncelikle dış görünüşleri önemlidir. Organlardaki her hangi bir eksiklik ya da anormallik önce anne ve baba daha sonra çevre üzerinde olumsuz algılanarak bazı tepkilere neden olmaktadır. Anne ve baba açısından bu tepkiler, bilinçaltında, daha önce belirttiğim sosyal çevre oluşturma, kendisini düşünme, çocuğun gelecekteki sosyal çevresini düşünmede ağırlık kazanmaktadır. İlk şokun atlatılma sürecine bağlı olarak neden – sonuç ilişkileri ve çözümler düşünülebilmektedir. Bu sürecin aynısı hamileliğin devamı sırasında, bebeğin engelli olabileceği söylendiğinde de gerçekleşecektir. Bir hamilelik, normal ön aşamalara bağlı olduğunda (planlayarak bebek istemek) bebeğin doğumunda engelli olmasına neden olabilecek faktörlerden pek çoğu, anne ve babanın bilgisizliği, ihmali, dikkatsizliği dâhilindedir. Bir kısmı ise doğumu yaptıranların sorumsuzluğu dâhilindedir. Tabi ki bir kısmı da hiç bir şekilde önlenemeyecek, bilinemeyecek nedenlerdir. İnsanların pek çoğu ise doğum sonrasındaki yaşamında karşılaştığı olumsuz faktörler sonucunda engelli olmaktadır.
 
Bir canlının, yaşadığı ortamdan sökülüp, koparılıp, alınıp yaşamını devam ettiremeyeceği bir yere itilmesi, konulması, her türlü canlının yaşam hakkına müdahale etmektir. Yani daha basit anlamıyla bir canlının yaşamına son vermek onun yaşam hakkını haksız olarak elinden almak demektir. Bir canlının normal şartlar altında yaşama başlaması yerine şartlara müdahale ederek onun normal olmayan şartlar altında yaşama başlamasına neden olmak da onun yaşam hakkına haksız müdahale etmek demektir. Yani daha basit bir anlatımla; bir ineğin olacak yavrusuna yumurta aşamasında müdahale ederek onun bir bilinmez ile (ya çok verimli süt veren ya da uçuk bir yavru olarak ) doğmasına neden olmak ile birbirleri ile kan gruplarının uyuşup uyuşmadığını kontrol ettirmeden, geriye doğru genetik bilgilenmeyi yapmadan, hamilelik sırasında alkol, uyuşturucu, hap kullanarak vs. İhmaller ile engelli bebek doğmasına neden olmak arasında hiç bir fark yoktur.
 
Engelli doğacağı kesin belirlenmiş cenin ile sokaklarda insanların dehşet ile baktıkları “tinerci çocuklar” olarak adlandırılan, çocuklar arasında pek de çok fark olmadığını düşünüyorum. Sokak çocuklarına ne kadar “kader” gözü ile bakıyorsak “engelli doğumda o kadar “kader” olacaktır. Tabi ki buna yaşadığımız pek çok olumsuzluğu eklemek de mümkün. Örneğin, yol kenarına gerekli önlemler alınmadığı için uçuruma düşen araç içindeki insanların ölümü, engelli kalmaları, belediyenin açtığı çukura düşüp ölen ünlü şairimiz Orhan Veli, trafik kazalarının tümü, önlemsiz boş parklar, yaptık oldu tipinde binalar, ilk denemeleri bir şekilde hastaneye başvurmuş insanlar üzerinde yapılan ilaçlar ve daha niceleri.
 
İnsana, “insan” değeri verilmediği süre içinde, kaosun kendi ellerimizle yaratılması kaçınılmazdır.
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 10065 Defa Okundu
2013-03-06

SON YAZILARI

İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır Ey Kahraman Türk Kadını Empatik Komşu Ötekileştirme Sosyal Uyum ve Engellilerle Yaşamak Hayatın Anlamı Bakışlarda Saklıdır! Sarıkamış Çaresizliğin Çaresi Olsaydı…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır