KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

KUTLU DOĞUMLA GELEN ENGELLİ DOSTU

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         KUTLU DOĞUMLA GELEN ENGELLİ DOSTU
Kutlu doğumla gelen engelli dostu
 
Yaratılışın gayesi, marifet–i İlâhi. Bu marifete ermede rehber, Allah’ın insanların içlerinden seçmiş olduğu peygamberler. İlk insan, aynı zamanda ilk peygamber. İnsanlık tarihinin farklı zaman dilimlerinde, aklın ulaşamadığı noktalarda yol gösterici ve işaret belirleyici işte bu peygamberlerin bulunduğu nübüvvet müessesesi. Ve bu sarayın kubbesindeki son taş, tamamlayıcı ve sona erdiricisi İnsanlığın İftihar Tablosu Hz. Muhammed (sav).
 
Bir adı da Mustafa olan Allah Resulü (sav), insanların içlerinden seçilen bu seçkin şahsiyetlerin arasından süzülen ve böylece iki kez seçime tabi tutulan Yüce Şahsiyet. Varlığın gayesini öğretmiş, her sahada ideal insan olma portresini yaşantısıyla göstermiş, dünya–ahiret arasında olması gereken dengeyi yerine oturtmuş, insanların fıtratlarına su gibi, hava gibi muhtaç oldukları gerçek din duygusunu yerleştirmiş, beşer yaşamında uygulanması insanı mutluluğa götüren ideal kuralları belirtmiş ve insanların her zaman muhtaç oldukları güzel ahlâk ilkelerini talim etmiştir.
 
Hayatına kuş bakışı bakıldığında hemen ilk safhada onun, Allah’ın vahyi kontrolünde hareket ettiği, vazifesi karşılığında en küçük maddi bir beklenti içinde olmadığı, son derece samimi olduğu, insanları Allah’ın birliği ve varlığına çağırdığı, hedef ve gayesinin son derece açık olduğu görülür.
 
Yine yaşantısına bakıldığında, hemen göze çarpan şeylerin, söz ve davranışlarında son derece doğruluğu, emanet noktasında zirvede oluşu, üzerine aldığı kudsi görevi yerine getirmedeki titizliği, ortaya çıkan karmaşık meseleleri son derece rahat, kolay ve herkes tarafından benimsenen bir şekilde çözüme kavuşturması ve masumiyeti olduğu görülür.
 
Sosyal hayatta herkesin eşit haklara sahip olduğunu belirten ve üstünlüğün sadece iman ve takvada olduğu mesajını veren Hz. Peygamber efendimiz (a.s.v.) hem maddî, hem de bedenen zayıf kişilerin yanında yer almış ve onlara insanca muamelede bulunmuştur. Onları iman ve takvalarından dolayı övmüş, değer vermiş ve üstün görmüştür. Örneğin bir hadiste Hz. Peygamber bu durumu şöyle anlatır: “Size cennetlikleri bildireyim mi? Onlar hem zayıf oldukları hem de halk tarafından zayıf görüldükleri (dezavantajlı bir sosyal kesim olduğu) için kimsenin önemsemediği ve fakat şöyle olacak diye yemin etseler, isteklerini Allah’ın gerçekleştireceği kimselerdir.”
 
İslam dini, toplumun en zayıf halkası olan engelliler ve yoksulların sosyal koruma kapsamına alınmasını emrederken bütün insanlığa rahmet olarak gönderilen en son Peygamber de örnek tutum ve davranışlarıyla bu emirleri değişik sosyal pedagojik yöntemlerle canı gönülden hayata geçiriyordu. Böylece Peygamberimizin (a.s.v.) döneminde “engelli dostu” çağın tesisine yönelik bütün temeller atılmış oldu.
 
Ancak bireysel yönüyle Hz. Peygamber’in (a.s.v.) fıtrî ve vicdanî duygularının en ileri derecede sosyal olması, vahiy ile başlamaz. O, peygamber olmadan önce de bütün muhtaç insanlara karşı çok merhametli ve yardımseverdi. Nitekim Hz. Hatice, vahyin ilk gelişinden sonra yatağına titreyerek giren Hz. Peygamber’i (a.s.v.) teselli ve teskin etmek maksadıyla kocasında var olan sosyal bilinç düzeyini ön plana çıkararak, Hz. Peygamber’in toplum hayatındaki etkin rolünü göstermiştir. “Korkma! Allah’a yemin ederim ki, Allah hiçbir zaman seni utandırmaz, mahzun etmez. Çünkü sen akrabana bakarsın, sözün doğrusunu söylersin, işini görmekten aciz olanların (bakıma muhtaçların) ağırlığını yüklenirsin. Fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırır, misafiri ağırlarsın, hak yolunda ortaya çıkan olaylarda halka yardım edersin.”
 
Hani bir gün Hz. Peygamber, bütün engelli grupları, toplum hayatının vazgeçilmez birer fertleri olarak görmekteydi. Bir keresinde Kureyş’in ileri gelenlerine İslam’ı anlatırken görme engelli sahabi Hz. Abdullah b. Ümmi Mektûm, kendine özel olarak tahsis edilen bir refakatçiyle yanına gelerek, her zamanki gibi Hz. Peygamber’den ilgi beklemişti. Peygamberimiz (a.s.m.) önemli misafirleriyle meşgul olduğu halde sesli bir tonla “Ya Resulallah, bana Kur’an okut! Allah’ın sana öğrettiğinden bana da öğret!” diyen ve talebini ısrarla tekrarlayan Hz. Abdullah’ın bu tutumu üzerine Hz. Peygamber, sükûtunu korumakla birlikte ona bu tavrından dolayı bu sefer yakın ilgi göstermek yerine yüzünü ondan çevirmişti. Hz. Peygamber, gayrimüslim bir gruba İslam’ı anlatıyordu ve misafirlerin belki de nasihate daha çok ihtiyacı vardı. Hz. Peygamber’in tek derdi, onları Müslüman yapmaktı. Bundan dolayı Resulullah, Hz. Abdullah’a aldırmayıp yüzünü buruşturup döndü; sözünün kesilmesini istemedi ve misafirlerle sohbet etmeye devam etti.
Ne var ki, bir özürlüye karşı sergilenen bu mesafeli tutum, Cenab-ı Hak tarafından makbul görülmedi. Cenabı Hak, “Habibim” dediği Resulüne bundan dolayı ihtar etmeyi bile gerekli gördü. Sohbet gerçi biraz daha devam etti ancak tam sözünü bitirip kalkacağı sırada Allah’ın Resulü’ne bir ilahî ikaz geldi:
 
“Yanına âmâ (görme özürlü) geldi diye, yüzünü ekşitip döndü. Nereden bileceksin, belki de o, günahlarından arınacaktı. Yahut o, öğüt alacak ve o öğüt, kendisine fayda verecekti. Öğüde ihtiyaç duymayan kimseye gelince, sen ona yöneliyorsun (onu kurtarmaya özeniyorsun). Onun inkâr ve isyan pisliği içinde kalmasından sen mesul değilsin (Onun Müslüman olmayıp temizlenmemesinden sana ne?). Sana koşarak gelen ve Allah’tan korkan kimseyi ise ihmal ediyorsun (Sen ondan yüz çevirip başkası ile oyalanıyorsun). Sakın! (Bir daha öyle yapma!)” (Abese Sûresi; 80: 1-10)
 
Bundan böyle Hz. İbn-i Ümmü Mektûm ve diğer engelli sahabiler hiçbir surette dışlanmadıkları gibi, Peygamberimizin hep en yakınında görüleceklerdi. Bu hadiseden sonra Resulullah, özellikle engelli sahabilere ve tabiî ki Hz. İbn-i Ümmü Mektûm’a daha çok iltifatta ve ikramda bulunmuştur. Ne zaman onu görse, hem espri olması, hem de o hadiseyi hatırlatması babında “Ey Rabbimin beni ikazına sebep olan kardeşim, merhaba!” diye onun gönlünü alırdı. Oysa 2013‘teki ümmetin bunları bilmemezlikten gelme rekorları kırmakta...
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 6494 Defa Okundu
2013-04-16

SON YAZILARI

İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır Ey Kahraman Türk Kadını Empatik Komşu Ötekileştirme Sosyal Uyum ve Engellilerle Yaşamak Hayatın Anlamı Bakışlarda Saklıdır! Sarıkamış Çaresizliğin Çaresi Olsaydı…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır