KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

ENGELLEMELER YÜZÜNDEN YAŞAMAYI UNUTAN ENGELLİLER

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         ENGELLEMELER YÜZÜNDEN YAŞAMAYI UNUTAN ENGELLİLER
Engellemeler Yüzünden Yaşamayı Unutan Engelliler
 
10-16 Mayıs engelliler haftasında hiç düşündünüz mü? Sosyal yaşam alanlarında kaç engelliyle karşılaşırsınız. Çoğu zaman engelli birini dilenci görüp üç beş kuruş sadaka vererek büyük iş yapmış gibi gururlanmadınız mı? Kimi engelliyi de engel durumundan dolayı alaya alıp kendinizce neşelenmediniz mi; çünkü hiçbir zaman engelli insanları fark etmediniz. Yaşadığınız sokakta, hatta oturduğunuz apartmanda bir veya daha fazla engelli yaşıyor olabilir. Ancak biz onların varlığından haberdar olmayabiliriz; çünkü birçoğu evlere hapsedilmiş durumdadır.
 
Engelli bireylerin bu denli çok olmasına karşın, bunlarla ilgili çalışmalar sınırlı kalmakta ve birçok ihtiyaçlarına cevap verilememektedir. Engelliklere karşı toplumun daha fazla duyarlı olması gerekir; fakat ne yazık ki, duyarlılık daha çok acıma düzeyinde ortaya çıkmaktadır. Engelliler birçok etkenden dolayı evlere hapsedilmektedir. Bu etkenlerin başında toplumun engellileri dışlaması gelir. Diğer bir nedense, engellilere yönelik eğitim ve iş olanaklarının yetersiz oluşu binaların asla bir engelliye uygun olmayışı, insanlardaki yıkılmaz ön yargılardır.
 
Toplumun engellilere karşı geliştirdiği iki farklı tutum var: Acımak veya dışlamak. Aslında her iki tutum da engelli bireylere zarar vermekte ve onları yaralamaktadır. İnsanların engellilere acıması iyi niyetten kaynaklanan bir duygudur. İnsanların birçoğu, bir engelliyle karşılaştığı zaman yardım etmek ister; kaldırıma çıkmasına yardım eder, karşıdan karşıya geçmesini sağlar, eğer dilemiyorsa bile bir miktar para verir. Çoğu zaman da “Allah kimsenin başına vermesin” veya “Allah yardım etsin” diye sessizce geçirir içinden. Peki, bunun dışında engellilere ne yapılır? Hiçbir şey…
 
Bazı inanlar ise, engellilere karşı zalimce bir tutum geliştirir: Dışlamak… Bu insanlar, çoğu zaman vebalı veya canavar görmüş gibi engellilerden kaçarlar. Birçok anne baba, çocuklarına şöyle tembihte bulunur: “Sakın o çocuğa yaklaşma; çünkü o, delidir ve sana zarar verir.” Engelli bir çocuk kendi çocuğunun sınıfına kaydedilirse, ortalığı ayağa kaldırır. Bu tutumdan dolayı birçok yöneticimiz engelli memur, öğrenci görmek istemez ama reklamı için engelliyi de kullanmaktan da geri kalmaz.
 
Engelli çocuğundan dolayı komşusuyla, parkta, okulda kavga etmeyen çok az aile vardır. Kavganın temel sebebi, genellikle diğer çocukların aileleri veya büyükleri tarafından akıl almaz bir şekilde doldurulduğu ön yargılar sonucundadır. Peki, bu önyargının yıkılış temelleri nasıl atılacak engelliyle bir arada yaşamak cesaretini engeli bireyler kadar göstere bilecek misiniz ki bunun imkânsız olduğunu düşünmekte benim yaşadıklarım sayesinde bir ön yargım olmuş durumdadır.
 
Oysaki ne yapılması gerektiği konusunda peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) hayatını yani bizlere bıraktığı kuran-ı kerim ve sünnetini iyi bilip uygulamaktan geçmektedir. Unutmayalım ki peygamber efendimiz (S.A.V) bir görme engelli sahabe olan ümmü mektum (r.a.) davranışı nedeniyle Allah tarafından İlâhî bir ikazla uyarılmıştır: “Yanına âmâ geldi diye yüzünü ekşitip döndü! Nereden bileceksin, belki de o günahlarından arınacaktı! Yahut o öğüt alacak ve o öğüt kendisine fayda verecekti! Öğüde ihtiyaç duymayan kimseye gelince sen ona yöneliyorsun Onun inkâr ve isyan pisliği içinde kalmasından sen mesul değilsin! Sana koşarak gelen ve Allah’tan korkan kimseyi ise ihmal ediyorsun! Sakın! O Kur’an bir öğüttür” (Abese Sûresi; 1, 10) 
 
Peygamber efendimizin bir cüzamlıyla beraber pazarda ticaret yaptığının bilincini göz ardı ederek onun sünnetini ve ahlakını önemsemeden yapmış olduğumuz hal ve tavırlarla ne kadar onun ümmeti olduğumuz hususunu düşünmemize ve kendimizden utanmamıza yetmez mi. Sizlerse bilerek veya bilmeyerek bu konuda bilenle bilmeyende aynıdır ayırt etmeksizin yapılan tek şey “El âlemin del isinin gürültüsünü çekmek zorunda değiliz. Milletin sakatıyla ben mi uğraşamam” diyerek konuyu kapatmanız ne kadar anlamlıdır.
 
Engelli bireylere acımak veya onları dışlamak yerine daha farklı ve yapıcı bir tutum geliştirilebilir. Öncellikle engelli bireyleri anlamak gerekir. Anlamak için de onlar hakkında çok şey öğrenmek gerekir. Onlara acımak insani bir durumdur; fakat bu acıma hissini onlara yansıtmamak ve belli etmemek gerekir. Bu acıma hissi, onların yaşam koşullarının düzeltilmesi yönünde eyleme dönüştürülmelidir. Örneğin, bir insanın engel durumuyla veya yetersizlikleriyle ilgilenmek yerine başarabilecekleri konulara odaklanılırsa, onlar da kendilerini toplumdan biri gibi görecek ve sosyal hayata daha aktif olarak katılacaklar. Engelli bireyler toplumsal yaşamda birer asalak değiller. Eğer bazıları asalak gibi yaşıyorsa, bunun temel sebebi, sakat olan toplumsal tutumdur. Engelli bireyler bütünüyle yetersiz değildirler; onların da yapabilecekleri birçok şey vardır. Eğer gerekli önem verilirse, engelliler içinde birçok alanda üstün yetenekli bireyler çıkacaktır. Nitekim kendi çabasıyla birçok başarıya imza atan engelliler vardır.
 
Bugün engelli bireylerin temel sorunlarından biri de toplumumuzun olumsuz tutumundan dolayı sosyal alanda yetersiz kalmaları ve duygusal olarak ciddi sıkıntılar yaşamalarıdır.
 
Engelli bireylere insanca bir yaşam sunmak ahlaki bir sorumluluktan öte Allah’ın şart koştuğu zorunlu bir görevdir. Herkes gücü ve olanakları ölçüsünde engellilerin yaşamını kolaylaştırıcı bir şeyler yapmalıdır. Her şeyden önce, yanlış tutumlarla yıkılan duygu dünyaları onarılmalıdır. Unutulmamalı ki sizlerin boş işlere ayırdığı 10 dakikayı engelliye ayırmak onlara dünyaları sunmakla eşittir.
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 7864 Defa Okundu
2013-05-10

SON YAZILARI

Sevgi Kalpte Olmadan, Bilgi Beyinde Olmaz Erişebilirlilik Erişebilirlilik ve Ulaşılabilirlik Farklı Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır