KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

ENGELLERE KELEBEK ETKİSİ DÜŞÜNCELER

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         ENGELLERE KELEBEK ETKİSİ DÜŞÜNCELER

 Engellere kelebek etkisi düşünceler

Uçurumlar, sonunda ulaşılmazlığı barındırırlar. Sonsuzluk, devamı olmayan bir yoldur. Ve hayat... Anne karnından ta ölüme değin uzanan... Sonunda kabirde bir yaşam; yalnız, sessiz ve soğuk... Huzur-u Mahşer e erişmek için beklenen belki binlerce yıl, dünya aklıyla bir imkânsızlığın resmidir. Ve insan, tüm bu yollarda tek başına yürüyen... Her adımında hayatında, ulaşılmazlığı göze batan... Gerçekleşmeyecek düşüncesi, akıllarda binlerce engel... Bugün imkansız olan yarın yaşanacak olandır belki, kim bilir?... Aslında her bir adımı hayatın; bu dünyası, berzahı ve sonsuzluğuyla, öncesinde milyonlarca kez yaşanmıştır. Engeller, onlara bakan gözlerle şekillenmiş, onlara bakan gözler yüzünden engel olmuştur. Hayat içerisinde yaşarken, zihnine milyonlarca engeli yazan, yine insandır yine insan...                             

Bir gün içinde gerçekleştirdiğiniz ve size çok kolay gözüken binlerce eylem vardır ki, birileri için ölene dek gerçekleştirilmesi imkânsız eylemlerdir. Örneğin, Dişlerinizi fırçalamak, elinizi yüzümüzü yıkamak, sizin için hiçbir zorluğu olmayan eylemlerdir. Çoğu zaman bu eylemlerin imkansız olabileceğini düşünmezsiniz bile, değil mi?... Ya da haydi alın ceketinizi ve dışarı çıkalım... Sokaklarda biraz yürüyelim... Sanırım aklınıza ilk gelen kaldırımlar olmuştur. Kaldırımları, yerden yükseklikleri en fazla 20-30 santimetre olan kaldırımları aşarken, hiç zorlanmıyorsunuz, değil mi?... O attığınız diğer basit adımlardan birini biraz aşağıya doğru atıyorsunuz ve kaldırımdan iniyorsunuz. Şimdi bir adım bir adım daha... Hiç zorlanmıyorsunuz. Ne kadar da kolay!... Bilmem dikkat ettiniz mi; o kaldırımların orta noktalarında aşağı doğru meyillendirilmiş rampalar var. Yoksa siz kaldırımlardan inip-çıkma eylemlerinizi biraz daha kolaylaştırmak için o rampaları mı kullanıyorsunuz?... Şimdi size en az bu gerçekleştirdiğiniz eylemler kadar kolay bir soru soralım: Kaldırımlardaki bu rampalar acaba hangi insanlar için düzenlenmiş olabilir? Sanırım cevabı biliyorsunuz: Engelli insanlar için. Yani bacaklarını kullanamayan ve yürüme engeli bulunduğu için tekerlekli sandalye ile ulaşımını gerçekleştirmek zorunda olan insanlar için... Çok dramatik bir cevap oldu, değil mi?... Sanırım biraz hüzünlendiniz. Ne kadar kolaycı olduğunuzu unuttum galiba işte bu kolaycılık yüzünden asla uygun olmayan bu rampaları iyice kullanılmaz durma getiriyorsunuz demi arabalarınızı park ederek aynı kaldırımlara masa sandalye eşya koymak gibi. Ha unutmadan, her şeyi çok net görebiliyorsunuz, çok net duyabiliyorsunuz ve çok net hissedebiliyorsunuz, arabanızın gaz pedalına var gücünüzle yüklenmeyi bilirsiniz, tek yönün kimleri yok ettiğini düşünme zahmetine girmezsiniz değil mi?... Tevekkeli değil, bunlarla övünmeyi marifet sanıyor ve bunları yaratan Allah ın sizden bu yetileri geri alabileceğini unutuyorsunuz.

Unutanları bir tarafa bırakalım, hafızası çok güçlü olanlar da var. Gerçekleştirilen eylemlerin bir imkânsızlığın hayat bulmuş hali olduğunu düşünenler de var. Birilerinin imkânsızlıklarına bir imkân arayanlar... İşte onların bu eylemleri pek de kolay değil, değil mi?... Çünkü bu hayat, kolaylıklarını daha da kolaylaştıranlar için ne kadar kolaysa, zorluklara imkan arayanlar için de bir o kadar zordur. Ancak asıl olan ise, yılmadan bu zorluklarla mücadele etmektir. Bunu o kolaylıkla gerçekleştirilen eylemleri gerçekleştiremeyenler çok iyi bilir. Bir yerlerde bazı insanlar vardır. Bu insanlarsa işte, yaşamlarını bu denli zorluklarla yaşamak durumunda kalmış insanlar için harcarlar. Bir imkânsızlığa imkan ararlar. "Benim düşüncelerim neye yarar, ben mühendis miyim ki?..." diyorsunuz? Ah şu kolaycılığınız olmaz olsun!... Yine kolay olanı seçtiniz. Şimdi sizin yerinize ben düşüneyim. "Yaşamı imkansızlıklarla dolu olan bu insanlar için yaşamları daha kolay bir hale nasıl getirilebilir?..." diye. Yaşamı o engeller yüzünden olanaksızlıklarla dolmuş bu insanlar için, yaşamlarını biraz daha kolaylaştırmak adına yüzlerce binlerce teknolojik ürünün tasarlanabileceğini düşünüyorum. Hatta bundan o kadar eminim ki... İsterseniz, arama motorunuzu açın ve yaşamı kolaylaştırmak için neler icat edilmiş, yaşamları imkânsızlıklarla dolu olan bu insanlar için ne kadar faydalı ürünler tasarlanmış bir bakın... Göreceksiniz, birilerinin düşünülenleri gerçekleştirilebildiğini...

Günler gelip geçerken, yaşamınız devam ediyorken ve siz sağlıklıyken, elinizde olanların, yani o çok kıymetli olan sağlığınızın ve zamanınızın kıymetini bilmelisiniz. Ayrıca her ne olursa olsun, şu an sahip olduklarınızın bir gün tek bir anda elinizden kayıp gideceğini de hiç unutmamalısınız. Bugünün sağlıklı bireylerisiniz belki, ama bir yerlerde birileri bazı engeller taşıyor bedenlerinde... Onların yaşamları hiç de kolay değil... Fakat bunca imkânsızlıklarına rağmen kuvvetli inançlarıyla bedenlerindeki bu aşılmaz zorluklarının üstesinden gelebiliyorlarsa bu insanlar, sizler de eli-kolu-ayağı, gözü-kulağı sağlam bireyler olarak, bu zorlukların aşılmasında, bu yıkımların inşa edilmesi için ürettiğiniz düşüncelerle ve girişimlerinizle onların bu engellerini ortadan kaldıramasanız da yaşamlarını onlara daha yaşanılır kılabilmek için çalışmalısınız. Sizler için düşünce üretmek, kolay ve küçük bir adım olsa da, atılan bu küçücük adımlar bir kelebek etkisi oluşturarak engelli insanlar için büyük adımlara dönüşebilir.

DİP NOT:  İman sahibi insanın, bunca etrafındaki problemlere gamsız kalması düşünülemez. Mutlaka elinden gelen bir şeyler olmalı ve elinden geleni yapmaya çalışmalıdır. İster, derdini paylaşacağı kimse, ister yanı başında isterse kilometrelerce uzakta, ister dindaşı soydaşı, isterse de dünyanın öbür köşesinde yardıma muhtaç herhangi biri olsun.. Onun için yardımına koşacağı, derdini, ızdırabını içinde hissedeceği birileri vardır ve elinden geldiğince hepsine el uzatmaya çalışır. Hiç biri için “adam sen de” deyip umursamazlık edemez. Zira, umursamazlığın bir anlamda bindiği dalı kesmek olduğunu, o belaların bir şekilde dönüp dolaşıp bir gün kendisini de vuracağını çok iyi bilir.!

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 16142 Defa Okundu
2013-08-13

SON YAZILARI

Sevgi Kalpte Olmadan, Bilgi Beyinde Olmaz Erişebilirlilik Erişebilirlilik ve Ulaşılabilirlik Farklı Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır