KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

HER İNSAN BİR DEĞERDİR

  Faruk OCAK

          farukocak@mynet.com
         HER İNSAN BİR DEĞERDİR

Her İnsan Bir Değerdir

Eski ve yeni her zaman kıyaslana gelmiştir. Bu kıyaslamalar çoğunlukla eskiyi bilenlerin yeniye karşı yaptıkları karalama, burun kıvırma, beğenmeme, alay etme şeklindedir. Bayramlar kıyaslanır, teknoloji kıyaslanır, şehrin geçmişi ve bugünü kıyaslanır…

Bazı Ana babalar çocuklarına bakarak ‘’bizim zamanımızda öğrencilik böyle miydi’’ diye başlayan ve devam eden cümlelerle kendi öğrencilik yıllarını ve öğrenciliklerini kıyaslar. Bu aslında boşuna bir öğretme çabasından kaynaklanmaktadır. Yani niyet iyidir aslında. Ama bu boşa kürek çekmekten öteye gitmez. Çünkü hiçbir öğrenci, belki istisnaları vardır,’’ vaaay bee görüyor musun babamı, adam mum ışığının altında çalışıp derslerini yapmış’ deyip sihirli bir değnek dokunurcasına bambaşka bir şekle bürünmez.

Ana babaların çocuklarına ısrarla ve içtenlikle anlatmak istedikleri bir şey vardır. Kendilerinin çok zor şartlardan geldikleri, bu günlere gelinceye kadar türlü güçlüklerle mücadele ettikleri ve aynı gayreti onlarda da görebilme umududur. Burada çok önemli bir husus var. Acaba çocuklarımızın mücadeleci, disiplinli, özlemini duyduğumuz bir kişiliğe sahip olmalarında önlerinde ki bir engelde bizler mi olduk. En iyi öğrenci kendi problemlerini kendisi halledebilen öğrencidir. Ne istediğini bilen, bu yolda çaba sarf eden ve pes etmeyen. Bazen karşımda aynı anda anne, baba ve çocuk(lar) olduğunda çocuğa sorduğum her soruya, ismini bile, anne ya da babanın cevap vermesinin bana, bu durumun çocuk için her zaman bir kayıp olduğunu düşündürmüştür. İlerleyen zamanlarda o çocuk acaba şöyle düşünür mü bilmiyorum. Bana sorulan her soruya bile annem, babam cevap verdiğine göre benim çok fazla bir şey yapmama gerek yok. Nasıl olsa onlar benim yerime düşünür, nasıl olsa benim yerime çalışır, nasıl olsa ödevlerimi yapar, sınava giren ben olsam bile onlar benim geleceğimi şekillendirir, annem benim yerime yatağımı toplar, sokakta yan bakan biri olursa babam ona haddini bildirir. Okul öğretmenime ihtiyaç duyduğumda annem okula gelerek öğretmenden yardım isteyebilir… Vesaire vesaire

Hem eski zamanların zorluklarından bahsederiz hem de BENİM ÇEKTİĞİM SIKINTILARI ÇOCUKLARIM ÇEKMESİN diye bir ellerini yağdan bir ellerini baldan eksik etmeyiz. Onlar sıkıldıkça cep telefonlarını değiştiriyoruz. Ama dikkat edin onlar sıkıldıkça. Onlar istedikçe… burayı uzatmak istemiyorum ….Sonuçta her şeylerini tamam ediyoruz. Belki de bu nedenle HAZIRA KONMAYI öğretiyoruz. Her dönemin sonunda karne hediyesi adı altında yeni bir teknolojik arkadaş edinmelerine yardımcı oldunuz. Pazarlık gibi sanki şöyle olursa şunu alırım böyle olursa bunu almam. Kim bilir belki de bu nedenle MENFAATÇİ olmayı öğrettik onlara. Eve ekmek almaya gönderebilmek için yanında bir şeyler alabileceklerini öğrettik. Tek öğrendikleri eve ekmek almak mı oldu acaba. Biz sorumluluk aşılamaya çalışırken belki de başka şeyler öğrettiniz. Küçüklüklerinden itibaren oyuncaklara boğdunuz, bir iki üç beş derken artık onları yeni oyuncaklar tatmin etmiyor, en fazla bir iki gün hatta abartmıyorum bir iki saat oynayıp yüzüne bile bakmıyorlar. Çocukların derdinin oyuncak değil oyun olduğunu anladım. Hepinizde biliyorsunuz sırtınıza alıp deeeh dediklerinde dünyanın en mutlu insanı olduklarını. Ben bu oyundan bıkan çocuk görmedim.

Biz oyuncaklarımızı kendimiz yapıyorduk, telden arabalar, kibrit çöpünden evler… O oyuncaklardan aldığım mutluluğu, çocuklarınızın gözlerinde göremiyorum.  Acaba sizde çocuklarınızın eline birkaç şey tutuşturup onlara da kendi kendilerine bir şeyler yaptırmaya çalışsanız, mücadele etme, sorunlarla başa çıkma konularında onları geliştirebilir miyiz? Şimdi çocuklarınız hayatınızın tam merkezindeler. Hem ataerkil hem de anaerkil olmaktan çoktan çıktık. Bütün hayatınız çocuklarınız üstüne kurulu. Misafirliklere gitmeler, gideceğimiz evde ki çocuğun ruh haliyle doğrudan bağlantılı, eve gelen olsa çocuğunuzun sınav günlerinin bitmiş olması gerekli. Ve olan biten her şey de bazen çokça abarttığınız onların psikolojik durumları. Benim anne babam okumuş yazmış insanlar değil. Psikolojimin üstüne bu kadar düştüklerini hatırlamıyorum. Zaten onlarda bunun kelime anlamını bile bilmezlerdi. Bazen o kadar çok abartıyorsunuz ki çocuklarınızın psikolojik durumlarını düşünmekten ortaya samimiyetsiz ilişkiler çıkıyor. Hatta bunu düşünmekten onların psikolojilerini gerçekten bozuyorsunuz. Hemen hemen her evde çocuklarınızı daha iyi yetiştirmek üstüne yazılmış bir ya da bir kaç kitap mevcuttur. Kitabi bilgilerle hayat yaşanmıyor ama. Çünkü kitaplar genele yazılmış bilgilerle dolu. Kitap okuyarak başka bir insanın en önemlisi çocuklarınızın anlaşılabileceğini düşünmüyorum.

90’lı yıllarda ilginç bir şekilde çocuklarla arkadaşlığı seçtik. Hatta bazen bunu abarttık. Çocuklarınızla konuşabilmek için illaki aradaki anne, baba ve çocuk olma sınırlarını ortadan kaldırmaya gerek yok. Baba dendi mi benim gözümde söylendiği gibi dopdolu bir şahsiyet gelir aklıma. Ama konuşabildik, birbirimizi anladık, dertleştik. Baba oğul gibi yani. O ne muhteşem bir sevgidir ki sarılmasa bile, seni seviyorum demese bile, alabildiğine ve bütün yoğunluğuyla hissettiren. Yeri geldiği zamanda masaya yumruğunu vurdu mu tir tir titreten adam. Dövmesine, sövmesine gerek kalmadan, bakışlarıyla insanı alabora eden, yer yarısında içeri gireyim dedirten. Bu ne heybettir böyle boyu bir yetmiş ama hissedilen iki seksen. Ana babalarımız, fırtınalı havalarda sığındığımız limanlarımız.

Evet çocuklarımızı koruyup kollamalıyız. Onları hayat boyu desteklemeli, ihtiyaç duyduklarında yanlarında olabilmeliyiz. Var olduğumuz sürece. Çünkü gerçek bu, var olduğumuz sürece onların yanında olabileceğiz. İşte onları yetiştirirken biz olmadığımızda yaşayabilip ayakta kalacakları hayata hazırlayabilmeliyiz. Öyle bir hayata ki sudan çıkmış balığa dönmesinler.

Zorluklarla başa çıkabilsinler,

Sorumluklarını yerine getiren bireyler olsunlar,

Vatan, millet, bayrak sevdasıyla sevdalansınlar,

Bu memleketin hangi şartlarda bizlere emanet bırakıldığını öğrensinler,

Hakkı, hukuku, zalimle mücadele etmeyi, zulme rıza göstermemeyi bilsinler.

Başarılı insan olmanın sadece sınavlardan geçmediğini bilelim, bilsinler,

Üç beş kuruşa tamah için, bükülmemeyi anlasınlar,

Beyinlerini kiraya vermemeyi,

Başkalarının elinde tasmalı çekirge olmamayı,

Edebi, saygıyı, tevazuyu, öğrensinler,

Başkalarının kuyusunu kazmamayı,

Dedikodunun iğrenç bir hastalık olduğunu,

Kendilerine abartılmamış güven duygularını taşımayı öğrensinler,

Öğretin, yaratılmışların en şereflisi olduklarını unutmasınlar.

Bir kez daha çocuklarımızla ilgili nerelerde hata yaptık düşünmekte fayda var. Eğer ana babalık öğretiyor gibi bir tablo çizmişsem bilinmeli ki böyle bir derdimde, haddimde olamaz. Hayatı hep birlikte yaptığımız yanlışları birbirimize anlatarak öğreniyoruz bazen.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 19818 Defa Okundu
2014-01-27

SON YAZILARI

Erişebilirlilik ve Ulaşılabilirlik Farklı Bir Mevsim: Empati Tarihimizde Engelliler Özürlü Topluma Sevgiyi Anlatan Dostluk İnanmak mı, güvenmek mi? Bir Dakikalığına Yerime Geçer misiniz? Engelli Annesi ve Sosyal Destek Çanakkale Zaferi Ne Anlatır Ey Kahraman Türk Kadını Empatik Komşu Ötekileştirme

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Bakan Arslan’dan Çelenk Yerine Bağış
Bakan Arslan’dan Çelenk Yerine Bağış
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır