KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans
İslam’da Kadının Rolü
Anasayfaya Dön Tüm Harakani Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İslam’da Kadının Rolü - Seyyid Ebul Hasan Harakani Vakfı tarafından düzenlenen “İslam’da Kadının Rolü” konulu söyleşi büyük ilgi gördü
2013-03-11 - 16:07
GAZİ KARS
Facebook'ta Paylaş
İslam’da Kadının Rolü
 
Seyyid Ebul Hasan Harakani Vakfı tarafından düzenlenen “İslam’da Kadının Rolü” konulu söyleşi büyük ilgi gördü. Harakani Kültür Merkezinde düzenlenen söyleşide konuşan Seyyid Ebul Hasan Harakani Vakfı üyesi Fatma Uzgur, İslâm’ın kadına verdiği önemi gözler önüne serdi.
 
HERŞEYİN MANASI VE ALTIN ÇİVİSİ HANIMEFENDİLERDİR
Kadınların yoğun katılım gösterdiği söyleşide Uzgur, şunlara değindi:
İnsanlığın, medeniyetin ve her bir şeyin mananın ve her bir şeyin birer altın çivisi olan çok kıymetli hanımefendiler. Dünya kadınlar günü dolayısıyla muhabbetle bir araya gelmenin güzelliğini yaşıyoruz. Hepiniz hoş geldiniz sefa getirdiniz. İnşallah bu muhabbetle aşk ola, sefa ola, birlik beraberlik ola, muhabbet ola, Allah’ın  rahmeti ve bereketi siz ve inananların üzerinde olur inşallah. Öyle hanımlar ki cennette yaratılmış tüm insanlığın madeni menba olmuş ve öyle hanımlar ki peygamber değil ama kendilerine vahiy gelmiş, Allah’ın  ilmine muhatab olmuş ve öyle hanımlar ki Musa’nın yanında Firavun’lara karşı durmuş ve öyle hanımlar ki Allah’ın  emrine canlarını başlarını feda etmişler. Yıllar boyu tarihin en çok hakkını yediği hiç benzeri olmayan öyle muhteşem hanımlarımız var ki isimlerini dahi ya yarım yamalak biliyoruz ya da hiç bilmiyoruz. Bunları bilmeden insanlığı bilmek mümkün mü bunları bilmeden insanın kendisini bilmesi mümkün mü, bunları bilmeden aşkı, muhabbeti, samimiyeti, teslimiyeti bilmek mümkün mü, bunları bilmeden 300 yıl Âdem için ağlayan Havva’nın hasretini bilmek mümkün mü?
 
İNSANLIK TARİHİNİN ANNELERİDİR
 İnsanlık tarihinin anneleridir. Annelerimizin Havva Annemizin hasretini kuran yorumlayan İslam doğmasına vesile olan ve bunun yanı sıra peygamber efendimizin kıyafetini dikerken gösterdiği nezaketin, zarafetin, netafetin sırrını bilen Esma annemizin sevgimizin en doğru noktasında canını feda ederek Muhammet nasıl sevinir onu bize öğreten ve İslam’ın ilk şehididir. Sümeyye annemizin, Mekke’de kadına vurulan zincirimizin Medine Münevvere de devlet yönetimine girerek kıran Hz Nesime annemizin üstün bir tarih bilgisi olan Arap Edebiyatına son derece vakıf olan Medine Münevvere’de akademi kurarak sahabeler yetiştiren, hadis ve ayet yorumlayan ve ayetleri açıklayan özellikle İslam hukukuyla yetişen kişileri yetiştiren, çok esprili, Allah yolunda imfak etmeyi seven ve efendimiz SAS kendisine inen ayetlerin nasıl yorumlanmaması gerektiğini öğretendir.
 
HZ HATİCE KADINDI, ANNEYDİ
 Özellikle Ayşe annemizin kadınlık dünyasının hanımefendisi, hatıra unutulmayan bir hatıra, zirve bir modern nezaketi dillere destan olan ufkunun açıklığı kadar ceyide olara anılan her şeyini malını, mülkünü ve kendisini Allah resu-ü yolunda has etmiş olan ilk eş Hz Hatice annemizin. Hz Hatice Resul’ümüzün eviydi. Hatice’nin kalbi onun için insiydi, Hatice’nin kalbi Allah’ın  sevgilisine yar kıldığı evdi, mekândı. Allah sevgilisinin kadınıydı Hatice onu ev kılmıştı. Meleğin getirdiği vahiy sevgiliyi Hatice’nin örtüsüne koşturmuştu. O vahiy eviydi. O vahiyin ruhuydu gönlüydü. Vahyin evi olan kadındı. O sevgiliyi yakıştırıp örten kadındı. Allah’ın  mührüne giysi olan kadındı. Resul Allah’ın  evi, eşi, kadınıydı. Hz Hatice kadındı anneydi. Hatice aşk aynasının pırıltısı, aşk denizinin kabı bebeğe sımsıkı kucaktır. Sırta giyilecek libas elbise keskin kılıca kın kıymetli bir kitabın altın varaklı cildi ve her yanı kaplayan bir yaygı ruh üşümesini durduracak açıkta bırakmayacak mükemmel bir örtü, Hz Hatice kadındı. Kısasa kısas bedene beden tene ten ruha ruh her yanı kaplayan bir örtüydü. Hz Hatice yeryüzünde aşkın mihrakı olduğunu Allah Resul-ü söylerdi. Allah sevgilisine yar kıldığı bir sevgiliydi. Bir gün Allah’ın  Resul-ü gözleri bulutlu bir şekilde hiç kimse bana inanmazken o bana inanmıştı, herkes beni yalanlarken o bana destek oldu, herkes beni kabul etmezken o beni kabul etti. Ve Allah bana başka kadınlardan değil Hatice annemizden evlatlar ihsan eyledi. Son elçi bu güzel sözleri söyledi Hatice annemiz için. Hatice annemizi efendimiz son deme kadar saygıyla anmıştır.
 
SIRRIN ÖZÜ, KARANLIĞIN DENGİ, EVRENSEL BİR CEVHER FATIMA ANNEMİZ
Nübüvvet ocağının günü, velayet evinin bülbülü sırır ve bereketin mahşerdeki şefaatçimiz, gönüllerin zevki, mana kanalı, cesaretin enjektesi güzelliklerin cem-i Hz Ali’nin gözdesi kerbela şehitlerinin annesi, sırrın özü, karanlığın dengi iman kervanı, insan şeklinde tasvir olunun ruh evrensel bir cevher ve evrensel ruhun serveti nebevi hakikatin parçası Hz Fatımadır. Hz Fatıma bütün sırların özü, gönül gözü ağacının meyvesi, kadınlar âleminin sultanı Betül- Zehra annemizdir. Bütün annelerimizi anlatmaya ne kalem yeter, ne kâğıt yeter, ne de zaman yeter. Allah Resul-ü bir hadisi şerifinde “ Hz Hatice benim ümmetimin kadınlarının üstü kılınmıştır”. Tıpkı Hz Meryem’in bütün milletlerin kadınlarından üstün kılındığı gibi. Peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır “cennetteki kadınların Meryem’den sonra önderi Fatıma, Hatice ve Firavun’un hanımı Asiyedir. Süleyman çelebi efendimiz mevlidi şerifinde “ âmine hatunun yanına gelen hurilerden birisi Meryem anamız der”. Hz Meryem’e cenab-ı Allah kuran-ı kerimde şunu buyurmaktadır. “yaygın ve çok saygın bir yer vermiş, cennet hatunlarından en seçkinlerinden biri ve birincisindendir”.
 
KADINLAR HER ZAMAN BAŞ TACI GÖNÜLLERİN SULTANI EDİLMELİDİR
Bugünün dünya kadınlar günü olmasıyla değil kadınlar her zaman başa taç gönüllere sultan edilmelidir. Sadece dünya kadınlar günü ya da anneler gününde adları anılan bir varlık değil üstün bir varlıktır. Allah’ın  yaratmış olduğu gönüllere sultan her türlü derde deva ve şifa kılındığı ve yine bunların üstünde Hz Meryem’den bahs ederek onun ne kadar seçkin bir kadın olduğunu nasıl seçkin bir resul-un annesi olduğunu Allah katında ne kadar değerli olup ve daha sonra bizlere örnek olduğunu kuran-ı kerimde bize haber veriyor cenab-ı allah. 
Hz Meryem Kuran-ı kerimde bize bildirildiği üzere İmran’ın kızıdır. İmran Davut peygamberin soyundan gelmektedir. Kuran- kerimde malumunuz İmran suresi var. 35–36 ayet kerimemizde şöyle buyuruyor. “ İmran’ın karısı şöyle demiştir. Rabbim karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz hakkıyla işiten bilen sensin.
 
MEŞGULİYETİNDEN ÖTÜRÜ KADIN ASLA KÖLE EDİLMEMİŞTİR
Meşguliyetinden ötürü kadın asla köle edilmemiştir. Hanımlar dışarıda çalışırlar, içerde çalışırlar, çocuklarımıza hizmet ederiz, kocamıza hizmet ederiz. Ya da dışarıda çalıştığımızda işimizi hakkıyla yerine getirmeye çalışırız. Kadın düşünmemeli ben bu işi yapmak için mi yaratıldım, ben bu işin kölesi miyim hep bunları mı yapacağım dememeli. Kadının meşguliyeti ne olursa olsun kadın köle değildir. Kadın üstün bir varlık olarak yaratılmıştır. İmran’ın karısı Meryem’i doğurduğu zaman Allah ne doğurduğunu bildiği halde kendi rabbim ben kız doğururum. Ama kız çocuğu adanmaya uygun değildir. Erkeği kadından üstün tuttu ve zahirde kadın erkekten üstün değildir dedi. Ancak Allah onu kabul ettiği zaman her türlü harikaya kaynak olabilir.
 
KADIN HER TÜRLÜ HARİKANIN KAYNAĞI OLUP MERHAMET TİMSALİDİR
 Demek ki kadın her türlü harikanın kaynağıdır. Bütün velileri, âşıkları, Salihleri tabipleri dünyaya getirten odur. Kadın bir şeye eğer harika kılınabiliyorsa k,i bu öyledir, işte bütün harikalar kadından gelmektedir ve zuhur etmektedir. Kadın merhamet timsalidir. Kadın çok büyük bir mertebededir. Eğer kadın hakikatlik kadın mertebesini bulabilirse Allah’ın  kadına yüklediği görev çok büyüktür. Allah ona rahim sıfatıyla tecelli etmiştir. Onun için merhametin timsalidir diye söylendir kadın. Rahim sıfatı kadında bulunur. Erkek zahir olarak üstün olabilir, fakat bu zahir görünümdedir. Manada ise kadın erkeğe galiptir. Zahirde belki erkek gücü ve kuvvetiyle üstün görülebiliyor, ya da başka meşrepleriyle ama kadının galip olduğunu söylüyor büyüklerimiz. Kadın haktan gafil olmayacak ki kendi kutsiyetini anlayabilsin. Çünkü Allah kadını en yüksek makamda yaratmıştır. Allah’ın  kadını yüksek makamda yaratması şöyledir. 37 ayet kerimede buyrulur ki “ rabbi Meryem’i üst kabul etti, onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve cenab-ı hakkın yetiştirdiğini söylüyor”. Cenab-ı Allah kadını bitkiye benzetiyor. Bira ağaç olsun bir gül, çiçek olsun, bitkinin ağacın dalları verdiği meyveler olsun ne kadar da güzel ve hâsıldır. Gülü kokladığınızda, ya da çiçeği kokladığınızda onun görünüşüyle, duruşuyla, kokusuyla bir harika yaratmış. Allah böyle bir harikayı bitkiye benzetmiş. Meryem’i annesinin dilediğinden daha üstün yaratmış. Allah onu öyle üstün yaratmış ki ona sahip çıktı. Çağındaki herkes kız çocuğu olduğu halde Allah’ın  onu sahiplenmesinden doğan şaşkınlığı ifade ettiler. Şimdiye kadar böyle bir şeyle karşılamış değillerdi.
 
HEPİMİZ BİRER MERYEMİZ VE GÜZELLİKLER YETİŞTİREBİLİRİZ
 Hakikatin sırrına ulaşan her kadın bir Meryem’dir. Hepimiz birer Meryemiz, hepimiz güzellikler yetiştirebiliriz. Hepimiz kendi sırrımızın hakikatine ulaşarak bilerek o sırdaki o hakikatteki güzellikleri görerek hepimiz birer Meryem gibi Hüsn-ü kabul edilip Allah’ın  yolundan katından ayrılmayarak bütün güzellikleri yaşayıp yaşatabiliriz. Allah Meryem’i öyle kabul etti ki Meryem’i iffet vasfı üzerine terbiye etti. Kadında bulunması gereken onu kutsi kılan ona değer veren iffet vasfı üzerine terbiye etti. Hz Meryem Cebrail AS gördüğü zaman senden çok esirgeyici olan Allah’a sığınırım. Eğer Allahtan sakınan biriysen bana dokunma. Burada onun derin teslimiyeti, imanı, iffetliği, hayâsı, itiatı bir resul annesi olması sonucunu doğurmuştur. Allah katında ki ölçüm cinsiyet ile değildir. Allah korkusu, iman, güzel ahlak, iffet, hayâ ve teslimiyet iledir. Hz Meryem itiaat üzerine istikamet sahibi olmuştur. Ve her zaman Allah rızasını tercih etti. Allah teala Hz Meryem’i öyle güzel yetiştirdi ki bunun semeresi olarak Hz İsa bir meyve gibi dünyaya geldi. İşte güzel bitki budur. Demek ki Allah Meryem’i iffetiyle, namusuyla, ahlakıyla, annesinin kendini rabbine adamasıyla bütün bu hüsn-ü güzelliğiyle Allah onu kabul etti, yetiştirdi. Güzel kabul ve güzel bitkinin göstergesi olarak ve onu koruması için ona yardım etmek işlerini üstlenmek için Zekeriya yanına hizmetçi yardımcı verdi.
 
KADIN MAKAMINI BİLİRSE HERKES ONA HİZMET EDER
Kadın o kadar ulvi, kutsal ve değerli ki kadın kendi makamını bulabilirse yerini bilirse herkes ona hizmet eder. Herkes ona hizmetkâr olunur. Kadın asla düşünmemeli ben bu işimi yaparken ben buna köle miyim diye. Kadın her zaman değerli ve başa taç edilmelidir. O her şeyden öce annedir. Allah katında ana olarak değer görülüp merhametini ana merhametine yani yüce merhametini anne merhametine ölçmüştür. Bir annenin evladına olan şefkatinden on misli kadar daha merhametli ve şefkatlidir rabbim kullarına karşı buyurmuştur. Kadın bu kadar değerliyken sadece dünya kadınlar gününde anılması ya da anneler gününde anılması abestir. Kadın her zaman her mekânda her meşguliyetinde her makamında nerede olursa olsun gönüllerimizin sultanı olarak ve Meryem annemizi misal göstererek Allah bunu bize anlatıyor. Hz Meryem Allah’ın  rızasını gözetmiştir. Öyle gözeten kutlu bir kadındır ki içinde yaşadığını büyük zorlukları aynı büyüklükte ki bir sabırla karşı koyarak üstesinden gelmiştir. Ona verilen mükâfat bir resul dünyaya getirmesidir.
 
KADIN OLSUN ERKEK OLSUN KURAN MÜSLÜMANLARI AYRI AYRI İNMEMİŞTİR
Kutsiyetini, ulviyetini, kendi sırrında ki hakikati gördüğü, bildiği zaman ona Allah çeşitli nimetler ihsan eder. Hem burada hem Ahirette. Burada kıyamete kadar kapanmayacak bir sadakai cariye güzel evlat yetiştirdiği zaman amel defteri kıyamete kadar kapanmayacak bir sadakai cariye bahş ediyor. Orada ki güzellikleri de cenabı hak ona ikram ve ihsan edecek inşallah. Meryen cahiliye devrinin yanlış ahlakını düzeltecek hak dinin temsilcisi olma sorumluluğuyla dünyaya getirtilmiş bir veliyedir. Hz. Meryem kuranın tanımıyla Meryem oğlu İsa’nın annesidir. Peygamberimizin tanımıyla cennet anaların seyyidesidir. Kadın olsun erkek olsun kuran Müslümanları ayrı ayrı inmemiştir. Ayetler hepsine aynı şekilde inmiştir. Aynı karakter sağlamlığı içerisinde durmalıdırlar. Cahil insanların kadın e erkeğe ayırıcı muamele ve sorumlulukları kuranda asla yoktur. Kadın erkek ayırımı kuranda asla yoktur. Kuran ve sünnette sadece kadın erkeğin yaradılış farkından kaynaklanan yükümlülükleri vardır. Yaradılış farklıdır. Kadın farklı yaratılmıştır erkek farklı yaratılmıştır. Ama aralarında bir ayrıcalık yoktur diyor kuran. Bunun yanı sıra tevhide inanma, tevhidi yaşama Allah’ı zikretme, Allah’a yaklaşmada kadın ve erkeğin hiç bir farkı yoktur.
 
HZ. MERYEM
Yine kurandan öğrendiğimize göre hani melekler demişlerdir ey Meryem Allah seni seçti, seni ertemiz yarattı, bütün dünya kadınlarına tercih etti Allah seni. Burada Meryem annemiz melekler konuşuyor seçilmiş olduğunu söylüyorlar. Peki, Allah onu ne ile seçti? Birincisi seni keramet mertebe durumun yüceliği ile seçmişti. İkincisi sen babasız olarak Hz. İsa’ya gebe kaldın. Hz. İsa’yı babasız olarak dünyaya getirdim. Bu nedenle seni bütün dünya kadınlarına tercih etti. Böyle bir şey hiç olmamıştır. Ve kıyamete kadar da olmayacaktır. Allah kadını bu kadar değerli yaratmış, zatına yaklaştırmış, yakınlığın devamı olarak kendisine ibadet etmekle ve secde emriyle korumuş ve güçlendirmiş ve şöyle buyurmuştur; ‘Ey Meryem rabbine ibadet et, secdeye kapan eğilenlerle beraber sende eğil, çünkü kulu Allah’a yakınlaştıran en büyük makam secde makamıdır. İbadet makamına sarıl, itaate devam et, hizmetin sürekliliğinde sakın kusur işleme, nasıl ki Allah sana bu makamı verdiyse sende ibadetinle zamanın işsiz insanı ol. Allah Hz. Meryem’i ne dünyada nede ahirette arzularının birisiyle değil Hz. İsa gibi büyük mucizevî bir evlat ve mucize ile desteklemiştir. Ve bir peygamber ile müjdelemiştir. İşte kadının Allah’ın  katında seçilmiş olmasının bir sebebi de Allah’a yakın olmasıdır, Allah’a secde etmesi, Allah’ın önünde eğilmesi, onun emirlerine itaat etmesidir ve ona teslim olmasıdır. Bu teslimiyetini secdeye vararak secde makamında rabbine arz etmesi üstün kılıyor ve seçilmiş olarak kılıyor kadını. Allah Hz. Meryem’e kudretin hâkimiyeti altına giren ve Allah’ın hükmünün sınırında duran kimseye hiç kimsenin aşina olmadığı kudret harikalarından verildiğini anlatmıştır. Bunları yaparken Hz. Meryem Allah’a yakın dururken, Allah’a adanmış bir kul olarak, seçilmiş bir kul olarak, güzel bir teslimiyetle ona teslim olarak, Allah’ın onu sahiplenmiş yetiştirmiş bir bitkiye benzettiği, güzel bir bitki, bir çiçek olarak o kadar güzel harikalar verdi ki neden çünkü sen onun sınırında durdun, ona itaat ettin, ona yaklaştın, ona teslim oldun ve Allah’a seni bu harikalarla mükâfatlandırdı.
 
KUDRET HARİKASI
Kudret harikası Allah’a giden yolda onun zatına ulaşmak, Allah’ın  sevdiği bir kulu, dostu olmak, ve insanlığa doğru yolu göstermek kudret harikalarındandır. Huzurunda ve mübarek makamında bulunmamız nedeni ile bu misali Hz. Harakani’nin annesinden vermek istiyorum. Bu menakıbı 8.yüzyılda yaşamış Mevlana Halil Bağdadı Hazretleri anlatmıştır. Mevlana Halil Hazretleri diyor ki; peygamber (S.A.S) efendimiz ruhaniyeti ile 6 defa Harakani Hazretlerini ziyarete gelir gibi gelmiştir. Bunlardan bir tanesi ve ilki ve bizim bölümümüzle alakalı olduğu için bu çok enteresandır. Harakani Hz. annesinin karnında 6 aylık iken Hızır aleyhi selamda yanında beraber ziyaretine gelmişlerdir. Hızır aleyhiselam selam verirken şöyle diyor; Esselemü aleyküm ya ümmül fukara. Oda diyor ki ya aleyküm selam ya seyid el kavni. Ya ümmül fukara Fakrın annesi demektir. Cenabı hakta Peygamber efendimize nebiyi ümmiyi diye buyurmuştur. Fakrın anası Allah’a giden yolu, güzel ahlakın, sevginin, mahlûkatı sevmenin, aşkın yolunu göstermek demektir. İşte birde Fatihanın bir ismi ümmül kitaptır. Yani kuranın ansı demektir. Demek ki cenabı hak peygamber efendimize ümmi diye hitap ediyor, fatihaya ümmi diye hitap ediyor birde anaya ümmi diye hitap ediyor. Üm demek her şeyin özü, hülasası demektir. İşte bütün güzellikler her şeyin özü esası, hülasası anadadır. Yani kadındadır. Cenabı hakkın kadına verdiği değer paha biçilmez bir kıymet, Allah’ın  adına kadına verdiği değer kadının kendi kudretinden vasıflar taşıması, hayatın devamlılığında büyük vazife görmesi gibi ilahi kudretin temel direği olmasındandır. Kadını Allah ilahi kudretin temel direği yaptı.
 
KADIN HAKKIN NURUDUR
Hz. Mevlana mesnevisinde ‘kadın hakkın nurudur, sevgili değil yaratandır, yaratılmış değil’ diyor. Bütün dünyanın heves ettiği aşına kapıldığı o güzel balçıktan yaratılmıştır kadın. Havva annemizin yaratıldığı balçıktan yaratılmıştır kadın. Tüm dünya bu güzelliğin, bu eserin, bu letafetin, bu nezaketin, bu zarafetin peşindedir. Herkes bunun aşkına büyüsüne kapılmıştır. Öyle bir balçık ki büyülüyor insanları. Sen ya haksın ya hakkın nurusun diyor. Onun mazharısın, şu dönen göğü tanrıya layık görme, yıldızları ayda irade ve bir özgürlük var sanma, güneşlerin güneşi sensin diyor Mevlana Hz. kadına. Allah’ın  halıkıye sıfatının kadında tecelli ettiğini pek güzel ve ilahi bir şekilde açıklıyor Mevlana Hz. mesnevide ki bu beyitleri çoğu kimseler kadın çocuk doğurduğu için sanki yaratılmış değil de yaratandır diye söylendiğini zannederler. Hâlbuki bu düşünce yanlıştır. Çünkü bütün dişi varlıklar doğurmaktadır. Burada Mevlana Hz. kadını yaratılış değil de sanki yaratıcı halik olarak görüyor. Kadının görmesi kadının duygu bakımından erkekten daha hassas, gönlü daha çok aşkla dolu, daha duygulu, daha merhametli, daha sabırlı, daha şefkatli olduğu içindir. Çünkü kadının yaradılışında ki hakkı tecellisi olan   bazı duygular erkeğe göre daha büyüktür. Onun için kadın böyle rasgele bir mahlûk olarak değil üstün bir varlık olarak görülmüştür. Erkek maddi olarak kadına karşı daha güçlü olabilir. Fakat tartışmasız kadın ruh olarak mana olarak erkekten daha büyüktür, daha üstündür.
 
KADIN ALLAH’IN GÜZELLİĞİNİN YERYÜZÜNE İNMİŞ NURUDUR
Akıllı ve güçlü bir erkek kadına karşı daima anlayışlı ve şefkatli olur. Onu asla kırmak ve incitmek istemez. İrfan sahibi kişilerin kadınlara gösterdiği sevgi aslında hakkın nuruna hakkın güzelliğine gösterdikleri sevgi ve güzelliktir. Bu demektir ki insanın sevdiği kadına duyduğu aşk ve muhabbet beyhude değildir. Çünkü kadın Allah’ın güzelliğinin yeryüzüne inmiş nurudur. Denilebilir ki adeta mahlûk değil haliktir. Her mahlûk gibi kadında fanidir, ölecektir, çürüyecektir, toprak olacaktır. Ona ayriyeten verilen güzellik onun değildir. Kadın kendi maddi varlığıyla mahlûktur. Fakat ona belirli bir zaman içerisinde hakkın güzelliği manevi gücü ile o halik sayılmaktadır. Mevlana’nın bu görüşü cenabı hakkın güzelliklerini toplamış bir varlık olarak kadına karşı duyduğu hayranlığın ve sevginin, saygının ifadesidir. Bakın şimdiye kadar anlattığımız Hz. Meryem anamızdan başlayarak, Hz. Adem’den başlayarak bütün semavi dinlerin, kitapların ve özellikle İslam dinin, ve kuranı kerimin, peygamber (S.A.S) efendimizin, büyüklerimizin, velilerimizin bize anlatmış olduğu kadında ki güzellik, kadında ki sıfat, kadındaki o ruhaniyet onurluluk, o aşk, o muhabbet erkekte olmadığını kadının erkekten çok çok üstün bir ruha sahip olduğunu bize bildirmektedir.
 
BİZDE ZAMANIMIZDA BİR MERYEM GİBİ YAŞAYABİLİRİZ
Zamanımıza dönecek olursak bizde zamanımızda bir Meryem gibi yaşayabiliriz. Kendimize verilen şimdiye kadar anlatılanları aklımızda canlandıracak olursak kendimize verilen bu değeri, bu güzelliği, bu hassasiyeti, bu kutsiyeti, bu ulviniyeti, yaşayarak bilerek bulabiliriz. Biz ilk önce kendi yerimizi, kendi makamımızı bilmemiz gerekiyor ki bize verilen saygıyı, değeri bilerek Allah’ın bizi oturttuğu o makama layık bir şekilde yaşayabilelim. Yoksa ki bir pankart alarak sokağa çıkmak, kadınlar dünya gününü kutluyorum diye sokağa dökülüp orada tartışmalar yaşamak veya işte birisi beni anmadı, beni sevmedi diye oturup üzüntüye kapılmak kadına verilmiş olan ruhaniyete yakışmaz. Allah kadına böyle büyük bir ruh, böyle büyük bir makam öyle büyük bir güzellik vermiştir ki kadının acziyetine yer yoktur. Kadın aciz değildir, kadın biçare değildir, kadın pespaye değildir, kadın bir reklâm metağı da değildir. Allah kadına verdiği ulviyeti, değeri Meryem annemizi bize misal vererek anlatmıştır. Ve her bir kadının değerinin yerinin de bu kadar ulvi ve güzel olduğunu söyler. Bizde inşallah bu gün burada anladık ki kadını Allah değerlerin üstünde bir değer olarak yaratmıştır. Onu öyle bir mertebeye oturtmuş ki bütün annelerimizi bize misal vererek sende böyle bir annesin oturduğun makamın kıymetini bilerek kendi kutsiyetini ve ulviyetini bilerek taşımamızı ve yaşamamızı istiyor. Sabrınız için teşekkür ederim. Geldiğiniz için teşekkür ederim. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki böyle bir meme kanseri mücadelesi ile başladık. Biraz tabi üzgün buruk başlamış olduk ama bizim sağlıklı olmamız gerekiyor ki sağlıklı nesiller yetiştirelim.    Bunlar bir hakikattir. Herkesin başına gelebilecek bir hastalıktır. Onun için dikkatli olmalıyız. Sağlığımıza dikkat etmeliyiz, kendimize dikkat etmeliyiz, özen göstermeliyiz, kendimize değer vermeliyiz ki insanlarda bize saygı duysun. Allah hepinizden razı olsun.
(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – BEDİR ALTUNOK (ÖZEL HABER)


 

 


KHA

Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN


  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Haber 10937 Defa Okundu

YORUMLAR

Harakani Kategorisine Ait Diğer Haberler

Aziz Milletimizin Ehlibeyt Sevgisi KARPAT Başkan ve Üyeleri Harakani Vakfı’nı ziyaret etti İnsan ve Mücadelesi Harakani Türbesine Ziyaretçi Akını Sancakları kim çaldı? Uzgur: Kadın ve Aile Harakani Türbesine Ziyaretçi Akını Başbakan Davutoğlu’nun Harakani Türbesi ve Evliya Camii ziyareti Başbakan Davutoğlu, Harakani Hazretlerini ziyaret etti Ruhi Ayangil: Harakani gönülleri aydınlatıyor Fransız Manijeh Nouri: Harakani’yi başka din mensuplarına da aktarmak gerek Bekir Karlıağa: Harakani şemsiyesi altında toplandık

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır