KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans
Muharrem Ayının önemi
Anasayfaya Dön Tüm Harakani Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Muharrem Ayının önemi
2013-11-25 - 12:22
GAZİ KARS
Facebook'ta Paylaş

 Muharrem Ayının önemi

Kars İl Müftüsü Mehmet Genç, Evliya Camii’nde düzenlenen mevlit programında yaptığı konuşmada Muharrem Ayının önemi ve faziletini anlattı.

Muharrem Ayı anma etkinlikleri kapsamında Evliya Camii’nde mevlit programı düzenlendi. Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş, İl Müftüsü Mehmet Genç, Ebul Hasan Harakani Vakfı Başkanı Yavuz Uzgur ve çok sayıda vatandaşın katıldığı mevlit, yaklaşık 45 dakika sürdü. Okunun Kur’an-ı Kerim, ilahi ve duaların ardından İl Müftüsü Mehmet Genç “Muharrem Ayı” konulu vaaz verdi.

Genç, “Bu ay biliyorsunuz Muharrem ayıdır. Tabi ki birçok hadiseyi içerisinde barındıran, üzüntüsüyle ve birçok hadiselerle bizlere de ibret olan aydır. Allah’ın Resullü (Hz. Muhammed Mustafa SAV) Mekke’den hicret ederek, Medine’de İslam devleti kurduğu ve yayıldığı bir aydır Mahrem ayı. Allah’ın Resulünün doğduğu topraklardan çıkarıldığı aydır. Alemlere rahmet olsun diye Cenab-ı Hakk’ın yeryüzünde inşa ettiği Allah’ın evi olan Kabe’nin bulunduğu mekan olan o Mekke şehrinden Peygamberimiz çıkartıldı. Ne için çıkartıldı? Çünkü ‘putlara tapmayın, Allah’tan başka şeylere kul olmayın, Allah’a kul olun’ dediği için çıkartıldı. Son peygamber olduğu için ve dinin kemale ermesi için Allah’ın kendisine görev verdiği ve bu görevi dolayısıyla da öncelikle bulunduğu şehirdeki tebliğe memur olduğu ve kendi öz yurdundan çıkarılma durumuyla karşı karşıya kaldığı bir durumdur bu ay. Allah’ın Resulü’nün tebliğine itibar etmedikleri gibi hidayete ermeyenler, o zalimler, o putperestler Peygamberimizi öldürecek şekilde bir plan da kurdular. Allah’ın Resulü; ‘Allah’tan başka ilah olmadığına tek Allah’a inanmak konusunda bana uymanız vaat ediliyor.’ buyuruyor. İşte peygamberimiz bakın can tehlikesiyle karşı karşıya olmasına rağmen emanetlerden bahsediyor. Kimin emanetleriydi bunlar? Mekke’de bulunanların. O Mekke’de Müşrik’i vardır, Mümin’i vardır. Yani kendisi hicret ettikten sonra geride kalanların emaneti. Orada bulunamayacağı için emanetlerin yerine tevdi edilmesi öncelikle olan vurguluyor. Nasihat ediyor. Onlara emir ve talimat veriyor. Sonra da dua ediyor. Güvende olmasını sağlayacak şekilde Hz. Ali de kendi yatağında yatacak. O cesareti Hz. Ali, Allah’ın aslanı o cesareti kendisinde bulup kabul ediyor ve Hz. Muhammed’in yatağında yatıyor. O tehlikeyi göze alıyor. Müşrikler geldiler baktılar Peygamberimiz yatağında yok. Niye Hz. Ali’ye bir zarar vermeye kalkmadılar? Çünkü onların hesabı Peygamberimizleydi. Ama burada büyük bir birliktelik var. Her şeyi göze aldılar. Paylaşma var. Yol arkadaşı Hz. Ebubekir de aynı tehlikeyi göze almadı mı? Kendisiyle beraber Sevr dağında gizlendiler. Orada mahsur kaldılar. Tam Müşrikler kapıya kadar geldiler. ‘Ya Resullallah geldiler kapıdadırlar şu anda ne yapacağız ‘dedi. Dedi ki, ‘üzülme Allah bizimle beraberdir.  O zaman Allah’a güven. Yani burada söylemek istediğimiz; Peygamberimiz ve ashabı birçok sıkıntılar, eziyetler çektiler. Kumlar üzerinde süründüler. Göğüslerinin üzerine kızgın taşlar konuldu. Neden? Onları imanlarından vazgeçirmek için. Kimler yaptı bunu? Müşrikler. O Müşrik olan insanlar da teyzeleriydi, halalarıydı, yakınlarıydı. Kadın, erkek hepsi İslam’a karşı set çekerken Müslüman olanlara, iman edenlere eziyeti reva görüyorlardı.” dedi.

MUHARREM AYINDA TUTULAN ORUÇ

Muharrem Ayında tutulan orucun faziletiyle ilgili de bilgi veren Genç, “Peygamber Efendimiz, Muharrem ayında tutulan orucun ramazan ayında tutulan oruçtan sonra geldiğini rivayet ediyor. İşte bu mübarek ayda Peygamberimiz hicret etti. Ne için hicret etti?  İslam’ı tebliği için. Onu bağrına basanlar münevver bir şehrin ashabı oldular. İşte böyle mübarek bir ay Muharrem ayı. Ama bu ayda üzücü olaylar da oldu.  Ehli Beyt’in kendisiyle devam eden Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’le neslimin devam edeceğine işaret buyurarak Peygamberimizin ‘Ben Hüseyindenim Hüseyin de bendendir’ sözüyle ifadesini bulan ve bu şekilde de Ehli Beyt’in devamını vurgulayan Aleyhisselem torunun da şehit edildiği ay bu aydır.” diye konuştu.

AŞURE ‘10’ DEMEK

Genç şöyle konuştu:

“Aşure zaten ‘on’ demek.  Kuran-ı Kerim’de Fecr suresinde Allah Fecr’e ve on güne yemin ediyor. Bu ‘on’ gün aslında başka olaylara da gebedir. Bazıları kabul eder bazıları kabul etmez. O bizi ilgilendiren konu değil, o tarihçilerin, kaynakları iyi inceleyenlerin görevidir.  Hz. Adem (a.s)’in yaratılmasının Muharrem ayında olması, cennetten çıkartılması, tövbesinin kabul olması gibi bazı olayların bütün her şeyin hatta Nuh (a.s) tufandan kurtulması, yeryüzüne inmesi şeklinde. ‘Ey yer, artık sularını yut ve benim kulum benim Resulüm Nuh (a.s)’ın iskanını sağla’ diye geçiyor. Bu hadiselerinde Muharrem ayında meydana geldiği rivayet ediyor. Musa (a.s)’ın denizi yararak Firavun şehrinden kurtulduğu günler yine Muharrem ayına denk geliyor. Biz aslında bu olayları bilmekten ziyade hikmetini araştırmamız lazım. Olayların bir olumsuz tarafı bir de olumlu tarafı vardır. Biz hangi taraftan ele alacağız? Biz olumlu tarafını ele alacağız. Yani ne oldu? Peygamber Hicret etti. İslam yeryüzüne yayıldı. İslam ile yeryüzü tedbir oldu. Biz buna bu açıdan bakacağız.  Ama can tehlikesi, kendi vatanından, doğduğu yerden çıkartıldı. Üzüntü vericidir. Hatta kahr edici bir durum. Hatta bizleri çok üzen bir durumdur. Yani yakınları ona iman etmediler. Neden? Çünkü Allah onlara hidayet nasip etmedi. Bu dinden nasibini alan aldı. Alamayan alamadı.  Biz ehli iman olarak halimize şükür edeceğiz. Yarabbi bizi o zaman da yaratsaydı ‘acaba hangi safta yer alırdık’ diyenler var. Elhamdülillah bugün sen Müslümansan yine o gün de Müslüman olacağına inanman lazım. Çünkü sen bugün hidayeti kabul etmişsin. Peygamberi görmeden, ashabını görmeden onları görenleri görmeden biz onlara iman ettik. Onları sevdik, gönül verdik. Peygamberimiz aslında bizim için ne buyuruyor? ‘ah! Benim sevgililerim nerede ah! O benim sevgililerim’ ‘Ya Resulallah biz senin sevgililerin değil miyiz?’ diye sahabe soruyor. Öyle ya kederde, mutlu günde, savaşta, surda, barışta her zaman beraber olduk.  ‘Ya Resulallah biz senin sevgililerin değil miyiz?’ dedikleri zaman Peygamberimiz de buyuruyor,’ Siz benim ashabımsınız. Beni gördünüz. Nasıl da beni gördüğünüz halde iman etmezsiniz. Ama ne beni ne sizleri görenleri görenleri ne ondan sonrakileri, hiçbirimizi görmedikleri halde bize iman edenler işte onlar benim sevgililerimdir.’ Evet biz Peygamberi görmedik. Ashabı görmedik. Sonra gelenleri de görmedik. Ama Allah’a şükürler olsun ki bizler Müslüman’ız. Peygambere iman ettik. Kuran’a iman ettik. Biz işte o sevgililerin sınıfa girmeye en aylık olanıyız.”

BÖLÜNMEYİN, PARÇALANMAYIN

İslamın birlik, beraberlik ve kardeşlik dini olduğunu da vurgulayan Genç, şu ifadelerde bulundu:

2O zaman bize düşen nedir?  Ey! Müminler sakın bölünmeyin. Parçalanmayın. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Kuran’ı Kerim peygamberin sünneti. O’nun yolu. Peygamberimiz ne buyuruyor? Beni ananızdan, babanızdan hatta kendinizden bile fazla sevmedikçe iman etmiş olamaz. Peygamberi sevmek bu imanın gereği ise madem onun soyunu da sevmek imandandır. O zaman peygamber ve ashabını sevmek, Ehli Beyt’i sevmek o da imanın bir gereğidir. Çünkü peygamberimiz onlar için, ‘ benim cennetteki reyhanımdır.’ Onun için bizim birli,k beraberlik içinde olmamız, bizim birbirimizi sevmemiz,  Allah için birbirinizi sevin.  Allah yedi zümreyi bünyesinde barındıracaktır diyor.  O yedi zümre kimdir? Birinci sırada, adaleti, devlet reisi, El Yezit tarihe zalim olarak geçmiş. Yazıklar olsun ona. Ne yapabiliriz yani. Hiçbir Müslüman çocuğuna Yezit isimin verdi mi? Duydunuz mu böyle bir şey?  Vermedi. Zalimin yanında zalimi seven olur mu. Olmaz. Zalimin yanında olunur mu olunmaz. Biz her zaman mazlumun yanındayız. Mehmet Akif Ersoy öyle demiyor mu. ‘Hani görsem bir yerde mazlumu tutar onu kaldırırım.’ Evet tutup kaldırır. Müslüman’ın görevi mazlumun elinden tutmaktır.  Ama maalesef tabi ki mazlumun yanında yer aldığını söyleyip de  onu terk edenlerde Allah katında vebal altında olur. Peygamberin o sevgili torununu davet edip de  ‘ben sizinle beraberim’ silahsız çoluk çocuk oraya 70 kişi gittiler hepsi masum orada davet edenler sonra ona biat etmedi. Sonra ona destek olmadılar. Tehlikeden korumadılar. Kendi kundakta ki yavrusunu bile su içirmeye müsaade etmediler. Böyle zalimlik olur mu? Böyle bir zalimliği kim kabul eder.  Tarihte ki bu yargılamayı Allah yapar. Biz yapmayız.  Allah katında hesaplarını onlar verecektir. Ben her zaman şunu söylüyorum. ‘biz lanet okumak için değil, rahmet okumak için varız.’ Peygamber (s.v.s) ne buyuruyor? ‘ ben rahmet olarak gönderildim. Ben lanet edici olarak gönderilmedim.’

SÜREKLİ LANETİ DAVET EDERSENİZ RAHMETİ KAÇIRIRSINIZ

Rahmetin yüceliği konusunu da ele alan Genç konuşmasını şöyle tamamladı:

2Burada bir mesaj vardır. Rahmet okuyanlardan olun. Sürekli şeytana lanet olsun.  Şuna lanet olsun. Buna lanet olsun. Dememizden daha önemlidir. Rahmet okumak. Allah’ı zikir etmek Sübhanallah demek, Allah-u ekber demek çünkü bunlar sevaba layıktır. Rahmet olayında da lanet olmaz zaten. Ama siz sürekli laneti davet ederseniz rahmeti kaçırırsınız. Bereketi kaçırırsınız ve o zaman başka sıkıntıların doğmasını da davet edersiniz. Bunun için rahmet okuyucu olalım.  Rahmet okunacak insanlar belidir zaten onlara rahmet okuruz. Lanet okunacak kişileri de Allah’a havale ediyoruz.   Yarabbi doğru olan, dosdoğru olan yola ilet. Hak yoluna eylet Yarrabi. Azanlardan, yoldan çıkanlardan eyleme.  Yarrabi, bizleri nimetlendirdiklerin, hidayete erdirip de nimetlendirdiklerin yoluna ilet. Birliğimiz daim eyle.  Birliğimizi bozmaya çalışanlara da fırsat verme Yarabbi. Bakın dünya çeşitli şeylerden imtihan oluyor. Her zaman bu imtihan var. Filipinlerde bir deprem oldu. Bir tusunami oldu. Binlerce insan gidiyor. İnsanlar helak oluyor. Ama iman ederek ölen, La ilahe İllallah diyen  cennettedir. O zaman nerde olursak olalım. Ölüm bize yakındır. Ama Allah yolunda olmamız esastır. Onun için o Filipinlerdeki Müslüman din kardeşlerimiz tarumar oldu. Perişan oldu. Orada şehit olan din kardeşlerimiz de var.  Onun  yanında başka insanlar da var. İnsan sevgisi bizde her şeyden önce gelir. İman kardeşlerimizin yanında yer almak, onlara bir diken batsa onlarla o dikenin acısını hissetmektir. Hepimiz insanız. Dolayısıyla, Allah o felaketlerden memleketimizi, vatanımızı,  İslam alemini insanlığa muhafaza eylesin. Bizi çekemeyeceğimiz bela ve musibetlerle imtihan eylemesin. Evliya camimizin bugün aşuresini dağıtma günüdür. Allah bu hayırları kabul eylesin.  Birbirimize ikramda, ihsanda bulunmak muhabbetti artırmak içindir.  Kutlama değildir. Müslümanlar bu ayda böyle kutlama yapamaz. Çünkü bu ay üzüntülü bir aydır. Onun için birbirimize olan muhabbeti artırmak için hediyeleşmeliyiz. Hediyeleşmek de bizim aramızdaki sevgiyi artırır. Cenab-ı Hak aramızdaki sevgiyi, muhabbetti de daim eylesin.”

Evliya Camii Külliyesi giriş ve çıkış kapılarında ise namaz çıkışı cemaate aşure dağıtıldı.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) 

 


KHA

Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN


  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Haber 10710 Defa Okundu

YORUMLAR

Harakani Kategorisine Ait Diğer Haberler

Aziz Milletimizin Ehlibeyt Sevgisi KARPAT Başkan ve Üyeleri Harakani Vakfı’nı ziyaret etti İnsan ve Mücadelesi Harakani Türbesine Ziyaretçi Akını Sancakları kim çaldı? Uzgur: Kadın ve Aile Harakani Türbesine Ziyaretçi Akını Başbakan Davutoğlu’nun Harakani Türbesi ve Evliya Camii ziyareti Başbakan Davutoğlu, Harakani Hazretlerini ziyaret etti Ruhi Ayangil: Harakani gönülleri aydınlatıyor Fransız Manijeh Nouri: Harakani’yi başka din mensuplarına da aktarmak gerek Bekir Karlıağa: Harakani şemsiyesi altında toplandık

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır