KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

KERBELA’DAN ‘KÖR’ BELAYA

  Hasan ÇELİK

          hasancelikkafkas@gmail.com
         KERBELA’DAN ‘KÖR’ BELAYA

Kerbela’dan ‘Kör’ Belaya

E-posta: hasancelikkafkas@gmail.com 

____________________________________________________

            Kerbela Olayı, sadece Müslüman âleminin değil, tüm insanlığın hatırlamak istemediği, insanlık tarihinin bu acı karşısında ortak paydada buluştuğu üzücü ve bir o kadar da düşündürücü bir olaydır. Bu olayı düşündürücü hale getiren, sadece Hz. Hüseyin ve 72 yareninin şehit edilmelerinden öte; kıvılcımlarını daha eskilere, iktidar mücadelelerine, İmam Hasan’ın şehit edilişine kadar uzanan ve bu olayla birlikte son haddine ulaşan, yeni ve sancılı bir dönemin başlamış olduğu gerçeğidir. Bu gerçekten hareketle, insanlar çeşitli gruplara ve mezheplere ayrılmak suretiyle dinlerini yaşamaya ve yaşatmaya çalışmışlardır.

            Hz. Hüseyin’in Kerbela Çölü’nde o kavurucu sıcakta, Fırat Nehri’nin yakınında olmasına karşın aç susuz bırakılması, annelerin bu yüzden çocuklarını bile emzirememesi, bu mücadelenin ne kadar adaletsiz olduğunun en büyük ispatıdır.

            Yezid’in iktidar hırsını, Hz. Hüseyin’in şehit edilişi bile dindirememiştir. İmam Hüseyin’in kafatasını bir tepsiye konularak önüne getirttirmesi ve “benim dedem ve babam senin deden ve babandan daha hayırlıydı”  demesi bu iktidar hırsının onu ne hale getirdiğinin en açık delilidir.

            Bu mücadele iki önemli kavramı da öne çıkarmıştır: iyilik ve kötülük. Yezid kötülüğü temsil ederken, Hz. Hüseyin ise iyiliği ve haklılığı temsil etmektedir. Bunun en önemli kanıtı, İslam dünyasında Yezid isminin, çocuklara verilmemesi ve bu ismin hakaret anlamı taşımasıdır.

            Peygamber soyuna ve taraftarlarına yapılan bu haksızlıklar ve zulümler, İslam âlemini derinden etkilemiş; bugün bile etkileri devam etmektedir.

            Bu etki tarihi ve kültürel olmak üzere bir takım sonuçlar doğurmakla birlikte, edebiyat, tarih, sosyoloji, İslam bilimleri vb. sosyal bilimlerde geniş yankı uyandırmış ve farklı bakış açılarıyla yorumlanmıştır. Ama bu bilimlerin hepsinde ortak kaygı olarak, kutlu Peygamberin torunu Hz. Hüseyin’in şehit edilişinin hüznü işlenmiştir.

            Aslında haksızlığın karşısında ki direncin  sembolü olan Hz. Hüseyin’e yakılan ağıtlar, Anadolu’da sevdiğini kaybeden her insanın yaktığı ağıtlar kadar samimi ve bir o kadar da duygusaldır. Hz. Hüseyin ailemizin içindedir ve acısı tarihin silemeyeceği kadar tazedir.

***

            Alevi-Bektaşi ayin-i cemler’inde “delil”ler söndürülmez sadece “uyutulur” ve vakti gelince tekrar uyandırılır. Çünkü Vahdet tüm cihanı kaplamıştır ve o delil ümidin en büyük işaretidir... Zaman, hakaretlerini ağırlaştırdığı vakitler bile Alevi-Bektaşi tarikatına mensup can’lar  ümitlerini yitirmemiş ve o Vahdet ışığına sarılmışlardır... Kerbela’da ki delil (ışık veya ümit) ise İmam Zeynel Abidin (4.imam) olmuştur. Küçük yaşta ve hasta olması O’nu Yezit’in kılıcından kurtarmış ve yaşadığı dönemde “ebter (soyu kesik)” hakaretlerine muhatap olan Hz. Peygamber’in, o kutlu nesli böylece devam etmiştir. 

***

            Mevlana Hazretleri buyurmuşlar: “Neyi arıyorsan, sen O’sun.” Şüphesiz ki kişi aradıklarında ve ulaştıklarında manasını idrak eder. İmam Hüseyin, tarihsel kimliği gereği kirlilik katılmamış bir İslami yorumun yaşadığı dönemde ki en büyük temsilcisidir. Kendinden önce haksızlıklara uğrayan ve Yezid’in entrikalarına boyun eğen eşi tarafından zehirlenerek Hakk’a yürüyen ağabeyi İmam Hasan’ın, tüm sıkıntılarına rağmen barışı koruması ve kan dökülmesine karşı olan tavrını aynen İmam Hüseyin’de devam ettirmiştir. Çünkü bugün Alevi ve Bektaşi canların dergahlarında yazılı olan ve bir ahlak ilkesi olmaktan daha çok yaşamlarına sirayet eden şu kuralı babaları Hz. Ali kendilerine miras bırakmıştı: “BİN KERE MAZLUM OLSANDA, BİR KERE ZALİM OLMA!..”

***

            Devran usul usul ilerlerken, Muaviye koltuğunu oğlu Yezid’e bırakmış ve o makam artık saltanat usulü yürütülmeye başlamıştır. Evlad-ı Resül neslini her daim tehlike ve karşılarına dikilecek otorite olarak gören Yezit ve taraftarları zaten İmam Hüseyin’in varlığından baştan beri rahatsızlık duymaktaydılar. Çünkü Hüseyin’in var olması Yezit saltanatının meşruiyeti açısından bir tehlikedir... İmam Hüseyin, zulme farklı şekillerde direndi. Artık nefes alamayacağını hissedince ve Küfe’den gelen talepleri de düşünerek yola çıktı. Bilgisi ve ileri görüşlülüğüyle aslında yolun sonunda nelerin olacağını önceden görebilmişti. Ama dedesi -alemlere rahmet- Hz. Muhammed (sav.)’in ve babası Hz. Ali’nin manevi mirası ona tercih olarak tek bir istikameti göstermekteydi: “Zalime ve haksızlığa karşı koymak!..”

***

            Kerbela, cehaletin ve hırsın, mazlumiyet ve vicdandan daha örgütlü olduğu yerin adıdır. Bu örgütlenme öylesine iğrenç ve karanlıktır ki Kerbela adete “kör-bela”dır... Ve o körlük Ahmet Turgut’un ifadelerine şöyle yansır: “Kerbela; akıl ve nefsin iş birliği yaparak VİCDAN’ı öldürdüğü yerdir..” Onun için tarih Hüseyin’e çok şey borçludur çünkü Hüseyin vicdanları diri tutan yegane güçtür...

***

            Diplomasız erler yetiştiren ve irfan okullarını pek de bilmediğimiz Alevi ve Bektaşi toplumu, yüzyıllardır Hüseyin’i ‘diri’ tutmanın gayretindedirler. Mazlumluğu miras almış bu toplumlar, tarihin farklı evrelerinde bir çok Kerbela yaşadılar ve ne yazık ki yaşamaya da devam ediyorlar! Bugün, Türkiye hudutlarında yaşayan herkesin bir vicdan telakkisine ihtiyacı vardır. Şunu iyi biliyorum, Hüseyin sadece Alevi ve Bektaşi toplumunun değeri değildir/ olmamalıdır da! Aynı bahçenin gülü olmak, aynı topraktan beslenmek ve aynı güneşi görmek bunu gerektirir. “Hepimiz kardeşiz” cümlesine sığınmıyorum!.. Biri birimizi anlamak için akraba olmamıza gerek de yok. Saygı ve insanlık ölçüleri apaçık ortada. Hüseyin, hakkın ve mazlumluğun rengi gibi bembeyaz; Yezit, şehvetin ve nefsin istekleri gibi simsiyah. Ya beyazlığı tercih edeceksiniz ya da siyahlığı? Belki ‘gri’ olmak isteyenlerde vardır! Zaten insanlık ne acı yaşadıysa hep ‘gri’lerden dolayı yaşadı!.. Ehl-i Beyt’i sevmek; saf , beyaz ve kirlenmemiş olmaktır. Gri’nin manası yoktur, zaman ve güç neyi gerektirirse ona dönüşür. İmam Hüseyin’in acısının arkasında da hep gri fikirli insanlar vardı...

***

            Şimdi yeni cümleler söylemenin tam zamanı... Matem-i Muharrem manasıyla yaşatılıyor, gücü yeten Hakk’a ve nefsine oruç bağışlıyor. İnsanlar yaşadıkça ve nefisler var oldukça Kerbela’lar bitmeyecektir. Ama vicdanlarını diri tutanların yolları  bir daha Kerbela’dan geçmeyecektir. Onlar Hüseyin’i de Kerbela’yı da anlamışlardır, anlayanlara aşk olsun... Muharrem Ay’ı, iradelerinizi kör kuyulardan çıkarmanın mevsimidir. Tüm insanlık ya bu kör belanın üstesinden gelecektir ya da o kör belaya mahkum vicdanlarını hep öksüz büyütecektir...

Karar sizin:

Ya Kerbela’yı anlayın ya da o kör belayı ömür boyu vicdanınızda taşıyın!..

________________________

Nihat Çetinkaya (2004). Kızılbaş Türkler (Tarihi Oluşumu ve Gelişimi), İstanbul: Kum Saati Yayıncılık,  ss.73.  

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 93218 Defa Okundu
2014-11-02

SON YAZILARI

Vefanın En Güzel Örneği: Şehit Kütüphaneleri Siz Hiç İnsanı Okudunuz mu? Hz. Pir Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anmak mı, Anlamak mı? Barış’ın Türküsü Kerbela’dan ‘Kör’ Belaya İnsanı Aşağıla ki “Cumhur”a Başkan Seçilesin!.. Ölümü Gösterip, Sıtma’ya Razı Etmek Alevilik ve Bektaşilikte Gönül (insan) eğitimi Türkiye Kör Olmasın(?) Kral, çıplak hem de çırılçıplak!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır