KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

HZ. PİR HÜNKAR HACI BEKTAŞ-I VELİ’Yİ ANMAK MI, ANLAMAK MI?

  Hasan ÇELİK

          hasancelikkafkas@gmail.com
         HZ. PİR HÜNKAR HACI BEKTAŞ-I VELİ’Yİ ANMAK MI, ANLAMAK MI?

Hz. Pir Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anmak mı, Anlamak mı?


Kafkas Haber Ajansı Yazarı Hasan Çelik’in ‘Hz. Pîr Hûnkâr Hacı Bektâş-ı Velîʼyi Anmak mı, Anlamak mı?’ başlıklı yazısı:


Türk tasavvufunun en önemli sûfilerinden birisi olan Hacı Bektâş-ı Velî, 13. âsırdan günümüze özel anlamda Anadoluʼda ve Balkanlarʼda yaşayanların, genel anlamda ise tüm dünya insanlarının gönüllerine seslenebilmiş bir ‟gönül eriʼdirˮ. Kendisinden sonra kurulan ve yaşatılan Bektâşîlik Târîkâtı, Anadoluʼnun zengin irfâni geleneğinin günümüze taşınmasında ve yaşatılmasında da birinci derecede rol almıştır. Yüklendikleri sorumluluklarla, birer ‟yaygın din eğitimiˮ kurumu gibi çalışan tekke ve dergâhlar, bu toprakların ihtiyaç duyduğu ‟sevgi ve hoşgörü yüklüˮ bireyler yetiştirmeyi başarabilmişlerdir. Şüphesiz ki bu manevi mirasın model kişiliklerinden birisi ve Alevî-Bektâşî inancının da ‟Serçeşmeˮsi Hacı Bektâş-ı Velîʼdir. Hacı Bektâş-ı Velîʼnin yaşadığı Sulucakarahöyük, bugün Nevşehir İlimizin Hacıbektaş İlçesidir. Kırşehir ile Nevşehir arasındaki bu ilçe, ünlü Kapadokya havzasında yer alır. Bölge, taşıdığı kültürel kodlar açısından Orta Anadoluʼnun ilginç alanlarından birisidir. Zira buralar Roma ve Bizans uygarlığının çok kuvvetli eserlerini de barındırmaktadır. Hacıbektaş İlçesi, ünlü peribacalarının, kaya kiliselerinin ve yeraltı şehirlerinin
bulunduğu bir bölgede yer alır. Ihlara Vadisi olarak da bilinen bu bölge, dönemin Hıristiyanlık ve ticaret merkezlerinin en önemli yerleşim bölgelerinden birisi olarak da kabul görmektedir.

***

‟Hacı Bektâş-ı Velîʼyi Anma Törenleriˮ, ulusal düzeyde ilk kez 16 Ağustos 1964 yılında Hacı Bektâş Velî Külliyesinin müze olarak açılması ile yapılmıştır. 1964 yılından itibaren 16 Ağustos tarihi değiştirilmeden ‟Hacı Bektaş Velîʼyi Anma Törenleri ve Kültür -Sanat Etkinlikleriˮnin yapılması gelenek hâline getirilmiştir. 1990 yılından itibaren anma etkinlikleri ˮuluslararası düzeyde‟ yapılmaya başlanmıştır.

***

Savaşı dostlukla, dostluğu kardeşlikle, kardeşliği âşkla bir tutan Hacı Bektaş-ı Velî; gerçek âşkın Allah âşkı olduğunu, bu âşka ulaşmak içinde Allahʼı bir tirandan korkar gibi değil, onun merhametine, sevgi ve muhabbetine ve her şeyden önce de onun eşsiz cemâline sevgi dolu doyumsuz bir yürekle inanmaktan geçtiğini bildirir.1

***

Orta Asyaʼda yetişen büyük Türk sûfîsi Hoca Ahmed Yesevî; Türk-İslâm tasavvufunun tefekkür yapısını öz Türkçe ile yazdığı şiirlerinde (Dîvân-ı Hikmetʼte) ortaya koymuş, yüzlerce talebesiyle uyandırdığı manevi çerağı, yaktığı ocaklarla Ön Asyaʼdan Balkanlarʼa değin bütün Türk coğrafyaları, Avrupa ve Afrikaʼya kadar ulaştırmıştır. Bilhassa Cengiz istilâsı esnasında Harezm, Horasan ve Azerbaycan yoluyla Anadoluʼya gelen Yesevî halifeleri, Türk milletinin İslâmiyeti bir ‟gönül diniˮ olarak sevmelerinde ilk ve tek öncü olmuştur.2 Türkistanʼda Hoca Ahmet Yesevîʼden alınan tasavvuf geleneği; Anadoluʼda, Hacı Bektâş Velî ve temasta olduğu eren kadroları ile Bektâşîlik adı altında örgütlenir ve gelişir. XIV. ve XV. yüzyıllara gelindiğinde öğreti; Seyyîd Ali Sultan (Kızıldeli), Âbdal Musa Sultan, Kaygusuz Âbdal gibi önemli temsilcilerini oluşturur. XVI. yüzyılda ise Balım Sultan, devraldığı geleneği temel ilkeleri paralelinde ritsel, düşünsel ve pratiksel açıdan disiplinize eder.3

***

Hacı Bektâş Velî, tasavvufu daha çok uygulama ve sonuçlandırma ilkesi çerçevesinde değerlendirip bunu “Dört Kapı Kırk Makam” olarak isimlendirerek ‟yol (inanç sistemi)ˮ hâline getirmiştir. Hacı Bektâş Velî’nin şahsiyetini, tasavvufi bakış açısını doğru kavrayabilmek için yaşadığı devrin kültürel yapısını iyi bilmek gerekmektedir. Hacı Bektâş Velî, Anadolu’da Ahmed Yesevî’den itibaren varlığı söz konusu olan Türk tasavvuf geleneği ve yorumunu öğretmeyi hedeflemiştir. Ahmed Yesevî’nin Orta Asya’da temsil ettiği “Toplum Hocası” geleneği işlevini, Hacı Bektâş Velî, Anadolu’da sürdürmüştür. Hacı Bektâş Velî’nin etkisi, XIII. yüzyıldan günümüze kadar gelmiştir. Dünden bugüne mesajlar veren Hacı Bektâş Velî’nin görüşleri, bugün yaşayan insanların bakış

açısının tespitinde de önemlidir. Bu açıdan Hacı Bektâş Velî’nin görüşlerini anlamak, idrak etmek, onun hakkında gerçekleştirilen çalışmalar ile mümkün olacaktır. Özellikle Hacı Bektâş Velî’nin eserlerinin okunması ve tasavvufi sözcük hazinesi vasıtasıyla kavranması önem taşımaktadır.4

***

Hacı Bektâş Velî, 13. yüzyılda bir takım siyasi ve sosyal çalkantıların hüküm sürdüğü Anadoluʼda “Gelin canlar bir olalım”, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” çağrılarıyla ayrılıkların getireceği olumsuzluklara dikkat çekerek herkesi birlik ve beraberliğe davet etmiş, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” mesajıyla cehaletin kötülüğüne vurgu yapmış, “Eline, diline, beline sahip ol” nasihatlarıyla toplumda huzur, güven ve barış ortamının oluşmasına katkı sağlamıştır.5

***

Dünden bugüne yaşatılan bu manevi mirasın taşıyıcısı olabilmiş ve Hacı Bektâş Velîʼnin yaşamı ve söylemleriyle zenginleşmiş olan Alevî-Bektâşî inancı, zamanın ruhsal erozyonlarına karşı kendi tarîkatları içerisindeki sorunlara, yine kendileri çözümler üretebilmiştir. Alevî-Bektâşî tasavvufunda manevi makamı ister ‟mürşidˮ isterse de ‟pîrˮ olsun, neticede herkes ‟Hakk-Muhammed-Ali Yoluˮnun tâlibi (isteklisi)ʼdir ve bir tâlibin ya da muhîbbin hizmetkârlık derecesiyle ‟yolˮa (inanca) hizmet etmek mecburiyetindedir. Bu ‟yolˮ; rızaʼlığın ve âşkʼın yolu olarak görülür.

***

Alevî/Kızılbâş-Bektâşî tasavvufunda en temel manevi örgütlenme olarak kabul gören ‟Ocak Sistemiˮnin Hacı Bektâş Velî Hazretlerinin Anadoluʼya gelişinden çok daha önce var olduğu-oluştuğu, örneğin Dede Garkın gibi mürşîdlerin yaktıkları çerağları, Hacı Bektâş-ı Velîʼye teslim ettiklerini, bugün; Anadolu insanının gönlünde bu Hakk Âşıklarının ve Erenlerinin ektikleri tohumların yeşerdiğine tanıklık ediyoruz. Onun için Anadolu insanının tasavvufi yorumları başka coğrafyaların sufî akımlarına pek benzemez. Hele de bu zenginliğin en önemli şubesi olarak adres gösterebileceğimiz Alevîlik ve Bektâşîliğin ‟insan merkezliˮ tasavvuf anlayışını yeniden okumak, anlamak ve anlatmak gerek. Bilinmelidir ki Anadolu Erenlerinin kılıçları tahtadandı ve gönül kazanmak, gönül yıkmaktan daha zahmetliydi.

***

İçinden geçtiğimiz şu günlerde, siyaset kurumunun özeleştiri yapıyor olması ve toplumsal mutabakatların siyasete yansıyor olması şüphesiz ki toplumsal birlikteliğimize güç katmaktadır. Ancak Hacı Bektâş-ı Velî Hazretlerini andığımız bu günlerde, yine hatırlatmak isteriz ki Hûnkârʼımızın yaktığı çerağları karanlıkta kalan yönlerimize tutmamız ve bu karanlıkları aydınlığa eriştirmemiz gerekmektedir. Bugün, karanlıkta bırakılan ve aydınlığa kavuşturmamız gereken bir yönümüzde, 26 Ağustosʼta açılması planlanan 3. köprünün adının değiştirilmesi olabilir. Tarihsel hafızalarda ki kabuk

tutmuş bu gibi yaraları kaşımak ve bu olayları sürekli ısıtıp ısıtıp kamuoyuna sunmak bu ülkenin insanlık bahçesine bir katkı sunmadı-sunmayacaktırda! Ne Yavuz Sultan Selimʼi ne de Şâh İsmailʼi kutsamak gibi bir derdimiz olmamalı ve ikisi de öz be öz Türk olan ama ‟cihân hakimiyetine hükmetmeˮ derdine yenik düşen bu isimler üzerinden ayrılıklar tekrar tekrar kodlanmamalıdır! Unutulmamalıdır ki; Ebûʼl Vefaʼları, Mevlanaʼları, Gül Babaʼları, Sarı Saltukʼları kısacası bu coğrafyayı ‟gül bahçesineˮ çeviren tüm Âşık ve Mâşukları anladığımız ve anlattığımız sürece ‟bizˮ olarak kalabiliriz. ‟Anlamanın ve empati kurmanınˮ, ‟an-malarınˮ önüne geçmesi temennisiyle son söz olarak şunu ifade etmem gerek ki; ‟ 3. köprüye verilebilecek Yunus Emre adının, sadece iki kıtayı değil aynı zamanda tüm gönülleri de biribirine bağlayacak en anlamlı vesile olacağını siz kıymetli okurlarıma yeniden hatırlatmak isterim.ˮ 1 ALTINOK, B. Y. (2012). Alevilik - Hacı Bektaş Veli - Bektâşilik. Ankara: Ahi Yayıncılık, s. 175. 2 GÜZEL, A. (2011). Hacı Bektâş Velî (El Kitabı). Ankara: Akçağ Yayınları, s. 47. 3 KILIÇ, F., KÖKEL, Ç. (2006). “Bektaşîlik Üzerine Değerlendirmeler ve Çalçakırlar Köyü Örneğinde Bektâşî Kültürü”. Ankara: Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektâş Velî Araştırma Dergisi, Sayı 40, s. 5. 4 CÖMERT, Ö. B. (2011). “Hacı Bektaş Velîʼye Ait Eserlerden Hareketle Alevîlik ve Bektâşîlik Kavramlarının Algılanma Esasları”. Ankara: Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi. S. 60, s. 315. 5 ÖZCAN, H. (2010). ‟Hacı Bektaş Velî’de Dervişin Nitelikleriˮ. Çorum: Hitit Üniversitesi Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Merkezi I. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu Bildirileri Kitabı. Cilt I., s. 488.


(UA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) - KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 281 Defa Okundu
2016-08-23

SON YAZILARI

Vefanın En Güzel Örneği: Şehit Kütüphaneleri Siz Hiç İnsanı Okudunuz mu? Hz. Pir Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anmak mı, Anlamak mı? Barış’ın Türküsü Kerbela’dan ‘Kör’ Belaya İnsanı Aşağıla ki “Cumhur”a Başkan Seçilesin!.. Ölümü Gösterip, Sıtma’ya Razı Etmek Alevilik ve Bektaşilikte Gönül (insan) eğitimi Türkiye Kör Olmasın(?) Kral, çıplak hem de çırılçıplak!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır