KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

İSLAM VE LAİKLİK

  Hasan ÇELİK

          hasancelikkafkas@gmail.com
         İSLAM VE LAİKLİK

İslam ve Laiklik 

Bu hafta ki yazıyı ben kaleme almadım/alamadım…
 
Sizinle, 21 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı hocanın ‘İslam ve Laiklik’ adlı makalesini paylaşıyorum… İnançların, olması gerekenden farklı algılanmasının sonuçlarına bir kez daha bakabilmek adına(!)
 
***
 
Nedir laiklik?
 
Laiklik, toplum ve devlet düzeninin akla ve bilime dayalı olmasıdır. Din-devlet ayrımı, ya da din ve vicdan özgürlüğü, bu bütünün birer parçasıdır.
 
Laikliğin ortaya çıkışını zorunlu kılan iki temel neden var. Birincisi; farklı inançtan insanların barış içinde bir arada yaşamalarını sağlamak. İkincisi; değişen koşullara, aklın ve bilimin ışığında çözüm arama yolunu açık tutmak.
 
Bu gereksinme ilk kez Batı da, Hristiyan dünyası içinde doğmuş. Çünkü din savaşlarını, mezhep ayrımı nedeni ile komşuların birbirini öldürmesini ilk kez onlar yoğun olarak yaşamışlar. Din adına yapılan baskılarla, onlar bin yıl kadar süren karanlık bir dönem yaşamışlar.
 
Ve gerilikten ve kardeş kavgasından kurtulmanın ön koşulu olarak laiklik gündeme gelmiş.
 
***
 
Acaba onları laikliğe zorlayan nedenler İslam dünyası için geçerli değil mi? Anadolu Müslümanları için geçerli değil mi?
 
Hristiyanlık uzun bir geri ve karanlık dönem yaşarken, İslam aydınlıktaydı. Endülüs Müslümanları, sanatta, bilimde ve felsefede çok ilerideydiler. Bir İbni Rüşt çıkıyor, Tanrı ya imanla değil akılla ulaşılabilir diyordu. Ve sadece İslam düşünürlerini değil, Hristiyan din adamlarını ve düşünürlerini de etkiliyordu.
 
Bundan birkaç yıl önce, ANAP lı bir milli eğitim bakanı, ders kitaplarından Darwin in evrim kuramını çıkarttırdı… Niçin?.. İnsanın kökenini maymuna götürdüğü ve bu nedenle de dinsel inançlara ters düştüğü için.
 
Oysa zamanımızdan yaklaşık altıyüz elli yıl önce yaşamış olan bir İbni Haldun vardı. Tunuslu bir İslam bilgini, Mukaddime  adlı kitabında neyi savunuyordu biliyor musunuz? İnsanın kökeninin maymuna kadar değil, bitkiye kadar uzandığını…
 
Yanlış olup olmaması önemli değil!
 
Asıl önemli olan, İbni Haldun un bunu yazabilmiş ve yazdığı için de başına bir şey gelmemiş olması… Kimsenin ne onu, ne de kitabı yakmaya kalkışmamış olması… Hatta tam tersine, toplumda dini bütün bir Müslüman olarak da saygınlığını sürdürmüş olması…
İşte o zamanlar İslam dünyası aydınlıktaydı ve ilerdeydi. Ama ne yazık ki, Hristiyan dünyası -laikliği de içeren- bir Aydınlanma Devrimi ile karanlıktan ve gerilikten kurtulurken, İslam dünyası aydınlıktan karanlığa geçti… Kaçınılmaz olarak geri kaldı.
 
Osmanlı da ilk gözlemevi, Şeyhülislam’ın fetvası ile top atışıyla yıkıldı. Astronomi, matematik, ilkçağ tarihi kitapları, kitaplıklardan Şeyhülislam’ın fetvası ile atıldı, yakıldı.
 
Basımevi, bulunmasından çok geçmeden Osmanlı ya geldi. Hatta 1660 yılında padişahın Başçevirmeni Ali Bey, Tevrat ve İncil i Türkçe’ye çevirdi ve basıldı. Ama aynı basımevinin Müslümanlar için kullanılabilmesi için iki yüzyıldan fazla zaman gerekti… Hele Kuran ın Türkçe basılabilmesi için, Atatürk ün laik Türkiye Cumhuriyeti nin kurulması beklendi!
 
Yapılan araştırmalar -laik Türkiye dışında tutulursa- tüm İslam dünyasının bilimin ve teknolojinin gelişmesine katkısının sıfır dolaylarında olduğunu gösteriyor. Koskoca Arap dünyasının bilime ve teknolojiye katkısı, küçük bir İsrail in sadece yüzde 4 ü kadar…
 
Bunun suçu elbette ki dinde olamaz! Eğer olsaydı geçmişte de Hristiyan dünyası ilerde İslam dünyası geride olurdu.
 
***
 
İnanç kavgaları nedeni ile çıkan acımasız kavgaları biz de yaşadık ve yaşıyoruz. 1978 de Kahramanmaraş’ta yüzden fazla insanımız komşuları tarafından öldürüldü. Arkasından bir Çorum kıyımı meydana geldi… Ve daha birkaç yıl önce Sivas ta olanları biliyoruz. 37 pırıl pırıl insanımız, inançlarından dolayı, düşüncelerinden dolayı, çıra gibi yakıldı!
 
Dini bir çıkar aracı gibi kullananların baskılarıyla, koyulaşan geriliğin bazı örneklerini ise yukarda gördük… Laikliği Batı da zorunlu kılan koşulların bizim için de geçerli olduğu açıktır.
 
Geriye, yanıtlanması gereken bir soru kalıyor: Laikliğin Hristiyanlık ile bağdaşıp, Müslümanlıkla bağdaşmayacağı savları doğru mu?
 
Hristiyanlık, çok güçlü bir merkezi otoritenin bulunduğu Roma İmparatorluğu toprakları üzerinde doğdu. Roma eşitsizlik, kölelik, sömürgecilik üzerine kuruluydu. Oysa İsa nın insanların eşitliliğine dayalı bir söylemi vardı. Öyleyse -ezilmekten kurtulmak için- Roma ya güvence vermek gerekiyordu. Sezar ın hakkı Sezar a, Tanrı nın hakkı Tanrı ya sözü işte bu koşulların ürünüdür. Buna dayanarak, Hristiyanlığın din- devlet ayrımı içerdiğini söylemeye olanak yoktur… Nitekim kendisi güçlenip de Roma zayıflayınca, Hristiyanlığın da tavrı değişmiştir:
 
Ruh bedene üstündür. Öyleyse ruhun iktidarı da bedenin iktidarına üstün olmalıdır!
 
Papa ların kralları, imparatorları aforoz ettiğini, edebildiğini bilmiyor muyuz? Aforoz edilenlerin karda kışta Papa nın şatosuna gidip, ayaklarına kapanıp af dilediklerini ve ancak bu sayede tahtlarını koruyabildiklerini unutabilir miyiz?
 
Hristiyanlık üç yönetim biçimi yaşadı.
 
Dinin devlete egemen olduğu, zamanla engizisyon işkencelerinin devreye girdiği yönetim biçimi… Bizans taki gibi kralın kiliseye -yani devletin dine- egemen olduğu yönetim biçimi…
Ve üçüncü olarak da laiklik.
 
Bu yönetim biçimini Anadolu da biz de yaşadık.
 
Anadolu Selçukluları nda ve Osmanlı nın yükselme döneminde devlet dine egemendi. Sadrazam devlet işlerine, Şeyhülislam da din işlerine bakardı. Padişah kızdığında Şeyhülislam ın kafasını bile vurdururdu.
 
Osmanlı hiçbir zaman hırsızın kolunu kesmedi, içki içene ağır ceza vermedi, kocasını aldatan kadını taşlatarak öldürtmedi. Hatta faizi yasaklamadı. Bazı padişahlar ferman çıkararak, o yılın faiz oranlarını bile ilan ettiler… Ünlü Fatih Kanunnamesi nin hiçbir yerinde şeriat yoktur. Osmanlı da şeriat hukuku değil  örfi hukuk egemendi…
 
Osmanlı nın duraklaması ve giderek gerilemesi ile durum tersine döndü. Dinci güçler devlete egemen olmaya başladılar. Her ileri atılım, din elden gidiyor çığlıkları ile boğuldu. 
 
Ve Atatürk laikliği getirdi. Anadolu yeniden aydınlığa döndü.
 
***
 
Kuran bir ahlak kitabıdır, hukuk kitabı değil!
 
Hukuk hükmü içeren ayet sayısı sadece 55 tir. Ve bunlar da aile hukuku ve kısmen de borçlar hukuku ile ilgili hükümlerdir. 
 
Hrisyianlığın tersine, İslam dini merkezi otoritenin bulunmadığı, aşiretlerin, kabilelerin yan yana yaşadığı bir ortamda doğdu.
 
Bu nedenle de Hz. Muhammed bir yandan dinini yaymaya çalışırken bir yandan da devleti kurmak zorunda kaldı. Boşluğu doldurdu. 
 
Şeriatı uygulama savında olan devletlere bakın! Hangisinin yönetimi birbirine benziyor? Hangisinin uygulamaları aynı? Var mıdır Kuran da Suudi Arabistan daki gibi, insanlara sokakta namaz kıldıran bir din polisi ?
 
Ve var mıdır, laikliği kabul etmemiş bir İslam ülkesinde, demokrasi ve aydınlık?
 
Fransız Müslümanlarının manevi önderi, Arap kökenli Şeyh Abbas ın, Avrupa daki Müslümanlar konusunda geniş kapsamlı bir araştırma yapan gazeteci-yazar Sıtkı Uluç a söyledikleri daha çok taze:
 
Türklerin Ata sı dine karşı savaşmadı, cehalete karşı savaştı!
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 3512 Defa Okundu
2011-06-25

SON YAZILARI

Vefanın En Güzel Örneği: Şehit Kütüphaneleri Siz Hiç İnsanı Okudunuz mu? Hz. Pir Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anmak mı, Anlamak mı? Barış’ın Türküsü Kerbela’dan ‘Kör’ Belaya İnsanı Aşağıla ki “Cumhur”a Başkan Seçilesin!.. Ölümü Gösterip, Sıtma’ya Razı Etmek Alevilik ve Bektaşilikte Gönül (insan) eğitimi Türkiye Kör Olmasın(?) Kral, çıplak hem de çırılçıplak!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır