KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

KUR’AN

  İshak İŞÇİ

          ishak_isci@hotmail.com
         KUR’AN

KUR’AN

Kimsesizlerin kimsesi olan Allah ’a her daim hamdolsun. Kim olduğumuz bilincinin banisi, İslami kimliğinin mimarı, alemlere rahmet Hz. Muhammed ‘e (sas) onun al ve ashabına salat ve selam olsun.

Bugünkü yazımda, hayat kitabımız Kur’an’ı, hayatımıza ne kadar rehber ediniyoruz? veya başka bir deyişle Kur’an hayatımızın neresinde? Sorularına yanıt aramaya çalışacağım.

Demek istiyorum ki: Kur’an ama hangi Kur’an? Cehaletin elinde mübarek bir şeyden ibaret kalan Kur’an mı? Cinayetle kirlenmiş mızraklarla bayrak olarak asılan Kur’an mı? Bir ölünün toprağına yahut ramazan ayında veya belli gün ve gecelerde açılıp okunan ama ne anlattığıyla ilgilenmek yerine sevabını bağışlama cihetine gittiğimiz Kur’an mı? Yoksa çölde dağınık halde yaşayan vahşi kabilelerin çeyrek asırdan daha kısa bir zaman diliminde dünyanın kaderini tayin etmesini, cihanı kuşatan süper güçleri yenilgiye uğratmasını sağlayan ve bir asırdan daha kısa bir sürede beşer tarihinde yeni ve devrimci bir kültür medeniyeti vücuda getirmesini sağlayan Kur’an mı?

Kur’an öyle bir kitaptır ki; “Allah” adıyla başlar ve “nas/insanlar” kelimesiyle son bulur. Yani Allah ‘tan insana ulaşan hitabın sembolüdür.

Kur’an öyle bir kitaptır ki; günümüz Müslümanlarının sandığının ve gayri Müslimlerin yaptıkları kıyasın aksine; üzerinde durduğu konular daha çok tabiat, hayat, bilgi, bilinç, izzet, kudret, ilericilik, başarı ve cihat ile ilgilidir. Öyle bir kitap ki surelerinin yetmişten fazlası ismini insani meselelerden almıştır.

Kur’an, ilk emri “oku” olan ve ilahının “talim/öğretme” ile iftihar duyduğu bir kitaptır. İnsana “kalem ile öğretmek”. Üstelik kitabın, kalemin, eğitim ve öğretimin söz konusu olmadığı bedevi ve kabileci bir toplumda. Hem de ümmi (okuma yazma bilmeyen) olan bir peygamber aracılığıyla müthiş bir medeniyet inşa eden bir kitap.

Düşmanın hilesi, dostun cehaleti yüzünden bu kitap çevirim dışı kalmış durumda maalesef. Metni terk edildiği günden beri cildi kıymete bindi; anlamı “okunan” olan bu kitap, okunmamaya başlandığından beri kutsanmaya başlandı. Bu kitaptan fikri, ruhi ve toplumsal rahatsızlıkların tedavisi için istifade edilmediği günden beri onu, bel ağrısı, havale, sihir bozma, efsunlama gibi hastalıkların tedavisi için kullandılar. Yetmedi etrafını, kapağını yaldızlarla süslediler. Uyanıkken ondan uzak durdular fakat uyurken başucunda ve yüksekte olacak şekilde duvara asıp öylece uykuya daldılar.

Şimdi de gördüğümüz gibi, ölülere okuyup, geçmişlerinin ruhuna hediye ediyorlar, ölüler de kabristandan, verilen bu mesajı alıyorlar!

İşte bilinmesi gereken asıl mesele bu. İslam alemi Kur’an dan böyle kopuk yaşamaya devam ederse ne İslam birliğinden ne adaletten ne de tevhidden bahsedebiliriz. Kur’an’ ın “ka-re- e” (okunan) kökünden değil de “ka-re- ne”(komşu/yoldaş) kökünden gelmiş olduğunu zannedip onu okumak yerine yanında taşımak olduğunu anlamış olmalı ki Müslümanlar, yanında bulundurmak ve kendine yapıştırmak için her türlü çabayı sarfediyorlar. Çünkü öyle yapmazsa çarpılacağına, ağzının eğileceğine inandırılmışlar. Oysaki Kur’an kimseyi çarpan bir kitap değildir.

Derler ki: Bir kimse sadece Bismillah’ın “B” sinde saklı manaları tefsir etmeye kalksa, ona bir ömür yetmez. Yine derler ki Kur’an’ın yetmiş “batın” (içsel anlam)ı vardır, onların da her birinin yetmiş “batın”ı ve bu böylece akıp gider. Tüm bunlar elbette doğrudur. Çünkü onun kaynağı Allah ‘tır. Ancak bunu söyleyenler meseleyi şu noktaya getirmek istiyorlar: Hiç kimse onu anlamaya çalışmamalı. Onun üzerinde kimse kafa yormamalı. Düşünen, ders çıkaran, akleden herkesi mahkum etmek, anladığı şeyi de reddetmek ve şüpheli olduğunu lanse etmek. Çünkü Kur’an dan ders çıkaran, hayatını Kur’an ‘a göre düzenleyen her zaman tehlikelidir (onlara göre).

Kur’an’ın halktan koparılması, susturulması, düşüncelerinin ikinci plana itilmesi ve terk edilmesi için cildini, şeklini ve cismini ön plana çıkardılar. Fakat birgün gelir de Müslümanlar bu tuzağın farkına varıp Kur’an’ı açıp okur, ondan ilham alır; Müslümanlar arasındaki inanç ayrılıklarını, düşünce karmaşasını, fırkalaşma belasını “ Allah ’ın ipine sımsıkı sarılarak” halletmeye kalkışır; İslam yeniden kaynağını Kur’an’dan alarak tekrar dirilişe geçip ölümcül hastalığa yakalanmış cahil, ayrılığa düşmüş ve geri kalmış İslam toplumunu yeniden vahdete kavuşturur; ona hayat, hareket, bilinç, sorumluluk, yön ve düşünce bahşeder. Tıpkı onbeş asır evvelinde olduğu gibi. Susamış yüreklere su serper.

Rabbim yüce kitabımız Kur’an’ı anlayan ve yaşayanlardan, dosdoğru yolda ayakları sabit kılınanlardan eylesin.

SELAM VE DUA İLE 

(UA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) - KAFKAS HABER AJANSI

 

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 312 Defa Okundu
2016-06-09

SON YAZILARI

Sarıkamış Bir Hüzün Dinler Arası Diyalogun Asıl Hedefi3 Dinler Arsı Diyaloğun Asıl Hedefi 2 Dinler Arası Diyaloğun Asıl Hedefi 1 Yüreklerin Fethi GAYE-İ HALK / YARATILIŞ GAYESİ ALLAH İÇİN FAKİRİ DOYURMAK AHİRETE DÖNÜK YAŞAMAK ( 1 ) TOPLUMSAL İMTİHANIMIZ ENGELLİLER SARIKAMIŞ BİR HÜZÜN

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır