KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

MEDYA VE DİN

  İshak İŞÇİ

          ishak_isci@hotmail.com
         MEDYA VE DİN

MEDYA VE DİN

Kişiler, kültürler ve uluslararası etkileşimin büyük ölçüde medya üzerinden gerçekleştiği bir çağda yaşıyoruz. Her yeni doğan çocuk adeta teknolojinin içinde buluyor kendini. Ve böylece kuşaklar arasındaki fark gittikçe genişliyor hatta uçurum oluyor.

Ekonomi, ticaret, alış-veriş gibi ilişkilerin büyük ölçüde medya üzerinden okunup algılandığı bir zaman diliminde yaşıyoruz.

Bu bağlamda medyanın sağladığı bu baş döndürücü gücü din alanında da görmek mümkün. Öyle ki insanlar herhangi bir dini konuda aklına takılan bir soruyu, iki tıkla öğrenebilmekte hatta doğruluğunu araştırmadan kabul etmekte.

Din, insanlara hakikatin bilgisini sunan, doğruya, iyiye, güzele ulaştıran ve insana dünya ve ahiret mutluluğunu vadeden bir inanç ve yaşantı biçimidir. Dinin bu güzelliklerinin medya gibi oldukça etkili bir platformda insanlığa ulaştırılması elbette çok büyük bir imkandır. Bu yazılı, görsel ve işitsel hangi medya organı olursa olsun, en iyi şekilde kullanmak gerekmektedir.

Burada aslolan hususun medyada din anlatımının doğruluğunu ve içeriğini ele almak olmalıdır. Yani yöntem, söylem ve işleniş biçiminin nasıllığı son derece önemlidir.

Dünün Türkiye’sinde medya dinin önemini yeterince kavrayamadı hatta din, özellikle medyadan uzak tutuldu. Ancak şu bir gerçek ki, din insan hayatından hiçbir şekilde çıkartılamaz gerçeği hep göz ardı edildi. Çünkü din fıtrattandır. Ve fıtrat mutlaka aslına rücu edecektir.

Medya, her alanda uzman kişilerle çalışmayı, her alanın bir mütehassısını çalıştırmayı ihmal etmezken din hususunda bunun tam tersini yapmakta. Bir çok programda , din adına konuşturulan zevat, ayetle hadisi, hatimle hutbeyi vs. birbirine katar hale geldiler.

Çok değil bir-iki yıl içerisinde dini yayın amaçlı onlarca tv ve radyo kanalı açıldı. Bu geçmişle kıyaslandığında oldukça iyi bir gelişme. Ancak yayın içeriğine baktığınızda bunun hiçte öyle olmadığını rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Bağıra bağıra din anlatanlardan tutunda kişiye özel sırlı dualara, yanmayan kefenden bal satanlara kadar her nevi ticari ürünler bulunmakta.

Geçen gün kanalları şöyle bir dolaşırken tv kanallarından birinde, sakallı, şişman oldukça kibar bir hoca bir şeyler anlatıyor. Ne anlattığını merak edip biraz seyredeyim dedim, anlattıkları tam ilgimi çekmişti ki araya reklam girdi. Kanal değiştirmeye fırsat bulamadan aynı hocanın reklamda olduğunu ve çörek otu satmak için oldukça hadis ve efsane uydurduğuna şahit oldum. Hoca çörek otunun faydalarını saymakla bitiremiyor, bin derde deva ölümden başka her şeye çare.

28 Şubatlarda, Zekeriya Beyaz gibilerden çok çekti dindar kesim. Şimdi ise; bu kadar rahat ve geniş imkanlar samimi dindarları sömürmekte. İnsanlar yakmayan kefen, sırlı dualar, kıble gösteren seccade, kur’an okuyan kalem, her derde derman çörek otu, yağı, kremi vs. kurtuluş aramaktalar. O zaman işimiz zordu ama bugünde hiç kolay değil. Medya üzerinden samimi insanları sömürü aracı haline getirildi din. Bazı kanallarda efsaneler, mitolojiler, hurafeler din diye ballandıra ballandıra anlatılmakta ve reklam arasında da bal satılmakta. Hikayeler anlatılarak, insanların duygularına dokunup, ne kadar çok ağlatırsa o kadar derin (!) hoca olduğunu ispatlarcasına , fütursuzca din tacirliği yapılmakta. Ve bütün bunlar belki bilinçli belki bilinçsizce yapılmaktadır. Bazılarına göre bu basın özgürlüğü kapsamına giriyor.

Basın özgürlüğü hepimizin huzur ve felahı için gereklidir. Ancak üzerinde ısrarla durulan özgürlük vurgusundan sadece dinin ve dindarların mağdur olması anlaşılır gibi değil. Kendi ülkemizde çeşitli sinema ve dizilerle itibarsızlaştırılmaya çalışılan din ve din görevliliği ve İslam anlayışı batı medyasında korkuya dönüştürülmekte ve islamofobia oluşturulmaktadır. Batı sinemasından, ülkemizdeki film ve dizilere kadar, medyada ele alınan, dini, manevi ve hatta büyüsel imgeler( popüler dini temalar,medyum, cinci, şifre çözücü kişiler vb.) göz önüne alındığında, dinin özellikle gençler arasında nasıl algılandığının araştırılması ve bununla ilgili tedbirlerin alınması da zorunlu görünmektedir.

Sonuç olarak dini ve manevi konuların medyada ele alınması olumlu görülürken, bu değerlerin tıpkı öğütülen, buharlaştırılan, yozlaştırılan diğer değerler gibi popüler kültürün bir malzemesi olarak tüket(tiri)lmesinin, pazarlanan bir meta konumuna düşürülmesinin önüne geçecek tedbirlerin acilen alınması da önem arzetmektedir. Dolayısıyla RTÜK denen kurumun içinde dini iyi bilen (diyanetten veya ilahiyat fakültelerinden) bir üyenin bulunması gerekmektedir.

Aslolan dini doğru kaynaktan öğrenip, olması gerektiği gibi yaşamaktır.

Selam ve dua ile 

(UA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) - KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 191 Defa Okundu
2016-06-09

SON YAZILARI

Sarıkamış Bir Hüzün Dinler Arası Diyalogun Asıl Hedefi3 Dinler Arsı Diyaloğun Asıl Hedefi 2 Dinler Arası Diyaloğun Asıl Hedefi 1 Yüreklerin Fethi GAYE-İ HALK / YARATILIŞ GAYESİ ALLAH İÇİN FAKİRİ DOYURMAK AHİRETE DÖNÜK YAŞAMAK ( 1 ) TOPLUMSAL İMTİHANIMIZ ENGELLİLER SARIKAMIŞ BİR HÜZÜN

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Harbiler 36 Karsspor’a iftar verdi
Harbiler 36 Karsspor’a iftar verdi
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Turgutreis Group Ramazan bayramını tebrik eder
Turgutreis Group Ramazan bayramını tebrik eder

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır