KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

LAİKLİĞİN DOĞRU TARİFİ

  Muhammed Şamil Kakça

          tahkikk@gmail.com
         LAİKLİĞİN DOĞRU TARİFİ

 Laikliğin doğru tarifi

Laikliğin çıkış yeri olan Fransa da uygulanan biçimi ile Türkiye de uygulama biçimi arasında inanç, fikir, devlet yapısına göre farklılıklar arz etmektedir.

Temelde din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tarif edilen ve uygulamaya konulan laiklik ilkesi Fransa da nedense hiçbir zaman din ile devletin birbirinden ayrı olması olarak uygulanmamış aksine yine din ile devlet birlikte yönetilmiştir.

1935 yılında anayasaya giren laik kavramı şiddetle din ile devletin birbirinden ayrı olarak tutulmasından ziyade dini hayata müdahale eden dini hayatın her alanından soyutlayan ve dini uygulamaları laikliğe aykırılık olarak görüp onlara baskı uygulama şeklinde kullanılmıştır.

Din ile devletin birbirinden ayrılması yanında dinin devlete müdahale etmesini engellemek adına yürütülen laiklik söylemi ve uygulamaları yüzünden insanımız çok sıkıntılar çekmiştir.

Laikliğe aykırı denilerek yıllarca Müslümanların inançlarına kanunlar perdesi altında müdahale edilmiş ve inançlarını yaşama alanları kısıtlanmış ve baskı aracı olarak kullanılmıştır.

Laiklik Anayasada belirtilen şeklinden ziyade iktidar ve ideolojik düşüncelere göre kullanılmış. Müslümanların inanç ve hayat hakkına daima müdahale edilmiştir.

Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan ülkemizde Müslümanların ibadet sahaları, inanç biçimleri ve yaşam alanları hep laiklik ilkesi ile ilişkilendirilmiş, Müslümanların doğal hakları laikliğe tehlikeli olarak algılanarak yasaklanmaya çalışılmıştır.

Din ile devletin birbirinden ayrılması temeline dayandırılan laiklik ilkesinde din ile devlet birbirinden ayrılırken dinsizlik ile devlet birbirinden ayrıştırılmadığı için daima dinsizlik dine müdahale etmiş laiklik perdesi altında Müslümanlara baskı uygulanmıştır.

Laiklik kavramı çağdaş Cumhuriyet de din ile devletin birbirinden ayrılması olarak uygulanırken Osmanlı da laiklik din ve vicdan hürriyeti olarak tatbik edilmiş ve insanların inanç yaşayış ve özgürlüklerine tehlike arz etmediği sürece asla müdahale etmemiştir.

Hatta laiklik ilkesi yüzünden tarihinde birçok İslam âlimi baskı hapis ve suçlamalara maruz kalmış ve yapılan dini vecibeler törenler uygulamalar laikliğe aykırı görüldüğü için yapanlar hakkında kovuşturma adli yargı ve takibe maruz kalmıştır.

İslam âlimi ve mütefekkir Bediüzzaman Said Nursi, din ve imana yaptığı hizmetlerinden dolayı Eskişehir Mahkemesinde maruz kaldığı suçlamalara karşı müdafaa yaparken kendisinden laiklik sorulduğu zaman onlara laikliğin doğru tarifini şöyle yapmıştır. Laik Cumhuriyeti soruyorsanız, Laik manası bi taraf kalmak, Yani hürriyet-i vicdan düsturuyla dinsizlere ve sefahetçilere ilişilmediği gibi dindarlara ve takvalılara da ilişmemektir.

Evet, bizlerde diyoruz ki laiklik ilkesi sefaheti açık açık işleyenlere, dinsizlere ve ahlaksızlara hangi mesafede duruyor ise dindar ve takva sahibi muttakilere de aynı mesafede durmalıdır.

Laiklik ilkesi din ile devlet işlerini birbirinden ayırdığı gibi dinsizlik ile de devleti birbirinden ayırmalıdır ki devlet dinsizliğe inkılap etmesin ve dindarları tehlike görüp onların inanç ve yaşam haklarına müdahale etmesin.

Laiklik kabul edilebilir normlar içinde ve bütün inançlara insanlara değerlere ve topluma aynı mesafede durmalı ve sadece din ve vicdan özgürlüğü olarak anılmalıdır.

Laiklik din ve vicdan özgürlüğü adı altında yüzde doksan dokuzun inancına müdahale ederken yüzde bir gibi küçük bir azınlığın azınlığın hakkını baş üstünde tutuyorsa bu laiklik değil değil laiklik perdesi altında dine baskı ve gizli istibdat yönetimi olur.

Müslümanlar olarak laikliğin suiistimal edilen yapısı yüzünden inanç ve özgürlükler noktasında çok çektiğimiz gerçeği göz önünde tutularak yeni yapılacak olan anayasa da laikliği kaldırmak yerine laikliğin sınırlarını ve doğru tanımını yaparak uygulamamız gerekir.

Osmanlı da uygulanan şekli ile laiklik yeni anayasada yer almalı. Azınlık olsun asli toplum olsun inanç ve fikir ve düşünce yapısı ve yaşam tarzı ne olursa olsun her kese eşit mesafede ve ölçüde müdahale eden ve muamele eden bir laiklik ilkesi getirilmelidir. Vesselam.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 698 Defa Okundu
2016-04-27

SON YAZILARI

15 Temmuz’u Çocuklarınıza Vasiyet, Sala’yı Miras Bırakın! Gerçek Hak ve Adalet Sahipleri! ‘İlk Emir Oku’ Kitap Cafe Hayırda yarışanlar ile hayırdan sıvışanlar Oruç tutmakla Aç Durmak Arasındaki Fark! 16 Nisan Sonrası Yarınlarımız Bugünlerimizden Güzel Olacak Ya Millet Başa Ya Kuzgun Leşe Evet’den Beklentilerim ve Otuz Gerekçem Herkes Ona Düşman Bu Nasıl Bir şehir?

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Bakan Arslan teşekkür etti
Bakan Arslan teşekkür etti
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır