KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

CEMAAT VE TARİKAT GERÇEĞİ

  Muhammed Şamil Kakça

          tahkikk@gmail.com
         CEMAAT VE TARİKAT GERÇEĞİ

Cemaat ve Tarikat Gerçeği


Bu yazı son günlerde FETO olayından sonra toplumda cemaat ve tarikatlara karşı oluşan ön yargı ve olumsuz fikirleri gidermek için bir okuyucu tarafından sorulan soruya cevap niteliğinde ve zaruretten dolayı yazılmıştır. Cemaat ve tarikat gerçeğinin anlaşılması için biraz uzunca yazmak zorunda kaldık. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sual: Biz üniversiteli öğrenciler arasında ve çevremizde cemaate karşı zaten bir ön yargı vardı bu son FETO olayları ile cemaate karşı daha büyük bir ön yargı ve korku oluştu. Çevremde cemaati o kadar kötülüyorlar ki inanamazsınız. Birde ailemizin “ cemaate giderek hayatını mı kaydırmak istiyorsun ”Ya da ”Fethullahcı mı olacaksın” Cemaatler beyinleri yıkıyorlar. Cemaatler çocukları ailelerinden koparıyor. Güzel ve etkili konuşarak insanları kandırıyorlar. Oralara gitmeyin sizlere hap içirip başınıza kötülük getirirler. Sizi okutup sonra bedava ömür boyu çalıştırırlar. İradelerinizi elinizden alırlar. Vb. gibi sözleri şimdilerde sık duymaya başladık. Bu söylemlerin aslı nedir. Ben cemaatlerin insanları doğru yola sevk ettiklerine inanıyorum çünkü sınıfımda cemaate mensup çocuklar görüyorum iffet edep hayâ vakar sahibiler. Başlarını kaldırıp bizlere bakmıyorlar. Başkalarını ikna etme adına ve kalbimin tatmin olması için içtenlikle soruyorum.Gerçekten cemaatler tehlikeli midir.?

Cevap: Cem olmak toplanmak ve bir araya gelmek manasına gelen cemaat kavramı fıtrat ve yaratılışımıza uzak ve yabancı değildir. Kardeşim insan beşerdir ve yaratılışı gereği olarak topluluk yani cemaat halinde yaşamak zorundadır. Bunun için insanlar şehirler kasabalar ilçeler köyler kurmuş. Askeriyelerde taburlar bölükler alaylar tümenler tugaylar teşekkül ettirmiş. Sosyal içtimai hayatta dernekler vakıflar sosyal sportif ve kültürel guruplar meydana getirmiş. Birlikte yaşama mecburiyeti adına okullar yurtlar üniversiteler ve kurumlar kurmuştur.

İnsanın fıtratı topluluk olarak yaşamayı, topluluk olarak eğlenmeyi, topluluk olarak çalışmayı, topluluk olarak eğitim almayı gerekli kılmıştır.

Bugün dünya yüzünde Müslüman olsun olmasın bütün insanlar cemiyetler vakıflar sivil toplum kuruluşları örgütler kurmuş. Hak veya batıl olsun bütün insanlar dava mücadele ve amaçları için cemaatler teşekkül etmiştir.

Hatta eğitim sisteminde devlet çıkardığı kanunlar ile eğitimin topluluk olarak sınıflar halinde yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.

İnsanları güdüleme, kanalize etme, şekillendirme, şartlandırma, disiplin altına alma, ilahi terbiye ile kontrol altında tutma, eğitme ve geliştirmenin cemaat oluşumu ile gerçekleşeceği hakikati bilimsel olarak da kabul edilmesi gösteriyor ki insan yaratılışı gereği cemaat veya topluluk olmak zorundadır.

Cemaat olma güdüsü meyli ve gereği; kimisi kahve cemaatleri kurmuş. Kimisi futbol cemaatleri kurmuş kimisi eğitim cemaatleri, kimisi dini cemaatler kimisi yardımlaşma dayanışma kültür cemaati kurmuştur.

Eğitim yardımlaşma dayanışma işbirliği ittifak ve Cemaat olma birlikte yaşama topluluk olarak hareket etme kanunlar yönetmelikler ile de desteklenmiştir.

Yaratılış gereği birbirine muhtaç olan insanlar birlikte yaşamak ve bulunmak zorundadır. Bu gereklilikten dolayı konserler, düğünler, eğlenceler, festivaller, organizasyonlar, maçlar topluluklar halinde icra edilir.

Yüce kitabımız Kuranı Kerim dahi ‘Cemaat de rahmet vardır’ diyerek cemaat olmanın gerekliliğini ve önemini belirtiyor. Hatta dinimizde cemaat ile namaz kılmak ile tek başına namaz kılmak arasında 70 kat sevap farkı olduğu ilan edilerek insanların cemaat halinde namaz kılmaya teşvik edilmiştir.

Yaratılışımız cemaat halinde yaşamayı iktiza ettiği için insanlar cemaatler halinde yaşayacaktır. Bu toplulukların zahirde adları dernek vakıf okul işyeri atölye fabrika imalathane, cafe, kahve, stadyum, disko ve dershane olsa da hakikat de karşılığı cemaattir.

Cemaat ve Tarikatlar Tehlikeli midir?

Cemaat olmak suç değildir. Cemaat olmak demek dışlanacak veya ayıplanacak ve korkulacak bir eylem ve fiil değildir. Önemli olan insanlığa topluma ve ailemize faydalı olacak cemaatlerin içerisinde olmaktır. İnsanların dünyevi hayatlarını kolaylaştıracak güzelleştirecek ve devam ettirecek cemaat veya oluşumlara ihtiyaç olduğu gibi uhrevi hayatını kazandıracak insani vasıflarını kemalata erdirecek ahlaki değerlerini güzelleştirecek cemaatlere veya tarikatlerede ihtiyaç vardır.

Dini veya örgütsel bir teşekkül ve cemaat olma filinin suiistimal edilerek kendine güç para nüfuz elde ederek otoriteyi veya yönetimi ele geçirmek için kullananlar çıktığı gibi başkası hesabına cemaat perdesi ile milletin dinini ahlakını hayatını ve değerlerini ifsat edip bozmak için kurulmuş kökü dışarıda olan cemaatlerin varlığını gördük FETO gibi..

Cemaat veya topluluk olma olgusu şimdi var olduğu gibi kıymete kadar da ihtiyaçtan dolayı var olacaktır. Varlık sahnesinde farklı adlar isimler ve oluşumlar ile varlığını sürdürecek olan dini veya dünyevi cemaatler kişi veya kurumların inanç düşünce ve fikir yapısına göre varlıklarını sürdürecektir.

Varlık sahnesini hak ölçülerinde çıkıp bir zaman sonra batıla kayan ve yanlışa sapan kurumlar örgütler yüzünden binlerce senedir hak hakikat doğruluk hayır çizgisini sürdürenler aynı kefeye koyulamaz.

Çünkü bir grup cemaat veya oluşumun yanlışları ihanetlerinden dolayı öteki cemaatleri zan altında bırakmak veya toptancı bir akıl ile hepsini aynı kefede değerlendirmek zulüm olur.

Ya da içerisine girmeden onları tanımadan eleştirmek veya kötülemek insaf ve vicdan ile bağdaşmaz.

İdeolojik ve fikri gereği cemaatlere karşı çıkan ama kendisi de bir topluluk içinde hareket eden ve bu milletin gençlerinin ahlaki ve dini eğitim almasına karşı olan basın veya kişilerin garazkarane kirli propagandalarına kulak vermemek gerekir.

Sevgili kardeşim insanların üniversitede, oralarda, buralarda cemaatleri kötülemelerine bakmayın ve ön yargılı durmayın.

İnsanlar çok şey derler veya mesnetsiz ve temelsiz çok iftira ederler. Fasık ve yalancı medyanın düzmece propagandalarına aldanırlar. Medyanın kendilerine sinsice empoze ettiği düzmece fikir yalan ve kurgular ile konuşurlar. Kendi doğrularını ve fikirlerini geliştirmek yerine başkalarının fikirleri ile yalan yanlış yaşarlar.

Şimdi cemaate girmeden, cemaati tanımadan, cemaate bilmeden, cemaatlere düşmanlık eden, kötüleyen, karşı çıkanlara akıl izan ve vicdan ve hakikat ölçeğinde sormak lazım.

Ne yapmış bu dini cemaatler? Evlerinde veya yurtlarında kalan kızların namuslarını mı satmış. Ellerine silah verip kimleri katlettirmiş. Kimleri hırsızlığa teşvik edip mahvetmiş. Kimleri kumara alkole ve fuhuşa alıştırmış. Nerede ne şekilde anarşi çıkartıp insanları öldürtmüş.

Kötü alışkanlıklardan arındırılıp ahlak edep haya ve iffet ile donatılarak milletine toplumuna faydalı insanlar olmaları için yetiştirilmiş bu gençler ellerine silah alıp ne zaman insanları öldürmüşler.

İçki fabrikaları kurarak milleti mi zehirlemişler. Pavyonlar mı kurmuşlar. Uyuşturucu satarak gençleri mi zehirlemişler.

İnsanları gıybetten, dedikodudan, hasetten, kinden, adavetten, milliyetçilikten, bölücülükten kötülüklerden alıkoymaya çalışan cemaatçiler kimin kanına girmişler.

Hapishaneleri, meyhaneleri, umumhaneleri, diskotekleri, barları, cafeleri ve dolduranlar cemaatçiler, nurcular ve tarikatçılar mıdır?

İnsanları katleden, mallarını gasp edenler, hırsızlık yapanlar, bankaları hortumlayanlar, evrakta sahtecilik yapan, torpil işleten, ihaleye fesat karıştıran ve halkı dolandıran cemaatçi, nurcu veya tarikatçılar mıdır?

Kadın satan, alkol satan, uyuşturucu satan, rüşvet yiyen, rüşvet veren ve nitelikli dolandırıcılık ve sahtekârlık yapanlar nurcu, tarikatçılar mıdır?

Toplumun korkulu rüyası olan tacizciler tecavüzcüler kapkaççılar alkolikler baliciler cemaatçi veya nurcular mıdır?

Eşlerini döven, boşayan karılarını kızlarını aldatan, öldüren ve şiddete maruz bırakan cemaatçi veya nurcular mıdır?

Terör anarşi ahlaksızlık ve kötülükleri toplumda yayan, serserilik yapan, mala cana ırza ilişen cemaatçi ve nurcular mıdır?

Bütün bunları yapanlar cemaatçi, tarikatçı ve nurcular değilse ve asayişin manevi bekçileri bu cemaat ve tarikatlar ise nasıl oluyor da insanların kanına giriyor, beyinlerini yıkıyor, sömürüyor ve kötülük ediyorlar.

Güzel konuşuyorlarsa hikmetli konuşuyorlarsa demek o güzel sözler ilimden geliyor ahlaktan edepten geliyor.

Devletin ve eğitim kurumlarının yapamadığını yapan ahlaki değerler yayarak, milleti din ve iman ile donatmaya çalışan, gençliği içine düştüğü kötü alışkanlıklardan kurtarmak için uğraşan, toplumu sarsan cinayetleri, fuhuşu, rüşveti, kötülükleri izale etmeye çalışan kesimleri bilmeden karalayacaklarına hakikati araştırıp doğruları bulsunlar.

Gençliğe yüksek ideal aşılamaya çalışan, ulvi gayeler gösteren, vatan, millet, bayrak sevgisi veren, elinden dilinden emin bir nesil olmaları için çalışan, haram-helal hak-hukuk öğreten cemaatler ve tarikatları kötülemek vicdan işi değildir.

Üyelerine ve insanlara güzel bir ahlak, hikmet, ilim, marifet, adabı muaşeret, hayır, hasenat öğreten cemaat ve tarikatlar nasıl kötü olabilir.

Cemaat veya tarikatlar hakkında bu kadar olumsuz ön yargılı veya art niyetli ileri geri konuşanlar lafı güzaf edenler neden hiç yalancı sözlerle toplumu aldatıp zinaya ve fuhuşa iten, şarkı türkü sahiplerini, ahlaksız film ve dizi sahiplerini kötüleyip yargılamıyorlar.

Namusları satanlar, toplumu uyuşturucu ile uyutanlara, içkiyle insanları sarhoş edip cinayet ve suça itenlere, moda ile insanları ahlaksızlaştıranlara, televizyonlar ile milletin namusunu gevşetenlere karşı neden bu kadar tepki verilmiyor.

İslam’ın 1000 senelik temelini oluşturan ve Osmanlının kuruluş temelinde olan cemaat ve tarikatlar şahsi kemalat, fazilet ve hakikat noktasında Müslümanlara ve milletimize çok şey katmıştır. Adeta bu toplumun manevi direkleri olmuştur.

Tarikatlar cemaatler ihtiyaçtan ve zaruretten doğmuştur. Tarikatlar insanları vasıtalar ile Allah’a ulaştıran yollardır. Sonradan icat edilmiş değildir.

Bu kurumları kötüleyen karalayan ve küfredenler Allaha, Peygambere, dine, imana hürmetsizlik etmiş olur. Çünkü bu oluşumlar Allah peygamber din iman sevgisini aşılmak için çalışmıştır.

Hak tarikatlara dil uzatanlar Tarikat perdesi altında insanlığa ve İslam’a hizmet eden Anadolu’nun her yerinde yatan evliyalara hürmetsizlik etmiş olur.

Bütün padişahlar tarikat terbiyesi almıştır. Tarikatlar ve cemaatler Allaha götüren yollardır. Tasavvuf kalbi ruhu kötülüklerden temizleyip terbiye eden insana yüce vasıfları kazandıran bir yoldur.

İslam’ın içerisinden çıkan ama İslam olmayan bazı fena veya gizli ellerce İslam düşmanlığı ve İslam’a karşı insanları soğutmak için gayri nesebi kişilere kurdurulan cemaat ve tarikatlara bakarak diğer bütün cemaat ve tarikatlar kötüdür denilemez.

Cemaat hakkında edilen bu sözler cemaat tarikatın varoluş felsefesini görmeden, yaşamadan, anlamadan, akıl etmeden, tartmadan ve ölçmeden; ön yargı, kin, garaz ve cehaletten söylenmiş sözlerdir.

1-cemaatler insanların beyinlerini yıkıyorlar. 2-Yığınlar halinde hareket ediyorlar. 3-Körü körüne hoca ve şeyhlerine itaat ediyorlar. 4-İnsanları ailelerinden koparıyorlar..5- İradelerini başkasının cebine koyuyorlar’ 6-Beyninizi uyuşturan haplar içirirler

İddialarına isterseniz teker teker cevap vereyim;

1-Evet, cemaat, tarikat ve nurcular insanların beyinlerini yıkıyorlar. İtiraf diyorum benimde beynimi boş, pis, abes düşüncelerden, faydasız fikirlerden temizlediler. Kalbimi kinden öfkeden hasetten gıybetten, düşmanlık fikrinden, temizlediler. Bedenimi pisleten alkolden, kumardan ve diğer pisliklerden temizlediler. Saygı sevgi muhabbeti aşılayıp, insana, hayvana, taşa, dağa merhamet etmeyi öğrettiler.

Hakkı hukuku öğrettiler, insanlık değerlerini öğrettiler. Elime, dilime, bedenime, aklıma, kalbime, iman kuranın İslam’ın nurları ile doldurdular.

Ahlaksız ve faydasız televizyonlarla kirlenen, gazetelerle pislenen düşüncelerimi temizlediler. Kuranın imanın sünnetin hakikatleriyle doldurdular..

Her yerimi yıkayıp cahiliye pisliklerinden arındırdılar. Kahvelerin, maçların, barların, diskoların, sokakların ve boş yığınların cemaati olacağıma Allah’ın dininin nurlu cemaati oldum..

Her ay yüzlerce sayfa, evrat, ezkar, vird, zikir, salâvat, dua ve okuma güdüsü veren her ay yüzlerce sayfa hakikat kitapları okumaya teşvik eden, her ay onlarca saat tefekkür sohbetleri ile kalp, ruh ve aklımı feyizlendiren, ömrümü hayatımı hayra iyiliğe yardımlaşma dayanışma ve millet için çalışmaya sevk eden bir cemaat nasıl zararlı olabilir.

2-Hak Cemaatler ve tarikatlar da öteki kesimler gibi yığın ile değil birlikte hareket ederler. Ama hakikat ve hikmet içerisinde kolektif bir düşünce ile bu yapılır bütün faaliyetler. Okullarda ve kurumlarda olduğu gibi..

3-Hak Cemaatler hoca veya şeyhlerinin şeriata uyan Kuran ve sünnete uygun hüküm ve emirlerine itaat ederler. Körü körüne ve taassup ile hareket etmezler. Gerçek bir tarikat ve cemaat şeriata zıt bir emir tavsiyede asla bulunmaz. Bulunuyorsa o zatın kemalat icazet ve velayetinde sorun vardır.

4-Hak Cemaat ve tarikatlar insanları ailelerinden koparmayı bırakın ailelerin yapamadığı terbiye ve ahlakı verirler. Anaya babaya itaati emredip, saygı ve sevgiyi öğretiyorlar. Sizler cemaate giden bir gencin ailesine karşı saygısı hürmeti ve sevgisi ile gitmeyenin arasındaki farklı hiç gördünüz mü? Düne kadar aileler eğitim yanında çocukları ahlaki eğitim alsınlar diye malum cemaat okullarına gönderiyordu.

5-Hak Cemaatler insanlara beyinlerini uyuşturacak zararlı haplar değil ancak kardeşlik, ahlak, iman edep şeref hapını içirirler. Ama toplumun âşık olduğu medya ise her gün insanlara ahlaksızlık hapları, zina haplarını, günah ve haram haplarını, çıplaklık hayâsızlık haplarını öfke gadap isyan hapları içiriyor da kimse bunun farkında değil.

Soruyorum size,bu ülkeye en büyük zararı veren medyanın zararları, yaydıkları ahlaksızlığı, televizyonlarda yaptıkları pislikleri neden kimseler görmez..Görse bağırıp çağırmaz.

Yuvaları yıkan evler dağıtan boşanmaları artıran alkol fabrikalarını neden kimseler görmez. Ömür çürüten kahveleri cafeleri neden kimse görmez. Göre sesini çıkarmaz susar.

Toplumu cinnete, cinayetlere, ahlaksızlıklara ve imansızlığa sevk eden fikri anarşi ve ideolojilere kimseler neden ses çıkarmaz. Çıkarsa kimseler duymaz.

Allah için çalışan, millet için çalışan, toplum için çalışan, din için çalışan, ahlak ve gelecek için karşılıksız çıkar menfaat ve ücret beklemeden çalışan cemaat ve tarikatlara ve buralara mensup olanlarda kusur yanlış ve pislik ararlar.

Evet, itiraf ediyorum ben medyanın insanları korkuttuğu, dinsizlerin karaladığı, ahlaksızların düşman olduğu, cahillerin yüz çevirdiği ve din düşmanlarının öcü gibi gösterdiği hak doğru ve bir cemaate gidiyorum ve ömrümün sonuna kadarda gideceğim inşallah.

Şeytanın küfür, ahlaksızlık, hayâsızlık, kindarlık, başıboşluk, cehalet, günah ve haramlarla dolu cemaatlerine giderek ruhumu aklımı kalbimi bedenimi çürütüp mahvetmeyeceğim.

Çağdaş tımarhaneler olan diskolarına, ömür çürüten barlarına, ahlaksızlık yuvalarına, fuhuş ve zinaya sevk eden eğlence ve oyunlarına anarşi ve teröre sevk eden fikir ve ideolojilerine kapılıp manen boğulmayacağım.

Rabbimin ibadet ve kulluk ordularında kalacağım. İmanıma, dinime, ahlakıma, saldıran ahlaksız medya ordularına, fikir ve ideoloji, sefahat yığınlarına ve dinsiz sistem ordularına karşı bende cemaat ordusunda durarak karşılık iman sabır sadakat ve ilim ile karşılık vereceğim.

Cemaat olmaktan ve mensubu olmaktan hiçbir zaman zerre kadar pişmanlık duymadım. Hayatıma kazandırdığı manevi değerleri hiçbir yerde hiçbir para karşılığı asla alamazdım. Cemaatte kazandığım ilim, bakış açısı, fazilet, erdem, kemalat ve hayrı hiçbir servet ile kazanamazdım.

Cemaate girmek isteyen ama korkan veya çekinen kardeşim korkma cemaatin rahmetinden mahrum kalma. Hayata olaylara hakikatlere bakış açın çok değişecek. Hayatın sistematik ve düzenli hale gelecek. Vaktini yerinde ve kullanıp israf etmeyeceksin. Kendin için değil millet ve toplum ve din için yaşamının ulvi yüceliğini ve lezzetini alacaksın.

Evet, kardeşim itiraf ediyorum! Hayatımın en saadetli günleri cemaatteki kardeşlerimin içerisindeyken geçti ve geçiyor Riyasız, yalansız, çıkarsız aldatmayan yüzleri cemaatte buldum. Bana Allah’ı hatırlatan, hakka yönelten, hayrı tavsiye eden, iyiliği emreden, kendisi için istediğini benim içinde isteyen dostları cemaatte buldum.

Aralarında hiçbir kan ve nesep bağı olmadığı için sadece Allah için bir araya gelen hiçbir çıkar gözetmeyen akrabalık bağları olmadığı halde birbirlerini seven insanları burada buldum. Aldatılmadan kandırılmadan ihanete uğramadan sömürülmeden yaşayacağım bir hayat buldum. Rabbime şükrediyorum. Bana cemaati bahşettiği için. Rabbim son nefesimi buralarda onun yolunda onun dini ve resulü uğrunda vermeyi esip etsin. Âmin.

(UA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI
 

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 3299 Defa Okundu
2016-10-15

SON YAZILARI

Anadolu Halkı Rahatsız NOKTA! Sonsuzluk İçin Yaratılan İnsanın Her Anı Kıymetlidir Biz Başka Milletlere Benzemeyiz! Bakan Arslan’ın İngiliz Armalı Montu ve Düşündürdükleri Yaşam Tarzına Müdahale Kavramı ve Tarihçesi Haydi, Kars’ım Yardım ve Vefa Vakti Kutsiyet Atfettiğimiz Şahsiyet ve Değerlerin Gerçek Yüzü! Engelliler Haftasında Engellileri Hatırlamak! Paralel Din!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Okul Sporları Kickboks İl Birinciliği İsmail Ayte
Okul Sporları Kickboks İl Birinciliği İsmail Aytemiz Spor Salonunda yapıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars’ın İl Meclisi Kuruldu
Kars’ın İl Meclisi Kuruldu

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır