KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

PARASAL ZENGİNLİĞİMİZ ARTTIKÇA DUYGUSAL FAKİRLİĞİMİZDE ARTIYOR

  Muhammed Şamil Kakça

          tahkikk@gmail.com
         PARASAL ZENGİNLİĞİMİZ ARTTIKÇA DUYGUSAL FAKİRLİĞİMİZDE ARTIYOR

 Parasal Zenginliğimiz Arttıkça Duygusal Fakirliğimizde Artıyor

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Muhammed Şamil Kafkasyalı’nın “Parasal Zenginliğimiz Arttıkça Duygusal Fakirliğimizde Artıyor” yazısı:

Bütün insanlar arasında oluşan inanç algı, fikir ve düşünceye göre mutluluk için en önemli şart paradır. Öyle insanlar biliyoruz ki para benim tanrımdır deme cesareti ve cüretini bile göstermekten çekinmiyorlar. Parayı kendisine tanrı gören bu insanlar belli bir zenginlik ve güce ulaşmış olanların yanında fakirliğini avutmak için paranın her şey olduğuna inanan insanlar da az değildir.

Paranın her kapıyı açacağını söyleyen bu insanlara paranız ile o zaman felçli bir hastayı iyi edin ya da kanserli bir hastayı iyi edin yada paranız ile ölümü satın alın denildiğinde bu sefer tevil, inkar konuyu saptırma yoluna gidip para tanrılarını kurtarmaya onu değerini düşüren ifadelere tahammül etmeme halini sergilemeye başlıyorlar.

Evet, para, servet ve güç hayatın olmazsa olmazı ama ilahi değildir. Ya da bütün mutlulukların sebebi vesilesi kaynağı değildir. Parayı tanımayan, paradan haberi olmayan ya da para ile çok arası iyi olmayan nice insanlar kabileler vardır ki mutluluk içinde yaşıyorlar. Ama nice insanlar vardır ki, parası, serveti, malı, mülkü olduğu halde mutsuzdur. Ya da serveti olduğu halde psikolojisi düzgün değil veya bunalıma girip intihar ediyor. Kalbini duygularını aklını hislerini parası tatmin etmediği için mutsuz oluyor.

Her ne kadar toplumlarda para putlaştırılıp tapınacak bir hal almış ve hırs ile daha çok kazanma dürtüsü baskın gelmiş olsa da Yine de bu dürtüleri harekete geçiren insanların egoları, enaniyetleri, inançları ve aç gözlülükleridir. Bu doymak bilmeyen hırslar, egolar, enaniyetleri veya mal tutkusu sahibini zengin ederken o insanı duygusal yönden fakir ve fukara hale getirmektedir. Nice serveti, malı ve  paraları olan veya malının hesabını bilmeyen insanlar vardır ki, nice şöhreti olan ve saltanatı olan insana vardır ki, parasal zenginliğinde sınır yok iken, duygusal ve insanlık değerleri eksik ve fakirdir.

Bu duygusal fakirlik çeken insanlar için bir zaman geliyor hayat rengini manasını anlamını değerini güzelliğini yitirip, dünya ruhunu kalbini ve aklını ve hislerini boğan ve sıkan bir zindana dönüyor. Parasal zenginlikleri ve eğlenceleri onları tatmin etmeye kifayet etmiyor. Duygusal fakirlik ve çoraklık yüzünden kaynakları kuruyan bitkiler ağaçlar gibi solmaya ve çürümeye yüz tutuyor. 

Hayatta çok şey ifade eden parasal zenginliklerin artıları çok olsa da her şeyi olmadığını ve yapılan bir araştırmada ortaya çıkmıştır. Dünyada en mutlu, huzurlu ve rahat yaşayan milletlerin dünyanın en fakir ülkeleri olduğunu söylesek her halde her kes şaşıracaktır.

Evet, Londra üniversitesi ekonomi profesörleri tarafının yapılan araştırmalar gösteriyor ki, dünyanın en fakir ülkeleri mutluluk sıralamalarında en zengin ülkeleri gerilerde bırakırken, mutluluk noktasında en önde olan ülkelerin başında Bangladeş geliyor. İnsanların rüyası Amerika ise 64 sırada mutlu ülkeler arasında yer alıyor. İkinci sırada Gana gelirken sıralamayı Litvanya, Hırvatistan, Hindistan takip ediyor.

Bu ülkelerde mutluluk ibreleri daha yüksek iken yoksulluk fakirliğe rağmen servetleri kabarık olan ülkelerin zenginler milleti ise duygusal fakirlik ve mutsuzluk l yaşıyor. Kanada Avustralya Hollanda ve İsviçre ve Japonya ise ön de değil arka sıralarda yerini alıyor.

Bu verileri göz önüne alırsak eğer mutluluk sadece para, mal, kariyer, servet ihtişam ile olsaydı bu sıralamada en zengin ülkeler ilk sıralarda yer alması gerekirdi. Ama maalesef arka sıralarda yer alıyorlar. Çünkü mutluluk ve saadet sadece para, zenginlik ve mal ile olmuyor. İnsanlardaki parasal zenginlikler arttıkça duygusal fakirliklerde o orantıda artıyor.

Eğer zenginlik mal ve para ile olsaydı bundan bin dört yüz sene önce yaşanılan peygamber efendimizin devrinin adı asrısaadet olmazdı. Hâlbuki bu zamanda ki imkânlar o zamanda  olmadığı halde ve o zamanda nimetler, teknolojiler, rahatlıklar olmadığı halde o zaman dilimlerine asrısaadet evlere de haneyi saadet denilmiş. Bu zamanda ise asrısaadet yerine cinnet, cinayet, tecavüz, terör, anarşi ve şiddet asrı olmuş. Zenginlikler, mallar mülkler artmış ama maalesef cinayetler ve suçlar saniyelere düşmüş.

Demek ki, mutluluk ve saadet sadece para ile olmuyor. Mal mülk servet ile olmuyor. Demek mutluluk için kanat hazinesi tutumluluk elinde olana razı olma şükür etme iktisat etmekte önemlidir. Gereksiz endişeler kaygılar taşımak yersizdir. Bir gün elinden çıkıp gidecek şeyler için kırmak dökmek parçalamak ve haksızca elde etmek manasızdır. Bir gün çekip gidilecek bu dünyaya yapışmak ve sarılmak anlamsızdır. Demek mutluluk sadece paraya mala mülke servete ihtişama endekslenmez. Paranın açmayacağı nice kapılar vardır. Araba fabrikası olan ama engelli çocuğuna bir tane bile araba hediye edemeyen sürdüğünü göremeyen bir babanın bütün serveti çocuğunun mahzunluğunun ve hüznünün yerine doldurmuyor.

Kanat ile hırs göstermeden başkalarında olan mallar için kıskançlık ve düşmanlık etmeden kendi üzerindeki olan zenginlere değil kendi aşağısında olan fakirlere bakarak da insan mutlu olabilir. Verilmeyenler için değil verilenler için şükür edilse razı olunsa yeter. Her şey de bir hayır olduğuna inan, her işte bir hikmet olabileceğine inanan insanların varlıkları için sevinip olmayanlar için üzülmezler. Çünkü bilirler ki haset edilen başkalarında olan mallarda ellerinde bir gün çıkacak onlara da kalmayacak. Ya da hırs gösterilecek malın bir gün ondan ayrılacağını bilen bir insan zaten hırsa girmez. Kanaat şükür eder. Mutluluğu sadece mala servete bağlamaz. Küçük şeylerden parçalardan dilimlerden olaylardan hareket işlerden de mutluluk payı çıkarmaya bakar. Hastalıktan musibetten dahi bir ibret payı çıkarıp onda bile emniyet ve mutluluk için bir yol bulur. Mutluluğu büyük parçalarda arayanlar küçük parçalarda gizli olan mutlulukları kaçırır. Mutluluk için sadece maddi imkanları esas alanlar mutluluk temin edeni manevi halleri kaybederler. Mutluluğu bir yudumda bir bakışta bir gülüşte olumlu bir nazarda hayırlı bir niyette ve kanata ve her şeye rızada ve şükürde yakalayanların saadeti daha çoktur.

Duygusal fakirlik çekenlerin kasaları ve cüzdanlarının dolu gönüllerinin boş olması mutluluğu endeksledikleri meta, değer ve düşüncelerden dolayıdır. Fakirlerin mutluluğu ise fakirlik, yokluk, sıkıntı, hastalık ve imkânlıların kısıtlı olmasına rağmen mutluluklarını maddi metalara endekslemedikleri içindir. Eşyanın iç yüzünü bilip, mahiyetini bilip, sabır ile mukabele edip, küçük şeylerle mutlu olmayı düşünüp onların mahiyetini ve hakikatini bilip ona göre değer verip endeksleri içindir.

Hem garip hem de acayiptir ki, fakirlik, yokluk içinde büyüyenler veya imkanları kısıtlı olan Ülkelerde istikbal endişesi, gelecek korkusu zengin, varlıklı  ve müferrih ülkelerde  çekilenler kadar değil. Nice insanlar görüyoruz malı, varlığı, serveti, kariyeri var ama bunlar sanki yokmuş veya elinden çıkacakmış gibi bir korkuya kapılarak gelecek endişesi çekip, çocuklarına bu endişe korkuları aşılayıp onların psikolojisini bozup onları hırsa, bencilliğe, sadece derslere ve okuluna odaklayıp o çocukların ve neslin duygusal fakirliğine sebep oluyorlar.

Zenginlerin mutsuzluğunda fakirlerinde mutluluğunda her halde yaşanılan yerin, şartların, yaşam tarzlarının, yaşamı anlama, algılama veya o yaşama tutku ile bağlanma, yokluktan korkma, hastalığına tutulma, moda akımlarına kapılma, itibar, değer görme, eğitim, düşünce ve fikir ve inanç ve anlayışının da etkisi vardır. Madde perestlik ve dünya sevgi ve hırsı ve aç gözlülüğün etkisi de önemli etkendir.

Mutlu olmak ve yaşamak için sebepler ve etkenler ne olursa olsun insanın arzulayıp elde etmeye çalıştığı huzur ve mutluluğun bütünü  parada ve servette olmadığını bu araştırmalar gösteriyor. İnanç, itikat, sadakat tevekkül, teslimiyet, kanaat ve iktisadın mutlulukta büyük etken olduğu görülüyor. Mutluyum deme hali bile mutlu olmaya yetiyorsa mutlu olmanın şartlarını yüzlere ve binlere veya çok şeylere ve varlıklara bağlamaya gerek yoktur. Kalıcı mutluluklar yerine tadımlık mutluluk parçacıklarıyla da yetinmeyi öğrenmelidir insan..

Sonsuz ve daimi mutlulukların izlerini ibadet, kulluk ve taat ile sürenler bir gün gelir onlara da kavuşur. Bozuk değer yargıları ve mantıksız arzu ve isteklere odaklanmayanlar, mantıklı ve ama küçük değerler ile de mutlu olurlar. Herkesin istediğini, talep ettiğini, beğendiğini ve kabul ettiğini değil kendi istediği ve sevdiği ve kabul ettiği ile yetinenler için mutluluk ütopya değildir. Varlıklarının ve elindeki nimetlerin farkına varanlar için mutluluk çantada kekliktir. Elinin altındaki hazinedir.

Parasal zenginliğe bütün bütün şartlanıp odaklanıp kafayı bozup, çırpınıp durmak yerine makul ve ölçüsünde olanlar için ve burnumuzun dibinde olan huzur ve mutlulukları elde etmeye bakacağız. Hayatımızı okuma, anlama, yorumlama, düşünme, toplum yararına koşturma, başkalarının mutlulukları ile mutlu olma, acılarını paylaşma ve çalışmaktan, iyilikten, yardımdan, hayatın fırkana varamadığımız güzelliklerini fark etme enlem ve boylarına sokarak o paralellerden lezzet alma ve mutlu olma moduna sokacağız.

Huzur ve mutluluk için yükseklere veya uzaklara bakmak yerine yakınlara bakıp burnumuzun dibindeki mutlulukları keşif edip ortaya çıkaracağız. Nasibimizde olmayan elimizin gücümüzün ilmimizin ve kudretimizin yetmediği uzaklardakileri elde etmek için çırpınmayacağız. Parasal zenginliklerin beraberinde duygusal fakirlikleri ve yoklukları getirdiğini unutmayacağız. 

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 1860 Defa Okundu
2015-01-21

SON YAZILARI

16 Nisan Sonrası Yarınlarımız Bugünlerimizden Güzel Olacak Ya Millet Başa Ya Kuzgun Leşe Evet’den Beklentilerim ve Otuz Gerekçem Herkes Ona Düşman Bu Nasıl Bir şehir? Anadolu Halkı Rahatsız NOKTA! Sonsuzluk İçin Yaratılan İnsanın Her Anı Kıymetlidir Biz Başka Milletlere Benzemeyiz! Bakan Arslan’ın İngiliz Armalı Montu ve Düşündürdükleri Yaşam Tarzına Müdahale Kavramı ve Tarihçesi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır