KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

ÖZGECAN’ IN KATLİAM KARESİNDE Kİ GÖRÜNMEYEN SUÇLULAR

  Muhammed Şamil Kakça

          tahkikk@gmail.com
         ÖZGECAN’ IN KATLİAM KARESİNDE Kİ GÖRÜNMEYEN SUÇLULAR

 Özgecan’ ın Katliam Karesinde ki Görünmeyen Suçlular

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Muhammed Şamil Kafkasyalı’nın, “Özgecan’ ın Katliam Karesinde ki Görünmeyen Suçlular” yazısı:

Hangi gazeteyi hangi televizyon kanalını açsanız Özgecan haberleri ile çalkalanıyor.. Yapılan protestoları ve tepkileri yayınlanıyor. Kimisi katilleri yakacaksın külünü kanalizasyona atacaksın diyor. Kimisi hadım edeceksin. Kimisi idamı geri getireceksin. Başkaları şeriatı getireceksin. Diyor. Diler geveze akıllar serme fikirler karmakarışık olmuş. Her kes üç katile ve sapığa odaklanmış durumda. Arada bazı cılız sesler başka suçlular buluyor. Kalemler ve manşetler ve haberler toplu bir acıtasyon, kuru ve timsah gözyaşları akıtıyor.

Bütün bu kopartılan sun-i fırtınalar masum suçsuz günahsız olduğu halde hunharca öldürülen ve hayalleri ve gençliği çalınan bir genç kıza destek için veya tepki için yürütülen faaliyetler olması insanlık gereğidir.

Fakat yaşanan bu acı ve elim olayı değerlendirip, analiz ederken, olayların perde arkası, iç yüzü ve hakikati ve acı tarafını görmek yanında resmin bir bütününe bakmak gerekir. İşlenilen bu menhus ve canavarca cinayette failler sadece üç kişiden ibaret midir? Katiller sadece üç kişimidir. Bu katillere birebir değil ama dolaylı olarak yardım edenler kimlerdir. Bunları bilmedikten sonra hiçbir şey çözülmeyecek. Bu olayda ötekiler gibi anlık tepki ve etkiden sonra unutulup gidecek. Dolaylı olarak bu tür olayların işlenmesine vesile olan katiller ve suçlular ortada gezecekler ve hayatlarını yaşayacaklar.

Evet, Özgecan’ın ve Özgecan gibi öldürülenlerin katilleri resmin küçüğüne bakıldığı zaman sadece bir veya üç kişiden ibaret görünse de resmin bir bütüne bakıldığı zaman öteki katillerin arkada sağda solda ve önde sırıttığı ve timsah gözyaşları döktüğü görülecektir.

O büyük resmin arka tarafında sinsice sırıtıp yalancıktan timsah gözyaşı döken Özgecanı hedef tahtasına oturtup, sapıkların iştihasını açarak bu çirkin saldırıya maruz bırakan ahlaksız medyanın şehvetleri azdıran ve ahlaki ifsat eden ve pornografiye varan yayınlarının, dizilerinin, reklamlarının yüzünden şehvet termometresi yükselen sapıklara kapı açtığı için onların da payını görmek gerekir.

Kadının ahlaki değerlerini yok etmeye çalışan ahlaksız modanın ve kozmetiğin ve düşük ahlaklı sanatçıların da payının büyük olduğu görmek gerekir.

Dinden, ahlaktan ve insanlıktan uzak, bozuk, çürük, kokuşmuş, eğitim ve sistemin de bu tür olaylarda dolaylı katil ve caniler olduğu görmek gerekir.

Çocuğun birinci muallimi olan ailesi tarafından ahlaki ve örfi ve dini değerlerle yoğrulmamış olması, vicdani ve imani bir terbiyeden geçmemiş olması da o aileleri dolaylı olarak o suçun ortağı yaptığını görmek gerekir.

Bir resmin olayın ve hakikatin bir bütününe bakılmadığı zaman kör noktalar yüzünden gerçekler anlaşılmaz.

Bir suçun hiçbir zaman bir suçlusu olmaz. İşin biyolojik, sosyoloji, psikolojik ve ahlaki yönleri olmak üzere çok vecihleri vardır. Hiç kimse anasından katil,cani,hırsız,hain,kafir ve zalim doğmamıştır.Bu kötü hasletler ve cani huylar:çevre,inanç,değerler,eğitim,sistem,düzen ve fikirler ile şekillenir.

Aslında Özgecanın katli gibi menfur ve cani suçlarda hepimizin hissesi vardır. Çünkü ‘dinimiz bir kötülük görünce elinizle düzeltmeye çalışınız yapamazsanız dilinizle düzeltmeye çalışınız onu da yapamaz iseniz kalbinizle buğz ediniz.der.Ama bizler kötülük görünce ona karşı tavır takınmayıp ne lazım dediğimiz için suçluyuz.. Bir yanlışlık gördüğümüz zaman arkamızı dönüp gittiğimiz için suçluyuz. Toplumu mahveden ve çürüten kesimlere karşı lakayt kalıp sukut ettiğimiz için suçluyuz..Çarpık ve çürük kanunların değişmesi için her hangi bir çaba göstermediğimiz için suçluyuz.Allahın kanunlarına yüz çevirip onları hayatımızda uygulamadığımız için suçluyuz. Bana dokunmayan yılanlar bin yaşasın diyerek yılan ruhlu insanlara yaptırım yapmayıp onları ejderha yaptığımız için suçluyuz. Ahlaksız gazeteleri evimize soktuğumuz için, ahlaksız yayınlara televizyonlarla kapı açtığımız için, ahlaksız modalar kapıldığımız için, toplum ve millet için değil kendi şahsi ihtiraslarımızı gidermek için yaşadığımız için, hazcılık hastalığına düştüğümüz için suçluyuz. İşe yaramayan milleti için değil kesesi için çalışanları meclise gönderdiğimiz için suçluyuz.

Bakara Sûresi’ nin 179. ayetinde “Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.” Ayetinin karşılığı olan haksız yere cana kıyanın karşılığı canının alınması ve kısas yapılmasıdır. Diye emreden Kur’anın emrine uymadığımız için suçluyuz.

Düşünün İnsanda can korkusu olduğu zaman başkasının canına kıyabilir mi. Kıyamadığı zaman işte o zaman bir cok canlar, ırzlar ve namuslar ve hayatlar kurtulacak.

Kur’a-nın bu gibi ayeti kerimelerine Müslüman olarak inanıp tatbik etmediğimiz için huzurumuz, emniyetimiz yok. Yüce rabbimizin hükmü de idam cezasının kanunlar çerçevesinde uygulanması yönündedir. Bu hükmün de ne kadar makul ve insan vicdanına, tabiatına ne kadar uygun olduğunu akıl ve vicdan sahibi olan herkesin anlamız gerekir.

Gazetesinin sağ köşesine at yarışlarını, pornografiye varan kadın resimlerini, pis ve alçak ve sufli olay ve hadiseleri, ahlaka, islama ve değerlerimize zıt materyalleri koyup, sol köşeye özgecan ların resimlerini koyup acıtasyon yapıp herkesten çok kralcı kesilip suçluları katil, sapık ilan edip kendi cürüm ve cinayetlerini görmeyenlerin cinayetlerini ve suçlarını göz ardı etmeyelim. Bu milleti ahlaksız ve sapık ve serkeş dizi, film, filmleri ve programları ile çağdaşlığa kurban edenlerin sahte gözyaşlarına aldanmayalım.

Üç tane sapık ve katilin hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz. Ama bu kanunlar ile bunun imkansız olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu katil ve sapıkları medya ile linç girişimine tabi tutmakla hiçbir şey çözülmeyeceğini biliyoruz.Çünkü biliyoruz ki her geçen gün büyüyen ahlaksızlık bataklıkları sapık ,katil ,cani ve hırsız sivri sinek misali insanları çoğaltıyor.Sivrisinekler ile uğraşmak yerine ahlaksızlık ,fuhuş,zina,bataklıkları olan medyayı,modayı ,hayasızlık ve tesettürsüzlük bataklıklarını kurutalım.Yoksa suçların kapısı açık kaldığı sürece hapishanelerinde kapısı açık olacaktır.Bu kanunlar ve bozuk ahlaki yapıya çok özgecanlar kurban edilecek.Yapanların yaptıkları üç beş sene yatıp çıkarak yanlarına kar kalacağı gibi ölenler de bu dünyadan gözü açık ahları yerde.Hesabı ahrete kalacak.Vesselam.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 4846 Defa Okundu
2015-02-18

SON YAZILARI

Oruç tutmakla Aç Durmak Arasındaki Fark! 16 Nisan Sonrası Yarınlarımız Bugünlerimizden Güzel Olacak Ya Millet Başa Ya Kuzgun Leşe Evet’den Beklentilerim ve Otuz Gerekçem Herkes Ona Düşman Bu Nasıl Bir şehir? Anadolu Halkı Rahatsız NOKTA! Sonsuzluk İçin Yaratılan İnsanın Her Anı Kıymetlidir Biz Başka Milletlere Benzemeyiz! Bakan Arslan’ın İngiliz Armalı Montu ve Düşündürdükleri

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Harbiler 36 Karsspor’a iftar verdi
Harbiler 36 Karsspor’a iftar verdi
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Turgutreis Group Ramazan bayramını tebrik eder
Turgutreis Group Ramazan bayramını tebrik eder

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır