KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

YAŞAM TARZINA MÜDAHALE KAVRAMI VE TARİHÇESİ

  Muhammed Şamil Kakça

          tahkikk@gmail.com
         YAŞAM TARZINA MÜDAHALE KAVRAMI VE TARİHÇESİ

 Yaşam Tarzına Müdahale Kavramı ve Tarihçesi

Ülkemizi parçalamak ve bölmek ve yutmak adına gizli ve pis ellerce iç savaş provası için fitne ateşleri yakılmaya çalışılıyor.

Milleti birbirine düşürme adına yapılan terör saldırılarına karşı toplumu sükûnete, birlik beraberliğe, kardeşliğe ve kenetlenmeye çağırmak yerine fitne ateşini daha da körüklemeye çalışan kesimler görüyoruz.

Farklı ırk ve inanç kesimlerini birbirine düşürmek için toplumun hassas uçlarını tahrik etmeye çalışanlarına ekmeklerine yağ sürecek olan beyanlardan birisi de yaşam tarzına müdahale kavramı ve söylemidir.

Bu kavram insanlığın başlangıcından beri var olan bir kavramdır. Bu kavramı daha çok ilahi sosyal ve beşeri kanunlara aykırı yaşayan kural sınır ve müeyyide kabul etmeyen kesimler kullanmıştır.

Kur’anda geçen kıssalara bakıldığında bile bir çok ümmet, kavim ve topluluğun kendilerine doğru yolu gösterip kurtuluşa ermeleri ve saplandıkları cahiliye bataklıklarından kurtarmak için gönderilen peygamberleri yaşam tarzımıza karışıyorsun diyerek yalanlayıp, inkar edip, iftira ve düşmanlıkla mukabele ettiklerini görürüz.

Yaşam tarzına müdahale kavramı iktidar, güç, otorite, hakimiyet sahiplerinin ve onlara uyan sefih akılsızların her asırda kullandığı tepkime halidir.

Bu söylemi şimdi de maalesef kökü dışarıda komitelerin Türkiye de yürüttüğü terör saldırılarına karşı içimizdeki bazı kesimlere ezberlettiğini görüyoruz.

Ülkemizi iç savaşa sürüklemek ve diz çöktürmek adına yapılan menhus ve alçak saldırıların faillerinin kimler ve hangi ülkeler olduğunu iyi bilen bu kesimler bu hakikatleri göz ardı ederek ecnebi hesabına iç karışıklık çıkarmak için Müslümanlar sanki yaşam tarzlarına müdahale ediyormuş gibi algı oluşturmaya çalışıyor.

Ülkede gücü eyerinde tuttukları dönemlerde yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir toplumun inanç ve yaşam tarzına laiklik, çağdaşlık ve kanunlar perdesi altında ilişenler, yaptıklarını çabuk unutmuşa benziyorlar.

Camilerin ahıra çevrilmesi,

Ezanın 1950 yılana kadar yasak olması,

Okullarda mescit açılmasının engellenmesi,

Bin senedir İslam’ın ilim hikmet ve terbiye merkezi olan medreselerin kapatılması,

Şapka kanunu gereği şapka takmayanların idam edilmesi,

Tesettürlü bayanların başörtüsü yasağı ile okul kapılarından içeri alınmaması,

Birçok Kuran kursunun kapatılması,

Merve Kavakçıların başörtülü olduğu için meclisten kovulması,

Alkol içmeyenlerin yobaz ilan edilmesi,

Başörtülü annelerin kışlalardan içeri alınmaması,

Birçok askerin irtica bahanesiyle işten atılması,

28 Şubat ile imam hatiplerin orta kısmının kapatılması,

Birçok İslami dernek, vakıf ve ticari kuruluşun irtica bahanesi ile haklarının gasp edilip kapatılması,

Müslümanlara giyim kuşam yaşam tarzından dolayı gerici ve yobaz yaftası vurulması,

MÜSLÜMANLARIN YAŞAM TARZINA ,İNANCINA VE YAŞAM ALANINA MÜDAHALE DEĞİL DE NEYDİ?

Bu ülkede Müslümana hayatı dar eden ve hayatı burnundan getiren inancından dolayı aşağılayan EMPATİ yoksunu mutlu azınlık bugün kalkmış yaşam tarzıma kimse karışamaz diyor.

Hayatlarında azıcık empati (kendini başkaları yerine koyma)yapmış olsalardı insanların inançlarının ve kutsallarının onlar için ne kadar değerli olduğunu idrak edebilselerdi kendisine yapılmasını istemediği şeyleri başkalarına yapmazlardı.

Yılarca insanların hayat alanlarını kısıtlayanlar, yaşam tarzlarına karışanlar, kanunlar ve kavramlar ile o yaşamsal alanları dar edenlerin şimdi kalkıp yaşam tarzımıza karışılıyor demeleri hezeyan, divanelik ve cerbezedir.

Yıllarca Müslümanların kutsallarına söven, hakaret eden, aşağılayan, küçümseyen, hakir gören, istihza konusu yapan ve alaya alanların şimdi yaşam tarzımıza müdahale ediliyor yalanı hezeyanı ve iftirası ile kamuoyunu aldatmaya çalışması ülkeyi bölmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürüp, iç savaş çığırtkanlığı yapmaktan başka nedir?

Bu kesimler yaşam tarzı denilen mekânlara, kurumlara veya alanlara yapılan saldırıların iç savaş çıkarmak, ülkeyi bölmek ve yeni bir seksen ihtilali için hazırlık yapmak olduğunu bildikleri halde fitne ateşini iyice körüklüyorlar.

Aslında maksatları üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.Yani İslam’a olan düşmanlıklarını bu vesile ile dışa vurmaktır..

17-25 Aralık, Gezi kalkışması ve 15 Temmuz ile ülkeyi ele geçiremeyenler şimdi de toplumu infiale sevk edip, iç savaş çıkarmak için bu tür söylemleri kullanarak toplumu birbirine düşürmeye çalışıyor.

Bu söylemlere ve fitnelere karşı Müslümanlar uyanık olması gerekir. Çünkü eğlence yerleri, barlar, kumarhaneler, kahveler ve meyhaneler ve pavyonlar veya diskotekler yaşam tarzı değil yaşam alanlarıdır.

Bu tür yaşam alanları Müslüman kesimlerin ve inananların zaten yeri değildir. Çünkü İslam’da alkol haramdır ve bütün kötülüklerin anasıdır. Kumar haramdır. Fuhuş haramdır. Gayri meşru eğlenceler haramdır. Müstehcen yayınlar haramdır.

Müslümanların kutsal yaşam alanları camiler mescitler okullar olduğu gibi sosyal yaşam olanları da mesire alanları, dernekler, parklar, sosyal tesisler, evler ve sinemalardır.

Kendisine Müslümanın diyen bir insanın yaşam tarzında içki zina fuhuş kumar alkol olamayacağı gibi bu tür yerlere de gidemez ve bu tür yerleri açarak buralardan haram kazanç elde edemez.

İslamiyet’te hiç kimse zorlama ile Müslüman yapılmaz. Ama kendisine Müslüman diyen her fert de vazifelerini yapması gerekir. Bir Müslüman her türlü günahın irtikâp edildiği yerlere gidiyorsa o insan günahkâr olur. Kâfir olmaz. Ve öldürülmeyi hak etmez.

Kanunlar çerçevesinde hareket etmeyen insanların cezasını şahıs ve fertler değil kanunlar ve hukuk verir. Hiç bir Müslüman içerisinde içki içilen, kumar oynanan veya zina edilen bir mekanı yeri basıp insanları öldüremez onlara müdahale edemez. Çünkü Müslüman öldürmek için değil yaşatmak için vardır.

Hiç bir Müslüman kendisine zarar vermediği sürece bu tür yerlere müdahale edemez. Ama eğer bu yaşam alanları gençliği ahlaksızlığa, toplumu yıkımlara ve felaketlere götürüyorsa, aile ve yuvaları parçalıyor ise o zaman devlet, toplumun huzuru mutluluğu emniyeti güveni ve geleceği için bu çağdaş görünümlü batakhanelere ve alanlara müdahale edebilir.

İnsanların inançlarını hiçe sayarak her türlü ahlaksızlığı irtikâp eden, başkalarına hürriyet ve özgürlüklerine zarar veren, toplumu ideolojik şiddet ve fikri kaos meydana getiren yerlere Müslüman saygı duymasa da bu tür yerleri sadece yetkilere şikayet ederek gerekenin yapılmasını sağlayabilir.

Amma rezil bir yaşam tarzı yaşayanların da hiç kimse bize karışmayın istediğimiz gibi yaşarız demeye de kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu ülke küçük bir azınlığın değil 80 milyon insanındır. Müslümanların toplumun ahlakını fesada uğratan yerlere infiale sebep olmadan ,insanları tahrik etmeden,hukuk çerçevesinde itidal, sükunet ve temkinli davranarak karşı çıkması isyan değil ihtiyat ve tedbirdir.Vesselam.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 3964 Defa Okundu
2017-01-09

SON YAZILARI

Moritanya İzlenimlerim Kurban tatilimi neden Moritanya da geçireceğim Kuyucuk Gölü kuş cenneti ilgi bekliyor 15 Temmuz’u Çocuklarınıza Vasiyet, Sala’yı Miras Bırakın! Gerçek Hak ve Adalet Sahipleri! ‘İlk Emir Oku’ Kitap Cafe Hayırda yarışanlar ile hayırdan sıvışanlar Oruç tutmakla Aç Durmak Arasındaki Fark! 16 Nisan Sonrası Yarınlarımız Bugünlerimizden Güzel Olacak Ya Millet Başa Ya Kuzgun Leşe

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır