KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

EFENDİMİZ(S.A.V.)’İN HZ.ZEYNEP(R.A.) İLE OLAN EVLİLİĞİ’NE ATILAN İFTİRALAR!

  Mustafa ALTUNOK

          maltunok@hotmail.com
         EFENDİMİZ(S.A.V.)’İN HZ.ZEYNEP(R.A.) İLE OLAN EVLİLİĞİ’NE ATILAN İFTİRALAR!

 Efendimiz(s.a.v.)’in Hz.Zeynep(r.a.) İle Olan Evliliği’ne Atılan İftiralar!

Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah(c.c.)’a sığınırım,

Rahman, Rahim olan Allah(c.c.)’ın adıyla;  

Öncelikle; her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunan Allah(c.c.)’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun; hikmet verilmiş tüm mü’min kullarına selam olsun!

Kur’an’daki bâzı âyetler, bildiğiniz gibi kalplerinde hastalık bulunanların hastalığını açığa çıkarmak içindir. Daha doğrusu sebeplerinden biri de budur. Evet! Onlar ki kalplerinde hastalık bulunan kişilerdir. Allah(c.c.) ise bu gibi kişilerin kendilerine şâhit olması için, bir takım ince âyetleri yüce kitabına yerleştirmiştir. Ki bir âyetin meâlinde şöyle buyurmuştur:

‘Onların kalplerinde hastalık vardır. Allah(c.c.) da onların hastalığını arttırmıştır!’

Bakara sûresi / 10.Âyetin Meâli

Evet! Bu gibi âyetler, imtihan içerikli âyetlerdir. Oysaki kalplerinde hastalık bulunanlar ciddi bir şekilde âyetlere dikkat etmiş olsalar ve gerekli araştırmaları yapmış olsalar, aslında herhangi bir sıkıntının olmadığını kendileri de göreceklerdir. İşte konumuz olan; ‘Efendimiz(s.a.v.)’in evlatlığının boşanan eşiyle evlenmesi de, bu âyetlerden biridir!’ Hâlbuki olay şöyledir: ‘Hz.Zeyd(r.a.), takdir ettiğiniz gibi peygamberimizin evlatlığıdır. Hz.Hatice(r.a.)’nin normalde kölesi olan bu değerli sahâbi peygamberimize hediye edilmiş fakat peygamberimiz ise onu serbest bırakmıştır. Lâkin daha sonra yıllardır arayıp da kendisini bulan babasının yanında değil de peygamberimizin yanında kalmayı tercih eden güzîde sahâbiyi, peygamberimiz evlatlık edinmiştir. Ki bir evlatlığı olarak onu evlendirmek istemiş ve ona halasının kızı; ‘Hz.Zeynep(r.a.)’i uygun görmüştür!’ Bunu yapmadaki hedeflerinden biri ise, câhiliye dönemlerinden kalma bir geleneği yok etmek istemesidir. Ki bu gelenek; ‘Doğuştan hür olan birinin sonradan hürlüğe kavuşan biriyle evlenmesinin abest karşılanmasıdır!’ Evet! Efendimiz(s.a.v.), bu yanlış geleneği kendi yakınlarının üzerinden düzeltmeyi arzulamıştır. Hz.Zeynep(r.a.) ise bu evliliğe sıcak bakmamış ve sırf peygamberimizin isteğinden dolayı kabul etmiştir. Ne var ki isteksiz başlayan bu evlilik aynı şekilde isteksiz devam etmiş ve zamanla huzursuzluklar baş göstermiştir. Hz.Zeyd(r.a.) bu durumdan rahatsız olup defâlarca peygamberimize bildirmiş fakat her defasında sabır öğüdüyle karşılaşmıştır. Evet! Efendimiz(s.a.v.) sürekli ona sabretmesini söylemiştir. Fakat iş gerçekten de ciddi bir seviyeye gelmiş ve bu evliliğin devam etme imkânları tamamiyle tükenmiştir. Böylelikle gönülsüz başlayan bu evlilik gönüllü bir şekilde sona ermiştir. Allah(c.c.) böylelikle bu evliliğin bitmesinin ve iddet süresinin sona ermesinin ardından; ‘Hz.Zeynep(r.a.) ile peygamberimizi nikâhladığını bildirmiştir!’ Fakat peygamberimiz açığa çıkarılacak olan bu hakikati sırf insanların vereceği tepkiden çekindiği için bir süre gizleyip içinde saklamıştır. Rabbimiz ise bu konuda peygamberimizi uyarmış ve durumu açıklamasını istemiştir. Evet! Bu durum, âyet meâllerinde şöyle bildirilmektedir:

‘(Rasûlüm!) Allah(c.c.)’ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye hani; ‘Eşini yanında tut; ‘Allah(c.c.)’tan kork diyordun!’ Allah(c.c.)’ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan; ‘Allah(c.c.)’tır!’ Zeyd o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki, evlâtlıkları karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek istedikleri takdirde) mü’minlere bir güçlük olmasın. Allah(c.c.)’ın emri yerine getirilmiştir!’

Ahzâp Sûresi / 37.Âyetin Meâli

Olay, şâhit olduğunuz gibi âyetlerde bu şekilde anlatılmaktadır. Ki âyetlerde belirtilen ve peygamberimizin içinde gizlediği mevzû; ‘Allah(c.c.)’ın açığa çıkaracağı bu hakikattir!’ Ayrıca nikâhlama olayı; ‘Hz.Zeynep(r.a.)’in boşanmasından sonra vukû bulmuştur!’ Ama ne var ki bâzı hadis kitaplarında bu durum tamamiyle yanlış anlatılmış ve resmen peygamberimize iftira atılmıştır. Ki bu iddiâlara göre gûya peygamberimiz bir gün; ‘Hz.Zeynep(r.a.)’i görmüş ve ona âşık olmuştur. Daha sonra ise bunu gizlemiş ve ilâhi uyarıdan dolayı açığa çıkarmıştır. Hz.Zeyd(r.a.)’e gitmiş ve ondan resmen eşini istemiştir. Hz.Zeyd(r.a.) ise gidip eşine durumu söylemiştir!’ Evet! İşte kitaplarda anlatılan bu şekildedir. Ama ne var ki bu tam bir iftiradır. Üstelik bir peygambere yapılan en büyük iftiralardan biridir. Efendimiz(s.a.v.), bir hadisin meâlinde şöyle buyurmuştur:

‘Yalan söylemek ve iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür!’

Hz.Muhammed(s.a.v.)

 (İbn-i Mâce)

İşte böyle! Bir peygambere bu şekilde çirkin bir iftira atılmıştır. Oysaki birincisi peygamberimiz halasının kızı olan; ‘Hz.Zeynep(r.a.)’i yıllardır tanıdığı için zâten defalarca görmüştür. Yâni anlatılan olayda ilk defa görmüş değildir!’ İkincisi onu; ‘Hz.Zeyd(r.a.) ile evlendiren bizâtihi kendisidir!’ Üçüncüsü evliliğin en huzursuz döneminde bile; ‘Hz.Zeyd(r.a.)’e sabretmesini ve eşini boşamamasını tembihleyen yine odur!’ Dördüncüsü peygamberimizin; ‘Hz.Zeynep(r.a.) ile evlenme emrini veren ilâhi hükümdür!’ Beşincisi bu emrin gelişi; ‘Hz.Zeynep(r.a.)’in boşanmasından sonradır!’ Altıncısı peygamberimiz böyle bir duruma isteksiz olduğu için bu hususu resmen bir süre içinde gizlemiştir! Yedincisi bu olayın hikmeti evlatlık konusundaki yanlışların düzeltilmesi ve bu konuda tüm geleneklerden kurtulunup ilâhi yasalara tâbi olunmasıdır. Yâni evlatlıkların öz evlat olmadıkları hatta onların sâdece iyilik edilen din kardeşler olarak kabul edilmesidir. Dolayısıyla evlatlığın boşanan eşiyle evlenilebileceğinin idrâk edilmesidir. Zâten burada özellikle evlenin diye bir emir yoktur. Sâdece evlenme izninin olduğu bildirilmiştir. Ki peygamberler birer kurban oldukları için doğal olarak bu durum her zaman olduğu gibi; ‘Efendimiz(s.a.v.)’in üzerinden insanlara öğretilmiştir!’ Sekizincisi bu şekilde evlatlıklarının boşandığı eşlerine karşı ilgi duyanların zînaya yaklaşmalarındansa aslında meşrû bir yolun olduğu öğretilmek istenmiştir! Dokuzuncusu böylelikle evlatlıkların öz evlat gibi algılanmasının ortadan kaldırılması ve âyetlerde de bildirildiği gibi babalarının ismiyle çağrılması mûrat edilmiştir. Ki o zaman başka başka âilelere evlatlık verilen kardeşlerin yanlışlıkla evlenmelerinin önüne geçilmesi takdir edilmiştir! Onuncusu bu durum ilk zamanlar garip karşılansa da daha sonra normal karşılanmaya başlanmıştır. Çünkü evlatlık alınan çocukların öz evlat olmadıkları daha önce vurgulamış, onların sâdece iyilik edilen bir din kardeşi olarak görülmesi emredilmiştir. Ve bunun içinde artık evlatlık çocukların babalarına nisbetle çağrılması istenmiştir. Yâni öncelikle evlatlık sistemini düzenlenmiştir. Ki düzenlenirken de ilk olarak çocuklara babalarının kim olduğunun söylenmesi istenerek başlanmıştır. Böylelikle sistem düzenlemeden geçince zamanla algı da düzelmeye başlamıştır. Ne yazık ki şu anda da ilâhi bildirilere göre hareket edilmediği ve geleneğin otoritesine teslim olunduğu için böyle bir husus ters bir durummuş gibi algılanmaktadır. Oysaki işin özüne bakıldığında görülecektir ki gerçektende hiçbir evlatlık, onu evlat edinenin evladı değildir. Yâni hiçbir kan bağı yoktur. Dolayısıyla bir evlatlığın boşanmış eşiyle onu evlat edinenin evlenmesinde hiçbir haram boyut yoktur. Ama evlenip evlenmemek yine de kişiye kalmıştır. Çünkü az önce de dediğimiz gibi; ‘Allah(c.c.) hiç kimseye zorla evlenmesini emretmemiştir!’ Peygamberimiz hâriç! Çünkü peygamberler biraz önce de dediğimiz gibi kurbandırlar. Yâni onların özellikle yapması gerekir ki onu tâkip edecek olan ümmetlere fiili bir referans olsun ve böylelikle hiç kimse her hangi bir şüpheye düşmesin! Onbirincisi ise bu durum o zamanda da bu zamanda da toplumsal bir vakâdır. Allah(c.c.) ise kullarının hayatıyla ilgili her hususla özel olarak ilgilenen ve onlara her konuda yol gösteren bir; ‘Rabb’dir!’ Dolayısıyla bu konuda da bizlere yol göstermiş ve rahmetini bir kere daha ispat etmiştir. O’na ve onun her emrine canımız ve malımız fedâ olsun! 

Allah(c.c.) kabul etsin inşâallah! 

Rabbimiz, Kur’an’ı okuyan, anlayan, yaşayan ve tebliğ eden kullarından etsin.

Rabbimiz, Efendimiz(s.a.v.)’i örnek alan kullarından etsin.

Rabbimiz, Ümmet-i Muhammed’in her bir mensubuyla kardeş olan kullarından etsin.

Rabbimiz’in selamı hepimizin üzerine olsun!

(Âmin!)

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 6255 Defa Okundu
2013-09-05

SON YAZILARI

Kur’an’ı Okuyarak Değil, Yaşayarak Hatmedenler Cennet’e Girer! Hüdhüd Kuşu’nun Süleyman(a.s.)’a Öğüdü! Yurdunuzda Üç Gün Daha Yaşayın! Para İle İmanın Kimde Olduğu Belli Olur! Kur’an Kardeşliği Derneği’nin Tanıtımı! Allah (c.c.)’a İtaât Etmek Kur’an’a Uymaktan Geçer! Haksıza Hakkı, Haklıya Sabrı Tavsiye Etmek! Bir Ümmet Kitabına Bu Ancak Kadar Yabancı Olur! Kur’an’ı Anlamaya Çalışmamak Allah(c.c.)’a Hakarettir! Cennet’i Vatan Bilene Dünyâ Gurbet Olur!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars’ın aşığı
Kars’ın aşığı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır