KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

MAŞAALLAH DESEYDİN YA!

  Mustafa ALTUNOK

          maltunok@hotmail.com
         MAŞAALLAH DESEYDİN YA!

 Maşaallah Deseydin ya!

Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah(c.c.)’a sığınırım,

Rahman, Rahim olan Allah(c.c.)’ın adıyla;  

Öncelikle; kuvvetlilerin en kuvvetlisi olan Allah(c.c.)’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun; ilâhi kuvvete gönülden teslim olan tüm müslüman kullarına selam olsun!

Allah(c.c.) bildiğiniz gibi her türlü kuvvetin tek sâhibidir. O’ndan başka mutlak anlamda kuvvetli yoktur. O, her kimde ne kadar kuvvet varsa o kuvveti verendir. Ki dilediği zaman verdiğini, dilediği zaman geri alabilir. Bunun için bir âyetin meâlinde şu şekilde duâ etmemizi istemiştir:

 ‘De ki: ‘Ey mülkün sâhibi olan Allah(c.c.)’ım! Dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip alırsın. Dilediğini âziz kılar, dilediğini zelil edersin. Hâyır senin elindedir. Gerçekten sen, her şeye güç yetirensin!’

Âl-i İmran Sûresi / 26.Âyetin Meâli

Evet! Allah(c.c.) kuvvetinde sınırsızdır ve hiç kimse kuvvetine karşı gelemez. O ki gücüyle varlıkların tümünü yaratmış ve onları kontrolü altına almıştır. Üstelik bu sonsuz derecedeki gücünden, dilediği kuluna sınırlı derecede güç de vermiştir. Şöyle ki kimi kuluna akıl gücü, kimi kuluna ise beden gücü lûtfetmiştir. Kimi kulunu maddi anlamda güçlü kılmış, kimi kulunu ise evlatla gücünü arttırmıştır. Hatta kimi kuluna iktidar bahşetmiş ve gücün en zirvelerinde dolaştırmıştır. Ki bu taksiminde iyi veya kötü kul ayrımı da yapmamıştır. İmtihan gereği hikmetiyle dilediği kulunu güç içinde yüzdürmüştür. Ve bütün bu nimetlerinin karşılığında ise, şunu şart koşmuştur: ‘Allah(c.c.)’ın verdiği gücü inkâr etmemek ve o gücü hâyır için kullanmak!’ Ama ne var ki insan bu mükemmel nimete karşı genelde nankörlüğü ve zâlimliği tercih etmişir. Bir kere kendisine verilen bu gücü, hemen kendinden bilmeye başlamıştır. Kârun’un yaptığı gibi elinde olan mülkü kendi başarısına bağlamıştır. Ve işte tam da burada ipleri koparmıştır. Firâvun bu konuda verilebilecek en önemli örneklerdendir. Âyet meâlleri şöyledir:

 ‘Mûsa(a.s.)’nın haberi sana geldi mi? Rabbi hani ona kutsal vâdi; ‘Tûva’da seslenmişti: ‘Haydi demişti. Firâvun’a git. Çünkü o çok azdı!’ De ki; ‘İster misin arınasın? Rabbin’in yoluna ileteyim de seni, ondan korkasın!’ Mûsa(a.s.), Firâvun’a o büyük mucizeyi gösterdi. Firâvun fakat yalanladı ve karşı geldi. Sonra koşarak dönüp gitti. Derken adamlarını topladı da bağırdı; ‘Ben sizin en yüce Rabbiniz’im!’ Allah(c.c.) da onu tuttu dünyâ ve âhiret âzabıyla yakalayıverdi!’

Nâzi’at Sûresi / 15-25.Âyetlerin Meâli    

Gördüğünüz gibi! Haddini bilmeyen insanın geleceği nokta işte bu kadar tarajikomik olur. Çünkü özellikle bu denli câhilce hareket edenlerin sonu çok acı bir şekilde olmuştur. Rab olduğunu iddiâ eden bu zavallı âsi, denizin artasında kendisine açılan tuzağı bile farkedememiş ve feci bir şekilde can vermiştir. Efendimiz(s.a.v.) bir hadisin meâlinde şöyle buyurmuştur:

 ‘Allah(c.c.) için kim tevâzü gösterirse; ‘Allah(c.c.) onu yüceltir!’ Kim de kendini beğenip kibir gösterirse; ‘Allah(c.c.) onu alçaltır!’

Hz.Muhammed(s.a.v.)

 (Müslim, Tirmizi , Dârimi )

Nemrut da bu konudaki örneklerdendir. Rab olduğunu iddiâ eden bir diğer zavallı konumundaki bu şahsiyetin durumu ise, âyet meâllerinde şöyle anlatılır:

 ‘Allah(c.c.) kendisine mülk verdi diye, İbrâhim(a.s.) ile; ‘Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi?’ İbrâhim(a.s.); ‘Rabbim, dirilten ve öldürendir demişti!’ ‘Ben de diriltir ve öldürürüm dedi!’ İbrâhim(a.s.); ‘Allah(c.c.) şüphesiz ki güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene dedi!’ İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah(c.c.) zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez!’

Bakara Sûresi / 258.Âyetin Meâli    

Evet! Nemrut da kendisine verilen gücün sarhoşluğuyla ne dediğini ve ne yaptığını bilmez bir hâle gelen zâlimlerdendir. Ama ne var ki onun da sonu yoldaşlarından farklı olmamıştır. Şöyle ki küçük bir sineğin eline düşmüş ve işkence çekerek ölmüştür. Bizler bu konudaki örnekleri daha da arttırabiliriz. Fakat burada almamız gereken ders şu ki; ‘Bize verilen güç zulmetmemiz için değil tam aksine zulmedenlerin karşısına çıkmamız içindir!’ Rabbimiz ise bu hataya düşmememiz için öncelikle gücümüzü kendimizden bilmememizi emretmiştir. Evet! İnsanı müstağniliğe götürüp azgınlaştıran bu durumdan bizleri sakındırmıştır. İşte bu anlamda bizlere muhteşem bir ahlâkın, mükemmel bir sloganını öğretmiştir. Bu slogan şudur: ‘Mâşaallah! Lâ kuvvete illâ billâh!’ Yâni; ‘Allah(c.c.)’ın dilediği olur. Allah(c.c.)’tan başka kuvvet sâhibi yoktur!’ İşte bu âziz ifâde, hepimizin zihin tabelesında her an yazılı olan bir cümle olmalıdır. Bu söz ki toplum tarafından az çok bilinen bir sözdür. Ama çoğusu anlamını bilmez. Hatta bu sözün hangi durumlarda söyleneceğinden habersizdir. Şöyle ki bu mübârek söz özellikle her hangi bir kişinin maddi gücüne şâhit olunduğu zaman sırf nazar değmesin diye söylenmektedir. Elbette ki başkalarının dünyâlıkları karşısında bu sözü söylemeliyiz. Fakat ondan daha önce kendi dünyâlıklarımızı gördüğümüzde bu tâbiri kullanmalıyız. Ki bunu nazar değmesin diye değil, kendimizi mülkün gerçek sâhibi olarak görmememiz için belirtmeliyiz. Evet! O mülkün asıl sâhibinin; ‘Allah(c.c.) olduğunu haykırmak ve böylelikle kendi kendimize bir uyarıda bulunmak için dillendirmeliyiz!’ Yoksa zamanla bu gerçeği unutmaya ve kendimizden bilmeye başlarız. Yâni müstağnileşiriz. Bu da bizim azgınlığımızın ilk adımı olur. Çünkü müstağnilik gerçektende azgınlığın ana sebebidir. Bu husus âyet meâllerinde şöyle ifâde edilmiştir:

 ‘Şüphesiz ki insan azgınlık eder. Ne zaman ki kendini müstağni görmeye başlarsa. Ama ne var ki dönüş, Rabbin’edir!’

Âlak Sûresi / 6-8.Âyetlerin Meâlleri    

Müstağnilik kendi kendine yettiğini zannetme hastalığıdır. Bunun virüsü ise, mülkü kendinden bilme hâlidir. Çünkü insan verilen her hangi bir gücü kendinden bilmeye başlarsa, o zaman kendisini gücün kaynağı olarak da görmeye başlar. Ve doğal olarak kendini ihtiyaçsızmış gibi hisseder. Yâni müstağnileşir. Oysa ki müstağni olan yalnızca; ‘Allah(c.c.)’tır!’ O’dur ancak kendi kendine yetebilen ve hiç kimseye muhtaç olmayan! İnsan ise tam aksine her konuda ihtiyaç sâhibi olan âciz bir varlıktır. Yüzlerce devletin idâresini elinde bulunduran bir padişah olsa bile âcizdir. Çünkü ne saltanatı ne de canı ona kalmayacak ve elinden alınacaktır. O da herkes gibi çıplak geldiği dünyâdan, çıplak bir şekilde ayrılacaktır. Üstelik eğer müstağnileşirse, daha dünyâdayken bile elindekileri kaybedebilir. Kur’an’da anlatılmakta olan şu kıssa, bu mevzûya tam yerinde bir örnektir:

 ‘Onlara iki adamı misal olarak göster; ‘Birine iki üzüm bağı verip etrafını hurmalıklarla çevirmiş ve aralarında ekinler bitirmiştik. Her iki bahçe de ürünlerini vermişler, hiçbir şeyi de eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık. Onun başkaca gelirleri de vardı. Bu yüzden arkadaşiyle konuşurken; ‘Ben malca senden zengin, nüfusça da senden daha itibarlıyım dedi!’ Kendisine böylece yazık ederek bahçesine girerken; ‘Bu bahçenin batacağını hiç zannetmem. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbim’e döndürülürsem eğer, andolsun ki orada bundan daha iyisini bulurum dedi!’ Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona; ‘Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? O işte benim, Rabbim olan; ‘Allah’tır!’ Rabbim’e kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da; ‘Allah(c.c.)’ın dilediği olur. Allah(c.c.)’tan başka kuvvet sâhibi yoktur demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yâhut suyu çekilir bir daha da bulamazsın dedi!’ Nitekim ürünleri yok edildi. Bağın altüst olmuş çardakları karşısında sarfettiği emeğe içi yanarak ellerini oğuşturup; ‘Rabbim’e kimseyi ortak koşmasaydım keşke diyordu!’ Allah(c.c.)’tan başka ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendi kendini de kurtaramadı!’

Kehf Sûresi / 32-43.Âyetlerin Meâlleri    

İşte böyle! Bizlerde gerek evimize girerken, gerek bahçemizde dolaşırken, gerek arabamıza binerken gerekse tüm buna benzer durumlarda bu sözü söylemeli ve böylelikle haddimizi bilmeliyiz. Ki sâdece söylemekle kalmayıp barındırmış olduğu bilinci iliklerimize kadar işletmeliyiz. Allah(c.c.) muhâfaza yoksa hem dünyâda hem de âhirette kaybedenlerden olur ve hüsrana uğrarız. Ve bize de o perişen hâlimizde aynen o bahçe sâhibine söylendiği gibi söylenir; ‘Mâşaallah! Lâ kuvvete illâ billâh deseydin ya!’ Yâni; ‘Allah(c.c.)’ın dilediği olur. Allah(c.c.)’tan başka kuvvet sâhibi yoktur şuûruyla hareket etseydin ya!’

Allah(c.c.) kabul etsin inşâallah! 

Rabbimiz, Kur’an’ı okuyan, anlayan, yaşayan ve tebliğ eden kullarından etsin.

Rabbimiz, Efendimiz(s.a.v.)’i örnek alan kullarından etsin.

Rabbimiz, Ümmet-i Muhammed’in her bir mensubuyla kardeş olan kullarından etsin.

Rabbimiz’in selamı hepimizin üzerine olsun!

(Âmin!)                          

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 5319 Defa Okundu
2013-09-26

SON YAZILARI

Kur’an’ı Okuyarak Değil, Yaşayarak Hatmedenler Cennet’e Girer! Hüdhüd Kuşu’nun Süleyman(a.s.)’a Öğüdü! Yurdunuzda Üç Gün Daha Yaşayın! Para İle İmanın Kimde Olduğu Belli Olur! Kur’an Kardeşliği Derneği’nin Tanıtımı! Allah (c.c.)’a İtaât Etmek Kur’an’a Uymaktan Geçer! Haksıza Hakkı, Haklıya Sabrı Tavsiye Etmek! Bir Ümmet Kitabına Bu Ancak Kadar Yabancı Olur! Kur’an’ı Anlamaya Çalışmamak Allah(c.c.)’a Hakarettir! Cennet’i Vatan Bilene Dünyâ Gurbet Olur!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı
Metin Durmuş’dan Hükümete Acil Çağrı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır