KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

İBRâHİM (A.S.) OLABİLMEK NEFSİ KURBAN EDEBİLMEKTEN GEÇER!

  Mustafa ALTUNOK

          maltunok@hotmail.com
         İBRâHİM (A.S.) OLABİLMEK NEFSİ KURBAN EDEBİLMEKTEN GEÇER!

 İbrâhim (a.s.) Olabilmek Nefsi Kurban Edebilmekten Geçer!

Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah(c.c.)’a sığınırım,

Rahman, Rahim olan Allah(c.c.)’ın adıyla;  

Öncelikle; her türlü fedâkarlığa lâyık olan Allah(c.c.)’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun; ilâhi rıza doğrultusunda gayret gösteren tüm mü’min kullarına selam olsun!

Kurban bildiğiniz gibi yaklaştıran anlamına gelen bir kavramdır. Allah(c.c.) ile yakınlık kuran ve bu yakınlığı pekiştiren mânasındadır. Bundan dolayı bizim için değerli olduğu halde sırf ilâhi sevgiden ötürü vazgeçtiğimiz her dünyâlık aslında bir kurbandır. Kimi zaman para, kimi zaman evlat ve kimi zaman ise vakit kurban çeşitlerindendir! Aynı zamanda ilâhi emir doğrultusunda boğazlamış olduğumuz hayvanlar da birer kurbandır. Evet! Özellikle bayramlarda kesmiş olduğumuz kurbanlıklar; ‘Allah(c.c.)’a sunmuş olduğumuz adaklardandır!’ Ki bu tür bir kurban sunmanın sebebi ise bizlere musahhar kılınmış olan varlıkları bu doğrultuda kullanmaktır. Böylelikle ilâhi tâlimatın egzersizini yapmaktır. Allah(c.c.) bu konuyla ilgili âyet meâllerinde şöyle buyurmuştur:

 ‘Hayvanların kurban edilmesine gelince; ‘Allah(c.c.)’ın size olan nişânelerinden kıldık!’ Sizin için onlarda hâyır vardır. Bunun için artık sıraya dizildiklerinde onların üzerinde; ‘Allah(c.c.)’ın ismini anın ve cansız olarak yere serildiklerinde onların etinden kendiniz de yiyin kendi nasibiyle yetinip istemeyen kimseyi de istemek zorunda kalan kimseyi de doyurun!’ Biz işte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki şükredesiniz. Onların ne etleri ve ne de kanları; ‘Allah(c.c.)’a ulaşmaz!’ O’na ancak sizden takva ulaşır. İşte böylelikle onları size musahhar kılıyoruz ki size, ulaşma yolunu gösterdiği için; ‘O’nun yüceliğini saygıyla anasınız!’ Öyleyse o iyilik yapanları müjdele!’

Hac Sûresi / 36-37.Âyetlerin Meâli

Gördüğünüz gibi! Kurbanlık hayvanlar diğer tüm hayvanlar gibi bizlere musahhar kılınmıştır. Yâni bizlerin hizmetine sunulmuştur. Ki onların hizmet şekli ise bizâtihi boğazlanmaktır. Kısacası canlarıyla kurban olmaktır. Bizler bu ilâhi yasaya uymalı ve onları bu doğrultuda kullanmalıyız. Yoksa onlar karşısındaki yerimizi unutur ve bizlerin hizmetine verilmiş olanların hizmetine girmiş oluruz. Dünyânın bâzı bölgelerinde ineğe tapılma vehâmeti bu konudaki en zirve örnektir. Aslında bu tam bir zulümdür. Çünkü zulüm bir şeyi yerinden etmektir. Bu anlamda böyle bir durum hem o varlığa hem de kendimize zulümdür. Hayvanları kurban etmemizdeki diğer bir sebep ise, maddi anlamda onları fedâ edebilmemizdir. Ama bunu yaparken hayvanın kaç kilo eti çıkacak endişesi taşımamalı ve çıkat etten depolama hatasına düşmemeliyiz. Çünkü kestiğimiz hayvanın elbette ki etinden bizlerde faydalanmalıyız. Fakat bu onu tamamiyle bu amaçla kullanacağımız anlamına gelmemelidir. Şöyle ki onun bir kısmını kendimize ayırmalı, bir kısmını ise ihtiyaç sâhiplerine ulaştırmalıyız. Efendimiz(s.a.v.) bir hadisin meâlinde şöyle buyurmuştur:

 ‘Cimrilik etme ki; ‘Allah(c.c.) da sana olan nimetlerinden esirgemesin!’ Malının fazlasını saklama ki; ‘Allah(c.c.) da fazla olan keremini senden menetmesin!’

Hz.Muhammed(s.a.v.)

 (Müslim)

İşte böyle! Malını saklayan sâdece kendine saklamış olmaz. Aynı zaman da kendinden de saklamış olur. Çünkü cimrilik eden âyetlerde de belirtildiği gibi ancak kendine cimrilik etmiş olur. Bunun için kurban olarak sunduğumuz hayvanın etlerini itina ile paylaşmalıyız. Ki asla ve asla etin ne kadar olduğuna takılıp kalmamalıyız. Çünkü bu durum gerçekten de çok ayıp bir husustur. Şöyle ki kurbanlık hayvana bir kasap bakışıyla bakmış ve o şekilde değerlendirmeye çalışmış oluruz. Üstelik kesmiş olduğumuz hayvanı; ‘Allah(c.c.) için kurban etmiş sayılmaz onu sâdece nefsimiz için boğazlamış oluruz!’ Oysaki zâten hayvanları kurban etmemizin bir başka sebebi de bizim için değerli olan dünyâlıklardan vazgeçmeyi öğrenme tâlimi yapmaktır. Bu anlamda eğer hayvanın etini kendimize saklayacaksak yaptığımız sâdece ahırdan alıp buzdolabına koymak olur. Evet! Hayvanları kurban etmemizin bu ve buna benzer hikmetleri bulunmaktadır. Ki bu anlamda kurban hususunun ilk örnekleştiği olay; ‘Hz.Âdem(a.s.)’in oğulları arasında geçen bir olaydır!’ Onlar ki ilâhi rızaya birer kurban sunmuşlar ve bu konuda ibret verici bir süreç yaşamışlardır. Şöyle ki birisi en sevdiğinden kurban sunmuş diğeri ise en sevmediğinden! Bu olay âyet meâllerinde şöyle anlatılmaktadır:

 ‘Onlara; ‘Âdem(a.s.)’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat!’ Hani birer kurban takdîm etmişlerdi de birisinden kabûl edilmiş, diğerinden kabûl edilmemişti. Kurbanı kabûl edilmeyen kardeş; ‘Andolsun ki seni öldüreceğim, dedi!’ Diğeri de; ‘Allâh(c.c.) ancak takvâ sâhiplerinden kabûl eder, dedi!’

Mâide Sûresi / 27.Âyetin Meâli

Evet! Bu ders verici olayda sevdiğinden verenin kurbanı kabul edilmiş, sevmediğinden verenin kurbanı ise reddedilmişir. Böylelikle kabul edilmeyen içindeki tüm hastalıkları kusmuş böylelikle ilâhi hükmün ne kadar isâbetli olduğunu bilinçsizce ispat etmiştir. Şöyle ki sırf kıskançlıktan ötürü kardeşini öldürmüştür. Yâni kardeşini nefsinin arzularına kurban etmiştir. Öldürülen kardeş ise böylelikle hem malını hem de canını; ‘Allah(c.c.)’ın hükmü için kurban sunmuştur!’ Ve işte bu şekilde kurban olma ve kurban etme serüveni başlamıştır. Tâki kıyâmete kadar sürmek üzere! Çünkü kurban özünde ilâhi rıza için en sevdiğinden vazgeçebilmektir. Daha doğrusu; ‘Allah(c.c.) ile aramıza girmiş olan tüm sevgi beslediklerimizi aradan çekebilmektir!’ Evet! Onların sevgisini; ‘Allah(c.c.)’ın sevgisi için kurban edebilmektir!’ Bu anlamda kurban sunmak; ‘Kıyılmaz malların terkedildiği gün gelmeden önce tüm kıyılmaz mallardan vazgeçebilmektir!’ Hz.İbrâhim(a.s.)’ın oğlu ile arasında geçen bir kıssa, bu konuyu anlatan en önemli örnektir. Hz.İbrâhim(a.s.) şöyle ki her baba gibi oğlunu çok seven bir peygamberdi. Yâni; ‘Hz.İsmâil(a.s.)’i!’ Evet! Hz.İbrâhim(a.s.)’in yüreğinde çok yoğun bir oğul sevgisi bulunmaktaydı. Allah(c.c.) ise bu durum konusunda onu imtihan etmek istiyor ve iki sevgi arasında nasıl bir tercih yapacağını ortaya çıkarmayı mûrat ediyordu. Çünkü; ‘Allah(c.c.) kullarının yüreğinde aşırılaşmış olan her sevgiyi kıskanır!’ Çünkü o kullarını çok sever. Ve doğal olarak seven kıskanır. İşte bu anlamda bir kulunun yüreğinde ya birinci sırada olur, ya da hiç olmaz. O, ikinci sırada kalmayı asla kabul etmez. Bu yüzden kendisini ikinci plana atanı, o da ikibininci plana atar. Bütün bunlar onun kullarına olan sevgisindendir. Öyle ya! O, sevginin kaynağıdır. Ondandır ki bizi; ‘Sırf yaratmayı sevdiği için, yarattığını sevdiği için ve yarattığını sevindirmeyi sevdiği için yaratmıştır!’ Hz.İbrâhim(a.s.)’i de o denli ağır bir imtihandan geçirmesinin sebebi işte o sınırsız sevgisidir. Bu olayı âyet meâlleri şöyle anlatmaktadır:

 ‘İbrâhim(a.s.); ‘Rabbim! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi!’ İşte o zaman biz onu hâlim bir oğul ile müjdeledik. Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince; ‘Yavrucuğum! Rûyada seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün ne dersin, dedi!’ O da cevâben; ‘Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap, inşâallah beni sabredenlerden bulursun, dedi!’ Her ikisi de teslim olup onu alnı üzerine yatırınca biz ona; ‘Ey İbrahim, diye seslendik!’ ‘Rûyayı gerçekleştirdin!’ Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten çok açık bir imtihandır. Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona iyi bir nam bıraktık; ‘İbrâhim(a.s.)’e selam, dedik!’ Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandır!’

Saffat Sûresi / 100-111.Âyetlerin Meâli

İşte bu! Hz.İbrâhim(a.s.); ‘Allah(c.c.) için oğlunu fedâ edip etmeyeceği konusunda çok açık bir imtihandan geçmiştir!’ Ki bu sınavda asla tereddüte düşmemiş, tam bir teslimiyetle boyun eğmiştir. Şöyle ki öz oğlunu tâbiri câizse can parçasını almış ve boğazlamak için onu alnı üzerine yatırmıştır. Ki o anda acaba oğlunun yerine bedel olacak bir kurban gelirmi diye sağa sola bakmamıştır. O sâdece yapması gerekene odaklanmış ve bu konuda gözünü bile kırpmamıştır. Ki oğlu da aynı! Evet! Hz.İsmâil(a.s.) de aynı teslimiyet örneğini sergilemiş hatta bu konuda babasına telkinde bile bulunmuştur. Ona az önceki âyet meâlinde de vurgulandığı gibi şöyle demiştir: ‘Emrolunduğun şeyi yap!’ İşte bu söz gerçekten de muhteşem bir teslimiyet ifâdesidir. Hem öyle bir teslimiyet şeklidir ki, onun için sâhip olduğu canın hiçbir önemi yoktur. Tek önemli olan ilâhi emirdir. Bu yüzden zerre sarsıntıya uğramadan bıçağın altına yatmış ve her hâliyle kendini kurban olmaya hazırlamıştır. Resmen kurbanlık koç misâli kesilmek için!

Şimdi bizler bu örnek üzerinden biraz düşünelim. Öncelikle şu dünyâ hayatında nelerin bizler için önemli olduğuna karar verelim. Yâni neleri sevdiğimizi bir bir belirleyelim. Sonra bütün bunların ilâhi sevginin neresinde durduğunu açığa çıkaralım. Ve onları; ‘Allah(c.c.)’a yaklaşabilmek için birer vesile sayıp tek tek kurban etmeye başlayalım!’ Yâni onlardan sırf ilâhi sevgi doğrultusunda vazgeçelim. Örneğin dünyâvi hayallerimizi cihat yolunda kurban edip sâdece o uğurda hayaller kuralım. Tüm emeğimizi bir mücâhit olma hedefinde sergileyelim. Her ne ki; ‘Allah(c.c.) ile aramıza giriyorsa kurban edelim!’ Nefsimizin her arzusundan vazgeçelim. Girmiş olduğumuz tüm yanlış yolllardan hicret edelim. Allah(c.c.)’ı seviyor gibi hiç kimseyi sevmeyelim. O’ndan başka hiç kimseden korkmayalım. Ve hiç kimseye mutlak anlamda itâat etmeyelim. Gerek ellerimizin, gerek gözlerimizin gerekse diğer tüm uzuvlarımızın haram konusundaki isteklerini boğazlayalım. Yâni tüm sevgilerimizi birer; ‘İsmâil(a.s.) edelim!’ Ve böylelikle bizler de birer; ‘İbrâhim(a.s.) olalım!’

Evet! Demek ki kurban sâdece bir hayvanı boğazlamak ve etini âfiyetle yemek değildir. Kurban demek nefsâni arzuları boğazlamak ve sonucunda oluşacak olan hûşudan zevkle beslenmektir. Ki bu hûşu; ‘Allah(c.c.)’a yaklaşmanın bir sonucu olacaktır!’ Ve böylelikle kurbanımızın kabul edildiği de açığa çıkmış sayılacaktır. Çünkü; ‘Allah(c.c.)’a yaklaştırmayan kurban kabul edilmemiş kurban demektir!’ Allah(c.c.)’a yaklaştırmayan kurbanın sebebi ise aslında özü itibâriyle vazgeçilmiş olunmamasıdır. Bu anlamda bizler eğer ilâhi rızaya yaklaşmak ve kurbanlar sunmak istiyorsak, o zaman rûyalarımıza dikkat edelim. Bakalım ki bizlerden de rûya aracılığıyla neleri kurban etmemiz isteniyor. Yâni nelerden vazgeçmemiz anlatılmaya çalışılıyor. Ve biz hangi rüyâlarımızı gerçekleştirip ona bedel olmak üzere kurbanlıklara kavuşuyoruz. Eğer bizlerde; ‘İbrâhim(a.s.) olmak istiyorsak!’ 

Allah(c.c.) kabul etsin inşâallah! 

Rabbimiz, Kur’an’ı okuyan, anlayan, yaşayan ve tebliğ eden kullarından etsin.

Rabbimiz, Efendimiz(s.a.v.)’i örnek alan kullarından etsin.

Rabbimiz, Ümmet-i Muhammed’in her bir mensubuyla kardeş olan kullarından etsin.

Rabbimiz’in selamı hepimizin üzerine olsun!

 (Âmin!)

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 5899 Defa Okundu
2013-10-17

SON YAZILARI

Kur’an’ı Okuyarak Değil, Yaşayarak Hatmedenler Cennet’e Girer! Hüdhüd Kuşu’nun Süleyman(a.s.)’a Öğüdü! Yurdunuzda Üç Gün Daha Yaşayın! Para İle İmanın Kimde Olduğu Belli Olur! Kur’an Kardeşliği Derneği’nin Tanıtımı! Allah (c.c.)’a İtaât Etmek Kur’an’a Uymaktan Geçer! Haksıza Hakkı, Haklıya Sabrı Tavsiye Etmek! Bir Ümmet Kitabına Bu Ancak Kadar Yabancı Olur! Kur’an’ı Anlamaya Çalışmamak Allah(c.c.)’a Hakarettir! Cennet’i Vatan Bilene Dünyâ Gurbet Olur!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır