KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

HAKSIZA HAKKI, HAKLIYA SABRI TAVSİYE ETMEK!

  Mustafa ALTUNOK

          maltunok@hotmail.com
         HAKSIZA HAKKI, HAKLIYA SABRI TAVSİYE ETMEK!

 Haksıza Hakkı, Haklıya Sabrı Tavsiye Etmek!

Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah(c.c.)’a sığınırım,

Rahman, Rahim olan Allah(c.c.)’ın adıyla;  

Öncelikle; hakikatin kaynağı olan Allah(c.c.)’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun; doğruluk yolunda gayret sarf eden tüm mücâhit kullarına selam olsun!

Bildiğiniz gibi mü’min, imân iddiâsını ispat eden demektir. Çünkü imân etmek sâdece sözlü olarak gerçekleştirilebilecek bir mevzû değildir. Önemli olan fiili olarak ortaya konmasıdır. Kur’an bu anlamda mü’minlerden bahsederken daha doğrusu özellikle onları tanımlarken, bâzı eylemlerini sıralamaktadır. Ki o eylemler var olan bir imânın ispatı niteliğindedir. Öyle ya! Unutmayalım ki; ‘Ben çiçeğim diyenden, ilk olarak kokması istenir!’ Kokusu olmayan bir çiçeğe çiçek diyemeyeceğimiz gibi, ameli olmayan bir imâna da imân diyemeyiz. Rabbimiz mü’minleri tanıtan bir âyetin meâlinde şöyle buyurmaktadır:

 ‘Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki namazlarında hûşu içindedirler. Onlar ki boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki zekâtı verirler. Ve onlar ki iffetlerini korurlar!’

Mü’minûn Sûresi /1-5.Âyetlerin Meâli

Evet! Âyet meâlinde de gördüğünüz gibi mü’minlerden bahsedilmekte ve onları mü’min sınıfına koyan bâzı amellerden söz edilmektedir. Ve âyetin başında şöyle bir ifâde kullanılmaktadır: ‘Mü’minler kurtuluşa ermiştir!’ Bu ifâde aslında şu anlama gelmektedir: ‘Namazını hûşu içinde kılanlar, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirenler, zekâtlarını verenler ve ırzlarını koruyanlar kuruluşa ermişlerdir!’ Öyle ya! Önemli olan uygulamadır. Ki bir insan söylediği kadar değil, yaşadığı kadar mü’mindir. Bunun için kişinin imânı sözüne değil, işine bakarak anlaşılır. Çünkü imân bir elbise gibi vücudu baştan ayağa kadar sarandır. Şu ki imân sâhibinin her eylemine yansıyandır. Kısacası; ‘İmân bir söylem değil, eylemdir!’ Yâni imâna ermiş bir kişinin oturması da, kalkması da, yürümesi de, koşması da mü’mine yakışır şekilde olur. Ama şunu da söyleyelim ki; ‘Bu onun yanılmayacağı anlamına gelmez!’ Elbette ki bir beşer olarak bâzen şaşırabilir. Yâni günâha düşebilir. Ama yine mü’min gibi davranarak günâhında ısrar etmez ve hemen tövbe kapısına koşar. Bundan dolayı mü’min odur ki imânını yaşamına aksettirendir. İşte o da kurtuluşa ermiş demektir. Aksi ise hüsrâna dalmaktır. Yâni mahvolmaktır. Bu durum âyet meâllerinde şöyle ifâde etmektedir:

 ‘Asra andolsun ki insanlık hüsrandadır. Ancak imân edenler, sâlih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hâriç!’

Âsr Sûresi / 1-3.Âyetlerin Meâli

Gördüğünüz gibi! Âyet meâllerinde insanlığın zamanına yemin edilerek onların düşmüş olduğu vâhim bir durumdan söz edilmektedir. Ki onların tümüyle hüsran içinde yâni bir mahvolunmuşluk ortasında olduğu vurgulanmakta ve sâdece bir kesimin o durumda olmadığı belirtilmektedir. İşte bu kesim; ‘İmân edip sâlih amel işleyen ve sâlih amel olarak özellikle birbirlerine hak ile sabrı tavsiye edenlerdir!’ Bu arada şunu belirtelim ki âyetlerde sayılmış olan özellikler üç ayrı sınıfa âit vasıflar değildir. Bunlar bir tek sınıfın eylemleridir. Şöyle ki hüsrana değil de felâha erenler, imân edenlerdir. Fakat o kişiler ki buna bağlı olarak gerçekten imân ettiği için imânının gereği olarak sâlih yâni düzeltici ameller işleyenlerdir. Ve tâbi ki düzeltici amel denilince akla ilk gelen fiil olarak hakkı ve sabrı tavsiye edenlerdir. Çünkü yeryüzü ancak hakkın ve sabrın tavsiye edilmesiyle düzelir. Yâni ıslah olur. Evet! Yeryüzünü ıslah etmenin ana yöntemi hakkı ve sabrı tavsiye etmektir. Ama şu da var ki buradaki hak kavramı birçok mânaya gelebilir. Örneğin; ‘Allah(c.c.)’ı anlayabiliriz!’ Çünkü bir âyetin meâlinde şöyle belirtilmektedir:

 ‘Allah(c.c.) hakkın tâ kendisidir!’

Hac Sûresi / 62.Âyetin Meâli          

Evet! Allah(c.c.) bu âyet meâlinde de belirtildiği gibi hak kavramı ile birlikte anılmaktadır. Öyle ya! Allah(c.c.) mutlak gerçektir. Ki kendisinden daha gerçek yoktur. Daha da ötesi her gerçek gerçekliğini; ‘O’ndan almıştır!’ Bu yüzden âyetteki vurguyu şöyle anlayabiliriz: ‘Allah(c.c.)’ı tavsiye edenler!’ Fakat bunun yanında; ‘Kur’an’ı da anlayabiliriz!’ Şöyle ki bir âyetin meâlinde şu şekilde bildirilmektedir:

 ‘Biz onu hak olarak indirdik ve o hak ile indi!’

İsrâ Sûresi / 105.Âyetin Meâli       

Gördüğünüz gibi! Kur’an da bir haktır. Yâni gerçektir. Ki o gerçeğin rehberidir. O zaman âyetin vurgusunu şu şekilde de anlayabiliriz: ‘Kur’an’ı tavsiye edenler!’ Evet! Âyette ki hak ifâdesini bu ve buna benzer şekillerde anlamamız mümkündür. Örneğin adâleti de anlayabiliriz. Ki adâletli olmak, haktan yana olmak demektir. O takdirde âyetin vurgusunu şu türden de anlayabiliriz: ‘Adâleti tavsiye edenler!’ Doğru kavramı da yine anlaşılması muhtemel olan tâbirlerdendir. Öyle ya! Hakkın önemli bir açılımı doğru kavramıdır. Buda şu anlama gelir: ‘Doğruyu tavsiye etmek!’ Hepsinin ötesinde cihat anlamına da gelebilir. Çünkü cihat, hak yolundaki mücâdelenin adıdır. Bu yüzdendir ki bâzı âyet meâllerinde cihat edenlerle sabredenlerin birbirinden tamamiyle ayrılmasına kadar imtihanın süreceği bildirilmektedir. Demek ki anlamın içine şunu da yerleştirebiliriz: ‘Cihadı tavsiye etmek!’ Kısacası âyetteki daha farklı şekillerde de anlayabileceğimiz hak kavramı gerçektende içerik olarak çok geniş bir kelimedir. Ama biz buna kısacası; ‘Gerçek mânasında bakabiliriz!’ Evet! Mü’min ki her an gerçeklerle yaşamalı ve gerçekleri savunmalıdır. Zâten âyetin devamındaki sabrı tavsiye etmek tâbiri de bundan kaynaklanmış olabilir. Çünkü sabır kavramının hak kavramından sonra gelmesi gerçekten de mânidardır. Şöyle ki hak yolunda olmak sabır gerektiren bir durumdur. Sabır ise göğüs germek demektir. Yâni vazgeçmemek! Buna şöyle de diyebilir: ‘Pes etmemek!’ Evet! İşte bu yüzden hakkın tavsiye edilmesi yanında sabrın da tavsiye edilmesi gerekir. Yâni gerçekler tavsiye edilirken, gerçekler uğrunda direnilmesi gerektiği de vurgulanmalıdır. Bu anlamda hak ve sabır her durumda ve her kişiye tavsiye edilmesi gereken hususlardandır. Çünkü hak ve sabır yolunda olmak, mü’min olabilmenin en önemli iki kanadıdır. Ki dünyâ ve âhiret saâdetinin iki anahtarıdır. Fakat genel anlamda herkese tavsiye edilmesi gereken bu iki vasfı şöyle bir soru ile de açabiliriz: ‘Peki özel olarak bakıldığında kime hakkı ve kime sabrı tavsiye etmeliyiz?’ Bu soruya şu cevâbı verebiliriz: ‘Haksıza hakkı, haklıya ise sabrı!’ Evet! Önemli olan haksız olan dostumuz bile olsa ona hakkı tavsiye edebilmektir. Ki bu onunla olan dostluğumuza zarar verecek olsa bile! Aynı zamanda haklı olan ise düşmanımız olsa bile ona da sabrı tavsiye edebilmektir. Ki bunları yaparken haklının ve haksızın güçlü veya güçsüz olup olmaması bizi ilgilendirmemelidir. Bunun için; ‘Allah(c.c.)’a imân ettiğini iddiâ eden bir kişi ardından sâlih ameller işlemeli ve örnek olarak dargın olan iki mü’minin arasını düzeltmelidir!’ Fakat bunu ise demin de dediğimiz gibi hakkı ve sabrı tavsiye ederek yâni adâlet üzerine yapmalıdır. Şu âyet meâlini örnek verebiliriz:

 ‘Eğer mü’minlerden iki grup birbiriyle çatışırsa aralarını düzeltin. Şâyet biri ötekine saldırırsa; ‘Allah(c.c.)’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse aralarını adâletle düzeltin ve adâletli davranın. Allah(c.c.) şüphesiz ki âdil davrananları sever!’

Hucurât Sûresi / 9.Âyetin Meâli

İşte bu âyet meâline baktığımız zaman göreceğiz ki iki mü’min arasını düzeltmek bir sâlih amel ve düzeltirken adâletli bir şekilde hareket etmek ise hakkı ve sabrı tavsiye etmektir. Bunun için biraz önce de vurguladığımız gibi yeryüzünde ıslah edenlerden olmak istiyorsak eğer birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmemiz gerekir. Hakkı ve sabrı tavsiye etmenin en önemli yönü ise; ‘Karşımızdakiler her kim olursa olsunlar adâlet üzerine davranmak ve haksıza hakkı, haklıya ise sabrı hatırlatmaktır!’ Böylelikle haksız olan hatasından vazgeçip hakka, haklı olan ise öfkesinden vazgeçip sabra dönecektir inşâallah. Bunun için her durumda doğruyu söyleyenlerden ve doğruların tarafına geçenlerden olmamız gerekir. Efendimiz(s.a.v.) rivâyetlere göre bir hadis meâlinde şöyle buyurmuştur:

 ‘Doğru olun! Doğruluk iyiliğe, iyilik ise cennete çeker. Yalandan sakının. Yalan fücûra, fücûr ise cehenneme götürür!’

Hz.Muhammed(s.a.v.)

 (Buhâri)

İşte böyle! Mü’min etrafında olabilecek her türlü haksızlığa duyarlı davranan ve adâlet merkezli hareket edendir. Bunun için imân ettiğini iddiâ edenler olarak hakkı alıp haksızlara, sabrı alıp haklılara ulaştırmak hepimizin boynuna borçtur!

Allah(c.c.) kabul etsin inşâallah! 

Rabbimiz, Kur’an’ı okuyan, anlayan, yaşayan ve tebliğ eden kullarından etsin.

Rabbimiz, Efendimiz(s.a.v.)’i örnek alan kullarından etsin.

Rabbimiz, Ümmet-i Muhammed’in her bir mensubuyla kardeş olan kullarından etsin.

Rabbimiz’in selamı hepimizin üzerine olsun!

(Âmin!)

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 12935 Defa Okundu
2013-12-06

SON YAZILARI

Kur’an’ı Okuyarak Değil, Yaşayarak Hatmedenler Cennet’e Girer! Hüdhüd Kuşu’nun Süleyman(a.s.)’a Öğüdü! Yurdunuzda Üç Gün Daha Yaşayın! Para İle İmanın Kimde Olduğu Belli Olur! Kur’an Kardeşliği Derneği’nin Tanıtımı! Allah (c.c.)’a İtaât Etmek Kur’an’a Uymaktan Geçer! Haksıza Hakkı, Haklıya Sabrı Tavsiye Etmek! Bir Ümmet Kitabına Bu Ancak Kadar Yabancı Olur! Kur’an’ı Anlamaya Çalışmamak Allah(c.c.)’a Hakarettir! Cennet’i Vatan Bilene Dünyâ Gurbet Olur!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır