KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

PARA İLE İMANIN KİMDE OLDUĞU BELLİ OLUR!

  Mustafa ALTUNOK

          maltunok@hotmail.com
         PARA İLE İMANIN KİMDE OLDUĞU BELLİ OLUR!

 Para İle İmanın Kimde Olduğu Belli Olur!

Kovulmuş Şeytanın Şerrinden Allah(c.c.)’a Sığınırım,

Rahman, Rahim Olan Allah(c.c.)’ın Adıyla;  

Öncelikle; ‘Allah(c.c.)’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun ilâhi rıza doğrultusunda malları ve canlarıyla mücâdele sergileyen tüm sâdık kullarına selam olsun!’

Bildiğiniz gibi insan sosyal bir yaşantı için yaratılmış olan bir varlıktır. Bunun içinde çevresindekilerle belli bir iletişim yakalayabilmesi için kendisine çeşitli özellikler verilmiştir. Duygular, düşünceler ve hisler gibi vasıfların yanı sıra bunlara olan ihtiyaç da yine aynı özelliklerdendir. Üstelik imtihan olmasının bir boyutu da zâten budur. Şöyle ki bir takım sınavlardan geçip notunu alabilmesi için toplumlarla muhâtap olmalı ve bu anlamda birçok denemeye tâbi tutulmalıdır. Örneğin sabırla ilgili puanın verilebilmesi için yeri geldiği zaman zâlimlerin bile eline düşülebilir. Rabbimiz bir âyetin meâlinde şöyle buyurmaktadır:

 ‘Biz kiminizi kiminizle imtihan ederiz. Bakalım ki sabredecek misiniz?’

Furkan Sûresi / 20.Âyetin Meâli

Evet! Sabredenlerin sınıfına girebilmemiz için sabredilmesi zor olan kişilerin terbiyesinden geçmeliyiz. Çünkü kanun budur. Yoksa hiçbir olumsuz bir durumun olmadığı bir ortamda sabrın söz konusu olmaz. İşte bu anlamda herkesin insâni ve imâni derecesi, bu gibi sosyal ilişkilerde ortaya çıkar. Böylelikle gizlilik denilen her türlü durum tedavülden kaldırılmış olunur. Yâni paranın kimde olduğu belli olduğu gibi, imânın da kimde olduğu belli olmuş olur. Ama ne var ki toplumumuzda para ile imânın kimde olduğunun bilinemeyeceği gibi bir iddiâ dillendirilmektedir. Oysaki hiç de söylenildiği gibi değildir. Çünkü gerek para gerekse imân olsun, her ikisi de mevcut olduğu bir kişide gayet açık bir şekilde belli olur. Bir kere paranın kimde olduğu zâten net bir şekilde ortadadır. Ki bunu kişinin hayata karşı öz güveninden anlayabiliriz. Çünkü parası olanın her türlü tavrı tâbiri câizse rahattır. Bu yüzden de genelde konuşkandırlar. Fakat parası olmayan öyle değildir. Şu ki hangi ortama girerse girsin rahatsızdır. Doğal olarak suskundurlar. Âşık Sümmâni’nin dediği gibi; ‘Yiğidin koynunda harçlık olmazsa, aslı bülbül olsa dili lâl olur!’

Evet! Parası olan ile olmayanın hâli arasında gerçektende görmek isteyen için çok ciddi farklar vardır. Ki yaşantılarındaki konfor gibi ayrıcalıkları saymıyoruz bile. Aslında paranın kimde olduğunun belli olmayacağı düşüncesi bâzı varyemez kişilerden kaynaklanmaktadır. Şöyle ki bir takım kişiler parası olduğu halde sırf biriktirme âşkından dolayı bunu fazla yansıtmazlar. Çünkü azalma korkusu duyduklarından dolayı, bu gibi hasta zihniyetliler kendilerine bile cimridirler. Bundan dolayı da ne kadar zengin olurlarsa olsunlar resmen fakir hayatı yaşarlar. Ki yakınlarına da aynı hayatı yaşatırlar. Fakat onlardaki para aslında yok hükmündedir. Çünkü o paranın kendilerine bile faydası olmayacaktır. Şu ki her hangi bir maddi imkânını başkalarından saklayan bir kişi aslında kendisine de saklamış olur. Mevlâmız bir âyetin meâlinde şöyle buyurmaktadır:

 ‘Cimrilik eden ancak kendine cimrilik etmiş olur!’

Muhammed Sûresi / 38.Âyetin Meâli

İşte bu! İnsan ki tıpkı bir ay gibi olmalıdır. Şöyle ki güneşten aldığı ışıktan hem kendisi faydalanmalıdır hem de başkalarının da faydalanması için ışığı paylaşmalıdır. Demin de dediğimiz gibi; ‘Mülkünü insanlardan gizleyen kendine de gizlemiş olur!’ Fakat şu da var ki her ne kadar böyle istisnâi durumlar olsa da, genel anlamda paranın kimde olduğu insanların yaşantılarından kolayca anlaşılabilir. Aynı şekilde imânın kimde olduğu da rahatça görülebilir. Kur’an’ın bizler için sunmuş olduğu ölçüler bu konuda yeterli derecededir. Şu var ki imân âdeta bir çiçek gibidir. Dolayısıyla bir çiçek gibi etrafına güzel kokular yayar. Öyle ya! Bir çiçek ki eğer kokmuyorsa, bu onun yapay olduğunu gösterir. Yâni o çiçek demek ki sahtedir. Görüntüsü çiçek olabilir. Fakat çiçeğin çiçek olması için görüntüsünün yanında kokusunun da olması gerekir. İşte bu koku özelliği onu ele veren vasıftır. İmân da tıpkı çiçek misâlindeki gibi bir yapıya sâhiptir. Şöyle ki dıştan bakılınca bâzı tavırlardan dolayı görüntüsü imâna benzeyebilir. Fakat yansıması yoksa o zaman bir yapaylık söz konusu olur. Bu da durumu sahteleştirir. Örneğin birçok insan imânın her hangi bir gerekliliğini yerine getirmediği halde yüreğinde büyük bir inanç taşıdığını iddiâ etmektedir. Ama ne var ki bu ispatı olmayan boş bir iddiâdan ibarettir. Şöyle ki bu gibiler imânın ancak kalpte olup asla dışa yansıtılmaması gerektiğine inanan kişilerdir. Bundan dolayı da yansıtanlardan ciddi derecede rahatsız olurlar. Mesela kendileri infâk etmez fakat edenlerin ise gösteriş yaptığını oryaya atarlar. Kur’an’da infâkın açık bir şekilde yapılmasına bile izin verildiği bildirilmesine rağmen bu gibiler engel olmak isterler. Bu arada elbette ki gizli yapılan bir iyilik açıkça yapılandan daha hâyırlıdır. Ve kişi her zaman yapacağı bir yardımın gizli olmasına gayret etmelidir. Fakat ola ki açık bir şekilde yapmış olsa bile, hiç kimsenin onu yargılaması haddi değildir. Allah(c.c.) çünkü bu duruma izin vermiştir. Tâbi ki yardım yapılan kişiyi rencide etmemek şartıyla! Ama cimriliği bir mârifet zânnedenlerin bunu anlaması imkânsızdır. Onlar ki kendi başaramadıklarını hiç kimsenin başarmasını istemezler. Çünkü bu onların başarısızlığını ortaya çıkaracaktır. Şu da var ki her şeye rağmen yine de kendilerinin bir mü’min olduklarını haykırırlar. Dedim ya! Onlara göre imân dışa yansıtılmaması gereken bir olgudur. Oysaki çiçekte koku imânda ise yansıma bizler için bir mihenk taşı olmalıdır. Kur’an ise az önce de belirttiğimiz gibi imânın yansımalarını bizler için bir bir anlatan muhteşem bir kaynaktır. O ki bir mü’minde olması gereken özellikleri teker teker sayıp her türlü açıklamayı yapar. O zaman bizler hem kendimizle hem de başkalarıyla ilgili imâni konularda rahat bir şekilde incelemeler yapabiliriz. Bu arada elbette ki hiç kimsenin imânına not vermek gibi bir hadsizlik içine girecek değiliz. Ama dostluk kurmamız gereken mü’minleri belirlerken elbette ki vahyin referanslarını ele alacağız. Örneğin bir âyetin meâlinde mü’min vasıfları masaya yatırılmış ve şu şekilde bir açıklamada bulunulmuştur!’

 ‘Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki namazlarında huşû içindedirler. Onlar ki boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki zekâtlarını verirler. Ve onlar ki iffetlerini korurlar!’

Mü’minûn Sûresi / 1-5.Âyetlerin Meâli

Gördüğünüz gibi! Bu ve buna benzer birçok âyette gerçek imân sâhipleri madde madde açıklanmaktadır. Çünkü hesap gününde insanın kalbinde var olduğunu iddiâ ettiği bir imân değil, ona çeşitli ameller işletip şâhit olunan bir imân ortaya konacaktır. Ki yapıp ettikleri incelenecek ve tartılması için adâlet terazilerine konulacaktır. Öyle ya! İmân ettim demekle mü’min olunmaz. Bunun için çeşitli şartların yerine getirilmesi ve böylelikle iddiânın ispat edilmesi gerekir. Efendimiz(s.a.v.)’in bir hadis meâlinde şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir:

 ‘Müslüman elinden ve dilinden müslümanların selâmet buldukları kişidir!’

Hz.Muhammed(s.a.v.)

 (Buhâri)

İşte böyle! Kur’an’ın ölçüleriyle bakıldığı takdirde aslında hakikatlerin ne kadar açık olduğu görülmektedir. Bu yüzden ne paranın ne de imânın gizliliği mâzur bir durum sınıfından değildir. Tâbi ki bu, para veya imân gösterişi yapmak anlamına gelmez. Fakat gizlemenin de bir anlamı yoktur. Şöyle ki gizlenen bir paranın hiç kimseye yararı olmayacağı gibi, gizlenen bir imânın da her hangi bir kula katkısı olmaz. Düşünün ki gerektiği zaman açığa çıkmayıp gizlenen bir sevginin, şefkatin, merhametin, adâletin ve buna benzer gerek insâni gerekse imâni özelliklerin bir değeri yoktur. Tıpkı peygamberimizin komşusu aç iken tok yatanı kendisinden saymaması gibi! Nitekim bugün dünyânın her bölgesindeki mü’min kardeşlerimizin bin bir türlü maddi zorluk içinde olmasına rağmen hiçbir şekilde bu duruma el atmaya çalışmayan bir kişinin, kendisinde para veya imân olduğundan bahsetmesi gerçektende anlamsızdır. Ki bu durum da peygamberimizin asla kendisinden saymayacağı bir husustur. Allah(c.c.) ki âyetleri aracılığıyla mü’minin tanımını yapmış ve imân iddiâsında bulunanlara sunmuştur. Gerisi kişinin kendisine kalmıştır. Öyle ya! Atalarımızın dediği gibi; ‘Halep oradaysa, arşın burada!’

Allah(c.c.) kabul etsin inşâallah! 

Rabbimiz, Kur’an’ı okuyan, anlayan, yaşayan ve tebliğ eden kullarından etsin.

Rabbimiz, Efendimiz(s.a.v.)’i örnek alan kullarından etsin.

Rabbimiz, Ümmet-i Muhammed’in her bir mensubuyla kardeş olan kullarından etsin.

Rabbimiz’in selamı hepimizin üzerine olsun!

(Âmin!)

Mustafa Altunok

(Kur’an Kardeşliği Derneği’nin Başkanı)

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 15588 Defa Okundu
2014-01-23

SON YAZILARI

Kur’an’ı Okuyarak Değil, Yaşayarak Hatmedenler Cennet’e Girer! Hüdhüd Kuşu’nun Süleyman(a.s.)’a Öğüdü! Yurdunuzda Üç Gün Daha Yaşayın! Para İle İmanın Kimde Olduğu Belli Olur! Kur’an Kardeşliği Derneği’nin Tanıtımı! Allah (c.c.)’a İtaât Etmek Kur’an’a Uymaktan Geçer! Haksıza Hakkı, Haklıya Sabrı Tavsiye Etmek! Bir Ümmet Kitabına Bu Ancak Kadar Yabancı Olur! Kur’an’ı Anlamaya Çalışmamak Allah(c.c.)’a Hakarettir! Cennet’i Vatan Bilene Dünyâ Gurbet Olur!

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı
Arpaçay’da Feci Kaza: 2 Ölü 4 Yaralı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır