KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

İMANINA VE AKLINA SIĞINANLARLA İNADINA VE ŞEYTANLARINA SIĞINANLARIN FARKI!...

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         İMANINA VE AKLINA SIĞINANLARLA İNADINA VE ŞEYTANLARINA SIĞINANLARIN FARKI!...

 İmanına ve aklına sığınanlarla inadına ve şeytanlarına sığınanların farkı!...

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Doç. Dr. Ali Osman Engin’in, “İmanına ve aklına sığınanlarla inadına ve şeytanlarına sığınanların farkı!...” yazısı;

İSTİKLÂL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

***

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.

***

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

***

Garb’ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

‘‘Medeniyet!’’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

***

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

***

Bastığın yerleri ‘‘toprak!’’ diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

***

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

***

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne na-mahrem eli;

Bu ezanlar -- ki şehadetleri dinin temeli --

Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

***

O zaman vecd ile bin secde eder -- varsa -- taşım;

Her cerihamda, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım!

O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım.

***

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

***

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.

Mehmet Akif ERSOY

Beste : Osman Zeki Üngör

            Milli şairimiz Rahmetli Mehmet Akif Ersoy’ un bu milli marşı yazdığı dönemlerden geçiyoruz. Rahmetli; “ALLAH bana bir daha böyle bir marş yazdırmasın” demişlerdi. Bana göre fikir, söz, tutum ve davranışlarıyla gelmiş ve geçmiş en önemli medeniyet analistlerinden olan Ersoy, yaşantı, tecrübe ve deneyimlerine dayalı olarak edindiği altın değerindeki kazanımlar çerçevesinde, sadece çıkar hesaplı kendi varlığını korumak için ötekileri yok edici ve öldürücü Batı Medeniyetini ana hatlarıyla ortaya koyan, bugün dahi kirletilen ve silinmeye yüz tutmuş hafızaları cana getirecek can suyu eserler ortaya koymuştur. O’nun o zaman dillendirdiği o necip millete bugün düşen tek şey; ruhunu gergef gergef işleyerek vücuda getirdiği eserlerini yeniden gözden geçirmek, Hakka ve Hakikatlere tutunarak dirilmek ve yeniden o eski duyarlılık ve ihtişamıyla ayağa kalkmaktır. Bu ayağa kalkış, Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek’ in; “Yüz üstü çok süründün, Ayağa Kalk Sakarya” dizelerinde olduğu gibi bir ayağa kalkıştır. Bu insan oğlu insanların elmaslaştırdıkları; “Vatan ve Millet Sevgisi” şüphesiz imanlarının gereğidir. Öyle ya!... “Hübbül Vatan – Minel İman”….

            Eğer bugün o muhteşem düşünce ve fikir bayrağı hayatta olsaydı, acaba şöyle mi derdi diye düşünüyorum:

            Eyvah!.. Eyvah!.. Eyvah!.. Bu Yükselen yakıcı alevler İslâm Coğrafyasının mı?..             Dumanı içe ateşi dışa tutuşup közlenen sahipsiz değerler Millet hafızasının mı?..              Nedir bu haliniz? Böyle olmamalıydınız! Hani biz Hilâli Haça boğdurmamıştık!..

            Yoksa; Malazgirt, Çanakkale ve Sarıkamış destanlarının henüz dile gelmeyişi mi?

            ***

            Bedrin Aslanları gibi İslâm için tek vatan tek bayrak tek millet diyen o yüce nesil

            Aman ALLAH’ ım şu hale bak! Haçlar Hilâle çökmüş o necip nesil sefil mi sefil!..

            Korkmuşsun ya sönüyor şafakların, kesmişsin takatını göklerde yüzen al sancağın

            O sönmeyen tek millet ocağını arıyorum tüttürmek için olayım sonuna kadar kefil!..

            ***     

            Taktikler değişmemiş, niyetler aynı, değişen sadece yer zaman ve piyonlar olmuş

           Can suları verilmemiş, Çanakkale’de yeşeren o iman çiçekleri kurumuş ve solmuş

Toplum ormanı çok ısınmış, şimdi daha kolay yok etmek için tutuşturup yakmak             Tezgâh açık dolmuş tuzakla yollar,  sen kaldırmışsın idamı sehpa sana   kurulmuş

            ***                 

            Unutmuşsun Kerbelayı; ders almamışsın Çanakkale den, Sarıkamış’ tan ne diye?             İşte bundan dolayıdır, düştüğün girdapta çırpınarak boğulmak sana kalan hediye                     Celladını seçmişsin düştüğün darlardan el verip belki çıkarır diye darlıktan feraha

            Kardeşi kardeşe düşürmüşler, niye anlamadın ki bak  aslanı boğdurmuşsun kediye

            ***

            Düşünceyi sıfırlamış hafızayı silmişsin fikir yok zikir de yok talimatlar şom ağızdan

            Gören gözler ve duyan kulaklardır beynin ilham kaynağı suyu ayıramazsın ki buzdan

            Kimler oturmuş şu adaleti dağıttığın sofralarına? Heyhat! Şimdi tilkiler mi besleniyor?

            Durum vahim hal ağır  çare dersin de yılana el uzattığın anlaşılıyor kokuttuğun tuzdan

            ***

            O gün ışık tuttuk ya yolunuza gözünüz görsün kulağınız  duysun iman şahlansın adına

            Biz kayıtları tutmuştuk ya gel tazele hafızanı varacaksın o muhteşem değerlerin tadına

            Korkma sönmeyecek bu şafaklarda yüzen al sancak ebediyen ama titre ve kendine gel

            Hilâl Haça boğulmaz İlâhi adalet var sakın ha ümitsiz olma çalış ermek için muradına

            Şüphesiz ki milli şairimiz bunları veya bunlara benzer şeyler söylerdi. Hatta çok daha fazlasını ima ederdi. Şüphesiz ki çok zor günlerden geçiyoruz. Ancak şurası hiç unutulmamalıdır ki, bu zor günlerin üstesinden gelecek tarihi birikimlere sahip büyük bir milletin mensuplarıyız. Mesele aklımıza ve imanımıza vurulan prangaların paramparça dilmesidir. Ötesi kolaydır. Çünkü aklın yolu birdir ve bu biri çoğulculuk adın sıfır etkili birlere bölüştürmeye çalışanların maskeleri düşmeye başlamıştır. Şu ana kadar kullandıkları türlü türlü maskelerini düşüre düşüre artık en son maskelerine sıra gelmiştir. Bundan sonra kullanacakları maskeleri de kalmamıştır ve kabarttıkları milli öfke ve nefretin derinliklerinde boğulup gideceklerdir. Hiç kimse dünyevi gurur, kibir ve masonik/simonik çıkar adına şeytanla nikâh yapamaz. Eğer yaparsa doğuracağı ve milletin başına bela ettikleri çoğulculuk misali poligamik töretmeler aynı oyunun parçaları olacak ve firavunlar döneminde yaşayan azgınlar gibi firavun tebaları olacaklardır. Çünkü günümüzde madde zamana oynamakta ve bütün zamanların kavrayışı içerisine girmeye çalışmaktadır. İster yazılı ve isterse görsel olsun sanal imaj yaratıcı medya gücünüz ne olursa olsun, bu niyet ve çabaları daha fazla sürdürülebilir yapamazınız. Neticede bu topraklarda yetişmiş ve adları; Ahmet, Mehmet, Sait, Ali, Fatih, Ayşe, Fatma, Dilan, Boran, v.s. olan ve belki şeytanlarına ve yaratılan sanal öfkelerine yenik düşüp terör eylemlerini gerçekleştirenler de hatalardan ve musibetlerden ders çıkaracaklar ve sonu felaket olan bu çıkmaz yoldan geri dönecekler ve tek vatan, tek bayrak ve etnik farklılıkları sadece zenginlik olarak birleştiren Müslüman Türk Milleti nezdinde tekmillet olarak bu aziz vatan topraklarının tamamının herkes gibi sahipleri olduklarının idrakine ulaşacaklardır. Devlette sonuna kadar hukuk devleti olmaya devam edecektir. İşte o zaman, arada münafıklık yapalar hak ettikleri cevabı alacaklardır. Onların söndürülen ocaklar ve kaybedilen canlar umurlarında değildir.

            Çanakkale’yi hatırlayalım, Sarıkamış’ı unutmayalım. Hiç kimse vatan ve millet adına dede mahrumu değildir. Bu kadar ortak değere sahip toplumlar istese de birbirlerinden ayrılamaz. Eğer öyle bir yola girilirse, hiç akla gelmeyecek travmalar yaşanacaktır. Batı dünyası inanç, kültür ve değerler boyutuyla sınırları ortadan kaldırıp, kullandıkları ortak para birimiyle de bir ölçüde hayata geçirdikleri daha çok ortaklı birliktelikleri sağlamlaştırırken, ötekileri bölüp parçalamaya çalışıyor. Burada kazanan bölünüp parçalananlar değil, sadece bölüp parçalayanlar oluyor. Irak ve Suriye gözümüzün önündedir. Fazla lafa da hacet yoktur.

            Kiminle yatarsanız onlarla kalkarsınız. Beyler dinsizle, imansızla, Yahudi ile, Hıristiyan ile ve terörist ile yatıp herhalde vatansever ve Müslüman ile kalkamazsınız. İçerisinde bulunduğumuz bu nazik zamanlarda mankurtlaşmış cüce ve kıllı beyinler  böyle şeytani bir çaba içerisine girmiş gözüküyorlar. Hiç utanmadan ve arlanmadan da ağızlarında başka sakızlar çiğnemeye devam ediyorlar.  Çiğnedikleri sakızları bu aziz milletin kanından beslenen ve başına belalar getiren senaryoları yazan küresel patronlarının ağzından almaktadırlar. Sakız ne kadar tükürüklü olursa beslenme o kadar hızlı olmaktadır ve bindikleri ana kucağı olmayan arabaların sahiplerinin türkülerini söylemeye devam ediyorlar. Bir gün ayağa kalkacak halleri ve mecalleri kalmayacak ve sanırım oturdukları yerlere takılıp kalacaklardır. Gidişatları onu gösteriyor. Ne diyelim, şeytanlarla izdivaç sonucu  kimin ne doğuracağı önceden kestirilemez. Kürt-Türk kardeşliğinin arasına giremeyecekler ve her zaman yaptıkları gibi öz kardeşleri birbirlerine daha fazla kırdıramayacaklardır.

            Onlar oyun ve desiselerle Türkiye Cumhuriyetini Devletini kuru bir inat ve çıkmaz bir yol uğruna zayıflatmaya ve Türk Milletini faklı etnik temelde ayrıştırmaya dursunlar, bu büyük millet ayrışmayacak ve inadına bütün dünyaya bunu ispat edecektir. Özellikle Kürt Türk yakın akrabalardır ve kesinlikle kardeştir. Şu ana kadar kardeşler arasında hiçbir kavga ve tecavüz olmamıştır. Her zaman ve her ailede olabilecek sorunlar olmuş olabilir. Kardeş kardeşe düşman olamaz. Her zaman ve her yerde bütün provokatörlere rağmen kardeşlik hukuku hakim olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Hepimiz aynı yolun yolcularıyız. Dağa, bayıra, sağa, sola sapmanın gereği de, yararı da yoktur.

            Önümüzdeki günlerde üniversitelerimiz eğitim ve öğretime başlayacaklar ve bütün öğrencilerimiz bu kardeşlik hukukunu inşa etme çabası içerisinde olacaklardır. Dosta ve düşmana ders verip örnek olacaklardır. Sahip olunan ve uğruna ölünen değerlerin tamamı birbirinden etkilenmiş ve hepsi herkesin değerleridir. Hiçbir etnik yapının değer ve normları içe kapalı olarak oluşturulmuş olamaz ve mutlaka farklı etnik yapı ve farklılıklardan aldıkları ve verdikleri vardır. Denilebilir ki ortak olmayan hiçbir değer olamaz. Zaten değer ve normların oluşum süreci de bunu doğruluyor. O halde herkes her şeydir. Yani Türk Kürt’tür ve Kürt de Türk’tür. Günümüzün etnik anlayışı bunu orta koyuyor.

            Birlikte hayır ve ayrılıkta şer vardır. Hep beraber şerri bırakmak ve hayra yönelmek zorundayız. Vakit henüz geç değildir ve zararın neresinden dönülürse kârdır. Başka ne diyelim, gün ola harman ola ama İnşallah hayır ola…

(BA-BA-S) GAZİ KARS (‘KHA) – KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 4309 Defa Okundu
2015-09-17

SON YAZILARI

Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fırsat Bu Fırsat diyenler! İhanet ateşinde aklını ısıtanlar kendi bedenlerinin yanışını seyredecekler!.. İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yıl Geçti Devleti Başsız Bırakmaya Niyet Edenler… İnfaz timlerinin varlığına işaret etmiştim, eyvah haklıymışım!.. Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır