KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

RUS ATEŞİYLE İRAN SUYUNUN DANSI!..

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         RUS ATEŞİYLE İRAN SUYUNUN DANSI!..

 Rus ateşiyle İran suyunun dansı!..

Kafkas Haber Ajansı ( KHA ) Yazarı Doç. Dr. Ali Osman Engin’in, “Rus ateşiyle İran suyunun dansı!..” yazısı:

İnsanlık tarihi incelendiği zaman, demode kaba güç anlayışıyla tarih sahnesine çıkan ve Yüce Yaradan’ ın kendi zatı sıfatlarından olan değiştirilemez, yerine suni ve sentetik yapıların ikame edilemediği mutlak aklın eseri olan, mutlak ilimler ışığında yoktan var ettiği, kâinatın her objesinin derinliklerine gergef gergef işlenmiş mükemmel ilke ve yasaları değiştirmeye çalışarak kendi kaoslarını yaratanların sonu hep hazin olmuştur. Rus Bolşevik İhtilali, Alman Hitler ve arı ırk anlayışı, Moğolların dünyaya saldığı dehşet ve korku imparatorluğu, İsrail ve Yahudilerin tezgâhladıkları kıyamet senaryoları, Rusya’nın şimdiki çarı olmaya heveslenen Put-ini, kendilerini adeta peygamber günahsızlığı ve özellikleri sınırları içerisinde sanan Ruhanilerin yönettiği ve ürettiği söylemlerin tam tersine, bütün zamanlarda kol kola ve sırt sırta olduğu Yahudi ve Haçlı anlayışların yanaşması İran’ın İslâm dünyasının bağrına saplanmış bir zehirli hançer misali yayılmacılık anlayışı ve batı İllimunati anlayışının bütün dinleri yok ederek adeta kendi Tanrılık iddia ve algı oyunlarının hepsindeki ana tema aynıdır.

Suriye’de işte bu İran suyuyla Rus ateşi dans etmeye başlamıştır. Eğer su ile ateş birbirlerinin zıddı iseler, mutlaka sonunda ya su ateşi söndürecek, yada ateş suyu yok edecektir. Bu dansta şehvet gözleri öyle sarmıştır ki, ne ateş suyun kendisini söndürebileceğini ve nede su ateşin kendisini buharlaştırıp yok edebileceğini anlayamazlar.

Geçmişte yaşanan örnekler nasıl sonuçlanmış ise şimdikilerinde aynı akıbete mahkum oldukları ile ilgili emareler de ortaya çıkmaya başlamıştır. Siz hiç çalışma sistemleri çok mükemmel diyebileceğimiz birtakım eserler veren emsalsiz ustaların ortaya koyduğu eserlerin kendilerine çizilen yörüngeleri kullanarak sahibinin iddia ve iradesini gasp ettiğini gördünüz mü?!.. Üstelik bu ürünlerin zaman, mekân ve teknoloji boyutlarıyla defolu ürünler olma ihtimalleri de gözden ırak tutulmamalıdır. Dolayısıyla Rusya’nın içerisine girdiği fırtınalı girdaplardan nasıl kurtulacağını hesaplarken, kendi Matruşkaları gibi en içteki kaos kafeslerine doğru yol aldığı bilinmelidir. Biraz sonra Rusların insan hakları, demokrasi ve uçak düşürme sicilinin ne olduğunu ifade edeceğim. Olaylar sadece somut olarak yaşanan durumlar boyutuyla incelendiği zaman; geldikleri en son noktada alabildiğine tehlikeli sularda omzunda bir füzeyle sarhoş asker görüntüsü veren ve sırtındaki S-300 ve S-400 füzeleriyle ancak dolaşabileceğini anlayan Rus yetkililerin zulümleri Arşa ulaşmıştır. Yaptıkları Türk ve Müslüman kıyım ve katliamlarının bu dünyadaki hesapları henüz görülmemiştir. Üstelik Suriye’ de Bayır ve Bucak Türkmenlerine yapmaya çalıştıkları ve yaptırdıkları da bardağı taşırmak üzere olan son hamleleridir. Bu hesapların bir gün görülmesi geceden sonra gündüzün gelmesi gibi bir hakikat ilkesidir. Bana göre Rusları bütün yaptıkları ve yapacakları da sadece bu kaderin gerçekleşmesine hizmet etmektir. Dolayısıyla Rusların attıkları her hamleden sonra gelmesi muhtemel hamlelerini iyi hesaplamak gerekir. Eğer bu hesaplamalar çok rasyonel bir şekilde yapılamazsa, daha ileri hamlelerin otomatik olarak gelmesi kaçınılmaz olabilir. Bunun için atılabilecek adımlar için Rusların davranış ve eylem sicillerini iyi analiz edilmelidir. 

Rusya ve Türkiye arasında ‘uçak düşürme’ krizi alınan karşılıklı kararlarla tırmanırken benzer bir krizin 1976’da da yaşandığı ortaya çıktı.

Iğdır’da sınır uçuşu yapan Türk Hava Kuvvetleri‘ne ait RF-5A tipi keşif uçağından biri, Sovyetler Birliği tarafından atılan füzeyle uyarılmadan düşürüldü. Uzmanlar, eskiden Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), sonrasında da Rusya‘nın geçmişini hatırlatarak “Ruslar, hava sahamızı ihlal ettikten sonra defalarca uyarılan ancak uçuşuna devam ettiği için düşürülen Su-24 savaş uçağında neden bu kadar bağırdıklarını tarihte yaşananlar ortaya koyuyor diyor.

TÜRK UÇAĞINI UYARMADAN VURDULAR

Tarihler, 24 Ağustos 1976’yı gösterirken Diyarbakır‘dan 184’üncü Filo’ya ait 2 adet RF-5A uçağı Siirt, Ağrı ve muş arasında seyrüsefer ve keşif görevi için havalandı. Bu uçaklar, burunlarında yer alan kameralarla havadan fotoğraf çekerek keşif amaçlı kullanılıyordu. Lider uçakta Üsteğmen Sahir Beceren, iki numaralı uçakta ise Üsteğmen Hikmet Boğatır uçuyordu.

Muş’tan sonra Ağrı’ya dönen pilotlar, uçakta meydana gelen arıza nedeniyle sınır hattını tam takip edemedi. Kısa süreli sınır ihlali yapan uçaklara Sovyetler yerden havaya dört füze attı. İki numaralı RF-5A uçağı saat 09.55’te vuruldu.

DÖRT FÜZE BİRDEN ATTI

Pilot, olay anında şiddetli bir patlama duyduğunu belirtirken uçakta tüm ikaz lambaları yandı. Kumanda sistemi boşaldı. Üsteğmen Hikmet Boğatır, uçağı fırlatma koltuğu kullanarak terk etti. RF-5A tipi uçak, Iğdır‘ın 7 kilometre güneyine düştü. Kaza bölgesinde yapılan incelemede radar kontrolünde olan iki uçağın yaklaşık 1-1,5 kilometre hudut ihlalinde bulunduğu, üç adet füzenin kumanda kısımlarının kanopiden 1-1,5 metre ileriye düştüğü belirlendi. Uçağın enkazı ise füze parçalarından 7-8 kilometre ileriye düştüğü ortaya çıktı. Bilindiği gibi Türk Hava Kuvvetleri’ne ait RF-4E tipi uçak, bu olaydan yıllar sonra 22 Haziran 2012’de Akdeniz’de uluslararası sahada vurulmuştu. Olayda iki pilot şehit olmuş, yapılan incelemede RF-4E’yi vuran füzenin Rus yapısı olduğu belirlenmişti. Bu olayın ardından Türkiye bölgedeki “angajman kuralını” değiştirmişti.

İŞTE RUSLARIN DÜŞÜRDÜĞÜ DİĞER UÇAKLAR

1 Eylül 1983: New York JFK Havalimanı’ndan Seul‘e uçan Kore Havayolarına ait 007 Uçuş sefer sayılı yolcu uçağı yanlışlıkla SSCB hava sahasına girdi. 240 yolcu ve 29 mürettebat taşıyan uçak,Rus Su-15 avcı uçağı tarafından iki adet hava-hava füzesi ile vurularak düşürüldü. Olayda 269 kişi hayatını kaybetti. SSCB olaydan bir hafta sonra uçağı düşürdüklerini itiraf etmiş, düşürülen uçağın casus uçağı olduğunu iddia ederek üzüntü duyduklarını açıklamıştı. SSCB olay sonrası özür dilemedi. Uçağın kayıtlarını tutan kara kutular, SSCB dağıldıktan sonra 1993’te Güney Kore‘ye verildi.

14 Haziran 2014: Ukrayna Hava Kuvvetlerine ait Ilyushin II-76MD tipi nakliye uçağı, Lugansk kentindeki Rus sempatizanı ayrılıkçılar tarafından iniş için yaklaşırken düşürüldü. 40’ı paraşütçü, 9’ü mürettebat 49 kişiden kurtulan olmadı. Saldırıdan bir hafta önce Lugansk bölgesindeki Rus sempatizanı ayrılıkçılar tarafından “bölgede artık havaalanına uçuş yapılmasını müsaade etmeyeceğizö şeklinde açıklama yapılmıştı. Askeri analizler sonucu Igla füzelerine ait iki adet ateşleme tüpü bölgede bulunmuş, saldırada bu füzelerin kullanıldığı anlaşıldı.

17 Temmuz 2014: Amsterdam’dan 283 yolcu ve 15 mürettebatla Kuala Lu umpur’a giden Malezya Havayolları’na ait Boeing 777, Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki Donetsk bölgesinde 33 bin feet (yaklaşık 10 bin metre) yükseklikte uçarken havada vurduldu. Yaşanan olay bütün dünyada infial yarattı. Ukrayna ve Rusya birbirlerini suçlarken Batı’nın tanımadığı bir referandumla bağımsızlığını ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti Savunma Bakanı İgor Strelkov, uçağın düştüğü dakikalarda paylaştığı “Az önce Ukrayna hükümetine ait bir nakliye uçağını vurduk. Sivil can kaybı yok mesajını, yolcu uçağı olduğu anlaşılınca sildi. Hollandalı uluslar arası uzmanların yaptığı araştırma sonrasında hazırlanan kaza raporunda uçağın yerden havaya atılan füzeyle vurulduğu kesinleşti.

Aziz dostlar, Rusya’nın bu saldırgan politikalarına endeksli olarak geliştirmeye çalıştığı kürersel iddialı sömürgeci ve çıkar hesaplı faaliyetleri odağındaki Suriye ve genelde Ortadoğu plânlarını geçmiş, günümüz ve gelecek senaryolarıyla incelememiz gerekiyor. Bu manada değerli hocamız Prof. Dr. Ata Atunu’ un düşüncelerine kulak verelim. “Rusya belli ki Suriye’nin geleceğinde etkin bir rol almayı planlıyor ki,  kendi bölgesel çıkarları doğrultusunda Suriye’ye yerleşme amacı ile ilk adımını attı. Bölgede yapay bir sorun yaratarak, Türkiye’nin talebi olan “Uçuşa yasak” bölge uygulamasını önlemenin yollarını arıyor.

Gerçekte Rusya Federasyonu’nun Türk hava sahasını kasten ihlal etmesi, Türkiye’nin hava savunma yeteneği ile NATO’nun bölgesel gücünü ve yeteneklerini sınamak istemesinden kaynaklanıyor. Rusya’nın gerçek hedefi ise çok farklı ve Suriye’ye tüm gücü ile yerleşmek, hava ve deniz sahalarını kontrol altına almak. Bu nedenle de Türk savaş uçaklarının açık bir şekilde ve tüm uyarılara rağmen kasti bir şekilde sınır ihlali yapan Rusya Federasyonu bayraklı SU24 uçağını vurmasını bir gerekçe göstererek hemen Suriye’ye daha fazla askeri güç gönderme kararı aldı.

Bu askeri güç terimi kapsamı içinde kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri ve hava kuvvetleri ile konvensiyonel tüm silahlar ve balistik füzeler yer almakta. Rusya halihazırda Suriye’ye en son teknoloji ile geliştirilmiş T-90 tankları ile BTR-80 tipi zırhlı araçlarını ve SU24 savaş uçaklarını göndermiş durumda. Tartus Limanı ise tam bir Rus deniz üssüne dönüşmüş halde. Rusya, Esed rejimine gerektiği kadar askeri destek vermeye başladı ve fiilen Suriye’ye yerleşti.

Türkiye’nin talebi olan “Uçuşa yasak” bölge uygulamasını önlemenin tek yolu uzun menzilli balistik füzeleri bölgede konuşlandırmak. Rusya, S-300 ve S-400 füzelerinin üreticisi ve Lazkiye’de inşası neredeyse tamamlanmış olan Rus hava üssüne S-400 füzelerini konuşlandıracağını açıkladı.

S-400’lerin özelliği, S-300’lere göre daha gelişmiş olması. 400 kilometre uzaktan hedefe kilitlenme yeteneğine sahip olduğu için 400 kilometre uzaklıktaki hedefi nokta atışı ile vurabilme kapasitesine sahip. Yerden 56 kilometre yükseğe kadar çıkabilmekte ve bu nedenle de uzun menzilli balistik füzeleri de havada yakalayıp imha edebilmekte. Karadan karaya ve karadan havaya kullanılabilen, Patriot’lardan çok daha gelişmiş “yok etme” amaçlı bir füze.

S-400’ler Lazkiye’deki üsse yerleştirildiği vakit, kapsama alanı 800 kilometre çapında olacağı için tüm Suriye’nin üzerini bir şemsiye gibi örtecek ve Suriye üzerindeki hava sahasının kontrolünü fiilen sağlayacak, daha doğrusu ele alacak. Bu da açık ve net olarak, Suriye hava sahası içinde Türkiye’ye, NATO’ya veya da örneği daha evvel Irak ve Libya’da oluşturulan “Koalisyon Güçleri”ne ait uçakların ve de sivil havayollarına ait yolcu uçaklarının ancak Rusya Federasyonu’nun izni ile Suriye hava sahası içinde uçabileceği manasına gelmektedir. Bu aşamadan sonra Birleşmiş Milletlerin veya da Koalisyon Güç’lerinin Suriye üzerinde uçuşa yasak bölge ilan etmesi olanaksız hale gelmiş demektir.

Suriye ile Rusya’nın ilişkilerinin zirve yapması, baba Hafız Esed’ın Moskova’da Hava Harp okulunda okuması, önce MIG pilotu sonra da MIG pilot eğitmeni olması ile başladı ve iktidara geldiği 1970 yılından sonra da iyice sağlamlaşıp kökleşti”.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 1502 Defa Okundu
2015-12-10

SON YAZILARI

İnfaz timlerinin varlığına işaret etmiştim, eyvah haklıymışım!.. Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının… Neler Yapmalı… Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!.. Açık terör sisteminin hedef odaklı girdileri!.. Harakani Sofrasında Herkesin Yerini Almasını Sağlamamız Gerekiyor Darbe Sonrasının Artçı Dalgalar

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Harbiler 36 Karsspor’a iftar verdi
Harbiler 36 Karsspor’a iftar verdi
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Günendi Köy yolunun bir an önce tamamlanması talimatı
Günendi Köy yolunun bir an önce tamamlanması talimatı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır