KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

TERÖRÜN BESLEDİĞİ ZEHİRLİ SARMAŞIKLARA DOLAŞAN ÇOCUKLAR!..

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         TERÖRÜN BESLEDİĞİ ZEHİRLİ SARMAŞIKLARA DOLAŞAN ÇOCUKLAR!..

 Terörün  beslediği zehirli sarmaşıklara dolaşan çocuklar!..

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Doç. Dr. Ali Osman Engin’in, “Terörün  beslediği zehirli sarmaşıklara dolaşan çocuklar!..” yazısı:

28.12.2015 tarihinde yaklaşık saat 20.00 sularında CNN TÜRK TV kanalında yayınlanan haber programında Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan terör belası yüzünden bölge sakinlerinin özellikle çocukların yaşadıkları psikolojinin ilerde travmatik sonuçlar doğuracağını ortaya koyan bir çalışmadan bahsediliyordu.

Programdan anlayabildiğim kadarıyla, yaşanan savaş ve çatışma ortamından kaynaklanan şiddet olgusunun gençlere ve milletimizin geleceği olan çocuklara ilerde birtakım travma ve psikolojik sorunlar yaşatacağını vurguluyorlardı. Elbette ki çocuklarda daha fazla etkili olacak bu sorunun mutlaka masaya yatırılması ve ilerde ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar baş göstermeden gerekli sosyal ve psikolojik tedbirlerin alınması uygun olacaktır. Bu sorunlarla ilgili saha çalışmaları da şüphesiz üniversitelere düşmektedir. Buna hiç kimsenin itiraz etmesi düşünülemez ve bilakis herkesin elinden geleni yapması kardeşliğin bir gereğidir. Bana göre bundan daha fazlası da yapılmalıdır Hatta o çocuklarla ve ailelerle kardeş ailelik ve kardeş ailelerin kardeşleri olmak başlıkları altında ulusal projeler hemen hayata geçirilmelidir. Hatta bu kaos ortamında bu ailelerin diğer bölgelerdeki dili, dini, ırkı ne olursa olsun diğer aileler tarafından büyük bir misafirperverlikle misafir edilmeleri seferberliği yapılmalıdır. Çeşitli isimler altında varlıklarını sürdüren sivil toplum kuruluşlarının bu konuda hiç vakit geçirmeden işe koyulmalarını öneriyorum. Televizyon ekranlarından izlediğim kadarıyla evinden sırtına alıp taşıyabildiği eşyalarıyla canını kurtarmaya çabalayanların çaresizlikleri hepimizi çaresizliği olmaktadır. Eğer öyleyse bu manzara karşısında sessiz kalamayız.

“Yiğit bin yaşar fırsat bir düşer” veciz sözünden hareketle adı ne olursa olsun, ülkemizin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olan kardeşlik projelerine ihtiyacı ortadadır. Bir aile içerisinde de çeşitli anlaşmazlıklar olabilir. Önemli olan; anlaşmazlıkları ve irade dışı da gelişse düşmanlıkların ve buna bağlı çatışmaların, musibetlerden nasihatler çıkarılması gerçekliği altında bütün taraflar için öğretim yöntemine dönüştürerek hatalardan vazgeçilmesi ve bir daha kopmayacak kardeşlik bağlarının tesis edilmesidir.   Bu millet Çanakkale’de, Sarıkamış’ ta ve daha nice yerlerde bu sınavı büyük bir başarıyla vermiştir. Şimdi neden vermesin!.. Birbirimizle ekmeğimizi de suyumuzu da bölüşmek zorundayız. Suriye’den gelen kardeşlerimize bunu yapıyoruz. Zaten başka da yapan yoktur. İşte bu noktada meselenin çözümü düğümlenmektedir. Oynanan oyunların temelinde de bu İslâm kardeşliği bağlarını yok etmek ve kardeşi kardeşe kırdırtmaktır. Bu oyuna gelenler, pişman olup gerçekten geri dönmedikçe sırtlarına yüklenen vebalin altında ezileceklerdir. Dönebilecek kadar zaman ve fırsatımız varken dönmek ve tebessümle birbirimize sarılıp nefesimiz kesilinceye kadar ağlamalıyız.

İşte o ağlayışlar ve sarılmalar var ya, hepimizin yaşadığımız psikolojik travma ve sorunların en etkili panzehirleri olacağını göreceğiz. Şüphesiz ki yaşadığımız sorunlar çok ciddi ve üzücüdür. Ancak her şeye rağmen hepimizin hepimizin kalbinde sığınacak yerleri ve birbirimize söyleyecek çok daha güzel ve candan sözleri vardır.  Ben eminim ki daha söyleyecek sözlerimiz vardır. Bunu hiç kimse birbirinden esirgememelidir.

Bölgede yaşanan travmanın sebebi kesinlikle kendilerine devlet olarak verilen görevlerini yapan güvenlik kuvvetleri değildir. Her ülkenin kolluk kuvvetleri kuruluşları gereği milli olmak zorundadır. Beynelmilel olanlar farklıdır. Güvenlik kuvvetlerinin o bölgede olması bir sonuçtur ve olmak zorundadır. Artı yeniden o bölgede yaşanan çatışma ortamı ve buna bağlı yaşanan olguların sebeplere taksimini yapmak istemiyorum. Çünkü bunu herkes en az bizim kadar biliyor. Ben diyorum ki hiç kimsenin  buna çocuklarımız da dahil ilerde sulayıcı pozisyonlar geliştirmesine fırsat vermeyelim. Sorun odaklı yaklaşımlardansa, çözüm odaklı yaklaşımlara dönmeliyiz. İşin güvenlik boyutu güvenlik kuvvetlerinin işidir. Ancak orada terör ateşinin közleri arasında kalan kardeşlerimizin dertleri ve çaresizlikleri bizim derdimiz ve üzüntümüzdür.

Bölgeyi tüm tarihi dokusu, havası, suyu, sineği, böceği, akıllısı ve delisiyle beraber korumak zorundayız. Bu değerleri yıkma teşebbüslerine de asla geçit vermemeliyiz.  Yörede yaşayan çocuklarla ilgili olarak vurgulanan travmatik sorunlar elbette ki kayda değer sorunlardır. Ancak onlara bu sorunları yaşatan sebep Türk Güvenlik kuvvetleri değil, bizzat terör örgütü ve onları davranış biçimleridir. Güvenlik kuvvetlerinin orada bulunması sadece bir sonuçtur. Şüphesiz ülkesini ve milletini seven yöre insanının hemen hemen tamamına yakını yaşadıkları travmanın gerçek sebeplerini çok iyi biliyorlar.  Bana göre o çocuklar gelecekte o terör örgütünü ve bu örgüte yardım ve yataklık edenleri sorgulayacaklardır. Hatta ben diyorum ki gelecekte bu tür suçlamalara bile fırsat vermeyerek zamanı boşa israf etmeyelim. Çocuklarımız; ilimle, irfanla meşgul olsunlar ve vatan-millet  duyarlılığı çok daha yüksek bir düzeyde yetişsinler. Ülkemiz ve aziz milletimiz üzerinde oynanan oyunların oyun kurucularından olan güya küresel güç iddiasında bulunan birtakım devletlerin durumları ortadadır.

 Rusya’nın kendi devlet güvencesinde eğitim almak için orada bulunan Türk öğrencileri uçak krizinden sonra adeta bir çadır devleti gibi sınır dışı etmesi, onların ne kadar büyük bir devlet olduklarını gösteriyor. Rusya’nın çok yakın bir gelecekte nasıl çatır çatır çatırdayacağını herkes görecektir. Batı camiası için bu çatırdamaların panzehiri olarak da, İran’a yapılacak hizaya getirme operasyonlarında batıdan yana tavır koyması olacaktır. Batının sessizliği bundandır. Ortadoğu’dan atılacak olan bir Rusya ve İran’dan boşalacak yerleri dolduracak yegâne güç de alternatifsiz olarak Türkiye ve ona güvenen kardeşleri  olacaktır. Bunun emareleri su yüzüne çıkmaya başlamıştır. Kendilerine rol verilen figüranlar sadece rollerini oynuyorlar.  Kendisine verilen rolleri oynayanlardan rol kesmeye çalışanların kendi buhranlarını yaşadıkları söylenebilir.

Her gecenin bir şafağının, her yokuşun bir inişinin, her darlığın bir ferahlığının olacağı inkâr edilemez bir gerçekliktir. Esasında yaşanan sorunlar ne kadar yoğun ve yıpratıcı ise, çözümde o kadar yakın durumdadır. Çünkü avantajlar ve dezavantajlar daha objektif olarak ortaya çıkar. Dolayısıyla herkes elinde ve eteğindekiler doğrultusunda stratejilerini yeniden belirlerler. Öyleyse her zamankinden daha fazla çaba gösterilmelidir. Maalesef güzel ülkemiz kan kaybediyor. Hakikaten bölge halkı acı çekiyor. Bunun önlenmesi için herkes elinden geleni yapmak zorundadır. 

 Adı ve ideolojisi ayrı olsa bile, devlete ve terör örgütüne paralel ayrılıkçı yapıların yakından izlenmeleri gerekir. Çünkü bu yapıların insanların birtakım açıklarını da kullanarak kursaklarındaki kin ve nefret tohumlarını ekebilecekleri uygun ortamlar aradıkları unutulmamalıdır. Bu ülkenin kendi sınırları içerisinde Çanakkale ve Sarıkamış ruhuyla yaşayan insanların kökeni ne olursa olsun, birbirleriyle sorunu yoktur. Her birisinde diğerini var eden değerler ve can suları vardır. Bu insanların ölüleri nasıl ki aynı kabristanlarda koyun koyuna yaşıyorlarsa, dirileri için de öyle olacaktır. Hiç kimsenin bunu bozmaya ne ömrü ve nede gücü yetmeyecektir. Şurası hiç unutulmamalıdır ki; dini, kültürel ve tarihi olarak Kürdün Kürt’ten ve Türk den, Türkün de yine Türk den ve Kürt den başka sığınacağı daha güvenli bir dostu yoktur. Bu ifadeler altın sloganlar olarak dağa taşa işlenmelidir.

Ne diyelim gün ola harman ola!..

 

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 728 Defa Okundu
2016-01-02

SON YAZILARI

Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının… Neler Yapmalı… Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!.. Açık terör sisteminin hedef odaklı girdileri!.. Harakani Sofrasında Herkesin Yerini Almasını Sağlamamız Gerekiyor Darbe Sonrasının Artçı Dalgalar Rüzgâr Ekenlerin Biçtiği Fırtınaların Bırakıldığı Gebeliklerin Doğum Sancıları!..

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır