KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

YAŞADIĞIMIZ HER OLAYA, KÜRESEL PAYDAŞLARI BOYUTUYLA BAKMAK ZORUNDAYIZ!

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         YAŞADIĞIMIZ HER OLAYA, KÜRESEL PAYDAŞLARI BOYUTUYLA BAKMAK ZORUNDAYIZ!

Yaşadığımız her olaya, küresel paydaşları boyutuyla bakmak zorundayız!

Eğer bir kelebeğin kanadını çırpmasıyla birtakım doğa olaylarının tetiklendiği varsayılıyorsa, adeta bir zincirin halkaları gibi peş peşe gelen olayları da kendi içerisinde bir aşamalılık ilkesi çerçevesinde ortaya koymak zorundayız. Dünyanın neresinde olursa olsun, belki henüz adını dahi bilmediğimiz bilgi teknolojilerinin kullanımıyla riskleri en aza indirilmiş operasyonlar yapılabilmektedir. Rus istihbarat örgütü mensubu bir çalışanın batı ülkeleri lehine çalışmaya başlamasından dolayı, İngiltere’ de bir suikasta kurban gittiği yapılan soruşturmalardan anlaşılmıştır. Ancak bu suikastın bizzat Putin’in onayıyla gerçekleştiği ve suikast aracı olarak ta radyoaktif birtakım maddelerin kullanıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ta öldürülen kişinin uğradığı mekanlarda ve kendi vücudunda ifade edilen radyoaktif madde kalıntılarına rastlanması gösterilmiştir. Bunun çok daha ötesinde ve belki de mevcut teknolojilerle henüz farkına varılamayan başka hassas teknolojilerin kullanımı da söz konusu olabilir. Bu tehditleri ayrı ayrı detaylandırma şansımız yok. Ancak bu tür küresel saldırılara kolaylıkla maruz kalmamak için karşı tedbirlerin alınması konularında duyarlılık geliştirilebilir. Şüphesiz ki asgari düzeylerde de olsa alınabilecek koruyucu önlemler vardır. Bana öyle geliyor ki günümüzde özellikle bu tür teknolojilere sahip ülke yöneticileri bile bu işin kuryeliğini yapabilirler.

Son günlerde yazılı ve görsel medyada hem de üniversite öğretim üyeleri tarafından bir “illuminati” kavramı ortaya atıldı ve birkaç programı dinledikten sonra, işin astarıyla yüzünün hiçte uyuşmadığını anladım. Sanki içerisinde bulunduğumuz evrende geçmişin ve günümüzün her olayı ve olgusunun hazırlayıcısı, uygulayıcısı ve evreni ve bütün kâinatı yönetme gibi bir güce sahip olunduğu şeklinde tanımlar yapılıyor. Buna bu şekilde inanan birisinin artık yeni bir tanrı tanımı ve onun eylemleri boyutuyla din algısı geliştirmesi doğal olacaktır. Aslında burada yapılmak istenen şey; aynen Ronesans kavramına uygun senaryoların yazılması gibi bir aklın hakimiyetinin olduğu gerçekliğidir. Şimdi gelin düşünelim; soyut ve kabule dayalı, dogmatik ve aynı zamanda dini bilimlerde bile insanlığı yeni inanç sistemlerine doğru yönlendirmeye çalışanların, diğer dünyevi meselelerde toplumları kendi başlarına bırakmaları söz konusu değildir. İfade etmeye çalıştığım dünyevi meseleler; toplumların kalkınıp gelişmeleri, ileri bilgi teknolojileri geliştirmeleri, onların amaçlarına hizmet edip etmemeleri gibi konulardır.

İsterseniz durumu son dönemlerde yaşadığımız olaylar ve onların olgu boyutlarına bakarak somutlaştıralım. Uzun bir zaman yürütülen barış süreci sonunda terör örgütünün başlattığı kalkışmanın gerekçelerini irdelediğimiz zaman bu senaryonun dışarıda hazırlandığını, sadece senaryo sahiplerinin bu süreçten yarar sağladıkları açıkça ortadadır. Durum sonuç itibariyle ne olursa olsun, her durumda kazanan yine onlar olmaktadır. Allah korusun terör örgütü başarılı olsaydı, herhalde bize her dediklerini kabul ettirecekler ve etrafımızda yeniden şekil verdikleri yapılanmalarda biz sahadan diskalifiye edilmiş olacaktık. Onların bekledikleri gerçekleşmedi ve güvenlik güçlerimiz terör unsurlarını bertaraf etmeye başladı. Bakın yine onlar devrede ve hemen arabuluculuk görevine soyunmaya başladılar. Bunu yaparken de tam olarak dillendirmeseler de taraf oldukları anlaşılıyor. Neden taraf olduklarını fazla gizlemiyorlar? Çünkü daha sonra taraf olarak kurtaracakları örgütten daha başka alanlarda yararlanmayı plânlamışlardır. Görüldüğü gibi her durumda kazanmayı kurgulamışlardır. Amerikan Başkan yardımcısı, Joe Byden’ in ağzından YPG’ nin bir terör örgütü olduğu cümlesini almak için ne kadar zorladığımızı, başımızı gözümüzü patlattığımızı bir düşünün! İşte bütün bunlar kendi beklentilerinin gerçekleşmesi içi kullanacakları temel kozlardır. Belki bunu ilerde ifade edecekler ancak onlar açısından işte o zaman da ne alacakları önemli olacaktır. Dedim ya, hep kazanan onlar olmak için yapamayacakları bir şey yoktur.

Ünlü sanayicimiz Mustafa KOÇ’ u kaybettik. Allah rahmet eylesin. Bu ülke ve aziz milletimiz için zerre kadar taş üstüne taş koyanlardan Rabbim yardımını esirgemesin. Dünyamızda yaşanan her olayın olguları boyutuyla değişen kısa aralıklı zaman ölçeğinde her seferinde yeniden ele alınarak değerlendirilmesi gerekir. Bu durumu eğitim bilimleri ve program geliştirme ölçeğinde sarmal programlama yaklaşımına benzetebiliriz. Özet olarak iki adım ileri gidildikten sonra karşılaşılan durumları yeniden bir adım geriye giderek daha önce yaşanılanlarla birlikte yeniden ele almak gerekir. Ancak o zaman sağlıklı sebep ve sonuç bağlantıları kurulabilir. Böylece geleceğe doğru atılacak adımların da daha doğru olması sağlanabilir. Gerçek yaşamda karşılaştığımız olay ve olgulara böyle şüpheci bakmak artık bir zorunluluk halini almaya başladı. Çünkü başka türlü açıkların kapatılması ve kendimizi az da olsa güvende hissetmemiz zorlaşabilir. Şimdi günümüzde geçmişin siyasi liderlerinin birçoğunun yeni yeni anlaşılan gerekçelerden dolayı suikastlara kurban gittikleri ortaya konuluyor. Eğer denildiği gibiyse, bu suikastları tertip edip uygulayanların sayılamayacak kadar gerekçeleri vardır. Ağzımı dolu dolu doldurarak söylüyorum, büyüklüğünün ölçüsü tarihin altın sayfalarına nakşedildiği gibi büyük Türk Milletinin hep mazlumlardan yana tavır koyması, zalimlerin uykularını bölen icraatlara imza atması, hak ve adalet ölçülerinden ayrılmayan uygulamalar sergilemesi, doğal olarak zalimlerin şiddet ve gazaplarına muhatap haline getiriyor. Dolayısıyla bendeniz rahmetli Mustafa KOÇ’un aramızdan çok erken ayrılmasını da biraz şüpheci bir bakışla değerlendirmek isterim. Belki ben kuruntu yapıyorum ve vakti saati geldiği için ebedi dünyaya göçtüğü söylenebilir. Ancak Öylesine bir toplumsal paranoya yaşıyoruz ki bunları da düşünmeden edemiyoruz.

Mustafa KOÇ, şüphesiz her zaman olması gereken diğer sanayici ve iş adamlarımızla beraber, dünya çapında üretim yapan ve ülkemize çok önemli katma değerler sağlayarak toplumsal kalkınmamıza can suyu vermektedir. BU ülkenin ve aziz milletimizin bu manada kalkınıp gelişmesini hiç istemeyen ve hatta tahammül bile edemeyen şer odakları var mı? Evet var. Hem de katmerli tarafından var. Peki Mustafa KOÇ bu şer odaklarını en çok rahatsız edecek en son nelerle meşguldü? Gelecekte Türk Savunma sisteminin önemli köşe taşlarından birisi olacak olan Altay Tankını üretiyordu. Bakın şimdi değerli dostlar çok ama çok uyanık olmak zorundayız. Belki de benim düşüncem bir komplo teorisinden öteye gidemeyecek cılızlıktadır. Ama binde, milyonda bir ihtimal olsa da bana göre önemlidir. Dikkate alınması gerekir. Bu konularda farkındalık düzeyimizin çok yüksek olması gereken dönemlerden geçiyoruz. Amerikan Başkan yardımcısı ve diğer yöneticilerinin dış ülkelere yaptıkları seyahatlerde hep göze çarpan güvenlik tedbirleri iyi incelendiğinde hiçte aşırı mübalâğalı bir yaklaşım olduğu söylenemez. Şüphesiz devletimiz bütün bu konuların detaylarını en ince ayrıntısına kadar hesap eder ve alınması gereken önlemleri de her hangi bir kayba meydan vermeden alır. Bizim yaptığımız sadece önemli bir konuya dikkat çekilmesi kadardır.

Bahse konu teknolojilerin geliştirilmesi herhalde üniversite ve bu bağlamda araştırma enstitü ve birimlerince yapılması beklenir. Daha yakınımızda olduğu için kolay anlaşılacağından dolayı örnek olarak veriyorum. Bundan yaklaşık 25-30 yıl önce İran üniversitelerinin doğru dürüst dış boya ve badanası bile yoktu, duvarları dökülüyordu. Bunun gibi diğer durumları da hiç iç açıcı değildi. Bizim ise adeta dünyaya göz kırpacak gibi gözüken anlı şanlı üniversitelerimiz vardı. Arada geçen zaman diliminde İran Üniversitelerinin yaptığı hamleler ve gerçekleştirdiği bilimsel çalışmalar sonucu geldikleri nokta ortadadır. Bugün İran nükleer teknolojiye sahip ve nano teknolojide de dünya yedincisidir. Peki bizde neler oldu? Evet maalesef o anlı şanlı üniversitelerimiz sadece ideoloji ve terör ürettiler. Son dönemlerde adından çok bahsedilen bir üniversitemizin bir zamanlar Dev Solun karargâhı gibi çalıştığını o dönemleri yaşayanlar iyi bilirler. 12 Eylül öncesi kardeş kavgalarının doğup

geliştiği mekânlar hep üniversiteler olmuştur. Şimdi bu gelenekten gelen birtakım öğretim elemanlarının yayınladıkları kışkırtıcı bildirilerde bu düşüncemizi doğrulamaktadır. Düşünce özgürlüğüyle ülkemizi büyük bir bölümünde gerçekleşen terör saldırılarını yapanları kamufle ederek, güvenlik güçlerinin vatandaşını ve ülkesini koruma operasyonlarını etkisizleştirmek için yapılanlar asla kabul edilebilir değildir. İnsan Hakları bildirgesinin 10. Maddesi de bu durumu böyle tanımlamaktadır. Eğer çok isabetli tedbirler alınıp yerinde kararlar verilerek çalışıp üretenlerin önü açılırsa, önümüzdeki yirmi yıllık zaman diliminde doğudaki üniversitelerdeki bilimsel çalışma ve üretilecek olan bilgi teknolojileri batıdaki üniversitelerin önüne geçecektir.

Bu durumlar göz önünde bulundurulduğu zaman mevcut kamu kurum ve kuruluşlarımızın ortaya çıkan sorunlar ve hatta olası ilerde yaşanma ihtimali olan sorunlar bile dikkate alınarak gelecek plânlamaları yapılmalıdır. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünyada bu tür sorunlarını çözmüş toplumları uygulamaları örnek alınabilir. Bütün mesele haktan ve adaletten ayrılmadan hakka tutunarak zirvelere erişmektir. Sevebilmek ve sevilebilmektir. 

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 998 Defa Okundu
2016-01-25

SON YAZILARI

Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının… Neler Yapmalı… Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!.. Açık terör sisteminin hedef odaklı girdileri!.. Harakani Sofrasında Herkesin Yerini Almasını Sağlamamız Gerekiyor Darbe Sonrasının Artçı Dalgalar Rüzgâr Ekenlerin Biçtiği Fırtınaların Bırakıldığı Gebeliklerin Doğum Sancıları!..

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır