KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

TEYO PEHLİVANLA DİRGEN KEMAL’İN KARS HATIRALARI!

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         TEYO PEHLİVANLA DİRGEN KEMAL’İN KARS HATIRALARI!

 Teyo Pehlivanla Dirgen Kemal’in Kars hatıraları!

Saygıdeğer okuyucular, bu seferki yazımı biraz daha farklı bir formatta yazmak istiyorum. Her gün ve her an mutlaka hepimizi bir türlü ilgilendiren yoğun güncel olayları artık takip etmekte zorlanıyoruz. Böyle bir keşmekeş içerisinde cereyan eden sıcak olay ve onlardan geriye kalan olumsuz olgularının yarattığı stres ortamından uzaklaşmak, ancak yaşadığımız süreçlerin de dışında kalmamak için ünlü post modern hayal ustası Teyo pehlivanla, tabirimi hoş görün, kanı beş para etmez insanları taşımaktansa hep omzunda 4 dirgen taşıyarak; dirgenlerinin dişleri arasındaki mesafe eşitliğinden hareketle  olsa gerek, insanlığa ince demokrasi ve eşitlik ayarı veren Dirgen Kemal’ in hayalimde canlandırdığım Kars hatıralarına değineceğim.  Bu hatıraların odaklaştığı tema ile de sizleri biraz tebessüm ettirirken, aynı zamanda da onların mizahi anlayışlarını kullanarak sizleri farklı bir yaklaşımla zaman ve mekân bağımsız düşündüreceğim.

Öncelikle işe ikisinde de kendi yaşantıları olan birer fıkra ile başlamak istiyorum:

Teyo Pehlivan 93 Osmanlı ve Rus harbinde Osmanlı Ordusunda bir subay olduğunu ve komutanının da İnönü olduğunu söylüyor. İki ordu savaşın vermiş olduğu yorgunluktan dolayı savaşa mola verirler. Rus ordu komutanı ile Osmanlı ordu komutanı İnönü yoruldukları savaşı sürdürmek istemezler ve ülkelerine zar atmaya karar verirler. Teyo Pehlivan da onları seyreder. Teyo; “bir ara baktım ki Rus komutanın zarı gelmeye başladı. Hemen eğildim İnönü’ nün kulağına; Paşam ya benim evler ne olacak? Dedim. İnönü Rus komutana Teyo Pehlivan’ ın eleri hariç dedi. Rus komutan hemen zar atmayı durdurdu ve “ Teyo’nun evleri olmayan Türkiye’yi ne yapayım!” Dedi. Diyor. Tabi Teyo Pehlivan’ın böyle bir gerçek deneyimi elbette ki yoktur. Ancak 93 Harbinin çok sık konuşulduğu dönemlerde Teyo Pehlivan kendisi için durumdan vazife çıkarmış ve hayal ustalığını ortaya koymuştur. Teyo Pehlivan’ ın esas özelliği; insani bir hayal kurar, o hayali gerçekmiş gibi yaşar ve kesinlikle kendisi de inanır. Bu hayal dünyasında toplumsal karşılığı olan bir problem yaratır ve o problemi Teyo Pehlivan’a mizahi bir türde çözdürür. Burada yarattığı problem kendi evidir ve o problemi de bahis dışı tutturarak çözer.

Gelelim Dirgen Kemal’e. Dirgen Kemal de aynen Teyo Pehlivan gibi Kars’ın Teyosu, yani Dirgen Kemalidir. Bu tür insanlar toplum içerisinden çekilip göçtükleri zaman, o toplumda ne tad ve nede lezzet kalmamaktadır. Sevgili hocamız Prof. Dr. Üstün DÖKMEN’ in, “Karşı Köyün Delisi” diye bir tiyatro eseri vardır ve sayın Hocamız tam da bu konuyu işlemiştir. Bu insanların özelliklerinden birisi de, halkın düşünüp söyleyemediklerini söylemek, halk içerisinde sosyal statü olarak yükseklerde yer edinmiş bireylerin gerçekleştirdikleri rolleri ile beklentileri karşılamayan ve yanlışlar yapan, fakat bu yanlışların baskıdan veya başka çekincelerden dolayı dillendirilemediği toplumlarda o toplumun korkusuz ve cesur dili olmalarıdır. Çünkü Dirgen kemal ve Teyo Pehlivan her kim olursa olsun birilerine en ağır ve ağza alınmayacak hakaret sözcüklerini kullansa bile onları sadece düşündürür, asla sert bir tepki vermelerine neden olmaz. Evet bu insanlar birçok toplumsal açıdan ince ayar ustalarıdır. Dirgen Kemal bir gün Posof’tan civardaki bir yerleşim birimine omzundaki dirgenleriyle beraber gitmek ister. O yöne yolcu taşıyan minibüse binmek ister. Tabi dirgen kemalin parayla da fazla işi olmaz. Minibüs şoförü Dirgen Kemal’e kaba saba lalar da kullanarak onu minibüse almaz. O da şoförün kulağına eğilerek; “Olan……… …. Şoförü! Seden önce oraya gideceğim” der. Aradan biraz geçer ve minibüs yolcularıyla hareket eder. Arkadan bir özel taksi veya başka bir araç yaklaşır. Dirgen Kemal ona da kendisini de almasını söyler. Adam Dirgen’i alır ve yola koyulurlar. Seyahat esnasında tekerlerinin birkaçının  patlamış olduğu bir aracın yol kenarında durduğunu görürler. O araç Dirgen Kemali almayan minibüstür. Dirgen usulca arabadan iner ve o aracın şoförüne yaklaşarak kulağına; “Olan ……….. ……….. şoförü! Ben sana demedim mi senden önce oraya gideceğim!..” İşte Serhat Karsımızın ve daha özelde Posof’un Dirgen Kemali de böyledir. Teyo Pehlivan ile ilişkili olarak yazılan ve çizilenlere bakıldığında, Dirgen Kemal ile ilgili fazla bir araştırma yapılmadığından biraz unutulmuş gibi. Bu konuda bazı alan çalışmaları yapılabilir. Bu insanların eylem ve söylemleri eğitim bilimleri açısından düşünme eğitimi ve hayal edebilme yeteneği boyutuyla önemlidir.

Daha önce olduğu gibi, bazı güncel olay ve yaşadığımız toplumsal sorunları Teyo Pehlivan’ın has mizah anlayışını kullanarak bizzat ona yorumlatıyordum. Şimdi de ifade ettiğim gibi Teyo Pehlivanla Dirgen Kemali Karsta buluşturacağım ve Karsın güzelliklerini ve sorunlarını onların muhtemel bakış açılarıyla dillendirmelerine hayali de olsa bir zemin oluşturacağım. Böylece bu sanat gereği sizleri biraz düşündürüp, biraz da eğlendireceğim. Her ikisine de Allah’ tan rahmet diliyorum. Bizim inanç sisteminize göre bu tür insanlar bu dünyadan göçüp gittikten sonra, beklide kendilerine yüklenen rol ve yapıları gereği “Araf” denilen bir yerde ikamet ederler. Böyle bir Araf günü akşamı Teyo Pehlivan acaba tanıdık bir simaya rastlar mıyım diye sağa sola bakınırken birden Dirgen Kemali fark eder:

Teyo Pehlivan: “- Ola Gardaş sen Dirgen Kemal  değimlisin? Valla seni ona benzettim de, bir şüphem var. Eğer sen Dirgen Kemal isen peki ya dirgenlerin nerede? Oğlum burada çarşı pazar yok ki  götürüp sattın diyeyim.  Ola doğru söyle ne ettin dirgenleri?

Dirgen Kemal: “- Teyo Gardaş sorma. Ben bir halt ettim. Buraya gelirken beni getiren Zebanılar’ dan ikisi kendi aralarında konuşuyorlardı. Ele bir kulak misafiri oldum ve baktım biri birine diyorki; bu dirgenlerin saplarıda cehennemde iyi yanar. Gardaş ayaklarımın teğeti (takati) kesildi. Az kaldım dize düşeyim. Dedim her hal ki bunlar dirgenlerle beni de yakacaklar. Gene de bozuntuya vermedim ve Zebanılar’ i kafaya almak aklıma geldi. Tuttum dirgenlerin birini Zebanılar’ ın birine diğerini de ötekine verdim. “Bunlar benden size dünya hatıralarıdır” dedim. Ele sevindiler ele sevindiler, daha sonra da gardaş ne olduysa anlayamadım, dirgenlerle birbirlerine gel ha gel ettiler ve bende fırsat bu fırsat dedim aradan sıvıştım ve işte buraya canımı zor attım. Öteki dirgenleri de toprağa gömdüm ki ne olur ne olmaz bakarsın yine öbür dünyaya yollar mollarlar, hiç değilse gidip oralarda dirgensiz kalmayayım. Bilirsin, Kemalsiz dirgen olurda, dirgensiz Kemal olmaz!.. Ola Pehlivan, o ara tam Cehennemin önünden geçiyordum. Şöyle bir yüzümü çevirdim içeri baktım. Anaaaa…..  Keşke bakmaz olaydım!.. Çok tanıdık sima vardı. Hangi birini sayayım ki!.. Çoğusuda; Allah rızasını gözeten, vatanı ve milleti için elinden geldiği kadar hizmet üretmeye çalışan kurum yöneticilerini değersizleştirerek, kendi değersizliklerini kapatmaya çalışan ve bunu da türlü türlü münafıklık alameti olarak ortaya koydukları modası geçmiş iftira ve çamur atmalarla yıpratmaya çalışan Mığdesilerdir. Ötekilerin de neden orada olduklarını soramadım. Bir daha oraya doğru gidersem hepsini sorup öğreneceğim.  Ya sen ne yaparsın? Nasılsan? İşler yolunda mi?”

Teyo Pehlivan: “-Valla iyiyim işler yolunda olmaya yolunda da, beni geldiğimiz öbür dünyaya, sizin şehre davet ettiler.  bende gidim mi, gitmeyeyim mi diye düşünirdım. İyiki seninle karşılaştım. Gel beraber gidelim ve hele bakalım dertleri ve sıkıntıları ne imiş. O arada Üniversiteye uğrayalım ve benim orada bir hocam var. Ali Osman hoca. Onunla da üniversiteyi konuşuruz. Duyduğum kadarıyla üniversitede de canı gönülden çalışıp öğrencilere, tüm çalışanlara ve elbette ki Serhat Şehri Kars halkına adeta bacasız bir fabrika gibi imkân ve fırsat kapıları açan, tüm bölgeye ve hatta Kafkaslara devam eden birçok uygulamalarla övülecek hizmetler üreten Civanmertleri taş ve çamur yağmuruna tutmuşlar. Allah’ ın hikmetine bakınız ki; taşlarda çamurlarda dönüp kendi sufatlarına yapışınca da, bu sefer avazları çıkana kadar bağırmaya başlamışlar. Ola gardaş, biz taaaa.. buralardan görüyoruz da, onlar gölgelerinde gölgelenip, herkesten çok faydalandıkları o güzelim hizmetleri bir türlü göremiyorlar. Her hal ki, bu şergadaların hasetleri gözlerini gamaştırmış. İnşallah onların da gözleri açılır ve gerçekleri görmeye başlarlar. Şimdilik bakar kör olmuşlar. Ola Dirgen, sen bana kor galalı diyorsun da, ya bunlara ne diyecen?!.. Oğlum senin gücün sadece bana mı yetiyor!.. Birazda onlara bir şeyler desene.

Dirgen Kemal: “- Temam gardaş. Benim de diyeceklerim vardır. Hele bir sabırlı ol. Ben o insan taklitlerini çok iyi tanırım. Boşuna mı bu dirgenleri dünya hayatımın en çoğunda omzumda taşıdım!.. Vefakâr ve cefakâr Kars halkından Allah uzak etsin, onların atlarını ve iterini hepten tenzih ediyorum, ortalık itleşmiş atlar ve atlaşmış itlerle dolu!.. İtlere hep ot yedirildiğinden kendilerini at sanıp sağa sola kişnemeye çalışıyorlar. Atlara da tam tersi hep et yedirildiğinden onlarda kendilerini it sanıp etrafa ürüyorlar. Vallaha bu dünyadakilerin işleri zor. Her kişneyene at deseler bir türlü, hep uluyup ürene de it deseler başka bir türlü!.. Bende kaldım iki arada bir derede!.. Dur gardaş dur hele, ben dirgenlerimi alayım. Anlaşıldı, onların hakkından bu dirgenler gelir. Dirgenlerin demirlerini de çok yaman gılevılemışım. Tuttuğum zalımlara kakıp kakıp çıkaracağım. Anlaşıldı hele sen bir ortalığı golla, be ano gömdüğüm dirgenleri de alim ele gidek. Hem orada beni tanıyanlar dirgensiz kemal demesinler. Sen nasıl ki Pehlivansız Teyo olmazsan, bende dirgensiz Kemal olamam.” Tam da sırasıdır. Bu dirgenleri niye taşıyormuşum herkes anlasın.

Teyo Pehlivan: “- Ola temam. Çabuk ol, hadi gidip dirgenleri alalım ve ben sene işaret ettiğimde gözlerin yum. Aç dediğimde aç. İşte o zaman öbür dünyaya ve bizi sesleyen Kars’a gitmiş olacağız. Hadi şimdi yum gözlerin. Tamam şimdi aç.”

Dirgen Kemal: “- Aboooooov… Kars da Kars olmuş haaa!  Nasıl böyümüş. Yahu Teyo hele evlere bak. Yannamasına değil tiklemesıne böyümüşler. Ola gardaş dıgget et. Bu ne geder araba var. Vay anassıni. Sanki insanlar küçülmüş, evler böyümüş!.. Gardaş bu Kars başka Kars. Hele dur ya bura nere?.. Benim gafam garışdi.“

Teyo Pehlivan: “-Ola oğlum sende akıl mı varda garışsın. Ben sene soracak yerde sen mi bene sorirsan. Zalım, bura meşhur Ebul Hasan Harakani’ nin mekânı. Tamda kalenin dibi. O veli, biz deliyiz. Biz onun düştüğü tarafa düşememişiz. Bu tarafta kalmışız. Hadi gel gidip onun kabrini ziyaret edelim ve bir selam verelim. Belki bize nasihatları vardır.

Dirgen Kemal: “- Yahu Teyo; Gardaş Harakani Hazretleri vefat etmedi mi? Biz kime selam verip nasihat alacağız. Sen gafayımı yedin!..” Öyle ya her bir şeyi yedin bitirdin, en son gafan sıra geldi. Onu da yede, sende rahatla bende rahatliyim.

Teyo Pehlivan: “- Oğlum gine dirgenlığın tutmasın. Sen bilmez misin ki, veliler hele Harakani gibi olanların vefat etmeden önce olduğu gibi insanlara feyiz vermekle beraber, vefat ettikten sonrada aynı himmetleri devam eder. Dolayısıyla Harakani için o ifadeyi kullanamazsın.  Bak eğer Kars ve bu bölge Harakani hazretlerinin felsefesini hakim kılmış olsa idi, u an itibariyle Kars’ ta ve bu bölgede bugün yaşanan sorunlar yaşanmayacak ve beklide dünyaya eşrefi mahluk olmanın mesajları verilecekti. Baksana öyle olmadığı için artık insanlar birbirlerinin kurdu olmuş, birbirlerini yiyorlar. Zaten bizi buraya çağıran da Ebul Hasan Harakanidir. Bak duydunmu ne diyor!..  “Dil Kalbin aynasıdır. İnsanı dilinde kalbinde ne varsa, dilinde olanda odur. Bu denizle kıyıya benzer. Deniz içerisinde olan çeri ve çöpü barındırmaz mutlaka kıyıya vurur.” Ustası usta olunca sözde söz oluyormuş”. Epey oturduk Dirgen, hadi müsaade alıp üniversiteye gidelim ve birazda bizim hocayla konuşalım.”

Dirgen Kemal, Teyo Pehlivan: “- Hocam, Selamun aleyküm. Aha… gene ben geldim. Bilirsin Hoca, buradan göçüp gitmeden çıplak krala üstün başın cılcıbız diyemeyen soytarı somun pehlivanlarının amansız rüyası, işlenmemiş ham hayallere engeldim. Bakıyorum şimdi hayaller bile çoraklaşmış. Rüya ürünü vermiyor. Bakıyorum artık insanlar kendi kurguladıkları işlenmiş hayalleri yapılandıramıyor ve hayallerin uygulama sahası olan rüyalarını da göremiyor. Öyle ya!.. Başkalarının kurguladıkları hayallerin rüyası da başkalaşıyor.  Hoca bu seferki gelişimde birde misafirim var. Sen iyi tanırsın. Hani meşhur Dirgen Kemal var ya, işte o. Birlikte geldik. Dedim o Posoflu ya, Kars’ ı benden iyi bilir. O da ne mümkün, o gafayi Cehennemde gördüklerine takmış. Bu dünyada daha ölmemiş ve Cehennemdekilerin bu dünyada iken yaptıklarını yapanları arıyor. Bu deli dirgenleri onların ciğerlerine kakacak!.. Allah bizi esirgeye!..”

A.O.E.: “- Amin Teyo Pehlivan amiiiin… Vallaha ne diyeyim, hani derler ya; delidir, melidir amma ne derse de yeridir!.. Pehlivan emi sen hoş geldin. Safalar getirdin. Tam yerinde geldin gardaş. Ben de seni arayacaktım. Dirgen Kemal Gardaş sen de hoş safa geldin. Öfkelenmende haklısın Gardaş. Bana da öyle geliyor ki, bunların alayının hakkından senin dirgenlerin gelecek. Vallahi hak ediyorlar. Sen esirgeme bunların haklarını ver. Dirgen Kemal Gardaş; konuşacaklarımız bir Karslı (Posoflu) olarak senide ilgilendirir. Gardaş ne bileyim son günlerde bir kafa garışıklığıdır gidiyor. Birde moda olmuş, yatarak her şeylerini tükettikten sonra, tüketecek bir şeyleri kalmadığı için dönüp çalışarak üretenlerin iyi niyet ve çabalarını yiyip tüketmeye can atanlar var. Gerçekten hastanemizde çalışan doktorlarımızın hepsinden Allah razı olsun. Hepsi çok büyük bir özveri ile ve bin bir türlü fedakârlıklarla çalışıyorlar. Şüphesiz ki hepsi ayrı ayrı istedikleri yerlerde çalışabilecek yeterliktedirler. Belki fedakârlıklar sonucunda burada hizmet vermeye devam ediyorlar. Bu insanların da marifetleri iltifata tabi olmalıdır. Bana göre durumdan vazife çıkaranlar hastane çalışanlarından ziyade başka niyetli başkalarıdır. Bu yüzden Benim aklım bir türlü almıyor. Dedim hani bu durumları birde sizinle konuşsak. Ne yapayım ben işin içerisinden çıkamadım. Elbette ki herkes kendi kurumunda olup bitenlerden haberdardır. Her şeyden önce ahlâk ve vicdan sahibi olarak iyiye iyi, kötüye de kötü demek gerekir. Bu bir erdem işidir. Bizler üniversite çalışanlarıyız. Kars için üniversite demek, bacasız bir fabrika demektir. Bunun böyle olduğu, yaz dönemlerinde öğrencilerin çekilmesi sonucunda çok daha net gözlenmektedir. Dolayısıyla Kars halkı üniversitenin ne anlama geldiğini biliyor. İster dışarıdan ve ister içeriden olsun, öncelikli olarak Kars ve Kars halkı için çalışanlara gönüllerinde ve yüreklerinde çok özel yerlere oturtuyorlar. Ancak ne yazık ki, Kars’a ve Civan Mert Karslılara hizmet edilmesinden içten içe rahatsızlık duyanlar, ortalığı karıştırmak için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Bunlar Diriliş Ertuğrul dizisindeki Moğollara benziyorlar. İşleri güçleri fitnelik, fücurluk ve fesatlık. Gardaş geçenlerde hanımla hastaneye gittik. Gerçekten aldığımız sağlık hizmetinden dolayı bu kuruma emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Özellikle gözlem yaptım. Her polikliniğin önünde modern hastanelerde olduğu gibi;  bilgisayarlı kayıt sistemleri, sağlık hizmeti alacakların oturacakları ergonomik oturaklar var. Doktorlar odalarında hastalarına harıl harıl sağlık hizmeti sunuyorlar. Her taraf tertemiz ve sistem gayet güzel çalışıyor. Demek ki ortada bir talep var ve ona göre de arz var. Sıralarını bekleyen hastalarla ayak üstü görüşmeler yaptım ve hepsi verilen sağlık hizmetlerinden oldukça memnun olduklarını, Kafkas Üniversitesi Araştırma Hastanesinin çok önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini ve bu konuda hastanenin olmadığı dönemlere göre çok daha şanslı olduklarını ifade ettiler. Ne hikmetse bu hastane yokken şikâyette yoktu. Demek ki yoklardan şik3ayetçi olunmuyor. Varlardan şikâyetçi olunuyor. Aslında Rektörlüğün bu konudaki basın açıklaması her şeyi ortaya koyuyor. Ben bu bilgilendirmelerin gerçekten arka plânının da olduğunu görüyorum ve düşünüyorum. Gardaş ya siz ne deriniz bu işlere?”

Dirgen Kemal: “- Aaaaah Hoca aaah… buraya gelirken hastaneyi de gezdik. Dediğin gibi ancak bu kadar olur. Sen bakma o laflara. Belki onlar henüz yapılanları anlayamamışlardır. İnşallah ilerde kendileri de bu güzel yatırımlardan sağlık hizmeti aldıklarında durumun farkına varırlar ve yıkıcı eleştiriyle değil, yapıcı eleştiriyle sıkıntılarını dile getirirler. Çünkü ihtiyaçlar karşılanamadığı zaman bu ve benzeri kurum ve kuruluşların değeri ortaya çıkar. Halbuki yapılması gereken öz eleştiriyle beraber daha mükemmeli yakalamaktır. Mükemmellikte sınır yoktur. Hocam ne diyelim, insanları doğrular etrafında bir araya getirmek çok zormuş. Onun için ben de ne yapayım dirgenleri bir araya getirdim. Yeri geldiğinde de direnlerin sivri uçlarından eşga gelerek daha sivri laflarımla arsızların oralarına, buralarına sapladım. Uyanan uyandı ve hakka dayandı. Uyanmayanlar da sonunda cehennemi boyladı, yandı ha yandı. Her kim bu şehir ve bu şehirde yaşayanlar için insanlar için taş üstüne taş koymuş ise, Allah hepsinden razı olsun. Dedim ya, marifet iltifata tabi olmalıdır. Bu iltifatta herkesin sorumluluğudur. Yahu Teyo Pehlivan, hele biraz da sen bir şeyler söyle. Ben diyeceklerimi dedim.”

Teyo Pehlivan: “-Ola Dirgen Gardaş ağzına sağlık. Senin özlü sözlerin üzerine ben ne desem ki!.. Durum ortada olmaya ortada da, bu eğitim kurumunda maşallah epey de unvanı yüksek hocalar var. Ben onların hepsine saygı ve sevgi duyuyorum. Yapılan hizmetlerden dolayı da kendilerini kutluyorum. Yalnız bir daha gelirken yanımda epey kâğıt ve kalem de getireceğim. Hocalara da dağıtacağım. Çünkü bana öyle geliyor ki onlarında eleştirecekleri noksanlıklar ve yazacakları çok güzel şeyler vardır. Dirgen Kemal dedi ya, marifetler iltifata tabi olursa çoğalır ve çok daha kuşatıcı olur. Yapılan hizmetlere sahip çıkmak, Kars’a sahip çıkmaktır. Bu hizmetler öyle veya böyle Kars’ ta kalacaklardır. Önemli olan da bunların üzerine yenilerini inşa etmektir. Yıkıp dökerek ve küstürerek değil!.. Serhat Kars halkı yapılan hizmetlerin en iyisine lâyıktır. Yapılan hizmetleri hiç kimsenin batal etmeye hakkı yoktur. Kars’ın demografik yapısı güzel ülkemize örnek olacak çoğulculuğu yansıtmaktadır. Adeta farklı renklerde güllerin oluşturduğu bahçeye benziyor. Bu anlayışı geliştirebilmiş insanlara hizmet etmek ibadettir. Bu hizmetleri küçümseyenler ve değersizleştirmeye çalışanlar doğru yapmıyorlar. Eleştiri daha mükemmeline ulaşmak için yapılır. Mevcutların hepsini yok etmek için değil!.. Hoca bizim saatimiz de doldu. Artık gitme zamanıdır.”

A.O.E. : “- Gardaş ikinize de canı gönülden teşekkür ediyorum. Zaman zaman aklımıza gelip de söyleyemediklerimizi söylediniz. Kendilerince riskler yaratıp, sonrada dönüp o riskleri haraç mezat satın almak isteyenlerin hayallerini yıktınız. Her hal ki artık onların yarattıkları riskler kendilerini satın alacak ve çarşıya, pazara sürecek. Bize ne gardaş. Kendi düşen ağlamaz!.. Yolunuz iziniz açık olsun. Yeniden görüşmek ümidiyle, uğurlar olsun.”

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 4833 Defa Okundu
2016-02-02

SON YAZILARI

Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fırsat Bu Fırsat diyenler! İhanet ateşinde aklını ısıtanlar kendi bedenlerinin yanışını seyredecekler!.. İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yıl Geçti Devleti Başsız Bırakmaya Niyet Edenler… İnfaz timlerinin varlığına işaret etmiştim, eyvah haklıymışım!.. Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır