KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

SON TERÖR SALDIRISI ÜZERİNDEN İÇERİYİ VE DIŞARIYI YENİDEN OKUMAK!

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         SON TERÖR SALDIRISI ÜZERİNDEN İÇERİYİ VE DIŞARIYI YENİDEN OKUMAK!

 Son terör saldırısı üzerinden içeriyi ve dışarıyı yeniden okumak!

Ankara’ da gerçekleştirilen ve adeta bir sivil katliam olan terör saldırısında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’ tan rahmet, kederli ailelerine ve büyük Türk – İslâm Milletine baş sağlığı diliyorum. Bu saldırı milletimizin tamamını hedef almıştır. Hatta sadece mevcut Anadolu Coğrafyasından ibaret olan sınırlarımız içerisini değil, bütün bir Türk ve İslâm dünyasını nihai hedef olarak belirlemiştir. İşte bu yüzden, yapılan insanlık dışı  alçak katliam çok iyi ve de doğru okunmalıdır. Hedef; özelde bölgede en büyük oyun kuruculardan birisi olma yolunda durdurulamaz roller icra etmeye başlayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, genelde de yine Türk – İslâm Milleti ve etnik yapılarına bakılmaksızın seçilen İslâm Ümmetidir.

Eğer bir küresel güç kendisine rakip diye bir başka gücü hedef olarak seçmiş ise, bilinmelidir ki o gücü kendi imkân ve fırsatlarına zarar verecek gerçek bir potansiyel olarak görmekte ve onun bilinen ve bilinmeyen dehşetinden ödü korkmaktadır. Bilinmelidir ki korkunun ecele faydası yoktur. Öylede olmuştur ve Türk Devletine yapılan hain saldırı ve kumpasların sebepleri de bir bir ortaya çıkmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yerli işbirlikçilerle yaptıkları kirli ittifaklarla, durdurulamayacağını, ne yaparlarsa yapsınlar asla diz çöktüremeyeceklerini anlamaya başladılar. Dahası kendilerinin dize çökmek gibi ilahi bir adaletin tecellisi olacak sonuca doğru yuvarlandıklarını  görmeye başlamış olacaklar ki, panik halinde son kozlarını oynamak istiyorlar. Ancak bilinmelidir ki, oynanan oyunlar ve kullanılmaya başlanan kozlar, artan bir güç ifadesi asla değil ve sadece son demlerini yaşayan ölümcül bir hastanın bilinçli olmayan ancak bilinç altını dolduran hezeyanlardır. Bunun için üretmek istedikleri eylemler için daha önce ortaya attıkları söylemleri birleştirmek istiyorlar. Bunu da kaybettikleri enerjiyi psikolojik olarak yeniden toparlamaya çalışıyorlar. Bilindiği gibi daha önce ortaya attıkları bir söylemle; adları kendileri arasında sadece sıraları değişen harflerle çeşitlendirilen terör örgütlerinin birleşerek Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı yürütülen Haçlı savaşında onların safında yer aldıkları vurgulanmıştı.

Esasında yaptıkları her eylem ve söylemde ortak olduklarını bildiğimiz bu hainlerin sonlarının geldiği açıkça görülmektedir. Ne ayrılacak cesaretleri ve nede birleşecek güçleri kalmıştır. Yılanın kuyruğu koparılmıştır ve ölüm kafasına doğru yaklaşıyor. Yapılan eylemler sadece son çırpınışlardır. Bu durumda olan yılan zehrini dökmek zorundadır. Aksi halde döner kendisini zehirler. Buna güç zehirlenmesi diyorlar. Yılanın içerisine düştüğü bu pozisyonda kimi zehirlediğine bakma şansı yoktur. Dişini geçirebildiği kendi çocuğu olsa bile geri duramaz ve kusar zehrini. Öyle olmuyor mu? Bombaları patlatırken kendileri de patlamıyor mu? Bu eylemlerin psikolojisini arayanlar işte bu noktalara odaklaşsınlar. Biraz Freud’un tezlerine baksınlar. Güneydoğumuzda gerçekleşen aile içi şiddeti araştırsınlar. Yaşanan intihar vakalarını mutlaka gerçek sebepleriyle birlikte incelesinler. Aile içerisinde cinsel taciz ve şiddete uğramış bir çocuğun devam eden hayata başkaldırısının davranış boyutlarını incelesinler. Terör örgütlerinin resmetmeye çalıştığım bu vahim tablonun kurbanları üzerinde yaptığı psikolojik operasyonları anlamaya çalışsınlar. Terörün gerçek yüzü açmaya çalıştığım bu pencerelerden çıplak gözlerle bakıldığı zaman ancak anlaşılabilir. Çıkılan yolda uğranan benzer yeni yol kazarı da bu kirli süreçlerden geri dönüşlerin yolunu tuzaklanan bombalar misali yok eder. Orta yerde kalan sadece teslim olunmuş çaresizliktir. Çaresizlik tüm çirkin ve kötü fiillerin kaynağıdır. Onlar için en iyi en kötü olandır.  Kötüden daha iyi olan yoktur. Öldüren ve yıkan terörün incitmeden saklayacağı bir değeri olamaz. Değer üretmek için ana olmak ve o anaya herif olmak gerekir. Bunun için de aile kurumu olmazsa olmazdır. Terörün diğer toplumsal kurumlarla beraber aile kurumu yoktur. Birincil fizyolojik içgüdülerin (dürtülerin) engellenemez karşılanış biçimleri ve sonuçları ölümcül terör yaşamını daha kolay ve zorunlu ölümcül kılabilir.

Terör saldırısını içeriden okumaya başlayalım. Ülkemiz uzun bir süredir ayrılıkçı bir terör saldırısıyla  karşı karşıyadır. Artık bu örgütlerin gerçek kimliklerini, amaçlarını ve kimler tarafından ne amaçla kullanıldıklarını açık ve net olarak ortaya koymak zorundayız. Bir kere bu örgütler; etnik olarak görünürde Kürt oldukları imajı yayılmakla beraber, gerçekte Ermeni kökenlidir. Gerçekte Kürt kökenli kardeşlerimizin bu ülkeye ve bu yüce millete zerre kadar zarar vermeleri, haçlı ittifaklarının taşeronları olmaları ve onlar adına ülkeyi kaosa sürüklemeleri akıl ve izan dışıdır. Buna inançları da, kültürleri de, yaşantı, tecrübe ve deneyimleri de engel olur. İdeolojik olarak ise; sol, Marksist ve ateist bir ideolojiye sahiptirler. Bu yapının bu topraklarda hiçbir karşılığı yoktur. Havasına, suyuna, toprağına, geçmişine ve geleceğine taban tabana zıttır. Güneydoğu halkının gerçekleştirilen son başkaldırı eylemlerine bekledikleri desteği vermemiş ve Türk Devletinin yanında yer almış olmaları da bunun çok net bir ifadesidir. Yapılmak istenen; kardeş kavgası çıkarmak ve toplumsal kargaşa yaratmak ve Güneydoğuda yedikleri darbelere misilleme yapmaktır. Diğer yandan da kaldıysa taraftarlarına güçlüyüz dağılmayın mesajı vermektir. Çünkü terörün sürdürülebilirliği ortaya koyacağı eylem ve buna bağlı terennüm edeceği söylemlerle gerçekleşir.

Dışarıya verilmek istenen mesaj ise; yeni ihaleler almak ve gereklerini yerine getirmektir. Çünkü içeride sıkıştırıldıkları gibi, dışarıda da sıkışmış durumdalar. Sırasıyla Hizbullah’ın, Rusya’nın ve İran’ın yavaş yavaş Suriye topraklarından çekilmeye başlaması, bir an önce ateşkes antlaşmasının imzalanmaya çalışılması gibi durumlar işte ifade etmeye çalıştığım dışa yansıyan boyutlarıdır. Salih Müslim önderliğindeki PYD’ nin Suriye’ de özerklik ilan etmelerine Türkiye’nin rıza göstermeye zorlanması olarak ta algılanabilir. Çok daha farklı bir bakış açısıyla da okunabilir. Acaba Türkiye’nin öfkesini kabarttırarak Suriye’ye bir müdahaleye zorlamak ta olabilir mi diye düşünmeden kendimi alamıyorum. Hep akla gelen mümkünlerden yola çıkarak neticeye ulaşılamayabilir. Bazen akla gelmeyen imkânsızlardan yola çıkarak neticeye ulaşıldığını da gözden uzak tutmamak gerekir. Türkiye’nin içe kapanmasını sağlayarak dışa açılıp küresel stratejiler kurup yönetmesini engellemek için de terör eylemleri seçilmiş olabilir. Bu bilinen bir klasik yöntemdir. Ayrıca Türkiye’nin turizm potansiyeline de vurulmak istenen bir balta şeklinde de değerlendirilebilir. Gerçekleştirilen terör saldırılarından Türkiye’nin onları rahatsız edebilecek bir şeyler yaptığı ve onları rahatsız ettiğine göre doğru yolda olduğu da söylenebilir. Ortaya çıkan sonuçlardan hareket edildiğinde bu yargıya varmak daha da kolaylaşıyor.

Diğer yandan, hayata geçirilen ve İslâm ülkelerinin katılımıyla dosta güven ve bu düşmanlara korku salan “İslâm Ordusu”, dünyalarını karartmaya yetmiştir. Elbette ki bu oluşumda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin rolü oldukça büyüktür. Bu gelişmenin önü alınamaz. Karşı taraf tutum ve davranışlarını yaparken artık bu gücü dikkate alacağının emarelerini vermeye başlamıştır. Git gide bu davranışlar daha fazla görülecektir. Çünkü bu zalimlerin zulümlerinden inim inim inleyen mazlumların feryatları arşa dayanmıştır. Allah onların ingılazlarını vermeye başlamıştır.

Gün ola harman ola!..

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 28522 Defa Okundu
2016-03-17

SON YAZILARI

Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fırsat Bu Fırsat diyenler! İhanet ateşinde aklını ısıtanlar kendi bedenlerinin yanışını seyredecekler!.. İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yıl Geçti Devleti Başsız Bırakmaya Niyet Edenler… İnfaz timlerinin varlığına işaret etmiştim, eyvah haklıymışım!.. Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır