KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

HAİN VE KALLEŞ TERÖR SALDIRILARININ ACISINI İÇİMİZE GÖMERKEN HALEP’TE YAKILAN ATEŞİN KÖZÜ YÜREĞİMİZİ DAĞLADI!..

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         HAİN VE KALLEŞ TERÖR SALDIRILARININ ACISINI İÇİMİZE GÖMERKEN HALEP’TE YAKILAN ATEŞİN KÖZÜ YÜREĞİMİZİ DAĞLADI!..

 Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!..

Kafkas Haber Ajansı (KHA) Yazarı Prof. Dr. Ali Osman Engin’in, “Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!.. “ yazısı:

Üzerinde yaşadığımız toprakları canlarını cananlarına tercih eden, vatan şairimiz merhum Mehmet Akif’in dediği gibi; mabedimizin üstüne namahrem eli değdirmemek için kanını, canını ve cananını feda ederek toprağın kara bağrında düşen; Çanakkale, milli mücadele, Sarıkamış ve daha binlerce destan kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Yine şairimizin dediği gibi onlar; Bedrin Aslanları kadar şanlı idiler. Siz bakmayın Çanakkale’de o destanı yazan kahraman şehitlerimizin yaş ortalamasına. Onların heybetlerini ve Hilâli haça çiğnetmeyen vatan, millet, din, namus sevdalarının büyüklüğü ve muhteşemliği yaşlarının ve başlarının çok ötesindeydi. Onlar sahip oldukları vatan aşkı ve değerlerine olan sevdaları boyutuyla, cismani varlıklarını meydana getiren tüm parçaların toplamının çok ama çok üzerinde bir değer üretebilmişlerdi.

Bedir olayı ve o olayın aslanları yüce dinimiz için bir dönüm noktasında var olmuşlar ve Hakkı batıla çiğnetmemişlerdir. Çanakkale’ de öyledir. Orada da Hilâl haça çiğnetilmemiş, din, vatan ve millet açısından çok önemli bir dönüm noktasından geçilmiştir. Herhalde şairimizin benzetmesi de bundandır. Sarıkamış’ta da dağa, taşa, toprağa, kara, buza, fırtınaya Türk-İslâm mührü vurulmuştur. Bizim şehit sayımız yüksek olsa da, karşı tarafında en az o kadar kaybı vardır. En son elimizde kalan bu toprakları vatanlaştıran kahraman şehitlerimizin ruhları şad olsun. İnşallah Rabbim bizleri de onların sevdalarıyla sevdalandırsın. Onların sevda bayraklarını bu topraklarda dalgalandırmak boynumuzun borcudur.

Aziz dostlar, şurası çok iyi kavranmalıdır ki; yaşadığımız zaman dilimi içerisinde tüm hain şer odaklarıyla yürütülen mücadele, tarih sayfalarında yerini almış olan o destanlar gibidir. Çünkü şer şebekelerinin hedefi aynıdır, hedef tahtasına oturtulan; İslâm alemi ve onun tüm kadim değerleridir. İşte bu değerler etrafında bütünleşildiği, şerre karşı tek vücut  olunduğu zaman, onların kıyametleri başlarına kopacaktır. Adı, dili, rengi ne olursa olsun; bu muhteşem bütünlük ve ana gövde içerisindeki farklılıklar bütüne olan katkıları ölçüsünde daha anlamlı ve önemli olabilirler. Öyle ya; üstünlük üretilen hizmet ve ortaya konulan tutum ve davranışlardadır. Etrafımızda oynanan hain oyunların en nihai hedefinin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin  ve çok özelde de Türk Milletinin olması bundandır.

O halde bizim sınırlarımızın hali hazırdaki sınırların çok üzerinde bir yekun arz etmesi düşünülebilir. Esasında öyledir ve öyle de algılanmalıdır. Çünkü bu aziz millet o muhteşem dönemlerde gittiği dünyanın en ücra köşesinde bile, artık tanımı değişen farklı bir güç algı ve olgusuyla varlığını temellendirmiştir. O güç bugün üzerinde durulan yumuşak ve akıl gücüdür. Onun için bugün ayağının bastığı ve merhamet elinin ulaştığı her yerden; “Nerde kaldınız?!.. Neden geciktiniz?!.. Sizi çok bekledik!..” diye feryat ve sitem edilmektedir. Merhamet temelli bu yumuşak gücün molekül ve kodları gidilen her yerde taşa, toprağa, ağaca, sineğe ve böceğe sinmiş, Sarıkamış misali donmuş olsa da, gelip çatan her yeni baharda çözülmeye ve ses vermeye başlamıştır. O yanık çağrılar ondandır. Güç, kendisini var eden zaman dilimiyle kuvvetli veya zayıf tanımlaması ile belirtilebilir. Haçlı batı güçleri yakıp yıktıkları, bin bir yalan ve desiselerle işledikleri cinayet ve gerçekleştirdikleri katliamlar ölçüsünde güç devşirdiklerini sanıyorlardı. Ama o coğrafyalarda daha kalıcı hale getirdikleri kan ve gözyaşları, onların güçlerini silip süpürmüştür. Bu bakış açısıyla, bizim devletimizin ve de milletimizin zayıf olduğu, onların ise daha güçlü oldukları söylenemez. Amerika’nın Suriye ve Irak’ta ki durumu az veya çok buna işaret ediyor. Gerçekten de artık bu bölgelerde gerçek güçler yavaş yavaş daha belirgin hale geliyor. Bütün mesele bunun farkında olmak ve ona göre o dönemlerde olduğu gibi akıllı davranmaktır. İstanbul’da patlatılan bombanın Halep’te olanlardan bağımsız düşünülmemesi gerekir. Ya birisi diğerinin gerekçesi ya da ötekisi bunun artçısıdır. Astarın yüzünü geçmesi veya artçıların öncülere dönüşmesi stratejilerle ilgilidir. İstanbul’daki hain saldırıdan sonra nefesimizi tuttuk, ardından yaşanan Halep faciasında ciğerimiz dağlandı. İlaçsız ameliyat yapılan çocuğun acı çekmemek için Kuran’dan ayetleri okuması en acımasız taş kalpleri bile yerinden sökmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, Halep’te ölen insanlıktır!..

Aziz dostlar gün birlik ve beraberlik günüdür. Etrafımızda yakılan ateş Hazreti İbrahim’i yakmayan ateş değildir. Bu ateşin közünün kaynağı senin, benim, onun  ve tüm İslâm aleminin ölümcül hataları, kaybedilen kardeşlik şuuru ve tarih bilincidir. Hafızası çökertilmiş, bir adım ötesini göremeyen, düşmanı dost ve dostu düşman sanan, ya da öyle formatlanan kitlelerin mutlaka uyandırılması gerekir. Silinen hafızalar tazelenmelidir. Geçmişte olduğu gibi bugün de bunu yapması beklenen millet Müslüman – Türk Milleti ve onunla bir ve beraber olan topyekun İslâm alemidir. Hiç kimse bu görev ve sorumluluktan kaçmamalıdır.

Bilinmelidir ki geçmişte ve bugün İslâm alemine yapılan insanlık dışı muamele ve zulümlerin plânlayıp uygulayıcıları gecelerini gündüzlerine katarak daha ilerilere geçmek için çaba sarf ederken, şimdilik yılanın değdiği Müslüman toplumlar derin uykulara dalmış/daldırılmış idi. Sonuç belli, yaşanacak facialar açıktı. Her ne olur ise olsun, uyanmanın bedeli çok ama çok ağırda olsa uyanmak zorundayız. İçimizdeki fitne tohumlarını temizlemek ve kardeşlik bağlarını yeniden tahkim etmek zorundayız. Siyonist haçlı ittifakının sevdiği, destek verdiği ve dini İslâm olduğu söylenen gruplara olan sempatileri tüm Müslümanlara verdikleri zarar ölçüsündedir. Kullanım süreleri dolana kadar devam eder ve sonrasında kıvırılıp çöpe atılacaklardır. Kendi dindaşları ve kardeşleri dururken düşmanlardan medet umanların akıbetleri çok kötü olacaktır. Musibetler ders alındığı ölçüde eğitici ve öğreticidir. Umarım öyle olur!..

 

Allah’ım sen mazlumlara yardım et. Zalimleri Gahhar isminle kahret. Amin.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 264 Defa Okundu
2016-12-16

SON YAZILARI

Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının… Neler Yapmalı… Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!.. Açık terör sisteminin hedef odaklı girdileri!.. Harakani Sofrasında Herkesin Yerini Almasını Sağlamamız Gerekiyor Darbe Sonrasının Artçı Dalgalar Rüzgâr Ekenlerin Biçtiği Fırtınaların Bırakıldığı Gebeliklerin Doğum Sancıları!..

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kafkas Üniversitesinden Çanakkale Şehitlerimize Z
Kafkas Üniversitesinden Çanakkale Şehitlerimize Ziyaret
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars36spor’a Destek Gecesi
Kars36spor’a Destek Gecesi

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır