KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

İNFAZ TİMLERİNİN VARLIĞINA İŞARET ETMİŞTİM, EYVAH HAKLIYMIŞIM!..

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         İNFAZ TİMLERİNİN VARLIĞINA İŞARET ETMİŞTİM, EYVAH HAKLIYMIŞIM!..

 İnfaz timlerinin varlığına işaret etmiştim, eyvah haklıymışım!..

3 Mayıs 2017 tarihinde Haber Kritik’ te yayınlanan köşe yazımda; artık Türk-İslâm aleminin ezeli ve ebedi düşmanları olan, haçlı ordularının tapınak şövalyeleri oldukları apaçık ortaya çıkan PDY/Paralel kanlı terör örgütünün en son deşifre edildiği düşünülen mahrem imamlarından bir sonraki kripto ve henüz kendilerini ele vermemiş infaz timleri ve faaliyet alanlarından oluşan yapısının her ilimizde bulunduğunu, aktif olduklarını ve her an belirttiğim türde suikast ve saldırılar yapabileceklerini, bu manada hedeflerini çoktan belirlediklerini ifade etmeye çalışmıştım. Bu kanaati ortaya koyarken, geçmişte gerçekleştirdikleri ve sadece muhatapları tarafından tahmin edilen bağlantılardan yola çıkmıştım. Kısacası iddialarımın temeli sağlamdı ve devlet yetkililerinin mutlaka harekete geçmesini ve oluşabilecek vahim eylemlerin önlenmesine katkı sağlamak niyetindeydim. O yazımın mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ve önleyici tedbirlerin çok hassas ve kararlı bir şekilde alınmasını istiyordum. Aynı zamanda özellikle o ihanet çetesine devletten yana olarak savaş açanların güvende olmadıklarına atıfta bulunmuştum.

Bu infaz timlerini yöneten daha mahrem kripto yapı mensuplarının yönettikleri ekipleri içerisinde kadın ticareti yapanların, esrar eroin işi yapanların, sicilleri her türlü suçla dop dolu olanların bulunduğunu belirtmek istiyorum. Bu şer şebekesi mensuplarının eylemlerini gizleme konusunda da çok deneyimli ve hassas oldukları, en kolay eylem yolu olarak özellikle trafik kazalarını, adi vaka süsü verdikleri saldırı ve cinayetleri, itibarsızlaştırma ve değersizleştirmeye dönük kadın kullanmayı seçtikleri anlaşılmaktadır. Bütün bunları farklı bir şekilde işte o yazımda belirtmiştim. Ancak devlet yetkililerimiz tarafından tam fark edilmiş olduğunu düşünmüyorum. Bu infaz timlerinin Türkiye genelinde birbirleriyle otomasyon halinde oldukları ve bu koordinasyon sayesinde her an her yerde ve her şekilde eyleme geçebildikleri çok önemli bir gerçekliktir.

Bu örgütün kullandığı çok daha karmaşık  suikast araçları da mevcuttur. Hiç tereddüt göstermeden bilim ve bilimsel yöntemleri bile bu iş için hiç çekinmeden kullanabiliyorlar. Geçmişte yaşanan bazı olaylardan yola çıkarak bu sonuca ulaşılabilir. Denizli Cumhuriyet Baş Savcısı ve şoförünün  bir trafik kazasında hayatlarını kaybetmeleri mutlaka iyi incelenmelidir. Hemen olayın akabinde Amerika’dan Kripto Emre Uslu’nun ve onun gibilerin sosyal medyadaki sözleri sabıkalıdır. Sayın Savcının aracına çarpan kamyonun aşırı yüklü olması, daha önce başka araçlar geçerken hızlanmadığı ancak savcı beyin aracı geçerken hızlanması, ehliyetine el konulmuş olması ve mutlaka daha başka şüphe yaratan unsurların olduğunu sanıyorum. Ben bu kazanın sıradan bir kaza olmadığını düşünüyorum. Çok büyük bir olasılıkla bu bir komplo ve suikast izlenimi vermektedir. Çünkü daha önce de buna benzer siyasi cinayetler işlenmiştir ve bu örgüt bu konularda oldukça tecrübelidir. Aslında bu örgüt için trafik kazaları diğer kullandığı yöntemlere göre daha aleni ve daha büyük tesir uyandırmaya dönüktür. Literatürde adına kara bilim de denilen bilgi teknolojileri kullanılarak birçok eylem gerçekleştirdikleri iddia edilmektedir.

Örneğin; Ümit SAYIN’ ın; “Derin Devletler, Gizli Projeler ve Kirli Gerçekler, 2006, Neden Kitap (s:181-203)” isimli kitabında “Kara Bilim” hakkında bilgi vermiş ve bu konuda önemli açıklamalar yapmıştır. “Kara Bilim (Black Science) veya Kara Tıp (Black Medicine) bilimin ve tıbbın insanların kötülüğü mutsuzluğu ve zararı için kullanılması anlamına gelmektedir. Gerçekten de bugün emperyalist devletler, Batılı Derin Devletler, bilimin gücünü kendi çıkarları ve hedefleri için kullanmaktadırlar.  Son yıllarda bu konudaki bulgular CIA’de çalışan eski görevliler tarafından herkesin okuyabileceği kitaplar haline de dönüştürülmüştür:

•             Kara Bilim, bir toplum üzerinde hakimiyet kurmanın geliştirilmesi için bilimin kullanılmasıdır. Buna ekonomik hakimiyet, ekolojik veya tarımın hakimiyeti, tüm üretim malzemelerini hakimiyeti de girmektedir.

•             Kara Bilim, insanların beyinlerinin, hafızalarının, iradelerinin denetilmesini de öngörmektedir; temel hedef sosyal sistemleri eğitim, propaganda, psikolojik savaş ve sosyal şartlama ile istenildiği şekilde kanalize, istenildiği ideolojiye doğru yöneltebilmektir.  Bu nedenle emperyalist Batılı Derin Devletler, yaptıkları gizli projelerle Zihin Kontrolü, Psikolojik Savaş, Beyin Yıkama metodlarını çok detaylı olarak geliştirmişlerdir”.

PDY terör örgütü tüm bu teknolojileri kullanarak eylemlerini gözden ırak tutmayı başarmıştır. Özellikle Ergenekon  kumpas davasında tutuklanan ve uzun süre yargılananlar için muhtemelen bu teknolojiler kullanılarak birçok insanın sağlığı bozulmuş ve birçoğu da bu yüzden hayatlarını kaybetmişlerdir. Yaşamlarını sürdürenlerin ise çok ağır hastalıklarla mücadele ettikleri biliniyor. MİT mensubu Kozinoğlu’ nun kalp krizi geçirerek öldüğü açıklansa da, oğlu babasının kalp rahatsızlığının olmadığını belirtmiştir. Diğer ölenlerin çoğunluğu çeşitli türde kanserden öldükleri kayıtlardadır.

Şu ana kadar işlenen bu kripto cinayetler ve tüm siyasi suikastlar çok ayrıntılı bir şekilde ve mutlaka devletten taraf profesyonel uzmanlarca araştırılmalıdır. Bundan daha önemlisi de, ip uçlarını vermeye çalıştığım suikast timlerini yöneten mahrem yapıların ve o yapılardan talimat alan tetikçilerin deşifre edilerek ortaya çıkarılmalarıdır. Bunların eylem plânları hazırlanmıştır. Sadece suların biraz daha bulanmasını bekliyorlar. Aslında suları bulandıranlar da kendileridir. Toplumsal kaos ve buna bağlı riskler yaratmakla meşguller. Çünkü yaratacakları riskleri satın almaya hazırlanmaktadırlar. Bu işin siyasi ayağına dokunulmadığı sürece, yapılanların bir tarafı hep noksan kalacaktır. Çünkü halâ kamu kurumlarında üst düzeyde görev yapan birçok PDY mensubunun işte o siyasiler tarafından korunduğu, bu durumun da toplum içerisinde infiale neden olduğu gözlenmektedir.

Son günlerde araştırıldığında anlaşılacağı gibi soyları ve sopları bizce belli olan, en basitinden bu milletin köklerinden gelmeyen, aidiyetleri çeşitli türdeki kripto yapılardan olduğu açık olan ve temelde Türk Milletinin ezeli düşmanlarının gizli temsilci ve sözcülerinin özellikle Mustafa Kemal ATATÜRK’ ü çok çirkin bir şekilde hedef almaları da, işte bu infaz timlerinin eylemlerindendir. Dikkat edilirse bu meczup görünümlü İtalyan dansözleri kesinlikle tarihi gerçekliklerle ilişkisi olmayan beyanatlarda bulunmuşlardır. Daha önce PDY kripto yapının yayın organlarında çalışan ve kendilerine bayağı rol verilen bu haçlı orduları mensuplarının çalışmalarına nerelerde devam ettikleri, emirleri kimlerden aldıkları ve gerçek amaçlarının ne olduğu belirlenmeli ve halka aydınlatıcı bilgi verilmelidir.

Şüphesiz ki Mustafa Kemal tarihe mal olmuş şahsiyetlerimizden sadece birisidir. Varlığını ve her şeyini bu büyük millete adamıştır. Bugün bu aziz millete düşman olan ve din, ahlâk, namus ve iman adına yola çıktıklarını iddia eden ve gerçek hedeflerinin haçlılarla birlikte gerçek İslâm inancını tahrif ederek Hıristiyanlık ve diğer dinlere entegre etmek olduğu anlaşılmıştır. Bu amaçlarına ulaşmak için her nerede  bir milli değer, milli kahraman varsa işte onlara savaş açmışlardır. Atatürk bu değerlerin başında gelenlerden birisidir. ATATÜRK’ün bu büyük millet için, Trablusgarp’ta, bugünün Arap coğrafyasında, Kafkasya’da, Anadolu’ da ve özellikle Çanakkale’de yaptıklarının bu zavallılar nezdinde yarattığı tesir ve ıstırap çok büyük olmuş olacak ki, kin ve nefretlerini kusmaya başlamışlardır. Ancak beyhudedir ve bu millet geçmişine ve tüm tarihi ve milli kahraman ve değerlerine daha sımsıkı bağlanmıştır. Hem de o zavallı bataklık kurbağalarının sahipleri adına ötmeleri sayesinde derin tarih araştırmalarına yönelerek tarih bilinci ve tarih şuurlarını geliştirmişlerdir.

Bu gün 19 Mayıs Atatürk’ ü anma Gençlik ve Spor Bayramı. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün Samsuna çıkarak Milli Mücadeleyi başlattığı gündür. Bu mücadeleyi başlatırken içerisinde bulunduğu koşullar çerçevesinde yüce Yaradan’ın yardımlarıyla bu günlere taşıdığını görüyor ve kabul ediyoruz. Şimdi Mustafa kemal Atatürk’e dil uzatanların, O’nun hatırasını silmeye çalışan ve bu manada birer saygı abidesi olan büstlerini o zamanın çok etkilileri olan paralel yapı imamlarından aldıkları talimat ve maddi çıkarlar karşılığında yıkan ve o güzelim çay bahçesi alanları adeta hozan tarlalara çeviren ve o hozanlarda tilki yetiştiren şahısların daha fazla üzülmeleri ve kudurmaları gerekiyor. Çünkü büyük Türk Milleti her 19 Mayısta yeniden dirilip ayağa kalkıyor ve ahlâk, ar, edep ve namus fukarası o rantiyecilerden hesap sorma hazırlıklarını yeniliyor.

Şunu unutmayın ki o hozan tilkileri ve lağım fareleri devlete ve millete milli kahramanları üzerinden kin kusan ve başkalarına taşeronluk yapanları kurtaramayacaklar. İktidar veya muhalefet partilerinin il ve ilçe teşkilatlarına ne kadar sokulurlarsa sokulsunlar yeri ve zamanı geldiğinde kapının önüne konulacaklardır. Bununla da kalınmayacak ve vatana ihanet boyutunda tüm yaptıklarının hesabını da vereceklerdir. İşin en kötü taraflarından birisi de, kendileriyle beraber tüm yakınlarına verecekleri itibar kaybı zararlar olacaktır. Bu zavallılar, Atatürk’ ün ve en yakınlarının esrar eroin işi yapmadığını, devletin tüm halkına sunduğu imkân ve hizmetleri geniş hortumlarla kendilerine döndürmediğini, kamu arazi ve mallarını kelepir olarak rantiyecilere tahsis ederek tüyü bitmemiş yetim haklarını rantiyecilere  peşkeş çekmediğini, hele karı kız satarak fuhuşçuluk yapmadığını bilmek zorunda olduklarını belirtmek gerekir. Aslında bütün bunları biliyorlar. Bilmiyor gibi davranarak kendi bilinme ihtimali olan durumlarını gözden kaçırmak istiyorlar. Ama nafiledir ve her şeyin kaydı tutulmuş ve belgeleri de bulunabilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde başına geçtiği Ak Parti ve her türlü devlet ve millet meselesinde en yakın desteği veren sayın Dr. Devlet BAHÇELİ ve Milliyetçi Hareket Partisi bu ülkeyi ezelden ebede taşıyacak güçte ve duyarlılıktadır.

Şimdilik bu konuda bu kadar yazdım ve o şahıslara yaptıkları ve hataları düzeltmeleri için bir mesaj verdim. Eğer bu konuda gerekenleri yapmazlarsa ifade etmeye çalıştığım konularda daha derin bilgi ve belgeleri ortaya koymaya başlayacağım.  Bu kişiler kendilerini bugün itibariyle elde ettikleri makam ve mevkilere taşıyan paralel terör örgütüne olan diyet borçlarını ödeyedursunlar. En uygun yeri ve en uygun zamanı geldiğinde bu büyük devlet ve onu yöneten çelikten irade gereğini yapacak, çıkarıldıkları yerden tepe takla aşağılara ait oldukları yerlere gideceklerdir. Buna hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve devlet adamlığı tüm bu çirkef oyunların üstesinden gelecek irade ve idrake sahiptir. Hiç kimse kendi çirkin çıkarları ve doyumsuz arzuları için bu aziz milletle arasını açamayacaktır. Biraz fazla etlenip palazlansalar da yarın bir gün kantara çıktıklarında bunu bu aziz millete etleriyle butlarıyla geri ödeyeceklerdir.  

Mevcut devlet erkinin ve bu erki elinde tutan siyasi iradenin özellikle Ortadoğu coğrafyasında yaşanan olaylar karşısında takındığı tutum ve davranışların Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün hedef ve idealleriyle örtüştüğünü büyük bir özgüven ve gururla belirtmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın İpek Yolu Projeleri, Avrasya Birliği düşünceleri, Türki Cumhuriyetlerle olan ilişkilerin geliştirilmesi yaklaşımları, tüm İslâm alemine verdiği güven ile ATATÜRK’ ün Turan anlayışı çok farlı değildir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Ak Parti arasındaki  mutabakat ve işbirliğinin detayları da işte bu noktalardan kaynaklanmaktadır. O vatan ve millet düşmanlarının dertleri bundandır. Atatürk’ün; bu ülkenin sınırlarının Halebin 100 kilometre güneyinden başladığını ve bunu da Misakı Milli sınırları olarak belirttiğini düşünürsek bence durumu daha net kavrayabiliriz. Suriye’ de gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi operasyonlar bunu teyit etmiyor mu?.. Hatay meselesinde takındığı milli ve yerli duruş sonucunda ilerleyen hastalığına rağmen günlerce uyumadan Hatay’ı vatan topraklarına kattığı, ancak hayatını kaybettiği, Ege adaları ve Kıbrıs konusunda ortaya koyduğu düşünceler, Kafkas coğrafyası ve Türki Cumhuriyetlerle ilgili öngörüleri teker teker gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye devam etmektedir. ATATÜRK Büyük Türk Milletinin bir ferdi olmanın verdiği özgüvenle hareket etmiş ve sahip olduğu İslâm inanç ve felsefesinin derinliğini de her durumda ortaya koymuştur. ATATÜRK yanılmıyorsam 4000 civarında kitap okumuş, okuduğu kitaplarla ilgili notlar çıkarmış, Türk Osmanlı kültürüyle yoğrulmuş bir şahsiyettir. Kendileri bugün devletimizin mücadele etmeye çalıştığı yapılarla mücadele etmiş ve gerçek İslâm ve milli değerlerle hiçbir problemi olmamış, aksine çok önemli katkılar sağlamıştır. Elmalılı Hamdi Yazır’a yazdırdığı Kur’ an tefsiri günümüzün en sağlam tefsirlerinden olduğunu herkes biliyor. Ancak işte o kripto paralel yapının bu tefsire de bayrak açtığını biliyoruz.

ATATÜRK’ e savaş bayrağı açanlardan bazıları da hiçbir zaman mazur sayılamayacak bahanelerle  ATATÜRK büstlerini yıkmışlardır. Bu büstleri yıkanların ve yıktıranların da geçmişleri bu aziz milletin geçmişiyle örtüşmeyen karanlık geçmişe sahip olmaları gerekir. Atatürk büstleri hiçbir zaman tapınma araçları olmamış, sadece O’nun şahsına duyulan bir minnettarlık simgesi olmuştur. ATATÜRK’ ün her cümlesinde ve ifadesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Milleti, Misakı Milli, Turan Ülküsü, İslâm inancının güzelliği ve insana kattığı erdemler vardır. Bu ifadelerin hiçbirisi bu aziz milletin fertlerini asla rahatsız etmez. Kimleri rahatsız edeceğine okuyucularım karar vermelidirler. ATATÜRK büstlerini yıkan yetkililerin bu cesareti nerden aldıkları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz öncesinde paralel terör örgütü ve cinayet şebekesiyle olan irtibatları da masaya yatırılmalıdır. Bu şahısların yollarının Amerikalarda kimlerle kesiştiği mutlaka devlet kayıtlarında bulunmaktadır. İnkârı veya saklanması da söz konusu değildir. Bunların hepsi yeri geldiğinde ortaya belgeleriyle konulacaktır. ATATÜRK büstlerini yıkanların kesinlikle 15 Temmuz gecesi yapılan kalkışmayı organize eden PDY/Paralel terör örgütünün askeri gücünden daha öncesinden haberdar olmaları gerekir. Bu güçten kendilerine güç devşirmeyen yöneticilerin o cesareti göstermeleri imkânsızdır. İşte kritik nokta burasıdır. ATATÜRK’ ün geçmişine dil uzatanların geçmişlerinde her türlü pislik vardır.

Diğer yandan toplum içerisinde bir mağduriyet edebiyatı oluşturuluyor. Bu mağduriyet edebiyatının oluşmasına çabalayan ve 15 Temmuz ihanetini unutturmaya çalışan yeni bir halka ihdas edilmiştir. Bunu yapanlar kendilerini; Paralelci veya şucu-bucu olmadıkları şeklinde tanıtarak yapılanları büyük bir haksızlıkmış gibi göstermeye uğraşıyorlar. Gerçekte bunların hemen hemen hepsi hain terör örgütünün sevicileri ve övücüleridir. Hainlerin yaptıklarından asla bahsetmiyorlar. Bana göre bu konuda da bazı düzenlemelerin yapılmasına gerek vardır. Bu ilişkili olduğuna inandığım ekiplerin ve takımların bu kadar rahat bir şekilde böyle bir algı oluşumuna sebebiyet vermelerinin önü kesilmelidir. Aynı zamanda diğerleri gibi bir bedel de ödemeleri gerekir. İşin garip tarafı, henüz yaptıklarından pişmanlık duyan birisine de rastlamadık. Nasıl bir şey se mağdur olan var ancak pişman olan yok!..

Ne diyelim bekleyip göreceğiz.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 166 Defa Okundu
2017-05-19

SON YAZILARI

Barzani’nin Korsan Referandumu ve Fırsat Bu Fırsat diyenler! İhanet ateşinde aklını ısıtanlar kendi bedenlerinin yanışını seyredecekler!.. İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!.. 15 Temmuz Üzerinden 1 Yıl Geçti Devleti Başsız Bırakmaya Niyet Edenler… İnfaz timlerinin varlığına işaret etmiştim, eyvah haklıymışım!.. Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının…

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır