KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

GÜNDEMİ BUGÜNDEN DÜNE DOĞRU ANALİZ EDERKEN UZLAŞMA ÇABALARININ ARKAPLâNINDA KALAN YENİ ÇATIŞMA ALANLARINA EKİLEN NİFAK TOHUMLARI

  Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

          aosmanengin@gmail.com
         GÜNDEMİ BUGÜNDEN DÜNE DOĞRU ANALİZ EDERKEN UZLAŞMA ÇABALARININ ARKAPLâNINDA KALAN YENİ ÇATIŞMA ALANLARINA EKİLEN NİFAK TOHUMLARI

Gündemi bugünden düne doğru analiz ederken uzlaşma çabalarının arkaplânında kalan yeni çatışma alanlarına ekilen nifak tohumları

Bizim olup bitenleri görmemizden ziyade, artık kolayca entegre edildiğimiz sanal dünyanın rol modelleri ve sahne tasarımcılarının, bizleri fazla çaba sarf etmeden en derin saklılarımız dahil gözleyip denetim altında tutmalarının daha belirleyici ve yönlendirici olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu durumu farklı bir bakış acısıyla değerlendirdiğimizde;  olay ve olguların önünden giderek kendi yönünü belirleyen değil, arkasından sürüklenilen rüzgâr hızlı olay ve olguların şiddetle sarstığı beyin temelli sağlıklı düşünememe özrü baş gösteren; a-salak ve birilerine atlama tahtaları olarak, müsaitleşen aralarda yuvalanan tahta kurularına zemin olmak şeklinde ifade edebiliriz.  Artık küresel yerüstü güçlerinin kolaylıkla müdahale edebilmeleri için bir kol mesafesinde olan yer altı ölülerisiniz. Size verilen en ulvi görev küresel yerüstü mobil güçlerinin bastıkları yerlerin altını sağlamlaştıran etli ve aynı zamanda onlar gibi onlar için mobilite olan demirbaşlarsınız!.. Eğer yaşadığınızı sandığınız ancak olay ve olguların  nesnesi olarak yaşatıldığınız süreçte başınız demirleştiyse, artık sizin için temel kavramlar arasında; beyin çürümesi, hafıza paslanması ve irade deformasyonunu sayabilirsiniz. Çünkü demir yorulur ve özelliğini kaybeder. Her yeniden işlenişi sonucu artık başka bir şeydir ve özellikleri açısından yeniden tanımlanması gerekir. Elbette ki yeni görev tanımları da bunlar arasındadır.

Sanal ve görsel ağırlıklı sunulan küresel dünya gerçekliğinde, adeta modüler yapılar oluşturan olay ve olguların hangi bütünlerin gerçekleştirilmesini amaçladıkları üzerinde durulması gerekirken, her bir modüler yapıyı kendi başına bağımsız bir bütünmüş gibi düşünmek, hiçbir zaman asıl hedeflenen sonuca götürmeyecektir. Sadece üzerine odaklaşılan modüler yapıların öğrenmede kartopu tekniğinde olduğu gibi, daha da işlevsel olmasını ve genişlemesini sağlayacaktır. Bugün dünyanın farklı ve çok ücra köşelerinde yaşanan olay ve olgulara da bu çerçeveden bakılmalıdır. Çünkü dünyanın var ediliş serüveni içerisinde birbirinden bağımsız rastlantı ve tesadüflere yer olmadığı açıktır. İnsanlık olarak etrafımızı kuşatan obje, olay ve olguların hiçbir rastlantı ve tesadüfe ihtimal vermeyecek düzeyde kaide, kural ve yasaları vardır. Aslında her oluş bu yasalar çerçevesindedir. Onun için realist felsefe; insanların varlığı, bilgiyi ve değerleri sorgularken zihnimizden bağımsız olarak etrafımızı kuşatan doğal gerçeklikleri incelememizi önermektedir. Bu iddiadan, etrafımızı mükemmel yasalara sahip olan sistemlerin kuşattığı ve hiçbir sistemin de kendi başına bağımsız olmadığı anlaşılıyor. Yani her modüler sistemin kullandığı hammaddesi onun bir üst sisteminin ürettiği mamul maddedir. Hal böyle algılandığı zaman, çok küçülen dünyamızda birbirlerine uzak ta olsa gerçekleşen olay ve olguların birbirlerinden tamamen bağımsız olamayacakları anlaşılacaktır. Bu yapı sadece baktığı yeri görenlerin kavrayabilecekleri basitlikte de değildir.

Son günlerde İran, Tunus, Lübnan, Filistin, Suriye, Arnavutluk, Ukrayna, Cezayir ve Mısırı da kapsayıp   birbirini tetikleyerek daha küresel ve karşı konulamaz hal almaya başlayan bu kendini üreten enerji birikiminin nereye boşaltılacağı üzerinde farklı yorumlar yapılmaktadır. Yapılan analiz ve yorumlarda istisnalar hariç genel olarak ayrı ayrı olay ve olgular üzerinde durularak, ayrı ayrı temellendirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu aslında organizatörlerin beklentilerindendir. Bunların bir kısmı, hani uzun bir süre beyaz kara bakıldığında gözün kamaşarak başka bir şeyi göremediği gibi bir şeydir. İşte o parça parça olaylar da muhataplarının gözlerini kamaştırmaya dönük tedbirler olabilir. Eğer burada gözler kamaştırılmışsa, sizin konuşup tartıştıklarınızın sizin açınızdan hiçbir stratejik değeri olmayacaktır. Sadece olay ve olguların öznelerinin plânladıkları stratejiler adına anlam kazanacaklardır.

Tarihsel sorgulama geçmişten günümüze doğru yapılabilir. Ancak burada bulunduğumuz an itibariyle çok kaygan ve alabildiğine modüler unsurlar içeren bir zemine sahip olmamız, geçmişten günümüze gelinceye kadar geçecek olan süreçte varacağımız noktaların temel sonuçlar olarak ifade edilmesinin bir anlamı kalmamış olabilir. Fakat tarihsel sorgulamaya günümüzde yüzleştiğimiz çok manidar ve geleceğe dönük olarak etkili sonuçlardan hareketle geriye doğru yapılırsa, sanıyorum kurulacak sebep – sonuç ilişkisi daha objektif ve gelecek için daha yönetilebilir olacaktır. İran’la ilgili olarak yaşandığı izlenimi verilen nükleer krizi doğuran temel faktörler de aslında geriye doğru incelendiği zaman, bu gün yapılmak isteneler daha açık olarak anlaşılacaktır. Bu maksatla şu sorulara cevap arayalım.

1.         İran bu teknolojiyi kendisi üretmediğine göre, dışarıdan ithal etmiştir. Şah Rıza PEHLEVİ  döneminin küresel bir güç olma yolunda hızla silahlanan ve SAVAK gibi çok etkin bir istihbarat yapısına sahip olan İran’ını kendi yetiştirmeleri olan Humeyni ile devirerek, bu günün İran’ını ortaya çıkmasını neden sağlamışlardır? Bu günler için şekillendirilen İran’a şimdilik sorun yapılıyor gibi gösterilen nükleer teknoloji transferi kimler tarafından ve neden yapılmıştır? Bu teknoloji transferi yapılırken, bu gün duyulan kaygılar yok muydu!? İran denildiği gibi gerçekten bir nükleer güç müdür?  Bir ülkenin nükleer bir güç olması mı yoksa ekonomik bir güç olması mı bu emperyal güçleri korkutmaktadır? Acaba İran nükleer silah yapma dalavere ve tehditleri ile ekonomik bir güç olması mı engelleniyor? İran’ın İslâm dünyası adına küresel askeri ve ekonomik bir güç olma ihtimali nedir? Böyle bir arka plânı var mıdır? İran – Lübnan, İran – Irak, İran – tüm Avrasya, İran – Türkiye ve İran – İsrail,    Amerika ve Batı ilişkileri çok iyi analiz edilmeden bu soruların cevapları yeterli olmayacaktır. Çünkü burada İran üzerinden gelecekte oynanacak oyun önemlidir. İstanbul’da gerçekleşen görüşmelerde İran yetkilisinin Amerikalı bayan temsilci yanında verdiği görüntü çok vahim olan bu oyunu açıkça ortaya koymaktadır. Amerikalı bayan elleri kıçının üzerinde ve İranlı temsilci de adeta esas duruş pozisyonunda idi. Şüphesiz bu diplomaside bir anlam taşıyordu!

2.         Lübnan’da Hariri suikastının Suriye bağlantılı olduğunu dünyaya servis edenler, bu gün Suriye’den vaz geçerek olayı Hizbullah’a yüklemektedirler. O gün Suriye üzerinden oynanan oyun belirlenen suni ve sanal hedefine ulaşmış olacak ki, artık manipülasyon değeri taşımamaktadır. O zaman sıradaki olay ve olgulara zemin oluşturulması için yeniden kullanılmalıdır. Onun için Lübnan Hizbullah’ı üzerinden yeni hedeflere yön verilmesi için kullanılmalıdır. Nasıl olsa başlar demirleşmiş, hafızalar silinmiş, beyinler paslanmış ve çürütülmüş ve iradeler ipotek altına alınarak köleleştirilmiştir. Gözler görmez ve kulaklar duymaz olmuştur. Hizbullah’ın bu suikastın arkasında İsrail’in olduğunu dillendirmesi de zaman içerisinde tesirini kaybedecektir. Çünkü Hizbullah’ın o tesiri uyandıracak gücü sınırlıdır. Suriye’nin bahse konu hedef olmaktan kurtarması ise, Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılması olan BOP çerçevesinde yavaş yavaş demokratik bir yönetime geçiş çabaları ile alâkalıdır.  Suriye devlet başkanı oğul Esat’ın ifadesiyle, kendilerinin de bu süreçten hoşnut olmadıkları ve yavaş yavaş demokrasi taleplerinin karşılanacağı öngörüsü yapılsa da, böyle bir yumuşak geçişin işe yaramayacağı açıktı ve bu gün Suriye’ nin içerisine yuvarlandığı iç savaşın nedenleri işte o zamanlarda ve o noktalarda aranmalıdır. 

3.Eski Rus devlet başkanı Medvedev ’in İsrail’in hoşnutsuzluğuna karşı Filistin’i ziyareti ve Mahmut Abbas’la yapılan diyaloglarda, 60’lı yıllarda Filistin Devletini tanıma kararları üzerinde bastıra bastıra durmaları çok anlamlıydı. Bütün bu görüntülerin, tutum ve davranışların uluslar arası arenada anlamları vardır ve gelecekte tekabül edecekleri olay ve olguların kodlarını taşımaktadır. Bir Ermenistan yetkilisinin Güney Kıbrıs Rum Kesimini ziyaret ederek Rum tezlerini desteklediklerini belirterek Ülkemize ve aziz Milletimize tavsiyelerde bulunması, gelinen noktada ileriye dönük muhtemel taleplerine referans teşkil etmektedir. Dış işleri yetkililerimiz tarafından bu niyetlerin okunduğunu sanıyorum. Bu niyet okunması işi, bütün bağımlı ve bağımsız, taraflı tarafsız, kontrol edilebilir değişkenler dikkate alınarak yapılabilir. En küçük ayrıntı bile atlanamaz. Çünkü bazen en hayati ve belirleyici ayrıntıların küçük detaylarda saklı olduğu gerçeği kendini göstermektedir.

4.Arnavutluk Ortadoğu’da yakılan ateşten kazaen kıvılcım almış olabilir. Ancak Suriye, Yemen, Cezayir ve Mısır yakılmak içi fazla kurutulmuştur ve en uygun zamanda yanmaları sağlanacaktır. İran’ın çok önemli bir stratejisi vardır. Kendi içerisinde herhangi bir komplo veya saldırı ihtimali gördüğünde, kendi sınırları dışındaki etkinlik alanlarında kaos yaratır ve dışarıda mücadelesini organize eder. Suriye, Ukrayna Irak, Fas , Tunus, Cezayir ve Mısır merkezli gibi gözüken ve rüzgârın esintisine hemen uyum sağlayarak yayılma eğilimi gösteren ayaklanmalar ve baş kaldırıların yığılan enerjisinin nereye boşaltılacağı konusu en vahim olacak bir süreç ve sonuç olacaktır. Çünkü Tunus, küresel güçlerin iştahını çok kabartacak kaynaklara fazla sahip değildir. O zaman burası bir atlama tahtası olacaktır. Üstelik Tunus demokratikleşme ve eğitim alanında epey mesafe alan bir ülkedir. Ancak yoksul bir alt gelir sınıfının olduğu da unutulmamalıdır. Tunus silahlı kuvvetlerinin Amerika’dan aldığı talimatlar çerçevesinde isyanı bastırabilecekken çekimser kalması veya isyancılarla beraber davranması da Tunus’ta nelerin nerelere dönük olarak organize edildiği konusunda az çok bilgi verebilir. Ortadoğu’nun parlayan yıldızı ve modeli olduğu dillendirilen Tunus’u çok kolayca kaosa sürükleyen sebepler önümüzdeki süreçlerde daha net olarak anlaşılacaktır. Bence hedefin tam merkezinde Türkiye vardır. ALLAH korusun Güneydoğu’da kıpırdanmalar yaşanmaktadır. İmralı’dan devlete tehdit savrulması ve adeta pazarlık gücünü artırma çabaları artık saklanmayan niyetlerin öncüleridir. Maalesef güzel ülkemizin başına kirli çoraplar örmek isteyenlerin tezgâhları gece gündüz çalışmaktadır.

5.         Bu gün her zamandan çok daha fazla Milli birlik ve beraberliğe ihtiyaç vardır. ALLAH korusun, baştan da vurgulamaya çalıştığım gibi oturduğumuz zemin çok kayganlaştırılmıştır. Kayıp düşmemek için birbirimize tutunup kenetlenmek zorundayız. Küresel acımasız ve orantısız güçler, ortaya çıkardıkları çatışmaları kendileri kazanan ve diğerleri kaybedenler olarak yönetmektedirler. Bu yönetme olgusu çerçevesinde kontrollü olarak yarattıkları kaos ve krizleri arkasından satın almaktadırlar. Satın alınanlar arasında o toplumun katma değer taşıyan her varları bulunmaktadır. Hayalleri bile bu satın alınan değerler arasındadır. Daha uyanık, daha duyarlı ve donanımlı bir toplusal yapının oluşturulması dileklerimle saygı ve sevgilerimi iletiyorum.

  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 10816 Defa Okundu
2013-12-10

SON YAZILARI

Neye Evet Neye Hayır!.. Anayasa ve Hükümet Sistemi Referandumunda evetle hayır yer değiştirirse! Anayasa Referandumu ve Türk Eğitim Sen Genel Başkanının Sözleri Rus Büyükelçisine Yapılan Menfur Saldırının… Neler Yapmalı… Hain ve kalleş terör saldırılarının acısını içimize gömerken Halep’te yakılan ateşin közü yüreğimizi dağladı!.. Açık terör sisteminin hedef odaklı girdileri!.. Harakani Sofrasında Herkesin Yerini Almasını Sağlamamız Gerekiyor Darbe Sonrasının Artçı Dalgalar Rüzgâr Ekenlerin Biçtiği Fırtınaların Bırakıldığı Gebeliklerin Doğum Sancıları!..

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı
Kars Lojistik Merkezi’nin temeli atıldı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır