KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

DİL VE KÜLTÜR ÜZERİNE...

  Tuncer Kırhan

          tkirhan@hotmail.com
         DİL VE KÜLTÜR ÜZERİNE...

Dil ve Kültür Üzerine...

Tuncer Kırhan - AKD Genel Sekreteri/Ankara
                                                                                                                                                                     
Dil ve kültür bir ulusun egemenliğini, kültürel zenginliğini ve tarihini ortaya koyan dinamik halinde sürekli bir (devinim) yenilenme ve zenginleşme süreci yaşar.
 
Her ikisi de, “Türk Dili” ve “Türk Kültürü” sıfatlarla ulusal değerler sırasında yer alarak, vatan gibi, bayrak gibi tanımlayıcı bir özellik kazanır.
 
Dilin sınırlarını belirleyen ve dışa yansıması olan kültür, edebiyattan felsefeye, tarihten tıp bilimine kadar açılımlarla zenginleşirken gerekli açılımı bulamazsa kısırlaşır.
 
Uygulamalarda karşılaşılan sorunlarda temel hedef, dilin kendi özgürlüğünü koruyabilmesine yardımcı olmaktır.
 
Kültür ve dil ilişkisine bakıldığında birinciyi etkileyen temel unsurun dil olduğunu söyleyebiliriz.
 
O halde, günümüzdeki bu anlamlı oluşumları olumsuz etkileyen etmenleri göz ardı edemeyiz.
 
Her iki olgu içindeki kirlenme sorunu ile nasıl başa çıkılacağı sorusu karşısında, söylemek gerekir ki, hiçbir zaman.
 
Okullarda, “Güzel Türkçemiz” diye öğrendiğimiz Türk dili, ne yazık ki, bu gün yabancı dillerin istilası altında ilerleme süreci yaşamaktadır.
 
Dili rast gele kullanmanın veya onu zararlı unsurlardan korumadan kullanmanın kötü örneklerini cadde ve sokak levhalarında ibretle görmekteyiz.
 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, uluslaşma üzerine öngörülerini yaparken, devrimlere yön veren ve onu sonsuza kadar egemen kılacak biricik erkin, dil ve kültür olduğunu ifade etmişti.
 
Onun söylevlerinde önemle vurguladığı Türk dili, Türk kültürü, çağdaş uygarlık ve bağımsızlık gibi kavramlar, Türk ulusuna ısrarla anlattığı değerlerdi.
 
Edebiyatımızın ustalarından Dağlarca’nın dediği gibi; “Dil bir ulusun ses bayrağıdır.”sözü bunu kanıtlamaya yeter.
 
Türk dili, geçirdiği evrimle kendi tarih kaynağından beslenirken, bilimsel ve evrensel terminolojiye de sadık kalmıştır. Bu konuda değerli katkıları olan, Türk Dil Kurumu’nun yanı sıra yazın sanatının ustaları, üniversiteler, sinema ve tiyatro gibi araçların dilde ki özgün gelişmelere katkıları yadsınamaz.
 
Özellikle,1965 yılında başlayan ilk programlı radyo yayıncılığında, M. Tali Öngören’in katkılarıyla ulusal kültürümüzün belli bir noktaya gelmesi sağlanırken, 1980’li yıllardan sonra gelişen tüketim toplumculuğu ve kontrolden çıkan radyo ve televizyonculuğun getirdiği magazin kültüründeki dayanılmaz yozlaştırıcılık kirlenmenin bir başka nedeni olmuştur.
 
Türk dilinin etkilenimi, İslamiyet’le birlikte Arapça’nın etkisine girerken, bir dönem Farsça’nın, daha sonra Fransızca’dan dilimize giren sözcüklerin etkileri önlenemez olmuştur. “panjur, büfe, gazoz, jilet, gardrop, bagaj, buket, kartvizit, dekor, fren, konserve, vapur” gibi kelimelerin yanı sıra, İngilizce kaynaklı, “alternatif, amortisman, burjuva, delegasyon, ekonomi, federasyon, kapitülasyon, frikik, ofsayt, korner, menajer, spiker” gibi örneklerin yanı sıra, Almanlarla olan ilişkimizden “Dekan, Doçent ve otoban, büfe” gibi sözcükler dilimize girerken evrensel (!) bir ilgi ve kabul görmüştür.
 
“postane, telefon, hastane” gibi evrensel sözcükler olumlu gelişmeler gibi yerini alırken, Attila İlhan’ın dediği gibi; Farsça’da “gul,” sözcüğü Türkçe’de “gül” olarak yerini bularak Türkçeleşmiştir. Bizim şikayetimiz, televizyon yayınlarında ki yanlış çevirilerle aktarılan, “oh my good” anlamında,“aman Tanrım,” ya da, birlikte dolaşan iki genç için kullanılan, “çıkmak,” İngilizce’den direk aktarılan, “to go out,” yaygın kullanımla, “kendine iyi bak,” İngilizce’den “take care yourself” gibi yapısal değişmelerdir. Bulvar ve dükkan   tabelalarında ki “sandoviç, fesbuk, paklava,” ve daha niceleri gibi anlaşılmaz kirliliğin dil ve kültürdeki kirlenmeyi yansıtmasıdır. Bu konuda eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğü inancındayız.
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 4348 Defa Okundu
2010-10-14

SON YAZILARI

Okullar Açılmışken Dil Üzerine Öğütler Katar Feraset ve Ahlak Tarihi Süreçte Türk Kadın Hakları Terör ve anayasa değişikliği Dilimiz Türkçe Orta Doğu Cehennemi Milli Takım Hezimeti Daha Ne Kadar Şehit, Ne Kadar Acı… Teokrasi ve Demokrasi

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı
Adem Çalkın’ın Selim Kongresi konuşmasının tamamı VİDEO
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!
Şoförlere bubi tuzağı gibi yol!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır