KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

BİR OSMANLICILIKTIR GİDİYOR

  Tuncer Kırhan

          tkirhan@hotmail.com
         BİR OSMANLICILIKTIR GİDİYOR
Bir Osmanlıcılıktır Gidiyor
 
Cumhuriyetin suyu çıkmış gibi bir Osmanlıcılık modasıdır gidiyor. Bu konuda yazılan uydurma romanlardan tutunuz, şehirleşmedeki yozlaşmalar, kılık kıyafette ve siyasal yapılanma arayışları ile tam bir Araplaşma yaşanmaktadır.
 
Biri ötekinden daha iyi görüntü vermek için Arap geleneklerini inanç değeri olarak benimserken,oralarda ne kadar dağ, tepe, bedevi ismi varsa yeni doğan çocuklara verilmektedir.
 
Osmanlıcılık diyerek toplumsal vizyonu batı uygarlığı yerine imparatorluğu yutan bataklığa çevirmek, din kardeşliği adı altında din milliyetçiliği ile geçmişe bağlanmak yanlıştır.
 
Cumhuriyetin ilke ve erdemlerini beğenmeyenlerin Osmanlıcılık duygusuna kapılarak ulusal dinamiklerle oynanması ihanetten başkası değildir.
 
Osmanlı devletini oluşturan halklar ve inançlar farklılığı ‘Osmanlıcılık’ düşününün ortaya çıkmasına sebep olmuştu.
 
Bu düşünce, Tanzimat döneminden İkinci Meşrutiyet’e kadar halkların birlikteliğinin temelini oluşturacak bir unsur iken, dünyada ki gelişmeler etkisiyle dağılma sürecine girmiştir.
 
Osmanlı devletinde kurucu unsuru olan Türkler, ülke topraklarının tamamını vatan olarak bilmişken,öteki halklar dil ve inanç farklılığına rağmen sadece Osmanlıcılık düşününde birleşirken,Türk unsur dışındakiler siyasi anlamda vatan birliğinin oluşmasını akıllarına bile getirmemişlerdi.
 
Çoğunluk Osmanlı hudutları içinde olan toprakları kendi vatanları olarak kabul etmedikleri gibi, her etnik grup ileride ayrı toprak elde etmenin, ayrı vatan yaratmanın çabası içindeydiler.
 
Osmanlıcılıkta her etnik grup, ayrı bir millet olduğunu, bir gün ayrı bir vatanları olması gerektiğini de hiç unutmadılar. Çünkü ancak ‘Osmanlıcılık’ şemsiyesi altında amaçlarına ulaşabileceklerdi.
 
Osmanlılık kozmopolit etnik gurupların inkâr etmedikleri milli kimliğin canlı kalmasını sağlayan bir formül iken, milli bir devletin oluşmasına da imkân vermemişti.
 
Bu durumu 1908 tarihli 1. Dönem olan ve millet meclisi yerine milletlerin meclisi görünümündeki 275 milletvekilinden, 60’ı Arap, 25’i Arnavut, 23’ü Rum, 12’si Ermeni, 5’i Musevi, 3’ü Sırp, 1’i Ulah ve 4’ü Bulgar’dı. Geriye kalanların ise ne kadarının Türk olduğu belli değildi. Osmanlı İmparatorluğunda milli kimliği dile getirememek, ümmet anlayışına ters düşme paranoyasından başkası değildi.
 
Arap ve diğer azınlıkları tatmin etmek mümkün olmadığı için, batıda oluşan ulus devletçilik ve millet kavramı engellenmişti.
 
Öyle ki, o dönemde Kırım ve Orta Asya’dan gelen Türkçü düşünce adamlarının milli devlet üzerine çalışmalarını öğrenen 2. Abdülhamit, Necip kavim ve Millet-i Sadık-a ile ters düşmemek için, “Başımıza Kızılbaşlık çıkarmasınlar,” diyerek çıkardığı fermanla onları yurt dışı etmiştir.
 
Osmanlı meclisini oluşturan milletvekilleri birbirlerini tanımadıkları gibi dillerini dahi anlamıyorlardı. Seçimle gelmelerine karşın, temsil edilebilecek bir birlik ve anlayışta söz konusu değildi.
 
Toplumu Osmanlıcılık altında birleştirmeyi ümit eden iktidardaki İttihat ve Terakkiyi bu hülyadan bir Ermeni milletvekili; “Osmanlı Bankası kadar Osmanlıyız. Devlet-i Osmani’nin bir şirkettir. Ortakların ise kendi varlıkları, inançları, milli kimlikleri ölçüsünde sermaye içerisinde temsil edenler olmalıdır.” Diyecektir.
 
Bu benzer sözleri günümüzde de tekrar edildiği bilinirken,, Mehmet Akif’in; Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi tarih.” Dediğini hatırladık.
 
İşin aslı, Araplar dâhil hiç bir etnik unsur Türklerle beraber yaşamak istemiyordu. Çünkü Osmanlılık çürümüş, dağılma noktasına gelmişti. Tam da bu nokta da çıkarılan ikinci Meşrutiyet Osmanlıcılığın kaderi olur ve on yıldan fazla süren savaşlar imparatorluğun geleceğini belirler.
 
Bugün, Osmanlıcılık hülyalarıyla bir yere varılamazken, bir fenomen olarak görülen din olgusu Arap baharı içinde yeni bir ivme kazanma yolundadır.
 
Oysa otuz yıldan beri ulusal birliğimizi tehdit eden terör ve Kürt milliyetçiliği ile İslamcılığı tesis etmeye çalışmak ve onu çimento olarak görmek mevcut çatışmayı daha da derinleştirecektir.
 
Geçmişte yaşatılan Türk-İslam sentezi yerine ikame edilmeye çalışılan Kürt-İslam sentezi milliyetçi ayrımcılığa ivme kazandırmaktan da başka bir işe yaramayacaktır.
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 23153 Defa Okundu
2013-02-06

SON YAZILARI

Katar Feraset ve Ahlak Tarihi Süreçte Türk Kadın Hakları Terör ve anayasa değişikliği Dilimiz Türkçe Orta Doğu Cehennemi Milli Takım Hezimeti Daha Ne Kadar Şehit, Ne Kadar Acı… Teokrasi ve Demokrasi Eski ve Yeni Aylar

YORUMLAR



Osmanlı Torunu 2013-03-17
Osmanlıcılığın suyu mu çıkmıştı?

cumhuriyetin suyu mu çıkmıştı denilmiş niye yüz yıl önce Osmanlıcılığın suyu mu çıkmıştı da cumhuriyete geçildi ona cevbınız evetse bugünde cumhuriyetin suyu çıkmıştır hoşgörünün nirvanaya ulaştığı milletimizin tekrardan şahlanmasını sağlayacak kadeş kavgasına son verecek rejim Osmanlıcılıktır Allah inşallah bu millete özüne dönmeyi nasip edecek yani hesap dönüyor artık...

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kars’ın aşığı
Kars’ın aşığı
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!
Düğün dernek full izle tek parça YENİ EKLENDİ!

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır