KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans

ÂŞIK SÜMMANİ’DEN SÜMMANİ BABA’YA

  Yrd. Doç. Dr. ABDULKADİR ERKAL

          abdulkadirerkal@gmail.com
         ÂŞIK SÜMMANİ’DEN SÜMMANİ BABA’YA

Âşık Sümmani’den Sümmani Baba’ya 

Baba kavramı, Türk kültür gelenek ve göreneklerinde önemli bir yere sahiptir. Sözlüklerde genel olarak ‘çocuğu olmuş erkek’ olarak tanımlanan baba, bunun yanında taşıdığı diğer ikincil anlamlarla da daha da geniş bir anlam kazanmıştır. Baba kelimesi altında, koruyucu, hami, merhametli, bağışlayıcı, öğütleyici, öğretici, şefkatli vs gibi anlamlar da bulunmaktadır. Baba, zorda kalındığında sığınılacak bir limandır. Çocuğunu hayatın zorluklarına karşı hazırlar. Bu zorluklara karşı onları mücehhezlendirir. Ona yol, ışık, kuvvet olur. Yeri geldiğinde kızgın, yeri geldiğinde sinirli ama hep sevgi ve şefkat doludur baba!.. Nasihatleriyle, öğütleri ile hep bir rehber olmuştur… Kültürümüzde baba üzerine bina edilmiş deyim ve kavramlar da oldukça fazladır. Babacan, babayiğit, baba adam, baba ocağı, baba nasihati, baba evi, baba yadigârı, babacanlık vs. bunlardan sadece bazılarıdır.
 
Âşık Sümmânî de gerek yaşamında gerekse şiirlerinde sergilediği bu babacan tavırlarıyla halk tarafından ‘Baba’ sıfatı yakıştırılmıştır. Sümmânî’nin nasihat telkin eden şiirleri, öğütleri, uyarıları ve telkinleri ile halkı doğruluktan saptırmamaya gücü yettiği kadar onlara rehber olmaya çalışmıştır. ‘Baba’ sıfatı öyle her âşığa nasib olmayacak sıfattır. Çünkü bu sıfat alınmaz kazanılır. Halkın o âşığa göstermiş olduğu güven, inanç ve teveccühün bir tezahürüdür. Bu sıfatı almak kadar taşımak da önemlidir. Mesela Sümmânî bir şiirinde:
 
                                   Adımız söylenir Sümmânî Baba
                                   Bu ad bana buhtan olur korkarım
 
Derken, Sümmânî de taşımış olduğu sorumluluğun bilincindedir. Öyle ki hlkın kendisine olan güvenini ve inancını boşa çıkarmama endişesi Sümmânî’yi büsbütün düşündürmektedir. Sümmânî, şiirlerinde daima insana nasihatlerde bulunarak onları uyarır:
Asilzâdelikle kendini kurma
Mezar taşı ile iftihar olmaz
…….
Dinle Sümmânî’yi düşme tuzağa
Engine açılma çekil kenara
Aferinle varıp batma batağa
Adımın doru at izen sahip ol
………
Evvel bir katre ol deryâya karış
Deryâya dalmağa hizmet et alış
Seni ağlatanın yanından savuş
Dost kimseyi çekmez dert pazarına
                        ……..
Özün cüdâ eyle kıyl ile kâldan
İdrâkin dûr eyle ham hayâldan
Kisb-i ticâret et dönme helâldan
Uzatma harama el kapısını
 
Bir söyle iki duy üç de kulak ver
 Her büyük mecliste söz güzâr olmaz
……
Varıp nâdân ile söz söze çakma
Meyli ağyâr olup ciğerin yakma
Dosta cân fedâ et gayriye bakma
Yâri gösterenin gözünü tanı
 
Sümmânî, nasihatlerin yanında zaman zaman gördüğü çarpıklıkları da dile getirerek sosyal bir eleştiri de yapar:
Sümmânî gedânın sözleri haktır
Kalbi fasıkların çilesi çoktur
Cehennem hânenin âteşi yoktur
Asi kul âteşi bile getirir
İşitme her sözü ol gûş u sağır
Beladan sakınmak noksanlık mıdır
İmkânsız bir işe bağır ha bağır
Barbarlık eylemek insanlık mıdır
….
Sümmânî dâima ilimden bıkmaz
Aklı olan yoldan kenara çıkmaz
Yiğit odur gücü yettiğin yıkmaz
Düşkünü öldürmek aslanlık mıdır
……..
Akıl ermez şu dünyanın işine
Kimi zevk ü sefâ ziynet bulamaz
Kimisi düşmüştür mal telaşına
Kiminin malı çok rahat bulamaz
 
Kimisi okumuş kimisi yazmış
Kimisi mücevher gevherler dizmiş
Kimisi şekerli taamdan bezmiş
Kimisi bir parça nimet bulamaz
 
Kimisi okumuş kimisi satmış
Kimisi ziyâde isyâna batmış
Kiminin yılkısı dağları tutmuş
Kimisi binmeye bir at bulamaz
 
Sümmânî yanmıştır firkâte nâra
Firkât beni koymaz çıkam kenara
Bana derler niçin gitmezsin yâra
Hiç demezler Hak’tan rûhsat bulamaz
 
Babalık aynı zamanda toplumdaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, haksızlıkları da görüp onlara karşı başı dik durabilmek, imkânları dahilinde onlarla mücadele edebilmektir. Babacan bir tavır hiçbir yanlış ya da haksızlık karşısında suskun duramaz. Sümmânî’nin aşağıda verdiğimiz olayı da bu durumu daha iyi şekilde açıklar niteliktedir:
 
Sümmânî bir akşam üzeri tanımadığı bir köye doğru iner. Köyün girişinde yeni yapılı güzel bir konak vardır. Konağın önünde de Ağa olduğu her halinden belli bir adam oturmaktadır. Adamı gören Sümmânî, içinden “-Bu adam ağa adam, buna misafir olurum” diye geçirir. Karşıdan bir yabancının kendisine doğru geldiğini gören Ağa ise, bu gelen kişinin kendisine misafir olacağı endişesini taşıyarak, hemen içeri kaçar. Sümmânî de durumu fark eder ve o adamın yanındaki her halinden fakir birisinin yaşadığı anlaşılan evin kapısını çalar. Kapıyı açan köylüye “-Ben Tanrı misafiriyim, adım da Sümmânî’dir” der ve içeri kabul edilir. Sümmânî’yi görünce içeri kaçan adam, “-acaba o gelen kimdi?” diye merak eder. 10-11 yaşlarındaki oğlunu komşuya göndererek gelen kişinin kim olduğunu öğrenmesini ister. Oğlan komşuya gider ve kapıyı çalar. Kapıyı açan köylüye der ki: “Amca babamın selamı var. Der ki o gelen misafir kimdir?” deyince, komşu da gelenin Âşık Sümmânî olduğunu söyler. Çocuk ismi unutmamak için söylene söylene giderken etraftan da bu haber duyulur ve “Âşık Sümmânî köyün ağasına misafir gelmiş” şeklinde fısıltı yayılır. Haberi alan köylüler soluğu ağanın evinde alırlar. Kısa bir süre içerisinde ağanın evi dolup taşar fakat evde Sümmânî yoktur. Ağa zor durumda kalır. Çocuğunu komşuya göndererek Sümmânî’yi kendisinin misafir etmek istediğini söyler. Komşu da Sümmânî’yi alarak ağanın konağına gider. Sümmânî içeri girince bakar ki; ağa altında, arkasında, sağında ve solunda kalın minderler yüksek bir sekide padişah gibi kurulmuş, köylüler ise yerde kuru hasırın üzerinde sıkışık vaziyette oturmaktadır. Bu manzara üzerine Sümmânî sözlerine şöyle başlar:
 
                        Bir dağ ben yüceyim dese ne fayda
                        Ağustos ayında kar olmayınca
                        Beyhude ömrüm çürütsem ne fayda
                        İkrârına sadık er olmayınca
Ağa içinden der ki: “erlere söylüyor, bana demiyor.” Mesajı almaz. Sümmânî devam eder:
 
                        Evliyâ hizmeti başımın tacı
                        Cahilin sözleri zehirden acı
                        Havaya yükselir kavak ağacı
                        Yaprağı kaç para bâr olmayınca
Ağa, “bunu kavaklara söylüyor bana değil” der ve yine mesajı almaz.
 
                        Sır verme cahile saklamak bilmez
                        Duyar dar gününü ağlamak bilmez
                        Her odası olan misafir almaz
                        Sülaleden hâne dar olmayınca
Ağa, bu haneden sonra oturduğu yerden doğrulur ve yanındakilere minderleri dağıtmaya başlar. Sümmânî ağanın yavaş yavaş yola geldiğini görür ve devam eder:
 
                        Kendin bilmez ile kalkıp oturma
                        Halın zaya verip fikrin yitirme
                        Bir meclisin üst başına oturma
                        Şahsına yaraşır yer olmayınca
Ağa bu hane üzerine bütün minderlerini dağıtır. Altında hiç minder kalmaz. Sümmânî son haneyi şöyle söyler:
 
                        Dediler Sümmânî yüzün hiç gülmez
                        Gelenler eğlenmez gidenler gelmez
                        Taşıma suyunnan değirmen dönmez
                        Akar sudan bendi var olmayınca
 
Bunun üzerine Ağa, Sümmânî’nin karşısına diz çökerek af diler.
Evet!... İşte Sümmânî’yi ‘Baba’ yapan özellik. O, makam ya da mevki gözetmeden kim yanlış yaparsa o yanlışı diliyle söyler ve eleştirisini yapar. Kimseden çekinmeden ve korkmadan!...
  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Yazı 12944 Defa Okundu
2011-10-21

SON YAZILARI

Böyledir Bizim Aşkımız-2 Ekmeğin hamurunda sevgi vardır Bu işte bir garabet yok mu? ERZURUM’UN MANEVİ MİMARLARINDAN HÂCE MUHAMMED LUTFÎ (ALVARLI EFE) Böyledir bizim aşkımız! Osmanlının Rüyası: Rüyada Terakki MUHABBET, GÜL ÜSTÜNE!.. Söz, muhabbet üstüne!.. 1919 yılında cep telefonu kullanmak!.. Âşık Sümmani’den Sümmani Baba’ya

YORUMLAR

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Kurt ve tilkiler yerleşim alanlarına indi
Kurt, ve, tilkiler, yerleşim, alanlarına, indi
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Kars Valisi kayağı da öğrendi
Kars, Valisi, kayağı, da, öğrendi

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır