KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber  kars haberleri kars ajans
Kazım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Mülahazalar
Anasayfaya Dön Tüm Genel Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kazım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Mülahazalar
2015-09-14 - 14:46
GAZİ KARS
Facebook'ta Paylaş

 Kazım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Mülahazalar

Araştırmacı-Yazar Sultan Aydın’ın, “Kazım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Mülahazalar” başlıklı yazısı:

-25 NİSAN 1918 KARS’IN KURTULUŞU

-ESKİ BİRİNCİ KAFKAS KOLORDU KUMANDANI, 15. KOLORDU KUMANDANI TUĞGENARAL KAZIM KARABEKİR PAŞA

-BİRİNCİ KAFKAS KOLORDUSUNUN 1918 YILINDAKİ HAREKETLERİ VE GÖRDÜKLERİ

-1918-1920 YILLARINDA,ERZİNCAN-ERZURUM-KARS-REVAN-NAHCİVAN-           -AHIRKELEK İLE BORCALIDAKİ ERMENİ VAHŞETLERİ VE MEZALİMİ ÜZERİNE

-25 EYLÜL 1919’DA GENERAL HARBORT BAŞKANLIĞINDAKİ AMERİKAN HEYETİNE VERİLEN  RAPOR SURETİ

GİRİŞ

            25 Eylül 1919 da Amerikalı General Harbord Heyeti Er¬zurum’u Teşriflerinde:

            Umumi Harp’te Kafkas Cephesi’ndeki Hareketler üzeri¬ne, ne Ruslar ve ne de bizim tarafımızdan yayımlanmış eser¬lere tesadüf etmediklerinden, vakaların geçtiği bu bölgedeki gezilerinde askerlikçe faydalanamadıklarından bahsederek, bu hareketlerin umumi çizgileri hakkında kendilerini aydınlatmamı istediler.

Ruslar ile yapılan savaşların yatıştığı sırada Irak Cephesi’nden geldiğimi ve elden çıkmış topraklarımızı geri alma hareketlerine katıldığımı; bu yüzden, daha önceki hareketleri, ancak hatıra gibi bi1diğimi; yanımda resmi belge¬ler bulunmadığım söyleyerek, özür diledim.                     Bundan sonraki seyahatleri sırasında pek yarar ve değerli o1acağından, hiç ol¬mazsa, katıldığım Son hareketlerin kısaca kendilerine bildi¬rilmesini rica ettiler. Bu arzularına uyarak, bu rapor’u yaz-dım ve sundum.

BOLŞEVİK ORDUSU’NUN ÇEKILMESİNDEN SONRA

OSMANLI ORDUSU’NUN İLERİ HAREKETLERİ

1.         ESKİ SINIRA KADAR HAREKETLER:

            8 Aralık 1917 de, on gün için Ruslarla savaşın durdurulması emir geldi; Brest-Litowsk’ta (Bolşevik Rusya ile barış için) müzarekeler oluyordu. 18 Aralık (Salı) günü Mütareke emir geldi (Türk Üçüncü Ordu Kurmay başkanı General Vişinky arasında bugün saat 15’te Erzincan Mütarekesi imzalandı).

            (1918) Ocak ayı içinde Cephe’den Rusların çekildiği ve yalnız Mütareke Heyeti’ne Memur Rus subayları ile Ermeni Birlikleri’nin kaldığı anlaşılıyordu. Her yandan gelen haberler, kurtulup kaçan insanlar: Ermenilerin korkunç bir İslam kırgınına da başladıklarını, yağma ve ırza dokunmaların dayanılmaz bir çabuklukla ilerlediğini bildiriyordu.

Bilhassa, Erzincan Kırgını’nın pek korkunç olduğu ispat ediliyordu; Türklerin kuyulara doldurularak öldürüldüğünü, Ruslar da doğruluyordu. İki tarafın Ordu kumandanları Vehib Paşa ile Odişelidze, bu uğurda uzun yazışmalarda bulundular- Belgeler kitabında Kafkas cephesindeki bizim 4 Kolordu, 2 Orduya ayrılmıştı. Bunlardan merkezi Diyarbakır olan Ordu ve bu Kolordu’nun birtakım birlikleri Suriye’ye aldırıldığından ileri hareketler için, üç Kolordo bir Ordu hazır bulunuyordu. Bunlardan Dördüncü Kolordo Ali İhsan Paşa kumandasında Van Doğu Beyazit  1. Kafkas Kolordusu benim kumandamda  ,Erzincan-Erzurum doğrultusunda; İkinci Kafkas Kolordusu da (Harputlu Yakup) Şevki Paşa Kumandası’nda Bayburt-Trabzon Cephesi’ne karşı yürümek emrini aldı.

            Benim Kolordu’mun Birinci Tümeni’ni Ordu kendi yedeğine aldı; emrimde 9. ve 36. Tümenler kaldı. 12 Şubat 1918 de hareketler başladı. Her taraf çok karla kaplı bulunduğundan yürüyüşler yol dışında çok güç ve bazı yerlerde imkânsızdı.

Kolordu’nun Erzincan Ovası’na inmesi için her iki tümende boğazlardan geçecekti. Ermeniler bunları tuttuğundan bir gece yürüyüşü ile 13 Şubatta Erzincan ovasına indik ve akşama doğru Erzincan’ı işgal ettik karşı koyma, pek azdı. 14 Şubatta Kolordu  Karargahı da Erzincan’da yerleşti.

            Ermeni Kıyıcıklarını bizzat gördük; Erzincan’daki Rus Subayı da gördüklerini yazdı; birçok fotoğraf ve raporlar – Belgeler Kitabı’nda – tutanak biçiminde yazıldı. Birçok güzel yapılar, kışlalar yakılmıştı. Bazılarının içlerine insan doldurularak ateşe vermişler. İçi ceset dolu kuyular çoktu. Bu dokunaklı görünüşler, Erzurum ve çevresinde de ne kıyıcıklar geçtiğimizde bize gösteriyordu taşıt araçları kolordunun yiyeceğini taşımaya yetmiyordu. Menzil kurulması da imkânsızdı. Kış ise, bütün ağırlığı ile hüküm sürüyordu. Her türlü yokluk ve güçlüklere katlanmak zaruri idi. Ufak bir müfreze ile olsun, Erzurum’un yardımına yetişmeyi uygun buldum.

            Müfrezemiz, 22 Şubatta Mamahatun’u işgal etti. Burada sağ kalan kimse bulunmadı. Bütün ahalisi büyük bir çukura doldurularak öldürülmüştü. Her taraf da yanıyordu. Bunları, gözümle gördüm. 25 Şubatta bir Keşif Kolumuzla Aşkale işgal edildi. Müfrezemiz 26 Şubatta Yeniköy’ü işgal etti. Burada bulunan bir miktar yiyecek, yürüyüşlerimizi çabuklaştırdı. 2 Martta Karabıyık Hanları işgal olundu.

Burada 200 ton kadar yiyecek ve bir miktar et konservesi ( Rus menzil Teşkilatı’ndan kalmış olarak) bulunduğundan, 9. Tümeni Kolordu Avcı Taburunu buna dayanarak Erzurum’a doğru yürüttüm. Karargâhım ile Yeniköy’e geldim. Buradan (13 yaşındaki bir Ermeni izcisi casusluk için gelmişken Kavurmaçukuru’nda yakalanarak bana getirildiğinden, onunla) Erzurum’daki Ermenilere (7 Mart 1918 de ) bir mektup yazdım:

            Ruslarla barış yapıldığını; Ruslar yurdumuzu yine bize bıraktıklarından, karşı koymamalarını ve yollarda görünen kırgınların pek korkunç olduğunu; buna engel olmalarını insanlık adına kendilerinde rica ettim. İşbu mektubu, Ermeni Kumandanları’ndan (Albay) Morel almış; Erzurum’da birlikte bulunan Topçu Alay Kumandanı (Yarbay) Twerdo-Khlebof’a da bildirmiş ve bunun yazdığı Tarihçe’de anlatılmıştır.

            10 Martta hazırlığımız bitti. Kolordu Karargâhı’nı Alaca köyü’nde kurdum Bayburt’u (20 Şubat 1918 günü) işgal eden kuvvetten ikinci Kolordo’dan da bir Piyade ve bir Süvari Alayı –Bölük kuvvetinde- bir avcı taburu emrime verildi. Ordu kumandanı Vehib Paşa, Erzurum müstahkem mevki olduğundan, eldeki kuvveti zayıf buluyor; bir keşif taarruzu yapılarak ve ikinci Kafkas Kolordusu’nun da gelmesi ile Ordu’ca taarruzu arzu ediyordu.

            Bunu, duruma uygun bulmamıştım. Çünkü geçtiğim yerlerde hayat kalmadığını görüyordum. Karargâhımın bulunduğu Alacaköyü’nde cenazeler, insanın aklını oynatacak haldeydi. Bütün çocuklar süngülenmiş; yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurulup yakılmış, gençler baltalarla parçalanmıştı: çivilere asılmış ciğer ve kalpler görülüyordu. Bütün bu acıklı görünüşler, Erzurum’a atılmaya ve oradaki zavallılara yardıma bizi mahkum etmişti.

            Ermeniler, (Erzurum’daki) Müstahkem Hat dışında, geniş bir çizgi üzerine Ilıca’nın kuzey ve güneyinde bütün ova köylerini işgal etmişlerdi. Ben de bunları, geniş bir cephede işgal ederek, kuvveti şose boyunca düzenleyip, Ilıca-Gez-Erzurum istikametinde taarruz emrini verdim.

11 Mart (1918 Pazartesi) sabahleyin karanlıkta yürüyüş başladı; kısa bir çarpışma ile Ilıca ele geçirildi. Gez’de akşama kadar direnme gördük, fakat bunlarda bozularak tel örgüleri gerilerine atıldı. Bir gece hücumuyla tel örgüleri kesilerek, siperler ele geçirildi. Ermeniler, Erzurum şehrinin çevresindeki koruyuculu hatta çekildiler.

Karasu’nun kuzeyinde akşama değin, oyalama savaşı oldu. Bizim sağ kanatta Haydari-Boğazı’nda da Ermeniler, yaman durumda bozuldular. Akşamüstü Erzurum’da birçok yangınlar başladı. Gece, Birlikler Erzurum’a yaklaştırılarak tan atarken bir hücum yapıldı ve öğleden önce saat beşte şehir işgal olundu.

Ermeniler’in çekilmesini sağlamak ve yangınların söndürülmesine engel olmak için, bir takım fedai çeteler, şuraya-buraya gizlenmiş; ansızın, şuna-buna ateş ederek, yine de kan dökmekten geri kalmıyorlardı.

Öğleden sonar (12 Mart 1918 Salı günü) Kolordu Karargâhı’nı Erzurum’a getirdim. Hasankale’ye doğru Süvari Alayı ile de takibe başlattım. Erzurum Savaşı’nda bizim umumi kuvvetlerimiz beş bin, Ermenilerin ise altı bin kadardı. Ermeniler’in ise Erzurum Muharebeleri’nde beş yüz telefatı olduğu sanılıyor; birliklerimizden şehit ve yaralı yüz elli kadardı.

Erzurum’da, bir Rus topçu Alayı Subaylar Heyeti -38 kadar Subay- görüldü. Bunlar, Ermeniler ile birlikte vuruşmaya katılmışlar; baskı altında zorla savaşa sokulduklarını, çok üzülerek anlattılar ve Ermeniler’in kıyıcılığını esasen görmüşler; bu sırada da bizimle birlikte gördüler.

            Erzurum’da öyle acıklı manzaralar gördük ki insanı insanlıktan iğrendiriyordu: Halk, göz yaşları ile şuraya – buraya koşup kimi oğlunu, kimi babasını, kimi karısını süngülenmiş veya yakılmış buluyor, saçlarını yoluyordu. Birçok sokaklarda, hiç hayat görünmüyordu: Yerlerde çocuk, kadın, yaşlı kanlar içinde yatıyordu. Yalnız son gece (11–12 Mart 1918 de ) üç bin Müslüman kestiklerini, iyice öğünerek Ermeniler, Ruslar’a da anlatmışlar: bunu, Yarbay Twerdo-Khlebov Rapor’unda neşretmiştir. Demiryolu İstasyonu’nda sanki bir mezarlık ölülerini dışarıya fırlatmıştı.

Cenazeler arasından geçerek, bu kıyıcıkları gördük hele (Resul Beyin Konağı olmak üzere), içerisine insanları doldurup birlikte yaktıkları karşılıklı binalar, insanı titretiyordu.

            13 Mart’da süvarimiz Hasankale’yi işgal etti. Orada da sayısız kıyımlar yapılmış; hele yol boyundaki köylerde, birazcık şenlik ve hayat bile bırakılmamış. 16 Mart’da Süvari Alayı Horasan’ı işgal etti. Burada, İstasyon’a doldurulup yakılmış birçok köylü ile tutsak askerlerimiz haber verildi. Ruslar’ın aldığı esirler burada çalıştırılıyormuş.

            23 Mart’da birliklerimiz, (1878’de kesilen  ) eski sınıra dayandı. Ermeniler’den ancak, tahrip yapan 200 kişilik bir çeteyle temas vardı. Oltu yönüne, emrine verilen İkinci Kafkas Kolordusu’nun Alay’ını göndermiştim. O da 17 Mart’da Narman’ı (bu ilçenin merkezi ) idi, işgal ile sınıra vardığını bildirdi.( bu arada, kasabalarından ve köylerinden Ermeniler’in azlık olan ahalisi ile çetelerinin kovan Oltu Sancak Merkezi Türkleri, yerli bir idare kurmuşken, 5,Tümen Kumandanı Yarbay Mürsel Bey’in sınırı aşarak Oltu’ya girdiği 25 Mart 1918 günü, ulu bayram ve şenlikler yaptı.)

KAZIM KARABEKİR PAŞA VE 25 NİSAN 1918 KARS’IN KURTULUŞU

2.         ÜÇ SANCAK’TAKİ HAREKETLER ;

      (3 Mart 1918 de imzalanan) Brest-Litowsk Muatedesi’ne göre (Bolşevik) Ruslar, (13 Temmuz 1878 de “savaş tazminatı” yerine koparılan Kars, Ardahan-Oltu, Şenkaya ve Olur dâhil- ve Batum-Artvin dâhil- Sancaklarımızdan ibaret) Üç-Sancak bölgesini Osmanlılara geri verdiklerinden, Sarıkamış’ın işgali emrini aldım.

            Kolordu’mun her iki (9. ve 36.) Tümen’i de hazırdı. 3 Nisan da harekete başladık; iki gün çarpışma oldu.

            5 Nisan da Sarıkamış’ı işgal ettik. Aynı günde Karargâh’ın Sarıkamış’ta kuruldu. Çarşı ve ambarlar ve birtakım yapılar, yanıyordu; (koca kasaba da ) bir Rus ailesinden başka tek bir kimse yoktu. Ermeni Birlikleri, Yeni-Selim çevresine çekilmişti. Birlikleri, bunlarla karşılaşıncaya değin ileri sürdüm.

            İleri birliklerimizle 7 Nisan’da. Ermeniler arasında savaş oldu. Ermenilerin Yeni-Selim bölgesinde kuvvetli oldukları ve kati muharebe verecekleri keşfolundu. Bugün, (Ali İhsan Sabis Paşa kumandasındaki) 4. Kolordu’nun da (6 Nisan 1918 de) Van’I işgal ettiği haberi geldi.

8 Nisan’da Kağızman’I işgal eden bir müfrezemiz, İslam ahaliden dört yüz kişinin sokaklarda öldürüldüğünü; bu cinayetin yapılması için: -“Artık kardeş olduk, silahlarınızı veriniz; birbirimize bir kötülük yapmayacağız” diyerek silahları topladıktan sonar Kırgın’a başlamış olduklarını bildirdi.

            9 Nisan’da Yeni-Selim bölgesinde Ermeniler sağ ve sol kanatlarımıza karşı saldırdılarsa da, 10 Nisan’da yine eski yerlerine çekilmeye mecbur oldular. 14 Nisan’da Batum, 37. ve 10. Tümenler tarafından işgal olundu. 19 Nisan’da Yeni-Selim bölgesine taarruza başladık. İkinci Kafkas Kolordusu’nun bir Tümen’i de katıldı. Ermeniler’in sağ kanadı, geri çekildi; fakat sol kanatları güçlü olduğundan, bir gece yürüyüşü ile sol kanattaki 9. Tümen’i sağ kanada alarak 36. Tümen’i takviye ettim; ikinci Kolordunun 2. Tümen’i de geldi, sol kanattaki boşluğu doldurdu.

22 Nisan’da her iki Kolordu, dört Tümen ile taarruza başladık; Ermeniler, iki saat bile dayanamadılar. 23 Nisan’da Ermenilerden bir heyet, mütareke teklifine geldi.

            24 Nisan’da da Maverayı Kafkas Hükümeti (Trabzon Konferansı sonunda, Türk Hey’eti Sekreteri Merzifonlu İsmail Hami Danişmend’in vapor ile Batum’a dönmekte olan Ermeni Hey’eti’nden Hatisyan ile Aharonyan’I Brst-Litowsk Muahedesini kabule ikna ettiğinden, bunların telsizle Tiflis’e verdiği şifre telgraf üzerine) Üç-Sancağı boşaltmayı kabul ettiklerinden; Kars’ın iki kilometer yakınında durma emir geldi.

(Mütareke’ye gore Kars’ı teslim etmek için) Ermeni Murahhasları geldiler, gittiler; Kat’ı karar için beni ileri hatta çağırdılar. Otomobil ile gittim; fakat Kars Kalesi’nden topçu ateşi ile karşılandım; büyük tehlike atlattık.

Ermeniler, akşama kadar topçu ateşine devam ettiler. Kolordum, bütünüyle Kars’ı saracaktı. Bunu Ermeni Murahhasları’na anlattım. “Kars’ı boşaltmakta olduklarını ve çevirme hareketlerinin yapılmamasını ve bugün Batı Cephesi’nden çekileceklerini” bildirdiler; ve “takip etmemekliğimi rica” ettiler. Kabul ettim.

            Karşılık olarak, şunu rica ettim: Kars’ta (Ruslardan kalma) birçok esir askerimiz olduğunu işittik; bunlara bir felaket erişmemesini, hassaten rica ettim. (şehrin yerli Türk halkı, 1914 de savaş başlarken Ermenilerin bir haftada hanlarda ve yollarda 75 yolcu köylüyü şehit etmesi üzerine, Müstahkem Mevki Kumandanı Volga-Almanları soyundan bir iki Çarlık Subayının teşvik ve yardımı ile anayol boyundan uzak ve sapa köylere göçüp gittiklerinden, 1914 Ekim sonundan beri şehirde yerli Türk yoktu. Bunların evlerini Ermeniler işgal etmişti).

            Ne yazık ki, benim, Ermeni Birlikleri’ni Kars’a kapamak hareketinden ve takibinden vazgeçmek gibi yüce büyüklük göstermeme karşılık, Ermeniler, Kars’ı her tarafta yakmakta ve zavallı esirlerimizi İstasyon’da öldürmek gibi vahşilikten kendilerini alamamışlar.

25 NİSAN (1918 PERŞEMBE) AKŞAMI KARS’I İŞGAL ETTİK. 26 Nisan’da bizzat Kars’ı dolaştım: Her taraf yanıyor; İstasyon’da yüz kadar (asker) esirimiz, cefa ile öldürülmüş. Ayrıca, (Kaleensesi’ndeki) Kars Müstahkem Mevki Kumandanlığı Dairesi’nin yirmi metre kadar batısındaki (küçük barajda) çağlayan yerinde İslam ahaliden elli kadar da, Kars çayı’na atılmış ceset bulduk.

            29 Nisan’da (1877 den önceki Türk hududu geçen) Arpaçay’ı sınırına kadar ileri hareket emrini aldım. 30 Nisan’da ben de Karargâhımı Hacıveli’ye götürdüm. 3 Mayıs’da hazır bulunmak hakkında emir aldım.

4 Mayıs’ta Karargâh’ımı Başgedikler İstasyonu’na naklettim; Birliklerimi de toplu bir durumda bulundurdum.

8 Mayıs’da: “Bir Tümen’imin Tebriz’e doğru güneye hareket edeceği; Ermeniler engel olmayacaklardır. Eğer mukabele ederlerse, Arpaçay’ını geçerek zorla kabul ettirileceği”, Kars’ta bulunan Gurup Kumandanlığı’ndan bildirildi. –Ordu Karargâhı Erzurum’dan sonraki hareketlerde (Maverayi Kafkas Hükümeti Murahhasları ile yani barış görüşmeleri yapmak üzere Vahib Paşa ile birlikte Batum’a gitmiş bulunduğundan ikişer Tümenli olan Birinci ve İkinci Kafkas Kolorduları’na Grup denilmiş ve kıdemli bulunan ikinci Kafkas Kolordusu Kumandanı (Harputlu Yakup) Şevki Paşa kumandasına verilmişti.

Karargâhımı Kızılçakçak’a (şimdi: Akyaka) naklettim. (21 Nisan 1918 gecesine kadar Rusya’nın ayrılmaz bir parçası olarak varlığını ilan eden Maverayı Kafkas Hükümeti parçası 22 Nisan 1918 günü meclis kararı ile kurulan Maverayı Kafkas Federatif Cumhuriyeti’nin mutlak istiklalini ilan ederek Cumhurbaşkanlığı’na da Gürcü Menşevik Gegeçkuri’nin yerine Trabzon Konferansına gelen Murahhasların Başkanı Gürcü Akaki Çhengeli seçildi.

Rusya’nın tabii iken 22 Nisan 1918’den önce onun imzaladığı Brest-Litowsk Muahedesini tanımayan Gürcü ve Ermeniler Üç-Sancağımız’ın kuruluşu için kan dökülmesine sebep oldukları gibi Çarlığın eline 1827’de geçen sürmeli sancağı- Tuzluca, Iğdır ve Aralık ilçeleri bölgesi ile, 1829’da savaş tazminatı yerine Ruslara bırakılan Ahıska Sancağı- Ahılkelek Azgur ve Hırtıs ve Altınkale /Koblıyan dahil- bölgesinin çokluk olan Türkleri de Ana yurdumuza katılmak istemişlerdi.

Bu yüzden, Batum Muahedesi görüşmelerinde baş Murahhasımız Vehib Paşa, Gürcüler’e Ahıska’nın; Ermenilere de Sürmeli’nin Türkiye’ye geçme hakkını kabul ettirdi. Bu arada Ermeniler, İngilizlere karşı yürüyecek Türk Ordusu’nun, Gümrü-Culfa-Tebriz demiryolu’ndan serbestçe faydalanmasını da, Batum Konferansı’nda kabul etti).

3.         ARPAÇAYI DOĞUSUNDAKİ HAREKÂT:

            İngilizler’in İran’ı istila ettikleri ve (Bakü Petrollerini ele geçirmek üzere ilerleyip) Müfrezeleri’nin Tebriz’e kadar gelmesi, Güney Harekatı’mıza yol açtığı, Ordu’dan bildirildi. Ermeniler (Batum’da imzaladıkları) Barış’ı kabul etmedikleri gibi, (Tebriz’e gidecek Birliğimizin yapacağı Harekâta da müsaade etmediklerinden, Gümrü’nün (şimdi: Leninakan) zapt edilmesi için emir geldi.

            15 Mayıs’da her iki Kolordu Birlikleri, (Müstahkem bir yer olan) Gümrü’nün dayanması ile karşılaştı; akşamüstü de Gümrü, teslim oldu. Buranın ahalisi, iyi davrandılar: Tahribat yapmadılar ve kaçmadılar.

Ordumuzun Subayları ile Erlerini gördükten sonrada, hayretlere düştüler; meğer kendilerine Ermeni Çeteleri, Türk Ordusu’nu çok kötü anlatmış: İlkçağ giyimli, yatağan bıçaklı demişler. Halk, Ermeni Ordusu’ndan gördükleri kötülüklerden kurtulduğunu ve Türk Ordusu’nun yüce büyüklüğüne şükranlarını ödüyordu. Yakın köyler de karşı koymadı ve herkes yerli yerinde kaldı.

            20 Mayıs’da Karargâh’ımı, Gümrü kasabasının iki kilometre kadar güneyindeki kışlalarla götürdüm. Ermeniler, (Tebriz’e yapacağımız) Güney hareketleri’ne karşı koyuyorlardı. 22 Mayıs’da Serderabat (şimdi: Oktemberyan) bölgesindeki Müfrezemiz, biraz çekilmeye de mecbur oldu.

            24 Mayıs’da Ordu Kumandanı Vehib ve Gurup Kumandanı Şevki Paşa’lar, Gümrü’ye geldiler. Ermeni Kolordu Kumandanı (1916 Ağustos’unda koruduğu Bitlis’i 16. Kolordu Kumandanı Mustafa Kemal Paşa’nın hücumu karşısında bırakan Çarlığın Generali Ermeni Nazerbekyan) Nazarbekof da bir Ermeni Generali ile gelecek, müzakere edeceklermiş.

Fakat Ermeni Generalleri gelmediler. Mesele, Tebriz yönüne ve (Azerbaycan Türkleri’nin “Batum Antlaşması’na göre Türkiye’den yardım dileği üzerine) Gence yönüne kuvvet gönderilmesi için, Ermeniler’in karşı koymaması imiş ( I. Cihan Savaşı’nda Türkiye’nin müttefiki olan aç gözlü Almanlar, bu sırada manganez başta olmak üzere, Gürcistan madenlerine konmak için, Gürcüleri himayesine alıyor ve Türkiye’nin Kars-Tiflis demiryolundan Gence ile Bakü’ye asker göndermesine resmen engel oluyordu.

Bu yüzden Gümrü-Karakilise-Dilican-Akıstafa / Kazak şosesinden Gence’ye gitme mecburiyeti doğuyordu). Fakat gelen olmadığından müzakerede olmadı ve aksine, 25 Mayıs’da Ermeniler, benim Kolorduma bile saldırdılar. Ordu, Ermeni Ordusu’na taarruz emrini verdi.

            26 Mayıs’ta, Ermenilerin güçlü bulunduğu Karakilise (şimdi: Kirovakan) bölgesinde ikinci Kolordu’nun 11. Tümen’i muvaffak olamadı; dört kilometre kadar geri çekildi. Çekilirken, bilhassa Hackara köyünde kadın ve köylüler, geçen Erlerimizi baltalarla parçalamışlardır.

Karakilise’nin zaptı için Kolordum’dan bir Tümen’le gidip On birinci Tümen’i de emrime almaklığımı, Gurup emretti.

            Solkanadımda bulunan Dokuzuncu Tümeni, henüz karla örtülü bulunan Maymak dağları’ndan gönderdim; ben de (Penbek’teki Hamamlı) Amamlı doğusunda Saral (şimdi: Spitak) yanındaki On birinci Tümen katına geldim.

Gösteriş taarruzları ile Ermeni Kolordusu’nun dikkatini cepheye çevirttirerek, 28 Mayıs’da 9. Tümen ile ricat hatlarına düşüldü. Ermeni Kolordusu panik yaptı. (Karakilise elimize geçti).

            Fakat 27 Mayıs’ta Ermeniler, Serdarabat bölgesinde bizim, Müfrezeyi tarda muvaffak olmuşlar; Müfrezemiz (kuzeydeki) Alagöz (dağı) sırtlarına çekilmişti. Bunun için 9. Tümen’i derhal –yorgunluğuna rağmen- 28 Mayıs akşamı Karakilise Batısına Kışlakköyü yanına çaktim. Bende Gümrüye döndüm. 29 sabahı, üzücü haberler geldi.

            Gümrü ile güney yönündeki köyler ahalisi köyler Şirvancık ve Mahmudlu (köyleri) yanlarında ellerinde silah, dağlara çıkmışlar; ne kadar ambarlarımız varsa basmışlar, muhafızlarını öldürmüşler. Bunlardan tek-tük kaçabilenler, bu haberi verdi. Sağkanadın yardımına gönderdiğim Müfreze’nin savaşını, Gümrü’den ben bile görmüyordum. Birtakım Ermeni Çeteleri, Müfreze’nin gerilerine çekilerek, esasen silahları saklı bulunan halkı ayaklandırıp,ambarlarımızı yağmalayıp, muhafızlarını öldürmüşler.

Kolordum, (22 Nisan 1918 de Tiflis’te kurulan Maverayı Kafkas Fedaratif Cumhuriyeti’nden 26 Mayıs’ta Gürcülerin ayrılmasından sonra, 28 Mayıs 1918’de Müstakil Azerbaycan ve Ermenistan Cumhuriyetleri’nin de ilanı üzerine “Ermenistan Cumhuriyeti, Başkenti olacak) Erivan (şimdi: Erevan) ile, (Ermeni Başkilisesinin bulunduğu Katolikosluk makamı üçkilise) Eçmiyadzin’i işgal için, toplandı. Karşımızdaki kuvvet, bizi yürüyüş hızından bile alıkoyacak bir halde değildi.

            Ana gövdesi (28 Mayıs 1918 günü) Karakilise’de perişan olmuş iken, çete savaşları ile varlıklarını yok etmeye çalışan Ermeni milletine, Türklüğün şanından olan “mağluba acımak” töresine uyarak, hareketleri durdurdum. (Tiflis’ten Batum’a koşan ve Ermeni Cumhurbaşkanı olacak. H. Kaçaznuni ile Dışişleri Bakanı olacak A. Hatisyan’ın “Batum Konferansı”nda 10 bin km. karelik yeri “Ermenistan Cumhuriyeti’ne bırakan Türk tekliflerini kabul ile yola gelmeleri üzerine). 1 Haziran’da Ermenilerle barış emri geldi.

            BARIŞ’TAN SONRA

            4 Haziran’da, (1914 Kasım’ında Türkiye sınırını Rus Ordusu yanında aşan ve Ağrı ile Van bölgelerinde silahsız Türk Köylülerini kırıp soyan “İkinci Ermeni Gönüllü İntikam Alayı” Kumandanı başcellad Iğdırlı Dro ile Erzurumlu canilerbaşı Antranik’in kışkırttığı) 30 kadar Ermeni, Eçmiyazin yönünde ki Sıçanlı’da Birliklerimize 1300 metre uzaktan ateş ettiler. Karşılık görünce kaçtılar.

            8 Haziranda, ikinci Kafkas Kolordusu’nun 5. Tümen’i, Celaloğlu (şimdi: Stepanavan) dan Gence’ye gitmeye başladı. 11 Haziranda emir aldım. Buna göre, İrana geçecek birliklerimize karşı konulmaması için, bütün Cephe’de Ermeni Kumandanları’na haber verildi. Ben de, Ermeni Kolordusu Kumandanı Nazarbekof’la yazışmaya başladım. 12 Haziran’da, (Van’dan ilerliyen Ali İhsan Sabis Paşa kumandasındaki) Dördüncü Kolordu’nun Khoy’u işgal etmiş bulunduğu ve bir Süvari Bölüğü’nün de Tebriz’e girdiği, bildirildi. Dilman bölgesinde Ermeniler varmış; barışa yanaşmıyorlarmış.

            13 Haziranda, (Iğdırlı Dro’nun idaresindeki) Alagöz dağı yönünden kırk kadar süvarisi de oradaki Müfreze’mizi kuzeyden çevirmeye başladıysa da, uzaklaştırıldı. Halbuki, cephedeki görüşme memurları, “yarın Culfa’ya trenlerimizin serbest işleyebileceklerini; ve 15 Haziran’da Ermenilerin büsbütün yeni sınıra çekileceklerini; çarpışma yapanların

(1880 yıllarında Eleşgirt ve Beyazıt’tan Rusların getirterek, Arpaçay’ın sağındaki Digor’un 22 köyüne yerleştirdikleri, Nisan 1918 sonunda Digor bölgesinin kurtuluşu üzerine, Ermeni kirvelerine uyarak Arpaçay’ın sağındaki Talın kesimine kaçan) Yezidiler olması ihtimalini söylediler.

(3 Haziran 1918 de Ermeni Murahhasları ile Batum’da imzaladığımız “Türkiye-Ermenistan Muahedesi” ile, 10 bin kilometre kare içindeki “Ermenistan Cumhuriyeti’nin istiklalini, ilk defa Türkiye tanıdı ve “Penbek/Hamamlı-Karakilise, Gümrü,-Erivan Şosesi boyu, Serderabat Ovası, Eçmiyadzin’in batı kesimi, Karakilise-Uluhanlı demiryolu Türkiye’ye” bırakılmıştı.

            Gökçegöl’ün doğu kıyıları ile Nahçıvan bölgesi Azerbaycan Cumhuriyeti’ne aitti. Sonra, Penbek-Karakilise Ermenilere bırakılıp Türkiye sınırı: Gümrü kuzeydoğusundaki Çaçur istasyonundan Alagez dağı tepesine ve oradan Üçkilise/Eçmiyadzin’e iniyordu. Rusça 1906 “Erivan ili Nüfus istatistikleri” ve Türklerin 1918 de Arpaçayı solundaki çokluk durumu da, bu sınırın böylece kesilmesini gerektiriyordu).

            Gümrü’de Barış Görüşmeleri’nin teferratuatını kararlaştırmak üzere, her iki taraftan birer Hey’et tayin olundu. Ben, Osmanlı Hey’eti Başkanı idim. Ermeni Hey’eti de, 16 Haziran da geldi. (Batumdaki) Barış maddeleri gereğince (Uluhanlı Revan sapağı dışındaki) Culfa’ya kadarki demiryolu boyu, Osmanlılar’a bırakılmıştı.

            Bu hususun kararlaştırılmasına rağmen, 24 Haziranda Kamerli (şimdi: Artaşat) İstasyonu’na gitmekte olan bir Süvari Bölüğü’müzü Ağamzalu, İmanşalu ve Koyluhisar Ermeni köylüleri, her taraftan ateş altına aldılar. 17 şehid ile 5 yaralı verdik; 46 at öldü. Ermeni Çeteleri, Bölüğün bütün eşyasını yağmaladı. İşbu Ermeni Çeteleri’nin Nahçıvan bölgesinde kırgınlar yapmakta bulunan (Erzurumlu) Antranik’e ait olduğu sanıldı.

            Antranik’in alçaklığı hakkında, Ermeni komisyonu ile Erivan’daki Kolordu Kumandanı Nazerbekof, çok üzülerek beyanda bulundular- Belgeler Kitabı sonundaki imzaları ile- Gümrü’deki Ermeni ahalisi de, Taşnaksiyun Komiteleri’nin Ermeni milletini felaketler sürüklediğini, yana yakıla anlatıyorlardı.

            Vak’a, Ermeni başkenti olan Erivan’ın yanı başında olmasına rağmen, bu vakayı ben de üstüme bildirirken, Ermeni Hükümeti’ni bu işte suçsuz gösterdim. Buna göre yeni başlayan dostluğun, devam ettirilmesine muvakkak oldum. Ermeniler için ölüm-kalım meselesi olan bu sıkışık zamanlarda ne fayda beklediklerini anlayamadım Ermeni komiteleri, yine uslu durmuyordu.

            Mesela, 4 Temmuzda öğleden sonra saat ikide, 200 kadar Ermeni eşkiyası serdarabad bölgesinde Eçmiyadzin güneyinde Keçerli’deki piyade bölüğümüze taarruz ettiyse de, karşılık görünce Eçmiyadzin’e doğru kaçtılar. 8 Temmuzda, Güney’e giden On birinci Tümen’in yürüyüşüne, Eçmiyadzin güneyinde 500 kadar Ermeni karşı koymaya kalkıştılarsa da, uzaklaştırıldılar.

Bu vak’alara rağmen, belli edilen sınır çizgisinin öte yanına asla geçilmemesi için, Birlikler’e keskin emirler verdik. Ermeniler, pek korkulu bir teşebbüste daha bulundular. O da, Onbirinci Tümen’e bile Ağamzalu, Bacalu ve Haratlu köylüleri ateş açtı ve hatta saldırmaya bile kalktı. Kuvvetleri 500 yaya ve 150 atlı idi.

            Halbuki Erivan’a ve Eçmiyedzin’e hakim olan benim Kolordum’dan vazgeçilsin, bu Tümen bile Erivan’ı işgal ile, Ermeni varlığına son verebilirdi. Böyle bir tarih vakasını engelleyen mesele, bütün Subaylar’a ve Erlere gereği gibi anlatılmıştı ki “Ermeni Hükümeti’nin varlığı, milli menfaatlerimizin icabıdır.

            Ermeni Hükümeti ile Barış imzalanması, şimdiye değin canlarını ve zenginliklerini Komitecilikle kazanan Antranik ile benzerlerinin işine gelmediğinden, vak’a çıkarmadan geri durmuyorlar. Çizilen sınır, hiçbir suretle geçilmeyecektir.” Komisyon’ca Protokol’a göre (Gümrü’de) çizilen işbu sınır krokosi, bütün birliklere dağıtılmıştı.

            31 Temmuzda, Dördüncü Kolordu Humiye’yi (şimdi: Rizaiyye) işgal etmiş. 1 Ağustosta Kolordular’ın düzen ve cephelerinde değişiklikler yapıldı. Önceleri benim emrimde, 9. Tümen ile 36. Tümen vardı. 15. Tümen de, Romanya’dan Gümrü’ye geldi; emrime girmişti. İkinci Kafkas Kolordusu’ndan 5. Tümen Gence’ye ve 11. Tümen de İran’a geçmişti. Yeni düzene göre, 15. Tümen ile 36. Tümen de İkinci Kafkas Kolordusu olarak, Gümrü çevresinde kaldı. Benim emrimdeki Birinci Kafkas Kolordusu’na da, 9.ve 11. Tümenler verildi. 9. Tümen, Erivan güneyinden Nahçıvan bölgesine kadar, 11. Tümen de Tebriz’i işgal edeceklerdi.; Kolordu’m Karargahı Nahçıvan’ı seçtim. 7 Ağustosta Nahçıvan’a geldim.

            16 Ağustosta, emrime verilen 11. Tümen Kolbaşısı Tebriz’e vardı. Tebriz’e kadar mevcut olan demiryolunu da tamir ettirdik. Tebriz’de İngiliz kışkırtmalarının çokluğundan, unsurlar arasında bir kötülük çıkabileceğini haber aldığım için 2 Eylül’de Karargâh’ımla Tebriz’e geldim. Buradaki Ermenileri, ağır başlı ve iş güçleriyle uğraşıyor buldum. Karşılığında benden ve Birliklerimden gereken saygıyı gördüler.

            5 Eylülde, Tebriz’in üç günlük mesafesine değin yaklaşarak Tebriz’i tehdit eden İngiliz Müfrezesi’ne taarruzla, geri çekilmeye mecbur ettik ve bir-iki yerde karşı koymak isteyen bir Müfreze’yi, Miyane doğusundaki Kaplanküh sıradağlarından da doğuya attık. İran içindeki harekatı burada durdurdum.

Almanların ısrarı ile Ordu, Kazvin’in zabtını ve sonra Tahran’ın tehdidini istiyordu. Fakat maddi imkanı olmadığını anlattım; hoşa gitmemekle birlikte, mutalealarımı kabul ettiler. 15 Eylül’de Bakü’nün (kozmopolit Rus-Ermeni “Şehir Sovyeti” elinden) zabtı haberini aldık.

            22 Ekim’de aldığım emirde, “Birinci Kafkas Kolordusu Karargâhı lağvedildiği ve karargahın da İstanbul’a gideceği”, bildirildi. Bugün aldığımız ajans da bize. (30 Ekim 1918 ) Mondros da kabul ettiğimiz mütareke şartlarını bildirdi. Karargâh’ımla Batum üzerinden 28 Kasım 1918 de İstanbul’a geldim ve Tekirdağ’ında Ben Merkez Rodosto’da- bulunan 14. Kolordu Kumandanlığı’na tayin olundum.

            Dokuzuncu Ordu’nun lağvı ve Şevki Paşa’nın İngilizler tarafından İstanbul’a getirilmesi ısrarı üzerine, bu çevreyi bilip tanımama ve Ermenilerce de bilinmeme göre, adı On beşinci Kolordu’ya çevrilen eski birliklerime yine Kumandan olarak tayin olundum ve

3 Mayıs 1919 da Erzurum’a gelerek, Kumanda’yı üzerime aldım.

            Sürüp gelen bu beş ay içinde, Sınırın öte tarafından (Mütareke’ye göre bırakılan Kars ili topraklarından) kaçıp gelenlerden ve gerekse birçok zavallıların feryadından anladım ki: Ermeni milletinin içerisinde kök tutmuş çeteciler, (Türkleri) kesip yakmakta yine devam ediyorlar; ve bunların bu cinayetlerini tasvib ile, insanlığın gözlerine tersini göstermek için, her yanda fikirlerini yayan güçlü yayınları da vardır.

            Fakat inancıma göre Komitecileri aralarından kovmadıkça ve siyasi entrikalardan uzaklaşmadıkça Ermeni milleti, ne kendisi ve ne de kendi aralarında yaşayanlar rahat ve güvenlik görmeyeceklerdir. Bundan dolayı, o milletin tanıdığım suçsuz kimselerine karşı da, acımaktan kendimi alamıyorum. Fakat bir adil elin, dünyanın o köşesinde de, saadetler uyandıracağını düşünmekle, gönlü rahat bulunuyorum.

Eski Birinci Kafkas Kolordu Kumandanı

On beşinci Kolordu Kumandanı

Tuğgeneral

Kazım KARABEKİR

Dr. Mehmet Fahrettin Kırzıoğlu  Kars ili ve çevresinde ermeni mezalimi (1918-1920) kardeş matbaası Ankara 1970 Kazım Karabekir paşa istiklal harbimiz

TİMSAL KARABEKİR’İN ARŞİVİ (fotoğraflar)(foto cilem)

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI

 


KHA

Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN


  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Haber 2239 Defa Okundu

YORUMLAR

Genel Kategorisine Ait Diğer Haberler

Meclis Başkanını Seçti Kazım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Mülahazalar Takdirini, Ermeni Diasporaları’na ve Lobileri’ne MAŞA olan Vatikan’daki PAPA’ya bırakıyorum. Makine ve Elektrik Teknisyenleri Değirmenköprü köyünü tanıyalım Sarı ve Akkaya ailelerinin mutlu günü Yaşam Memnuniyeti Araştırması Kars’ta fırtına ve dolu afeti Ardahan YGS’de neden başarısız! - YGS sonuçları haber haberleri

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
CHP Milletvekilleri Referandum için Kars’ta
CHP Milletvekilleri Referandum için Kars’ta
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
Akyaka Bakan Arslan’a Bağrını Açtı
Akyaka Bakan Arslan’a Bağrını Açtı

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber kars haberleri kars ajans
KHA Tan Ofset San.Tic.'nin Kurulusudur. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır