KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
Suriye’deki Türkmenler Kimdir
Anasayfaya Dön Tüm Güncel Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Suriye’deki Türkmenler Kimdir
2017-05-20 - 00:15
GAZİ KARS
Facebook'ta Paylaş

 Suriye’deki Türkmenler Kimdir

KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK / ÖZEL HABER

Twitter sayfamızı takip için bu linke tıklayınız: @kafkasajans

Facebook sayfamızı takip için bu linke tıklayınız: https://www.facebook.com/Kafkas-Haber-Ajans%C4%B1-109128249159175/

Araştırmacı - Yazar İbrahim Ahıskalı’nın, “Suriye’deki Türkmenler Kimdir” yazısı:

Türkmen Dağı'nda yaşayan Bayırbucak Türkmenlerinin neden Rusya, Hizbullah ve Esad güçlerinin hedefi haline geldiği son günlerdeki gündem konusu.Bayır-Bucak Türkmenleri kimdir? Bayırbucak nerede? Bayırbucak Türkmenleri kime karşı neden savaşıyor?

Fransa ile Ankara Hükemeti arasında imzalanan Ankara Antlaşmasına göre bugünkü Suriye sınırımız çizilmiş, Hatay gibi Bayır Bucak bölgeleri Suriye tarafında kalmıştı.

Suriye Türklerinin yaşadığı bölgeye saldırı başlatan Rusya, Suriye ve Hizbullah, Türkmen Dağı'na girdi. 27 Türkmen köyünün yer aldığı Türkmen Dağı civarını havadan ve karadan bombalayan üçlü ittifak, bölgeye iki nedenle giriyor olabilir:

Esad rejimi ve Rusya hakimiyet alanını genişletmiş olur.

Hatay'ın güneyindeki Türkmen varlığına son verilmiş olur, Esad'ı destekleyen güçlerle iskan edilmiş olur.

BAYIR-BUCAK NEREDE?

Fransa ile Ankara Hükemeti arasında 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşmasına göre bugünkü Suriye sınırımız çizilmiş, Hatay gibi Bayır Bucak bölgeleri Suriye tarafında kalmıştı.

Bölgedeki IŞİD tehdidine karşı silahlanan Türkmenler, kendilerini koruyamayan rejimin saldırısıyla karşı karşıya. Savaşın başladığı günden itibaren yalnız bırakılan Türkmen köyleri önce IŞİD'in sonra PYD'nin tehdidiyle karşı karşıya kaldı. IŞİD saldırılarının ardından PYD tarafından köyleri boşaltılan Türkmenler bir süre sonra kendilerini korumaya başladı fakat bu defa devreye Suriye rejimi girdi. Rusya ve Hizbullah ile birlikte Türkmen Dağı'na saldıran rejim güçleri bölgenin kontrolünü büyük ölçüde ele geçirdi.

IŞİD'e karşı operasyon başlatacağını duyuran Rusya ise ilk günden itibaren Esad'a karşı savaşan muhalifleri hedef aldı. Muhaliflerin büyük tepki gösterdiği operasyon dünya kamuoyunda yeterli tepkiyi göremeyince Rusya uçakları bu defa Türkmen köylerine yöneldi. Bölgeyi havadan bombalayan Rus uçakları, böylece rejim askerlerinin geçişini kontrol altına aldı.

Türkmen olarak anılsalar da kayıtlarda "Müslüman" olarak geçmektedirler.[8]Nüfus sayımlarında milliyetleri ile sayılmadıklarından sayıları hakkında kesin bilgi yoktur. Çeşitli kaynaklarda 200.000 ilâ 3.500.000 arasında farklı tahminler verilmektedir.

10.ve 11. yüzyıllarda bu bölgeye yoğun Türk göçlerin gerçekleştiği Suriye'nin yönetimi, 1516'dan sonra Osmanlı Devleti'ne geçmiş ve bölge 1918 yılına kadar kesintisiz olarak 402 yıl boyunca Türklerin hakimiyeti altında kalmıştır. Bu dönemde Suriye'de Türkmen yerleşimi artarak devam etmiş ve bölgede önemli bir Türk nüfusu oluşmuştur. Konuştukları diller Arapça ve Türkiye Türkçesine çok yakın bir Türkçe'dir. Anadolu'daki uzantıları olan Türk boyları arasında inanç, gelenek ve folklorik pratikler bakımından çok önemli benzerlikler bulunmaktadır.

Türkmenler, milli benliklerini korumuşlardır. Türkmen kimliğinin ve haklarının korunmasını talep eden Türkmenler, Suriye İç Savaşı'nda muhalif hareketlerin içinde yer almaktadır.

Oğuz boyları akıncıları Suriye'de 7. yüzyıldan itibaren görünmeye başlamış, 10.ve 11. yüzyıllarda bu bölgeye yoğun göçler gerçekleşmiştir. Tolunoğulları ile başlayan Türklerin yerleşimi 11. yüzyılda Selçukluların bölgeye gelmesi ile devam etti. 1078 yılında Suriye Selçuklu Devleti kuruldu. Suriye'deki Türk boyları, 1096 yılında Haçlı seferleri başladığında Selahattin Eyyubi komutasındaki Müslümanlarla birleşerek Haçlılara karşı bölgeyi savundular. 1243 yılında Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilen Türk boyları da Halep bölgesine yerleştiler. 1260'tan itibaren Suriye'ye idari ve askeri gücü Türkler'den oluşan Memluk Devleti hakim oldu.

Yavuz Sultan Selim, 1516 yılında Mercidabık'ta Memluklular'ı yenmesi ile Suriye topraklarında Osmanlı yönetimi başladı. Bölge 1918 yılına kadar kesintisiz olarak 402 yıl boyunca Türklerin hakimiyeti altında kaldı. Suriyeli Türkmenler Osmanlı kayıtlarında "Halep Türkmenleri"

Osmanlı Devleti 17. yüzyıl ortalarında onları belirli yörelerde iskana zorladı. 18. yüzyılın sonlarında Türkmen boylarının yarısı Antep, Hama, Humus, Rakka gibi bölgelerde yerleşik hayata geçirilmiş durumdaydı. Rakka, gerek iklim gerekse toprak yapısı bakımından Türkmen aşiretlerin yaşamına uygun değildi. İskana tabi tutulan oymaklar, eski yurtlarına dönemek istedilerse de yeniden aynı yerlere sürüldüler. Bir kısmı 18. ve 19. yüzyıllarda Anadolu içlerine dağıldılar, köyler ve kasabalar kurdular.

19. yüzyıl başında gerek 1822 depremi ve bunu izleyen salgın hastalıklar; gerekse Kavalalı İbrahim Paşa'nın bölgeyi işgali ve kadim aşiret çatışmalarından Türkmenler çok olumsuz etkilendi. Fırsatını bulanlar Anadolu'ya göç ettiler. Bulamayanların bir bölümü Sünni Arap aşiretleri içinde asimile oldu. Zamanla Türkçe biraz daha az konuşulur oldu, Arap dili ve gelenekleri baskın gelmeye başladı.

93 Harbi'nden sonra Kafkasya'da yaşadıkları yerlerden ayrılmak zorunda kalmış Türkler'e Osmanlı Devleti Suriye'yi mesken gösterdi ve yeni bir göç dalgası oluştu.

Osmanlılar I. Dünya Savaşı'ndan sonra bölgeden çekildi. 25-26 Ekim 1918 gecesinde Halep'i terk edip kuzeye çekilen orduların sonuncusu 7. Ordu idi ve başında Mustafa Kemal bulunuyordu. Ordunun çekilmesi ile Suriye tarafında kalmış olan Türkler, Müdafaa-yı Hukuk Cemiyetleri kurarak mücadeleye başlamışlardır. Suriye ve Filistin Kuvva-yı Milliye-i Osmaniye adıyla örgütlenen bölgedeki direnişin reisi "Özdemir" takma ismini kullanan Ali Şefik Bey'dir. Kurtuluş Savaşı boyunca bölgedeki Türkmen direnişinin temel hedefi Türkiye'ye katılmaktı. Şubat 1919 tarihinden 22 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması'na kadar bölgede Fransızlara karşı sayısız çatışma ve taarruz yaşanmış, bu çatışmalarda çok sayıda işgal askeri öldürülmüş veya esir alınmıştır.

Türkiye ile Fransa arasında 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Anlaşması'nın 7. maddesi ile Suriye Türkmenleri konusunda Türkiye'ye garantörlük verildi. 20 Kasım 1922 tarihinde başlayan Lozan Konferansı'nda Suriye sınırı neredeyse hiç konu edilmeden kabul edildi. 31 Ocak 1923 tarihinde Suriye ile sınırlar belirlenirken, Ekim 1921 tarihindeki Türk Fransız anlaşması temel esas olarak alınmıştı. Türkiye topraklarında kalmak isteyen köylerin isyanı olduysa da amaçlarına ulaşamadılar.

Suriye'de Türkçe konuşan Türkmen sayısı yaklaşık bir buçuk milyon, Türkçeyi unutmuş Türkmenlerle beraber sayılarının 3,5 milyon civarında olduğu belirtilmektedir.

Suriye'de büyük gruplar halinde yaşayan Türkmenler, milli benliklerini koruyabildikleri halde küçük gruplar halinde yaşayanlar önemli ölçüde Araplaşmıştır. Köy ve kasabalarda yaşamaya devam eden Türkmenler kendi aralarında Türkçe konuşmayı sürdürür. Şive ve edebiyatları bakımından Türkiye'nin bir uzantısı gibidir. Suriye'de konuşulan ağız, Hatay bölgesinde konuşulan Türkmen ağızlarının bir devamı niteliğindedir. Hama ve Humus Türkmenlerinin şivesi eski Osmanlı diline son derece yakındır.

Eğitim, Türkmenlerin en ciddi sorunlarından biridir. Türkmen toplumunda okuryazarlık oranı, Suriye genel ortalamasına yakındır ancak Türkçe okur-yazar çok azdır. Türkçe yayın organları, 1922'den 1937'ye kadar, sürgündeki Refik Halit'in de katkılarıyla çıkan "Doğru Yol" ve "Vahdet" olmuştur. Türkmenler kendine "aydın sınıfı" denilebilecek bir eğitimli sınıf çıkaramamıştır.

Dini yapıya bakıldığında Suriye Türkmenlerinin büyük çoğunluğu Sünni Hanefi mezhebine mensuptur. Çok az sayıda Alevi Türkmen bulunmaktadır.

Fransız mandası döneminde başlayan ve sonrasında da devam eden politikalar sonucu Türkmenler önemli oranda asimile olmuştur. Suriye hükûmeti tarafından Türkçe yer adları Arapça'ya çevrilmiştir. Kendilerine örgütlenme hakkı tanınmamış Suriye Türkmenleri, Suriye İç Savaşı'nda muhalif hareketlere katılmışlardır.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) – KAFKAS HABER AJANSI



KHA

Haberin tamamını okuyabilmek için abone olmanız gerekmektedir. Abone olmak için TIKLAYIN


  • Yahoo'da Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
  • Paylaş
Bu Haber 945 Defa Okundu

YORUMLAR

Güncel Kategorisine Ait Diğer Haberler

KAKÜV’de Futsal Turnuvası Ciritte heyecanlı anlar ‘Sanayiciyim’ dedi, azılı dolandırıcı çıktı... Kars Muhteşem Bir Cirit Gösterisine hazırlanıyor Erzurum MNG AVM’ye Ödül Kağızman Müftülüğünden Hafızlık İcazet Töreni Iğdır’da Yakalanan DEAŞ Terör Örgütü Üyesi Tutuklandı Kars TDP’den sinema etkinliği PKK/KCK operasyonunda 5 kişi tutuklandı Kars’ta AK Parti’nin Yeni Kadın Kolları Başkanı Sevim Arslanoğlu KARPAT’ın Hedefleri ve Misyonu Seyfullah Türksoy’un Biyografisi

Abone Girişi

Yeni Abonelik        Şifre Unuttum ?




















VİDEO HABERLER
Ciritte heyecanlı anlar
Ciritte heyecanlı anlar
Anketler
ÇOK OKUNANLAR
‘Sanayiciyim’ dedi, azılı dolandırıcı çıktı...
‘Sanayiciyim’ dedi, azılı dolandırıcı çıktı...

Referandum Sonuçları, Kars Referandum Sonuçları, 2010 Referandum Sonuçları, Referandum Oy Sonuçları, Türkiye Referandum Sonuçları, izmir haber, canlı referandum sonuçları

RSS © 2010 KHA | Kafkas Haber Ajansı | Kars Haberleri | Kars Haber, kars güncel, kars ajans
KHA Bedir ALTUNOK adına resmi yayın organıdır. Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır