Kerbela Şehitleri Anıldı

"Kerbela Şehitleri Anıldı"

Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşının Kerbela’da şehit edilişinin 1380’înci yıldönümü nedeniyle bir çok ilde olduğu gibi Kars’ta da anma yürüyüşü ve törenler düzenlendi.

Kerbela Şehitleri Anıldı

KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşının Kerbela’da şehit edilişinin 1380’înci yıldönümü nedeniyle bir çok ilde olduğu gibi Kars’ta da anma yürüyüşü ve törenler düzenlendi.

Muharrem ayının 10. günü olan bugün, binlerce Ehlibeyt dostu Hz. Ali Çarşı Camii ve Merkez Ehlibeyt Işıklı Camii önünde bir araya geldi. Ehlibeyt Işıklı Cami, Kamer Cami ve Hz Ali Çarşı Cami tarafından düzenlen anma etkinliğinde, ellerinde büyük Türk Bayrağı, Atatürk posteri ile birlikte Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişini anlatan figürleri taşıyan binlerce Karslı, mersiyeler eşliğinde sine döverek Garnizon Şehitliğine ardından da Yeni Mahalle Asri Mezarlığına kadar yürüdü.

Kars Garnizon Şehitliğinde saygı duruşunda bulunulması ve Marşı’nın ardından dualar yapılarak, günün anlam ve önemine dair yapılan konuşmalarda birlik ve beraberlik mesajları verildi.

Ehlibeyt Işıklı Camii İmamı Seyyid Ahmet Erem, İl Müftüsü Yusuf Eviş ve Vali Türker Öksüz’ün konuşmalarının ardından Hz. Ali Çarşı Camii İmamı Şıh Behram Gelengi, tüm şehitler için dualar okundu.

KERBELA BİR OKULDUR

Programdan konuşan Ehlibeyt Işıklı Camii İmamı Seyyid Ahmet Erem Kerbela hadisesinin tüm tarihi kaynaklarda yer aldığı üzere bir grup özgür, erdemli ve onurlu insanın, zulmün karşısında duruşu ve Hz İmam Hüseyin'in kıyamının zulme ve zillete boyun eğmemesinin adı olduğunu söyledi.

Kerbela hadisesinin her yıl Müslümanlar tarafından anılmakta olduğunu da hatırlatan Erdem, “Aslında İslam tarihinde bir takım önemli hadiseler vardır fakat bu hadiselerin her birisi bir veya bilemediniz iki boyutlu hadiselerdir. Halbuki Kerbela hadisesi insanlık değerlerinin bütün boyutlarıyla ele alınabileceği müstesna bir öneme sahiptir. Rahatlıkla söyleyebiliriz ki Kerbela hadisesinde hangi erdemi ararsanız onu orda bulabilirsiniz. Aynı şekilde hangi kötülüğü ararsanız Yezid ordusu tarafından kerbela'da onun da orda sergilendiğini görebilirsiniz. Bu açıdan Kerbela'da karanlığın haksızlığın ve zulmün tarafı; karşısında ise adaletin özgürlüğün, insanlık ve onurun tarafı olan Hz Hüseyin ve onun yarenini görebilirsiniz. Her iki tarafı biz Kerbela'da görebiliyoruz bu açıdan çok önemli. Kerbela hadisesi sonuçları açısından da bizim için çok önemlidir. Kerbela'dan ders alabileceğimiz o kadar çok şey var ki. Bugün insanlık açısından barışı, kardeşliği ve huzuru tesis edebileceğimiz bir okuldur aslında Kerbela.KERBELA'DAN YETERİNCE DERS ALINABİLDİ Mİ?"Maalesef yeteri kadar ders alınamadı. Özellikle Kerbela hadisesini dar kalıplar içerisinde değerlendiren yorumlar da olmuştur. Ağlamayı, matem tutmayı ve o mücadeleyi anmayı "din dışı" bir etkinlik gösterme çabasında olanlar varolagelmiştir. Halbuki biz Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda Nuh(a.s) bahsi geçer. Nuh çok ağlayan demektir. Aynı şekilde Yakup (a.s) örneğini görürüz.İmam Hüseyin ve Kerbela şehitlerine ağlamayı eleştirenler aslında Vahy'den nasiplenmemiş kimselerdir.

"KERBELA'DAN ALINMASI GEREKEN DERSLERİ ÖZETLE 3 BAŞLIKTA ELE ALINABİLİR"

Birincisi; Kerbela hadisesinde Hz Hüseyin'in şehid edilmesine sebep olan şey cehaletti. Bugün İslam dünyasında cehalet varsa yeteri kadar Kerbela'dan ders almadığımız ortaya çıkar. Cehaletin giderilmesi Kerbela'dan ders alındığının bir kanıtı olacaktır. İkincisi; Kerbela hadisesine sebep olan şeylerden birisi de Yezid ve avanesinin ırkçılık yapmasıdır. O dönemdeki adıyla kabilecilik anlayışı. Diyebiliriz ki Hz Hüseyin'in katledilmesine sebep olarak ırkçılığı gösterebiliriz. Üçüncüsü; basiretsizliktir. Yani düşmanın neler yapabileceğini, Yezid'in neler yapabileceğini anlamayan bir toplum vardı o dönemde. Yezid gibilerini tanımamış ve onların neler yapabileceğini anlamamışlardı. Hz peygamberin torununun öldürebileceğine ihtimal vermeyenlerin gafilliği vardı."GÜNÜMÜZDEKİ YEZİDLERE VE NELER YAPACAKLARINA DİKKAT EDİLMELİ"Bugün İslam düşmanlarına güvenen yani İsrail ve Abd gibi güçlerle dostluk kurulabileceğine inanan Müslümanlar olduğunu görüyoruz. Bu basiretsizliktir. O günlerde Yezid'i tanımayan Hz Hüseyin'in yanında olmadı. Bugün Abd ve İsrail'i tanımayan İslam ümmetinin birliği için çaba göstermiyor.Biz Abd'nin Japonya'da, Afganistan'da neler yaptığını İslam dünyasında neler yaptığını gördük. Bunları görmeyen İslam ümmeti maalesef basiretten yoksun kalacaktır. Böyle bir durumda yeni Kerbela'ların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Günümüzde yaşanan Kerbelalara; Bahreyn'de, Yemen'de, Filistin'de, Suriye'de, Libya'da olanlar bu üç şey yani cehalet, ırkçılık ve basiretsizlik sebep olmuştur diyebiliriz.Muharrem Ayı'nın, Aşura Gününün canlı tutulmasındaki asıl sebebin bu zayıf noktaların giderilmesi için çok önemli bir yeri olduğu aşikârdır. Kerbela'yı, Hz Hüseyin'i andıkça ve anladıkça İslam ümmetinin durumu da daha iyiye gidecektir inşallah."dedi.

MÜFTÜ ERİŞ: "HZ. PEYGAMBERİMİZ, HASAN VE HÜSEYİN, BENİM DÜNYADA KOKLADIĞIM İKİ ÇİÇEĞİMDİR"

Erdem’in ardından konuşan Kars İl Müftüsü Yusuf Eviş de, “Hz Peygamber’in ilahî güzellikleri söz ve eylemleriyle en güzel şekilde yansıtması bakımından varlık aleminin nadide bir çiçeği, eşsiz bir gülü olduğunu söyledi.  Hz. Muhammed’in Torunu Hz. Hüseyin’de ağabeyi Hasan ile birlikte o çiçeğin bir deseni, o gülün bir yaprağı olduğunu da söyleyen Eviş: “Nitekim o bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Hasan ve Hüseyin, benim dünyada kokladığım iki çiçeğimdir" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 288).10 Muharrem yani aşura günü (Hz. Hüseyin'in askerleri yiğitçe mücadele etti, çok geçmeden sonra teker teker şehit oldular. Sonunda azılı câniler, gözlerini kırpmadan Hz. Hüseyin'in üzerine yürüdü, önce onu atından düşürdüler, ardından da kılıçla mübarek başını gövdesinden ayırdılar. Hz. Peygamber’in öpüp kokladığı mübarek “baş” önce Kufe’ye, ardından da Şam’a götürüldüBu suretle Hz. Peygamber’in nadide çiçeği Kerbela’da koparıldı. O günden beri kalplere kor düştü. Peygamber’i seven, Peygamber’i sevdiği için onun ehl-i beytini seven, “âl-i Muhammed” diyerek onlara dua eden bütün Müslümanlar üzüldü. Hüseyin sevginin, Kerbela da acının adı oldu. Hangi sosyo-kültürel dünyaya mensup olursa olsun bütün Müslümanlar içtenlikle Hz. Hüseyin’ sevdiler, Kerbela’da onun “baş”ına gelenlerden üzüntü duydular. Bütün şehitlerimizin, başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kerbela şehitlerinin ruhu şâd olsun!Muharrem ayı içerisinde Hz. Peygamberin sevgili torunu Hz. Hüseyin’in şehit edilmiş olması, bütün Müslümanlar için büyük bir acı olmuş ve Müslümanları derinden etkilemiştir. Tarihin belli bir kesitinde meydana gelen bu üzücü olayları iyi düşünmek ve bunlardan ders çıkarmak gerekir. Müslümanlara düşen görev, bu tür müessif olayların tekrarlanmasını önleyecek bir bilinç ve anlayışa sahip olmak; kardeşlik, birlik ve beraberliğimizi korumaktır.Hicri 61 yılının 10 Muharrem gününde Kerbelâ’da, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in,  “dünyanın iki çiçeği”, “cennet çocuklarının efendileri” diye övdüğü, Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın ciğerparelerinden biri olan Hz. Hüseyin ve çoğu Ehl-i Beyt’ten 70’den fazla insanın şehit edilmesi Muharrem ayını bir mateme ve hüzün mevsimine dönüştürmüştür. Bu elim olay, Allah’a ve O’nun Rasulü’ne iman eden, yüreğinde Ehl-i Beyt sevgisi taşıyan bütün mü’minleri derinden yaralamış, kalplerimizi incitmiş; o günden bugüne bölgesi, kültürü, mezheb ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları derin acılara gark etmiştir. Hz. Hüseyin, bütün mü’minlerin gönlünde taht kurarken, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler tarih karşısında ve vicdanlarda hep mahkûm edilmiştir.Bugün, Kerbelâ’nın acısını yüreklerinin derinliklerinde yaşayan Müslümanlara düşen en hayati ve tarihi görev, Kerbelâ’yı doğru okumak, doğru anlamak ve ondan dersler çıkarmaktır. Asla tarihin acılarından yeni acılar üretmek ve hüzünleri yeni hazanlara dönüştürmek değildir. Kerbelâ, bütün Müslümanların kalplerini birleştirerek tek bir vicdana dönüştürmelidir.Kerbelâ’nın bize öğrettiği en büyük mesaj birlik, beraberlik, vahdet ve kardeşliktir. Eğer bu mesajı hayata dönüştürmezsek, İslam coğrafyasında, hüznün ve matemin en acılı hikâyeleri yaşanmaya devam edecektir. Bugün Halep’ten Yemen’e, Gazze’den Arıkan’a, İslam ülkeleri ve beldeleri adeta birer Kerbelâ olmuştur. Her gün gördüğümüz manzara ve aldığımız acı haberler, tutulan matemler, yaşanan hüzünler yüreklerimizi Kerbelâ’ya çevirmiştir.Öyleyse geliniz aynı imanı, acıyı, özlemi taşıyan kalplerimizi birleştirelim. Yüreğimize Hz. Hüseyin’i alalım, gönüllerimizi birbirimize açalım, kollarımızı muhabbetle buluşturalım, Kerbelâ’nın hüznü kalbimizde kalsın, başka hüzün yaşamayalım. Tarihi acılarımızı, dertlerimizi, İslam’ın izzet ve itibarı adına ferasetle, basiretle, sorumluluk ve duyarlılıkla ele alarak, daha iyi bir geleceğin inşasına katkı sunalım.Bugün İslam coğrafyasını Kerbelâ’ya dönüştürenler, etnik, mezhep, meşrep kavgalarıyla Müslümanların arasına tefrika sokarak bunu yapıyorlar. Bunun için; ne adına olursa olsun, Müslümanlığın ortak vasfı olan ehl-i kıbleye karşı; nefrete sebep olan, suçlayıcı, ötekileştiren tavır ve davranış içinde bulunmanın, iyiliğimiz ve geleceğimiz açısından hiçbir faydasının olmadığını bilelim.Kerbelâ’yı anlamak Hz. Hüseyin’i iyi tanımaktır. Elbette Hz. Hüseyin’in yolu, Allah’ın elçisi Muhammet Mustafa‘nın (SAS) yoludur. Hz. Hüseyin’i anlamak; haksızlığın ve zulmün karşısında durmaktır. Hakkın, hukukun, özgürlüğün, adaletin, vefanın, sözüne sadık kalmanın, erdemin yoluna baş koymaktır.  Hz. Hüseyin’i sevmek O’nun, uğruna can verdiği değerleri sahiplenmektir. Zira O, tüm nesiller ve çağlar için onurlu bir hayatın ve şerefli bir duruşun muhteşem bir örneğidir. Dolayısıyla Hz. Hüseyin’in asaletini ve ahlakını kuşanmak, O’nun destansı duruşunu ve yiğitliğini gençlerimize ve nesillerimize hakkıyla tanıtmak bizim için bir görevdir.“dedi.

VALİ ÖKSÜZ: “VATANIN BAĞRINDA YATAN TÜM ŞEHİTLERİMİZ DE HZ. HÜSEYİN’İN İZİNDEN GİTTİLER”

Son olarak konuşan Kars Valisi Türker Öksüz de, bu vatanın bağrında yatan tüm şehitlerin de Hz. Hüseyin’in izinden gittikleri gibi esarete boyun eğmediklerini, canları pahasına İslam uğruna, vatan uğruna ve bağımsızlık uğruna şehit olduklarını söyledi.  Hz. Hüseyin’in İslamın ayakta kalması için Kerbela’da kendisi ve ailesini fedadan kaçınmayan yüce bir şahsiyet olduğunu söyleyen Vali Öksüz: “Bu vesile ile Hz.Hüseyin efendimiz ve Kerbela şehitleri ile tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle anıyorum. Muharrem ayının 10’uncu günü meydana gelen Kerbelâ olayı, çetin bir imtihanın, haksızlık karşısında direnmenin adıdır. Kerbela olayı, tüm Müslümanların ortak hafızasında yer alan, büyük ve asırlardır hiç dinmeyen bir acı, aynı zamanda tarihi bir ibret vesikasıdır. Kerbelâ, sevgili peygamberimizin aile efradından asırlara miras kalan ağır bir derstir. Bugün Kerbelâ denince yüreği yanan, Hz. Hüseyin anılınca “ah!” çeken her Müslüman, Kerbelâ üzerine düşünmeli, Kerbela’nın felsefesini çok iyi analiz etmeli, Kerbela’yı doğru anlamalı ve ondan ibretler çıkarmalıdır. Hz. Hüseyin’i sevmek, onun, uğruna can verdiği değerleri sahiplenmeyi gerektirir. zira o, tüm nesiller ve çağlar için onurlu bir hayatın ve asil bir duruşun muhteşem örneğidir. Hz. Hüseyin’in imanını ve ahlakını kuşanmak, aynı zamanda onun yiğit ve fedakâr şahsiyetini gençlerimize aktarmak bizim görevimizdir. Bugün bir ve beraber olma günüdür. Bugün burada binlerce kardeşimizin oluşturduğu bu tablo, tüm Müslümanlaşın kardeş olduğunun resmidir.Bugün bizlere düşen; Kerbela gibi tarihimizde yaşanmış ve bizleri derinden sarsan ve kederlendiren olaylardan ders alarak, Allah ve peygamber sevgisi, Ehli Beyt sevgisi etrafında kenetlenmek, dinimizin emrettiği gibi güzel ahlaka, karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörüye dayalı kardeşliğimizi, birlik-beraberliğimizi korumamızdır. Kerbelayı yaşamak hakka hakikate adalete, izzet ve şerefe sevdalı olmaktır.”dedi.

(BA-BA-S) GAZİ KARS (KHA) / KAFKAS HABER AJANSI / BEDİR ALTUNOK

 

İlk Yorum Yapan Siz Olun!


Yorum Ekle

Haber Bülteni için kayıt olun

Haber Bültenimize katılın ve gelen kutunuzdan güncel haberleri anlık alın. Size spam göndermeyiz ve gizliliğinize saygı duyarız.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
  Yukleme: 0.230952